Özçelik İş Sendikası Genel Merkezi, Karabük’te delegesi olan Adnan Tutar’a çocuğunun yanında saldıranların hukuk önünde hesap vermesi için gerekli çalışmaları başlattıklarını bildirdi.

Özçelik İş Sendikası Genel Merkezi, Karabük’te delegesi olan Adnan Tutar’a çocuğunun yanında saldıranların hukuk önünde hesap vermesi için gerekli çalışmaları başlattıklarını bildirdi.

Dün 100. Yıl Mahallesinde meydana gelen olayda KARDEMİR işçisi olan Adnan Tutar, R.D. tarafından oğlunun yanında darp edilmiş ve yaralanmıştı. Başına aldığı darbeler nedeniyle hastanede 13 dikiş atılan Tutar, taburcu olduktan sonra polis merkezine giderek şikayetçi oldu.

Tutar, ifadesinde bir mekanda oturup çay içtiği R.D.’nin 16-17 Temmuz’da gerçekleştirilecek olan Özçelik İş Sendikası Genel Kurul ile ilgili, ‘Recep başkana oy vermeyeceğim demişsin, ihanet ediyorsun. Vatan hainliği yapıyorsun, çoluk çocuğun var’ diye ithamlarda bulunduğunu belirtti.

Daha sonra masalarına Çelik İş Sendikası Şube Yönetiminden H.B., A.K., İ.A. ve A.G. B isimli şahısların geldiğini ifade eden Tutar, R.D. isimli şahsın ‘Karabük’te seni yaşatmayız’ diye tehdit ettiğini ve masadan ayrıldığını söyledi.

Kazada ölen aynı aileden 6 kişi, gözyaşlarıyla son yolculuklarına uğurlandı Kazada ölen aynı aileden 6 kişi, gözyaşlarıyla son yolculuklarına uğurlandı

Masadaki şahısların da kendisine Ankara’daki seçime katılmaması gerektiğini, seçimden sonra Karabük’te barındırmayacaklarını dile getirdiklerini söyleyen Tutar, “Karabük’e gelirim, hiç kimse de bana bir şey yapamaz dedim. Bu sırada R.D. ayağa kalktı ve çay içtiği bardağı eline alarak iki kez benim kafama vurdu. Şahısların bana saldırabileceğini düşünerek kafeye oğlumla gitmiştim. Oğlum R.D. isimli şahsın elinden tutarak sen kimsin babama vuruyorsun babamı tehdit ediyorsun dedi. Sonrasında masada oturan 4 şahıs oğlumu itekledi. Bu esnada R.D. kafeden hızlı bir şekilde çıktı ve plaka ile modelini göremediğim araç ile kaçtı. Bu arada başım kanıyordu, bende görevlilere polis çağırın dedim. Masada bulunan 4 kişiyle kafenin dışına çıktık. Şahıslardan İ.A. oğlumu dışarı da itekledi. Bende şahsın elinden tutarak terbiyesizlik yapmayın hem beni yaraladınız hem de oğlumu mu döveceksiniz dedim. Sonrasından 4 kişi şube aracına binerek uzaklaştı” ifadelerine yer verdi.

Tutar, R.D. ve diğer şahıslardan davacı ve şikayetçi olduğunu belirtti.

Özçelik İş Sendikası Genel Merkezi’nden yapılan açıklamada da, “Sendikamızın vazgeçilmezleri arasında yer alan Karabük KARDEMİR’de aynı zamanda üst kurul delegemiz olan Adnan Tutar isimli bir üyemizin yaşamış olduğu alçak saldırı üzerine yaşanan bilgi kirliliğinin önüne geçmek, baskı ve tehditlerin geldiği boyutları gözler önüne sermek ve üyemiz Adnan Tutar’ın sahipsiz olmadığını göstermek adına aşağıdaki açıklamanın yapılması gerekliliği hasıl olmuştur. Üyelerimizin alın terinin bir damlasının bile yere düşmesine tahammülümüz yokken, kanın akıtılmasının üzüntüsü ve şoku içerisindeyiz. Yapılan bu saldırı, kalkan o kirli eller, sadece masum üyemize değil, Özçelik-İş’in şanlı geçmişine ve kutlu geleceğine indirilmiş bir darbedir” denildi.

Sendika delegesi olan Adnan Tutar’ın yalnız olmadığının belirtildiği açıklamada, “45 bin üyemiz ve tüm teşkilatımız Adnan Tutar’ın acısını kalbinde hissetmiş, saldırganları vicdanında yargılayarak cezalarını kesmiştir. Bundan sonraki süreçte, üyemiz Adnan Tutar’ın maruz kaldığı alçak saldırının sorumlularından hesap sorulması için, sendikamızın tüm hukuk müşavirlerini seferber edeceğimizin bilinmesini istiyoruz. Baskı ve tehditlerle bugünlere gelenlerin, hizmetkarı olması gereken üyemize düşmanlık edecek kadar gözleri dönenlerin ve masum bir insanın kanını akıtanların Özçelik-İş çatısı altında kendine yer bulamaması için ne gerekiyorsa yapacağımızın bilinmesini de istiyoruz. Bu da tüm üyelerimize sözümüz olsun. Son olarak, bugüne kadar sahte sosyal medya hesaplarıyla akıl almaz kirli oyunlar oynayan, tuzaklar kuran, koltuk ve makam sevdasıyla her türlü kirli yola başvurarak algı yapanların yaşanan bu vahim olayı alacak verecek kavgasına indirgeyerek, gerçeği ört baş etme çabaları nafiledir. Maske düşmüştür, şapka yerler bir olmuş, kel görünmüştür” ifadelerine yer verildi.