Genel Başkanımız Talip Geylan 20 Nisan 2026 tarihinde Sakarya’da bir dizi temaslarda bulundu. Programları kapsamında Sakarya Valisi Sayın Rahmi Doğan’ı ziyaret eden Genel Başkanımız Talip Geylan, kamu çalışanlarının mevcut sorunları ve çözüm önerileri üzerine kapsamlı bir görüş alışverişinde bulundu. Geylan, nazik kabulleri dolayısıyla Vali Doğan’a teşekkür etti.
Daha sonra Genel Başkanımız Talip Geylan, Sakarya Şubemizin düzenlediği istişare toplantısına katıldı. Toplantıda, İLKSAN Yönetim Kurulu başkanı İsa Barış, Türk Eğitim Sen Sakarya Şube Başkanı Ümit Çolak ve şube yönetimi ilçe temsilcileri ve şubemizin kadın komisyonu üyeleri ile çok sayıda davetlide katıldı.
Program Kahramanmaraş’ta yitirdiğimiz canlarımız için Kuran tilaveti ve dualarla başladı.
Eğitim kurumlarımızda yaşanan şiddet olaylarını sadece öğretmenlerin ya da öğrencilerin sorunu olarak görmek büyük bir eksikliktir.
Daha sonra toplantıda bir konuşma yapan Genel Başkanımız Talip Geylan, okullarımızda yaşanan son olaylara ilişkin derin üzüntülerini bir kez daha ifade etti. Geylan, “Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan silahlı saldırının acısı henüz tazeyken, hemen ardından Kahramanmaraş’taki Ayser Çalık Ortaokulu’ndan gelen benzer bir saldırı haberiyle bir kez daha derin bir üzüntü yaşadık. Menfur olaylarda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize Yüce Allah’tan rahmet diliyor; kederli ailelerine, yakınlarına ve milletimize sabır ve başsağlığı temenni ediyoruz. Yaralanan vatandaşlarımıza ise acil şifalar diliyoruz. Eğitim kurumlarımızda yaşanan şiddet olaylarını sadece öğretmenlerin ya da öğrencilerin sorunu olarak görmek büyük bir eksikliktir. Bu durum, toplumun tamamını ilgilendiren ortak bir sorumluluktur.
Ailelerimize, velilerimize ve toplumun tüm kesimlerine sesleniyorum: Gelin, bu olumsuzluklara karşı birlikte hareket edelim. Okullarımızı, öğretmenlerimizi ve evlatlarımızı hep birlikte koruyalım. Çünkü bu konu, hepimizin ortak meselesidir. Bu noktada, Eğitim kurumlarımızda bu tür acıların bir daha yaşanmamasını temenni ediyor, toplum olarak sağduyu ve dayanışma içinde hareket etmenin önemine dikkat çekiyoruz.” diye konuştu.
Emeğin hakkını alana kadar mücadelemiz sürecek
Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü Çanakkale’de karşılayacaklarını belirterek, emek mücadelesinin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. Geylan, “Alın terinin değersizleştirildiği hiçbir düzeni kabul etmiyoruz. Emeğin hakkını alana kadar mücadelemiz sürecek” dedi.
15 Mayıs’ta gerçekleştirilecek yetki belirleme sürecine dikkat çeken Geylan, bu sürecin yalnızca sendikal bir tercih değil, aynı zamanda eğitim çalışanlarının geleceğini doğrudan etkileyecek bir karar olduğunu söyledi.
Yetki ehil ellere verilmelidir.
“Bu süreç; hak, kazanım ve gelecek meselesidir” diyen Geylan, Türkiye Kamu-Sen’in bugüne kadar sergilediği ilkeli, kararlı ve mücadeleci duruşla kamu çalışanlarının sesi olduğunu belirtti. Geylan, toplu sözleşme masasında güçlü temsilin ancak yetkiyle mümkün olacağını ifade etti.
Türkiye Kamu-Sen’in yetkili olması halinde çalışanların ekonomik ve sosyal haklarının daha etkin korunacağını ve geliştirileceğini dile getiren Geylan, “Yetki ehil ellere verilmelidir. Bu, sadece bir tercih değil; hakların teminat altına alınmasıdır.” dedi.
