Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, tarihçi Erhan Afyoncu'nun isminin verildiği İstanbul Atatürk Fen Lisesi kütüphanesinin açılışına katıldı

İstanbul Atatürk Fen Lisesi Erhan Afyoncu Kütüphanesinin açılış törenindeki konuşmasında son yirmi yılda eğitimin dönüşümüne değinen Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, bu dönemde Türkiye'nin beşeri sermayesinin niteliğini artırmak için çok ciddi yatırımlar yapıldığını kaydetti. 

Eğitimin önünde engel oluşturan antidemokratik uygulamaların kaldırıldığını ve 70 yıl gecikmeyle eğitimde kitleselleşme evresine ulaşıldığını anlatan Özer, şunları kaydetti: 

"Geçen gün ben bir konuşmamda dedim ki 'Ne çektiyse bu ülke yanlış eğitim politikalarından çekti.' ama benim kastım, bu yirmi yılın dışındaki önceki eğitim politikalarıydı. Orada cımbızlamışlar. Sanki son yirmi yılı ben eleştiriyormuşum gibi, daha önceki Millî Eğitim Bakanlarımızın yapmış olduğu işte reform girişimlerini eleştiriyormuşum gibi bir bağlama oturtturmuşlar. Allah'a şükür, bulabildikleri bunlar... Yani sadece bağlam değiştirebilirler ama gerçekleri hiçbir zaman örtemezler."

EBA TV Ortaokul Uzaktan Eğitim Yayınları EBA TV Ortaokul Uzaktan Eğitim Yayınları

Bir eğitimci, yıllardır farklı kademelerde yöneticilik yapan biri olarak eğitimdeki dönüşümün mimarı olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarını sunduğunu belirten Özer, OECD'nin yaptığı PISA ve TIMSS gibi uluslararası sınavlarda eğitim verilerine ilişkin gerçeklerle karşılaşıldığını belirtti.

Son 20 yılda Türkiye'nin uluslararası öğrenci başarı araştırmalarında puanını sürekli yükselttiğini ifade eden Bakan Özer, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"PISA, biliyorsunuz 15 yaşta Türkçe, matematik ve fen okuryazarlığını ölçüyor. Niye ölçüyor 15 yaşında? Çünkü OECD ülkelerinde zorunlu eğitim yaşı 15'tir. 15'ten sonra eğitime veya iş gücü piyasasına geçtiği zaman neslin hangi becerilere sahip olduğunu ölçmek istiyor. Üç kritik şey var: ana dil, matematik ve fen bilgisi okuryazarlığı... Türkiye sürekli puanını yükseltmiş. Geçmişte haftalarca konuşulan PISA sonuçlarının tartışıldığı dönemler artık geride kaldı çünkü başarı var. Maalesef biz güzellikleri, başarıları kendi toplumumuza, kendi insanımıza yakıştıramadığımız için o başarının tadını çıkartamayız."

Bu ülkenin çok güçlü ve çok güzel insanlara sahip olduğunun altını çizen Özer, bu dönemde üç temel konuya ağırlık verdiklerini söyledi. 

Birincisinin eğitimde fırsat eşitliği olduğunu anlatan Özer, her okulun mümkün olduğu kadar aynı kaliteye sahip olması gerektiğini, bulunduğu yerden sosyoekonomik arka planından bağımsız olarak herkesin en iyi eğitime kavuşabilmesi gerektiğinin altını çizdi. 

Özer, ikinci konunun mesleki eğitimin, üçüncüsünün ise sistemin omurgasını oluşturan öğretmenlerin güçlendirilmesi olduğunu belirtti.

Özer, Bakanlıkta bir yılını anlattı 

6 Ağustos'ta Bakanlıkta birinci yılını doldurduğunu kaydeden Özer, bir yıla pek çok güzellik sığdırdıklarını ifade ederek şöyle devam etti: 

"6 Ağustos tarihinde Sayın Cumhurbaşkanımızın teveccühleriyle Millî Eğitim Bakanlığı görevim başladı. Şu bir yıla o kadar çok güzellik sığdırabildik ki... Bir kere en önemli başarı okulların açık kalabilmesi. Okullar kapalıyken 'Bir buçuk sene içinde dünyada en fazla okul kapatan ülke,  Meksika'yla birlikte Türkiye'dir.' Diyenler, ben okulları açık tutmak için irade gösterdiğim zaman da 'Niye okullar açık kalıyor? Okulların açık kalmaması gerekir.' diye kampanyalar yaptılar. Allah'a şükür, öğretmenlerimiz ve tüm yöneticilerimizle birlikte topluma okulların en güvenli yerleri olduğunu, okulların sadece eğitim yapılan yerler değil, çocukların çok boyutlu olarak yetiştiği yerler olduğunu ve bunun telafisinin başka türlü dijital platformlarla mümkün olmadığını gösterdik."

"1.800 yeni anaokulu, 10 bin yeni ana sınıfını ülkemize kavuşturduk" 

Eğitim ve fırsat eşitliğiyle ilgili iki adım attıklarını, bunlardan birincisinin okul öncesi eğitimde okullaşma oranlarının artırılması olduğunu belirten Bakan Özer, "Eğitimde tüm kademelerde okullaşma oranları yüzde 90'ın üzerine çıkmasına rağmen maalesef okul öncesi eğitimde istenilen noktaya gelmemiştik. Bakın biz kendimizi eleştiriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı gibi 3 bin  yeni anaokulu, 40 bin yeni ana sınıfı yapmak için 6 Ağustos 2021 yılında yola çıktık. Bakın bir yıl geçti. 1.800 yeni anaokulu, 10 bin yeni ana sınıfını ülkemize kavuşturduk ve 5 yaştaki okullaşma oranları bir sene önce yüzde 78 iken bugün yüzde 93'e ulaştı. Yıl sonuna kadar diğer anaokullarıyla ilgi tüm planlama hazır, bütçeleri hazır, süreç devam ediyor. Hatta bu sayı, 3 binin çok üzerine çıkacak." diye konuştu.