TEÇ-SEN - Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası
ENFLASYON FARKI HER AY MAAŞLARA YANSITILMALI, ÇALIŞANIN ALIM GÜCÜ KORUNMALIDIR!
Ağustos ayı enflasyon verileri açıklandı.
TÜİK verilerine göre Ağustos ayında enflasyon %1,84, yıllık enflasyon ise %31,51 olarak gerçekleşti. Ortaya çıkan tablo, kamu çalışanları ve emekliler açısından önemli bir gerçeği bir kez daha ortaya koymaktadır:
Maaş artışları, hayat pahalılığının gerisinde kalmakta ve çalışanların alım gücü her geçen gün daha fazla erimektedir.
Memur ve emeklilere yılın ilk yarısı için verilen %11 + 1000 TL oranındaki artışa karşılık, aynı dönemde altı aylık enflasyon %17,7 seviyesine ulaşmıştır.
Dolayısıyla çalışanların gelirleri daha ilk altı ayda enflasyon karşısında ciddi bir kayba uğramıştır.
Üstelik sorun yalnızca enflasyon ile maaş artışı arasındaki farktan ibaret değildir.
Enflasyonun maaşları aşmasıyla ortaya çıkan kaybın çalışan tarafından aylar boyunca taşınması, gelir kaybının geriye dönük olarak telafi edilmemesi anlamına gelmektedir.
📌ENFLASYON FARKI BEKLETİLMEMELİDİR!
Maaşların altı ayda bir enflasyona göre düzenlenmesi, özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde kamu çalışanlarının alım gücünü korumaya yetmemektedir.
Çalışan altı ay boyunca artan kira, gıda, ulaşım ve temel yaşam maliyetlerini mevcut maaşıyla karşılamak zorunda kalırken, oluşan kayıp aylar sonra telafi edilmeye çalışılmaktadır.
Ancak geçen süre içerisinde kaybedilen alım gücü ve yaşam standardı geri getirilememektedir.
Bu nedenle enflasyon farkı altı aylık dönemlerin sonunda değil, oluştuğu ay itibarıyla maaşlara yansıtılmalıdır.
Bunun yanında yıllar içerisinde biriken ücret kayıpları için de kapsamlı bir seyyanen zam yapılmalı ve kamu çalışanlarının satın alma gücü yeniden yükseltilmelidir.
📌MAAŞLAR YERİNDE SAYARKEN KİRALAR ARTIYOR!
Kamu çalışanlarının yaşadığı ekonomik sorun yalnızca mutfak giderleriyle sınırlı değildir.
Özellikle büyükşehirlerde hızla yükselen kiralar, sabit gelirle çalışan milyonlarca insan için ciddi bir barınma sorununa dönüşmüştür. Maaş artışları sınırlı kalırken kira ve temel tüketim harcamalarındaki yükseliş, çalışanların bütçesindeki dengeyi her geçen gün daha da bozmaktadır. Bir çalışanın maaşının önemli bölümünü yalnızca kiraya ayırmak zorunda kalması kabul edilebilir değildir. Ekonomik göstergeler üzerinden yapılan hesaplamalar, vatandaşın markette, pazarda ve kira öderken karşılaştığı gerçek hayat pahalılığını tek başına ortadan kaldıramaz.
SADECE ENFLASYON KADAR ZAM YETERLİ DEĞİLDİR!
Kamu çalışanlarının gelirlerinin yalnızca gerçekleşen enflasyon oranına kadar yükseltilmesi, gerçek anlamda bir ücret artışı değildir. Bu, en iyi ihtimalle daha önce kaybedilen satın alma gücünün telafi edilmesi anlamına gelir.
Oysa çalışanların ihtiyacı yalnızca kayıplarının telafi edilmesi değil, insanca yaşayabilecekleri bir gelir seviyesine ulaşmalarıdır. Bu nedenle maaş artışlarında gerçekleşen enflasyonun yanında mutlaka REFAH PAYI da dikkate alınmalıdır.
Kamu çalışanları ve emekliler; temel ihtiyaçlarını karşılayabilen, barınma sorunuyla boğuşmayan ve geleceğe güvenle bakabilen bir yaşam standardını hak etmektedir.
Talebimiz nettir:
👉Enflasyon farkı altı ayda bir değil, HER AY maaşlara yansıtılmalıdır.
👉Geçmiş yıllarda oluşan kayıplar seyyanen zamla telafi edilmelidir.
👉Enflasyon oranının üzerine mutlaka REFAH PAYI eklenmelidir. Çünkü kamu çalışanlarının talebi bir lütuf değil, emeğinin ve alın terinin karşılığını alabilmektir.
·
Görüntüleme