Sendikal mücadelenin kesintisiz süreceğini belirten Geylan, kamu çalışanlarının hak arayışında en güçlü adresin Türkiye Kamu-Sen ve bağlı sendikalar olduğunu vurgulayarak, mücadeleden geri adım atmayacaklarının altını çizdi.
Kamu çalışanlarının uzun süredir adalet, liyakat ve hakkaniyet beklentisi içinde olduğunu ifade eden Geylan, özellikle toplu sözleşme süreçlerinde yaşanan kayıpların kabul edilemez olduğunu söyledi.
Genel Başkan Geylan, kamu çalışanlarının öncelikli beklentilerini ise şu başlıklarla sıraladı:
* Memurlara ek zam ve refah payı verilerek alım gücünün artırılmalı,
* Enflasyon farkının oluştuğu ay itibarıyla ödenmeli,
* Sözleşmeli ve güvencesiz istihdama son verilmeli,
* 1. dereceye ulaşan tüm kamu görevlilerine 3600 ek gösterge verilmeli,
* Dini bayramlarda memurlara ikramiye ödenmeli,
* Tüm ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması ve emekli maaşlarının artırılmalı,
* Maaş sisteminin sade ve adil hale getirilmeli,
* Mülakatın kamunun tüm kademelerinden kaldırılarak liyakat ilkesinin tam anlamıyla uygulanmalı,
* Yardımcı hizmetler sınıfının GİH sınıfına geçirilmeli,
* Kamu çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi için etkin tedbirler alınmalı,
* 4688 ve 657 sayılı kanunların günün şartlarına uygun şekilde revize edilmelidir.
Ek ödemeler emeklilikte de karşılık bulmalıdır.
Geylan, yıllardır uygulanan mevcut sistemin çalışanlar açısından sürdürülebilir olmadığını belirterek, maaş dışı ödemelerin emeklilik hesaplamasına dâhil edilmemesinin ciddi hak kayıplarına yol açtığını dile getirdi. 2006 yılında yapılan düzenlemelerle elde edilen kazanımlara rağmen, birçok ödemenin hâlâ emekli keseneği dışında tutulduğunu hatırlatan Geylan, bu durumun çalışanların geleceğini doğrudan etkilediğini ifade etti.
Aktif görev sürecinde elde edilen gelir ile emeklilikte alınan maaş arasındaki farkın giderek büyüdüğünü söyleyen Geylan, bu tablonun çalışanları emeklilikten uzaklaştırdığını ve çalışma hayatını zorunlu olarak uzattığını vurguladı. Özellikle ek ödemelerin sistem dışında bırakılmasının, emekli aylıklarını olması gereken seviyenin altına çektiğini belirten Geylan, bunun kabul edilebilir olmadığını kaydetti.
Geylan, çalışanların yıllar boyunca verdiği emeğin karşılığını emeklilikte de alabilmesi için tüm ödeme kalemlerinin emeklilik sistemine entegre edilmesi gerektiğini belirterek, adil ve dengeli bir gelir yapısının ancak bu şekilde sağlanabileceğini ifade etti.
Ek ders ücretlerinin artırılması için düzeneldiğimiz imza kampanyası devam ediyor
Türk Eğitim-Sen’in ek ders ücretleri için başlattığı imza kampanyasını da hatırlatan Genel Başkan tüm eğitim çalışanlarını bir kez daha destek olmaya davet etti.
Geylan, “Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi, ek ders ücret ödeme katsayılarının artırılması talebiyle Change.org üzerinden imza kampanyası başlattı. Kampanyada, gündüz öğretimi için ek ders katsayısının 140’tan 280’e, gece ve hafta sonu eğitimleri için ise 150’den 300’e çıkarılmalıdır.
Sendika ek ders ücretlerine ilişkin göstergelerin en son 2006 yılında güncellendiği hatırlatılarak, artan enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle öğretmenlerin alım gücünün ciddi şekilde düştüğü vurgulandı.
Açıklamada ayrıca, mevcut ekonomik koşulların öğretmenlerin emeğini karşılamaktan uzak olduğu belirtilerek, düzenlemenin hem gelir adaleti hem de eğitim çalışanlarının motivasyonu açısından zorunlu hale geldiği ifade edildi.