data-ad-format="auto" data-full-width-responsive="true">

ADÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülen, Bronşektazi ve tedavisi hakkında bilgi verdi
data-ad-format="auto" data-full-width-responsive="true">

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şule Taş Gülen, bronşektaziyi akciğer içindeki hava yollarında (bronş) oluşan harabiyet sonucunda bronşların kalıcı olarak genişlemesi olarak tanımlayarak hastalık hakkında bilgi verdi.

Bronşektazinin doğumsal olabileceği gibi geçirilen enfeksiyonlar, bağışıklık sistemindeki bozukluklar, nefes borusuna kaçan yabancı cisimler ya da bazı nadir iyi huylu bronş tümörleri sebebiyle olabileceğini belirten Doç. Dr. Şule Taş Gülen, başlıca şikayetin sık öksürük ve balgam çıkarma yakınması olduğunu bazı hastaların her gün balgam çıkarabileceklerini, hatta 24 saatte çıkardıkları balgam miktarının bir su bardağından fazla olabileceğini ifade etti.

“Ağızdan kan gelme şikayetine en sık yol açan hastalık”

Balgamda kan görmenin (hemoptizi) de bronşektazi hastalarında sık görülen bir şikayet olduğunu belirten Doç. Dr. Şule Taş Gülen, “Bronşektazi akciğer hastalıkları içerisinde ağızdan kan gelme şikayetine en sık yol açan hastalıktır. Bu kanama, balgamın içindeki çizgi şeklinde olabileceği gibi, durdurulmakta zorlanılan fazla miktarda bir kanama şeklinde de olabilir. Hastalık ilerlerse hastalarda ileri derecede nefes darlığı da gelişebilir. Bu sebeple hastaların düzenli olarak Göğüs Hastalıkları Uzmanı tarafından solunum fonksiyon testleri ile kontrolü gereklidir” dedi.

Bazı durumlarda hastalığın sadece belli bir akciğer alanında toplandığını böyle bir durumda en uygun tedavinin hastalıklı bölgenin ameliyatla çıkarılması olduğunu aktaran Doç. Dr. Şule Taş Gülen, “Çoğu zaman bronşektazi yaygın ve altta yatan bir hastalığa bağlı gelişebileceğinden hastaların diğer sistemik hastalıklar açısından yakın izlenmesi ve araştırılması ve bu altta yatan hastalığın tedavi edilmesi gerekir. Bronşektazili hastalarda cerrahi tedavi uygun seçilmiş olgularda kesin sonuç verir. Bronkoskopi ve tomografi gibi yöntemlerle kesin tanısı konulduktan sonra, hastalık akciğerin sınırlı bir alanında ise cerrahi tedavi uygulanır. Özellikle ilaç tedavisine dirençli ve belirtilerin devam ettiği sınırlı bronşektazili hastalar, tekrarlayan enfeksiyonlar nedeniyle sık tedavi alan hastalar ve yoğun kanlı balgam şikayeti olanlar cerrahiden fayda gören gruptur. Cerrahi girişim öncesi antibiyotik tedavisi ile solunum fizyoterapisi uygulanır ve eğer içiyorsa hastaya sigarayı bırakması önerilir.” sözleriyle tedavi hakkında bilgi verdi.

“Aşı hastaların Zatürre riskini azaltacaktır”

Doç. Dr. Şule Taş Gülen, “Hastalık akciğerlerde yaygınsa ve cerrahi müdahale mümkün değilse, uygun antibiyotik tedavisi ve solunum fizyoterapisi ile hastalığın ilerlemesi önlenerek sağlıklı dokuların korunması hedeflenir. Bronşiektazi hastalarında akciğer enfeksiyonu geçirme riski daha fazla olduğundan influenza (grip) ve pnömokok (zatürre) aşılarının yapılması hastaların pnömoni (zatürre) riskini azaltacaktır” diye konuştu.

Kaynak: İHA

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol