AKP iktidarının üniversiteleri liyakatten uzak atamalarla biçimlendirme, ilerici akademisyenleri tasfiye etme ve muhalif öğrencileri baskı altına alma politikalarına karşı Boğaziçi Üniversitesi’nde 2021 yılında başlayan direniş, beşinci yılında hepimize umut olmaya devam etmektedir.
Kayyum rektör dayatmasına karşı öğrencilerin ve akademisyenlerin sergilediği bu onurlu duruş, bilimsel özgürlükten, özerk ve demokratik üniversite talebinden vazgeçilmeyeceğinin açık ilanıdır.
Direnişin 5. yılı dolayısıyla gerçekleştirilen eylem öncesinde Boğaziçi Üniversitesi kampüsü önüne yığılan polis güçleri ve barikatlar, iktidarın bu haklı mücadeleden duyduğu rahatsızlığın göstergesidir. Üniversiteler düşüncenin, bilimin ve özgür tartışmanın mekanlarıdır, polis ablukalarıyla, gözdağıyla yönetilemez. Barışçıl ve meşru bir direnişin polis gücüyle bastırılmaya çalışılmasını kınıyoruz.
Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, mezunları ve eğitim emekçileri; üniversite bileşenlerinin iradesini yok sayan rektör dayatmasına karşı durarak Türkiye siyasal tarihinde gurur nişanı olacak bir mücadele vermektedir. Çoğulculuğu ve özgürlüğü savunan bu kararlı duruşu selamlıyor; onlarla gurur duyduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz.
Eğitim-İş olarak, Boğaziçi Üniversitesi’nde süregelen haklı direnişin yanındayız. Üyelerimiz ve tüm eğitim emekçileriyle birlikte laik, bilimsel, kamusal eğitim mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz. Üniversiteler, üniversite bileşenlerinin demokratik iradesiyle yönetilmelidir.
Boğaziçi direnişi 5 yaşında! Bu mücadele büyüyerek sürecek; özgür, özerk ve demokratik üniversiteler mutlaka kazanacaktır.