ÖĞRETMEN

100 BİN ÖĞRETMEN ATAMASI ARTIK ZORUNLULUKTUR!

Musa Akkaş

e͏p͏S͏s͏n͏o͏d͏r͏t͏o͏1͏6͏0͏g͏t͏g͏6͏8͏c͏f͏g͏0͏2͏l͏0͏3͏4͏u͏g͏2͏5͏1͏3͏s͏t͏3͏4͏i͏t͏8͏6͏4͏9͏m͏4͏u͏f͏a͏f͏9͏9͏9͏3͏6͏g͏8͏0͏h͏i͏t͏ ·

100 BİN ÖĞRETMEN ATAMASI ARTIK ZORUNLULUKTUR!

Bir tercih değil, eğitim sistemimizin acil ihtiyacıdır!

Eğitim, bir ülkenin geleceğidir. Geleceği inşa edecek olanlar ise nitelikli, güvenceli ve kadrolu öğretmenlerdir.

Türk Eğitim-Sen’in 2025-2026 eğitim öğretim yılına ilişkin araştırması, eğitim sistemimizin karşı karşıya olduğu tabloyu tüm açıklığıyla ortaya koymaktadır. 81 ilin tamamından talep edilen resmî verilere göre cevap veren 62 ilde 71.757 ücretli öğretmen görev yaparken, yalnızca 55 ilde 80.449 norm kadro öğretmen açığı bulunmaktadır. Üstelik ücretli öğretmenlerin 41.221’i eğitim fakültesi mezunu değildir. Bu tablo, ücretli öğretmenliğin artık geçici bir uygulama olmaktan çıkıp eğitim sisteminin temel dayanaklarından biri hâline geldiğini göstermektedir.

Daha da düşündürücü olan ise, cevap vermeyen 19 ilin içinde ücretli öğretmen sayısının en yüksek olduğu illerin de bulunmasıdır.

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Sayın Talip Geylan’ın da ifade ettiği gibi, 81 ilin tamamı dikkate alındığında ücretli öğretmen sayısının 100 bini bulması hatta aşması kuvvetle muhtemeldir. Bu durum, ülkemizin gerçek öğretmen ihtiyacının açıklanan rakamların çok üzerinde olduğunu göstermektedir.

Bu tablo karşısında Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Sayın Talip Geylan’ın “2026 AGS ile en az 100 bin öğretmen atanmalıdır.” çağrısı, eğitim sistemimizin mevcut ihtiyaçları dikkate alındığında son derece haklı ve yerindedir. Çünkü mevcut norm kadro açığı, yüz bine yaklaşan ücretli öğretmen sayısı, önümüzdeki dönemde yaşanacak emeklilikler ve Millî Eğitim Akademisi nedeniyle göreve başlamaların gecikecek olması birlikte değerlendirildiğinde, en az 100 bin öğretmen ataması bir tercih değil, eğitim sistemimizin acil ihtiyacıdır.

Bugün mesele yalnızca atama bekleyen öğretmenlerin meselesi değildir.

Bu mesele;

Çocuklarımızın nitelikli eğitim alma hakkıdır.

Eğitimde fırsat eşitliğidir.

Özel eğitim başta olmak üzere uzmanlık gerektiren alanlarda kaliteli eğitimin sürdürülebilmesidir.

Ülkemizin geleceğidir.

Ücretli öğretmenlik, yıllar önce geçici bir uygulama olarak düşünülmüştü. Ancak bugün eğitim sisteminin temel dayanaklarından biri hâline gelmiştir. Eğitim, geçici çözümlerle değil; planlı, sürdürülebilir ve kadrolu istihdam politikalarıyla güçlendirilmelidir.

Üstelik Millî Eğitim Akademisi uygulaması nedeniyle AGS kapsamında alınacak öğretmenler de en iyi ihtimalle 2027 yılı Mart-Nisan döneminde göreve başlayacaktır. Bu da mevcut öğretmen açığının ve ücretli öğretmen uygulamasının daha uzun süre devam edeceğini göstermektedir.

Artık eğitimde günü kurtaran çözümler değil, geleceği inşa edecek adımlar atılmalıdır. Öğretmen açığı gerçek veriler ışığında tespit edilmeli, ücretli öğretmen uygulamasına duyulan ihtiyaç ortadan kaldırılacak ölçüde kadrolu öğretmen ataması yapılmalıdır.

Çünkü güçlü Türkiye’nin yolu güçlü bir eğitim sisteminden; güçlü eğitim sistemi ise yeterli sayıda, alanında uzman ve kadrolu öğretmenlerden geçmektedir.

Eğitimde tasarruf olmaz. Öğretmenden tasarruf hiç olmaz.

#TürkEğitimSen

Musa Akkaş

{ "vars": { "account": "G-DWD9KP42D3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } < type="adsense" data-ad-client="ca-pub-7735276658433681">