Bir ülkenin yetenek yönetimi süreci, öğrenciyi “iyi” bir okula yerleştirdiğinde mi hedefine ulaşıyor, yoksa o öğrencinin yıllar içindeki gelişimini izleyip ülkenin geleceğiyle ilişkilendirebildiğinde mi? Detaylar Uzm. Psikolojik Danışman Fatma Betül Karalı Impram’ın İki Nokta yazısında! Yazının tamamına web sitemiz üzerinden ulaşabilirsiniz.
Yetenek, kendi kendine büyümez, gelişmez. Yetenek; destekleyici öğretmen, uygun çevre, anlamlı hedef, psikososyal destek, disiplinli çalışma, mentörlük ve iyi kurulmuş rehberlik süreçleriyle gelişen dinamik bir potansiyeldir.
Bugün eğitimde sormamız gereken asıl soru belki de şu olmalı: Fark edilen ya da fark edilmeyi bekleyen, umut vadeden öğrencilerin yeteneklerini, gelişim yolculuklarını ülkenin ortak geleceğiyle buluşturacak kadar dikkatli bir eğitim sistemi kurabiliyor muyuz?
Böylesi bir sistemin mümkün olabilmesi için yetenek yönetimini eğitim kurumlarını bütüncül ele alan bir politika alanı olarak görmek en önemli adımlardan birini oluşturuyor.
Eğitimde adalet anlayışını gözetmek, bölgesel farklılıklara ve ihtiyaçlara uyum sağlayan esnek bir yapı kurmak ise bu çerçevenin temelini oluşturuyor.