ANKARA Üniversitesi tarafından geliştirilen Sağlık Bakanlığı’nca 'Ankükolin' ismiyle ruhsatlandırılan ilacın tanıtımı yapıldı. Rektör Prof. Dr. Necdet Ünüvar, "Bu ilaç özellikle paratiroid adenomlarında (kandaki kalsiyum oranının yüksekliğine neden olan iyi huylu tümör) kemoterapide, kanser tedavisinde, yaş tayininde, metabolizma bozukluklarının araştırılmasında kullanılır" dedi.

Ankara Üniversitesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı Radyoaktif İlaç Üretim Araştırma ve Geliştirme (RÜAG) merkezinde geliştirilen ilacın tanıtımı için program düzenlendi. Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar’ın katılımıyla gerçekleşen programa, Nükleer Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özlem Küçük ile akademisyenler katıldı.

Türkiye ve dünya gündeminin 60 saniyelik özeti Türkiye ve dünya gündeminin 60 saniyelik özeti

‘HASTALARIN UMUDU OLACAK’

Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Prof. Dr. Necdet Ünüvar, Ankara Üniversitesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı’nda 2015 yılından itibaren Radyoaktif İlaç Üretim Araştırma ve Geliştirme (RÜAG) merkezinin var olduğunu belirtti. Merkezde Pet-CT, Pet-MR görüntülemeleri yaptıklarını ifade eden Ünüvar, "Bu görüntülemelerle aslında teşhisi son derece zor hastalıkların kolayca teşhis edilebildiğine pek çok şahitliğimiz oluyor. Merkez bu anlamda çok önemli. Uzun bir süredir üzerinde çalıştığımız ilaç geliştirme çalışmamız vardı. Nihayete erdi. İlaç 'Ankükolin' adıyla Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandı. Bu ilaç özellikle paratiroid adenomlarında (kandaki kalsiyum oranının yüksekliğine neden olan iyi huylu tümör) kullanılan radyoizotoptur (kemoterapide, kanser tedavisinde, yaş tayininde, metabolizma bozukluklarının araştırılmasında kullanılır). Paratiroid adenomları normal görüntüleme cihazlarıyla tespit edilemez. Onun için radyoaktif bir maddeye ihtiyaç duyulur. İhtiyaç duyulan radyoaktif maddeyi ANKÜKOLİN adıyla ürettik. Nükleer Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özlem Küçük başkanlığında araştırma ekibimiz uzun bir süredir çalışıyordu. Çalışmaları çok başarılı oldu. Piyasada kullanılabilecek. Bu görüntülemelerle özellikle düşmeyen tansiyon hastalarının teşhis umudu olacak. Ankükolin, Ankara Üniversitesi bünyesindeki ilk ruhsat alan ilaç konumundadır" dedi.

Ankara Üniversitesi olarak ilaç, aşı geliştirme çalışmalarına çok önem verdiklerini kaydeden Ünüvar, "Malumunuz Covid-19 sürecinde de gerek aşı çalışmaları ve üretim gerekse ilaç üretimi ile ilgili 4 ayrı çalışmamız vardı. Prof. Dr. Özlem Küçük’ün çalışması da bizim için gerçekten umut kaynağı oldu. Diğer çalışmalarımız için de teşvik edici bir unsur”" diye konuştu.

‘HÜCRESEL DÜZEYDE DEĞİŞİKLİĞİ GÖRÜNTÜLEYEBİLİYORUZ’

Nükleer Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özlem Küçük, 2015 yılından bu yana çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Eczacıbaşı Monrol ile yaptıkları anlaşma gereği aynı zamanda TÜBİTAK projeleri de yürüttüklerini ifade eden Küçük, şunları kaydetti:

"Biz burada hem de eğitim veriyoruz ve bir referans merkeziyiz. Örneğin, bir kalp hastasında damarsal değişiklikler ortaya çıkmadan hücresel düzeyde değişikliği görüntüleyebiliyoruz. Ya da bir Alzheimer hastasında erken dönem değerlendirme şansımız olabiliyor. Biz burada öncelikle kardiyolojik ve onkolojik çalışmalarımızı yapıyoruz. Amacımızda daha fazla radyoaktif ilacın Türkiye şartlarında kullanılır olması ve hasta hizmetine girmesine yöneliktir. Ruhsatlanan 'Ankükolin' ilacının asıl önemi; özellikle kalsiyum yüksekliği, dirençli tansiyonu ya da tekrarlayan böbrek taşı, düzelmeyen kemik erimesi ve buna bağlı bozuklukları olan ve özellikle sebebi açıklanamayan durumlarda bu görüntüleme yöntemini öneriyoruz. Özellikle diğer görüntüleme yöntemleri ile tanı konulamamışsa hastalar açısından oldukça yararlıdır. Çok kısa yarı ömürlü radyoaktiviteyi ilacı üretiyoruz ama bunu hastada uygulamamız lazım. Görüntülemek için çok ileri teknolojide makinelere ihtiyacımız var. Bunun üzerine PET-MR aldık. PET-MR ünitesinden dünyada 3 tane var. Hücresel düzeyde çok dikey görüntüler alabiliyor. En önemli avantajı hücresel görüntülemeyle MR görüntüsünü üst üste getirebildiği için çok daha derin ve lezyonları erken dönemde görüntüleyebiliyorsunuz. Merkezimizin asıl önemli özelliği de, PET/BT VE PET/MR’ın bir arada olmasıdır. Direk burada üretilip buraya geldiği için hastalara tüm görüntülemeler aynı anda yapılabiliyor. O açıdan oldukça önemlidir. Merkezde radyoaktif ham madde üretilip, aynı anda 6 farklı radyoaktif ilacın sentezlenebiliyor. Bu da erken tanıya olanak sağlıyor.”