BASK ve Anadolu Eğitim Sendikası Genel Başkanı Mehmet Alper ÖĞRETİCİ'nin açıklamaları şu şekilde;
Sözde "sınavsız bir sisteme" geçmek amacıyla TEOG kaldırılmış ve yerine LGS getirilmişti. O dönem meydanlarda, "Sınava giren öğrenci sayısı zaman içerisinde azalacak, artık sınav tamamen ortadan kalkacak ve hiçbir çocuk sınava hazırlanmak için ek bir kursa veya kaynağa ihtiyaç duymayacak" denmişti.
Peki, vaat edilenle gelinen nokta birbirini tuttu mu? Kesinlikle hayır.
Sadece sistemin adı değişti, sınav baskısı ve sayısal gerçekler olduğu gibi ortada kaldı. TEOG döneminde tüm 8. sınıf öğrencileri (yaklaşık 1 milyon 200 bin çocuk) sınava girerken, "sınavsız sistem" vaadiyle getirilen LGS'ye;
2018 yılında yaklaşık 1 milyon,
2019 yılında 1 milyon 29 bin,
2024 yılında 994 bin, 2025 yılında ise 963 bin öğrenci girdi.
İçinde bulunduğumuz 2026 yılında ise sınava başvuran öğrenci sayısı 1 milyon 22 bin 658 oldu.
Rakamlar yalan söylemez. Yıllar geçmesine rağmen ne sınava giren çocuk sayısı azaldı ne de ailelerin sırtındaki kurs ve kaynak kitap yükü hafifledi. Aksine, sınav merkezli eğitim anlayışı daha da derinleşti.
Bir kez daha yüksek sesle vurgulamak gerekiyor: Eğitim, alelacele ve ani kararlar verilip deneme-yanılma yöntemiyle uygulanacak bir alan değildir. Alınan her hatalı karar; milyonlarca öğrencinin geleceğini, öğretmenlerin emeğini ve ailelerin umutlarını doğrudan etkiliyor.
Eğitimde reform adı altında atılacak adımlar, siyasi vaatlerle değil; tüm eğitim paydaşlarının ve sendikaların görüşü alınarak, ortak akılla hayata geçirilmelidir. İsimleri değiştirerek çözemediğiniz bu sınav gerçeğiyle, çocuklarımızın geleceğini daha fazla yormayın!