AVRUPA PARLAMENTOSU'NUN TÜRKİYE RAPORU TARAFSIZLIKTAN UZAKTIR
Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen 2026 Türkiye Raporu'nda yer alan değerlendirmelerin önemli bir bölümünün, objektiflikten uzak, ön yargılarla şekillendirilmiş ve Türkiye'nin egemenlik haklarını görmezden gelen bir anlayışın ürünü olduğu açıktır. Özellikle son anda yapılan değişikliklerle rapora eklenen “Mavi Vatan” doktrinine yönelik ifadeler ve Yunanistan'ın tezlerini esas alan değerlendirmeler kabul edilemez niteliktedir. Türkiye'nin deniz yetki alanlarına ilişkin hak ve menfaatlerini koruma kararlılığı, herhangi bir ülkeye yönelik tehdit değil; uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru haklarının savunulmasıdır.
Avrupa Parlamentosu'nun bu konuda tarafsız bir tutum sergilemek yerine, tek taraflı yaklaşımları benimsemesi, raporun güvenilirliğine ve ciddiyetine gölge düşürmüştür. Türkiye, tarih boyunca bağımsızlığını, egemenliğini ve milli menfaatlerini her şeyin üzerinde tutmuş bir devlettir. Mavi Vatan da bu anlayışın denizlerdeki yansımasından ibarettir. Türk milletinin hak ve menfaatlerinden taviz vermesi beklenemeyeceği gibi, Türkiye'nin egemenlik haklarını sorgulamaya yönelik girişimlerin de hiçbir karşılığı olmayacaktır. Avrupa Birliği kurumlarının Türkiye ile ilişkilerde yapıcı bir yaklaşım benimsemeleri, ön yargılardan arınmaları ve stratejik gerçekleri dikkate almaları gerekmektedir. Türkiye; Avrupa'nın güvenliği, enerji arzı, düzensiz göçle mücadele ve bölgesel istikrar açısından vazgeçilmez bir ülkedir. Buna rağmen hazırlanan raporda, iş birliği alanlarını geliştirmek yerine siyasi saiklerle kaleme alınmış değerlendirmelere yer verilmesi kabul edilemez.
Türkiye Kamu-Sen olarak bir kez daha ifade ediyoruz ki; ülkemizin bağımsızlığına, milli egemenliğine ve Mavi Vatan'daki haklarına yönelik her türlü girişimin karşısında durmaya devam edeceğiz. Türkiye'nin milli çıkarları söz konusu olduğunda, 550 bin üyemiz ve teşkilatlarımızla birlikte devletimizin ve milletimizin yanında olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.