2023 seçimleri öncesinde Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından, “Birinci dereceye giren ve şartları tutan tüm memurlarımızın 3600 ek gösterge hakkından yararlanabilmesini sağlayacağız” ifadesi kamuoyuna açıklanmıştır. Aynı dönemde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Vedat BİLGİN de “3600 ek göstergeyi 1. dereceye gelen tüm çalışanların müktesep hakkı olarak düzenlemek gerekir, kanun teklifimiz hazır” diyerek defalarca irade beyanında bulunmuştur.
Bu açıklamalar; 1. dereceye gelmiş, gelmek üzere olan ve emekliliğe hazırlanan kamu çalışanları arasında haklı bir sevinç ve güçlü bir beklenti oluşturmuştur. Çünkü 3600 ek gösterge; yalnızca bir sayı değil, memurun emeğinin karşılığı, emekliliğinin güvencesi, ailesinin sofrasının istikrarıdır.
İki buçuk yıl geçti: Beklenti “müjde” olmaktan çıktı, “hak” olarak ortada duruyor.
Aradan yaklaşık iki buçuk yıl geçmiş olmasına rağmen, verilen sözün gereği olan düzenleme hâlen tamamlanmamıştır. Oysa konu nettir:
Kanuni düzenleme gerekmektedir.
Bu düzenlemenin adresi TBMM’dir.
Beklentinin muhatabı, “belirsiz takvimler” değil, açık bir yasama iradesidir.
Kamu çalışanları, “Bir gün olur” denilerek oyalanmayı değil; takvim, teklif ve sonuç görmek istemektedir. 1. dereceye gelen memur için 3600 ek gösterge, çalışma hayatı boyunca biriken emeğin emeklilikte karşılık bulması demektir.
Neden acil? Çünkü mesele emeklilikte adalet meselesidir
Ek gösterge düzenlemeleri, memurun emekli aylığı ve ikramiyesinde belirleyici unsurlardan biridir. Bu başlık “teknik” diye kenara itilemez; çünkü teknik görünen her gecikme, sahada geçim olarak geri dönmektedir.
Bugün kamu çalışanları enflasyon, kira, eğitim ve temel tüketim baskısı altındayken; emeklilikte yaşanacak kaybın büyümesi, sosyal devlet iddiasıyla bağdaşmaz. Dolayısıyla 3600 ek gösterge meselesi:
Emeğin karşılığı,
Emeklilikte insan onuru,
Kamu barışı ve çalışma motivasyonu meselesidir.
Talebimiz açık: Kanun teklifi TBMM’ye gelsin, gecikmeden yasalaşsın! TEÇ-SEN olarak beklentiyi bir kez daha en net şekilde hatırlatıyoruz:
1.dereceye giren ve şartları taşıyan tüm memurların 3600 ek göstergeden yararlanmasını sağlayacak kanun teklifi TBMM’ye ivedilikle sunulmalı; komisyon ve Genel Kurul süreci bekletilmeden tamamlanmalıdır.
Bu ülkenin memuru, verilen sözün takipçisidir. Biz de TEÇ-SEN olarak, bu hakkın takipçisi olmaya devam edeceğiz.
“Yetkili sendika” gerçeği: İki toplu sözleşme geçti, sonuç yok
Kıymetli kamu çalışanları; iki toplu sözleşme dönemi geride kalmıştır. Bu süreçte 3600 ek gösterge konusunda:
Yetkili sendika kılını kıpırdatmamış,
Diğerlerinin önemli bir kısmı da meseleyi gündeminin merkezine koymamıştır.
Bu tablo artık şunu gösteriyor: Memurun hakkı, “yetki” tabelasıyla korunmuyor; iradeyle, mücadeleyle, ısrarla korunuyor.
TEÇ-SEN, laf üreten değil; sonuç üreten sendikacılığın tarafındadır. Memurun hakkı için kapı kapı dolaşan, dosya dosya takip eden, kamuoyu oluşturan bir çizgiyi savunuyoruz.
Son söz
Verilen sözler unutulmaz; takip edilir. 3600 ek gösterge, 1. dereceye gelen memurun müktesep hakkı olacak şekilde düzenlenmelidir. Bu konunun, kamu çalışanları adına bir an önce çözüme kavuşturulmasını bekliyoruz.
Ümit Demirel
TEÇ-SEN Genel Başkanı