data-ad-format="auto" data-full-width-responsive="true">

Öğrencilerin ‘anladım ben bu konuyu, tekrar etmeme gerek yok’ düşüncesi yanlış
data-ad-format="auto" data-full-width-responsive="true">

"Akılda Tutma ve Hatırlamada Etkili Yöntemler" isimli seminerin konuğu olan, YKS ve LGS sınavlarına hazırlanan öğrencilere yönelik sorulara yanıt veren Bonus Hoca olarak tanınan Doğu Akdeniz Üniversitesinde görevli eğitimci-yazar Süleyman Beledioğlu, " Öğrenciler, kesin olarak öğrendiklerini düşündükleri konuları bile tekrar etmeli ve bu tekrarları derinlemesine öğrenme, anlamlandırma ve önceki konularla ilişkilendirme şeklinde yapmaları gerekmektedir" dedi.

Özel Radikal Okulları tarafından düzenlenen online seminerinin konusu "Akılda Tutma ve Hatırlamada Etkili Yöntemler" olurken, seminerin moderatörlüğünü ise Özel Radikal Okulları Buca Kampüsü Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen Cansu Kaplan yaptı. Kaplan’ın seminerdeki özel konuğu ise Bonus Hoca olarak bilinen, Doğu Akdeniz Üniversitesinde görevli eğitimci-yazar Süleyman Beledioğlu oldu.

“Bilgiyi zamana yayarsak, beyin bilgiyi daha iyi algılar”

YKS ve LGS sınavlarına hazırlanan öğrencilerin çalışma yöntemleri, çalışılan konuların hatırlanması ve akılda tutulmasının nasıl daha kalıcı olabileceği yönündeki kendisine yöneltilen soruya cevap veren Doğu Akdeniz Üniversitesinden Süleyman Beledioğlu, bir bilgiyi zamana yayarak öğrenildiğinde beynin bilgiyi daha iyi algıladığını, anladığını ve akılda tuttuğunu söyledi. Beledioğlu, “Yapılan bir deneyde zeka seviyeleri aynı olan iki grup öğrenciye bir konuyu 10 defa tekrar etmeleri söylenmiş; bir gruba 10 tekrarı 10 güne, diğer gruba ise yapılacak olan 10 tekrarı ise 1 aylık sürece yaymışlar. Bir süre sona sınava tabii tutulan iki grup arasında çok büyük bir fark olduğu ortaya çıkmış. Ne kadar zamana yayarak çalışırsak tekrarları art arda değil de belirli aralıklarla yaparsak (buna boşluklu öğrenme denilmektedir) o kadar iyi geri dönüşler alınır. Konuyu alt başlıklarına ayırarak yapılan tekrarlı öğrenme bilgiyi derinlemesine öğrenmedir” ifadelerini kullandı.

“Öğrenciler kesin olarak öğrendiklerini düşündükleri konuları bile tekrar etmeli”

"Bütün öğrencilerimiz şunu bilsin ki; insan beyni anladığını değil, tekrar edilip üzerinde durulanı kayıt eder" diyen Beledioğlu, “Bu nedenle öğrencilerin ‘anladım ben bu konuyu, tekrar etmeme gerek yok’ düşüncesine eğilimi yanıltıcıdır. Ek olarak tekrar etmede video kolaycılığı başladı. Harvard Üniversitesinde yapılan bir çalışma, işitme yoluyla kaydedilen bilgilerin çarpık ve düzensiz olma ihtimalinin olduğunu söylüyor. Bunun nedeni beynin sinir yapısıyla; yani kulak ile beyin arasındaki sinir ağıyla alakalıdır. Bir ders ne kadar fazla dinlenirse dinlensin, en fazla bilgi kayıt edici özelliğe sahip olan çalışma görselleştirilmiş ve görsel hafızaya aktarılan çalışmalardır. Öğrenciler, kesin olarak öğrendiklerini düşündükleri konuları bile tekrar etmeli ve bu tekrarları derinlemesine öğrenme, anlamlandırma ve önceki konularla ilişkilendirme şeklinde yapmaları gerekmektedir” diye belirtti.

“Bilgi uzun süre tekrar edilmez ise beynin depo kısmında diğer bilgiler arasında kaybolur”

"Öğrencinin öğrendiği bir konunun üzerinden bir süre geçtikten sonra deneme sınavlarında o konuda yanlış cevaplar verdiğini gözlemliyoruz bu konuda ne yapabiliriz?" sorusunu da yanıtlayan Beledioğlu, bu noktada iki problemin olduğunu; bunlardan birincisinin etkinliğini yitirmiş bilgi ve ikincisinin ise öğrenme yanılgısı olduğunu aktardı.

Beledioğlu, "Etkinliğini yitirmiş bilgiye erişmek zordur; çünkü bilgi artık beynin alt bölgesindedir. Sınav esnasında çocuğa tanınan süre bellidir, soru başına 1,5-2 dakika gibi bir süreçte beynin etkinliğini yitirmiş bilgiyi ücra köşelerden bulması, getirme işlemlerini yapması ve hatırlaması zordur. Beyin bilimciler, bilginin ilk öğrenildiğinde beynin yüzey bölümünde olduğunu söyler. Daha sonrasında öğrenilen başka bilgiler, o bilgiyi aşağıya doğru beynin alt bölgelerine iter ve bilgi depoya iner. Eğer o bilgi uzun süre tekrar edilmez ise beynin depo kısmında diğer bilgiler arasında karışıp kaybolur” bilgisini paylaştı.

“Pazarlama amacıyla yapılan kodlamalar sağlıklı bir eğitim yöntemi şekli değildir”

Kodlama yöntemi kullanarak ders çalışma hakkında bilgi veren Beledioğlu, “Türkiye’de hikaye oluşturma, çağrışım yaptırarak hatırlamaya çalışma gibi çok sayıda kodlama şekilleri oluşturuldu. Bu durum Türkiye’de bir pazarlama aracı olarak kullanılıyor. Bu şekilde pazarlama amacıyla yapılan kodlamalar sağlıklı bir eğitim yöntemi şekli değildir; çünkü bilginin ve sorunun bilişsel yükünü yani ağırlığını arttırır. Bu tarz çağrışımların yapılması 10-15 taneyi geçmemeli ve oluşturulan çağrışımlar öğrencinin kendisinin oluşturduğu çağrışımlar olmalıdır. Eğitim psikolojisine göre öğrenme kodlama demektir. Bilgilerin kodlanması anındaki koşullar ile hatırlanması anındaki koşulların birbirine benzemesi hatırlamayı hızlandırır” diye belirtti.

Kaynak: İHA

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol