data-ad-format="auto" data-full-width-responsive="true">

Bakan Koca: Bilim Kurulu toplantısının ardından açıklamada bulundu
data-ad-format="auto" data-full-width-responsive="true">

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayılarındaki artışın, bazı illerin diğerlerinden daha geç normalleşme sürecine geçmesine neden olabileceğini belirterek, "Risk durumlarına göre iş kollarımızın faaliyet serbestliği konusunda Bilim Kurulumuzun çalışmasını, Cumhurbaşkanlığı Kabinemize arz edeceğim." dedi.

Başkanlık ettiği Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Koca, küresel salgının uzunca bir süredir dünyanın en önemli gündem maddesi olduğunu vurguladı.

Küresel bir hastalıkla mücadelede tüm ülkelerin tecrübeleri ve altyapıları ile uyumlu olarak mücadele etmeye çalıştığını dile getiren Koca, "Bu yolda hiçbir ülkenin mücadelesi yetersiz, hiçbir ülkenin mücadelesi de diğerlerinden çok başarılı değildir." dedi.

Koca, bu dönemin insanları olarak hep birlikte yeni bir salgın hastalık döneminin tecrübe edildiğini ifade ederek, dünyanın başarılı bir sınav vermediğine, ancak başarısızlığı üzerinden de salgınla mücadele edilmesinin mümkün olmadığına işaret etti.

Her ülkenin elindeki imkanlar nispetinde tedbirler almaya çalıştığını anlatan Koca, "Biz de elimizdeki imkanları en iyi şekilde kullanmaya çalıştık ve ülkemizin ismini dahi duymamış insanlara burada salgınla iyi mücadele edildiğini gösterdik. Salgınla iyi mücadele etmek şüphesiz başta sağlık çalışanları olmak üzere tüm milletimizin gayret ve özverisi ile oldu. Bu mücadele, yaşadığımız acıları ve ödediğimiz belki de ödeyeceğimiz bedelleri de ortadan kaldırmıyor. Can yakan kayıplarımız var. Huzurlarınızda bir kez daha kayıplarımıza Allah'tan rahmet, milletimize de başsağlığı diliyorum." diye konuştu.

Mücadelenin her boyutunda çok önemli tecrübeler edindik

Bakan Koca, virüsün hayattan çıkacağı günlere dair umudu hep güçlü tuttuklarını dile getirerek, "Kurumsal ve toplumsal düzeyde virüse karşı temel mücadele koşullarını çok büyük ölçüde tesis edebildik." dedi.

Hayatı, virüsün dolaşımına imkan vermeyecek kurallar içinde sürdürmeye çaba harcadıklarını aktaran Koca, şunları kaydetti:

"Bu bir yıllık mücadele sürecinde pek çok deneyim de kazandık. Sadece tıbbi mücadeleden bahsetmiyorum, 83 milyon olarak mücadelenin her boyutunda çok önemli tecrübeler edindik. Gerek yaşadığımız salgınla, gerek başka bir halk sağlığı riskiyle başa çıkabilmenin yolunun tıbbi olmaktan daha çok sosyal bir mücadele gerektirdiğini gördük.

Riskten korunma tedbirlerinin, tedaviden kat kat üstün bir değerde olduğunu yaşayarak öğrendik. Bugüne kadar sahne önünde Bilim Kurulumuz mücadelede önemli roller üstlendi. Pek karşınıza çıkmayan Toplum Bilimleri Kurulumuz ise sahne gerisinde konunun sosyal ve psikolojik yönetiminde önemli stratejiler geliştirdiler. Artık küresel salgının sosyal hayata etkileri ve normalleşmeyi önceleyen bir döneme geçiyoruz, 'Yerinde karar dönemi'."

- 8 milyon doz aşı seviyesine ulaşıldı

Sağlık, tedavi ve hastalıkla mücadele konularında Bilim Kurulunun çalışmalarının bütün hızıyla devam edeceğinin altını çizen Koca, artık salgının sosyal hayata etkileri ile mücadeleye odaklanılacağını söyledi.

Bakan Koca, Bilim Kurulunca hazırlanan plan dahilinde bugüne kadar aşılama çalışmalarında yaklaşık 1,5 milyonu ikinci doz olmak üzere 8 milyon doz aşı seviyesine ulaşıldığını belirterek, "Aşılama planındaki ilk aşamanın sonuna yaklaştık. Aşı tedariğine paralel olarak ortaya koyduğumuz performansla küresel düzeyde en başarılı ülkeler arasındayız." açıklamasında bulundu.

- Tedarik ve planlama sorunumuz yok

Sağlık Bakanı Koca, "Aşıyı hazır temin eden ülkeler içinde en hızlı ve en çok aşılamayı başarmış durumdayız. Ancak aşı temininde tüm ülkelerin önemli sorunlar ve aksaklıklar yaşadığı böyle bir dönemde, yeterince yüksek hızda ve sistematik olarak aşı programını uygulamış olsak da nüfusa oranla daha katetmemiz gereken çok yol var." dedi.

Temin edilen aşıya rağbetin arttığına dikkati çeken Koca, sözlerine şöyle devam etti:

"Bu tercihimizin doğruluğunu tasdik etse de lojistik ile ilgili tehdidi artırıyor. İlgi gören her ürünün temininde güçlük vardır. Kaldı ki deyim yerindeyse aşı kıtlığı yaşanan bir zamandayız. Aşılama programımızı bildiğiniz gibi anlık ve canlı olarak yayınlamaktayız. Bu açıklanan veriler üzerinden çeşitli değerlendirmeler yapılarak haklı haksız eleştiriler yapılmaktadır. Aşı programı adaletle ve şeffaf şekilde yürütülmektedir. Zaman zaman aşılama sayısında azalma ya da artış olması tamamen lojistik gerekçelerle bilinçli olarak planlanmaktadır. Bugün aşıyı temin edebilirken, yarın temin edilebileceğinin garantisini kimse veremez.

Aşı tedariğinde her an aksaklık yaşanabilir ve program kesintilere uğrayabilir. Bunu yaşamamanın tek yolu, kendi aşımızı üretmektedir. Bildiğiniz gibi bu konuda da çok önemli mesafeler almış durumdayız. Bugün itibarıyla açıkça ifade etmek isterim, bir tedarik ve planlama sorunumuz yok. Bu önemli bir güvencedir. Birinci doz aşısını olan tüm vatandaşlarımızın, ikinci doz aşıları güvence altındadır. Ancak daha güvenli olanı kendi aşımıza sahip olmaktır. Sizlerden özellikle bu konuda yapılan, yapılabilecek eleştirileri, eldeki imkanları en iyi şartlarda kullandığımızdan emin olarak değerlendirmenizi istirham ediyorum."

- Aşının ilk dozunu yaptırmış olmak bizi rehavete değil tedbire sevk etmeli

Koca, aşı ile ilgili bir hakikati daha hatırlatmak istediğini dile getirerek, "Aşı olduğumuz gün korunma başlamıyor. İkinci doz aşıyı olup üzerinden 14 gün geçtikten sonra aşılanmış oluyoruz. Yani ilk aşı olduğumuz günden 42 gün sonra. Bu 42 gün kendimizi daha iyi korumak zorundayız. Ayrıca tüm nüfusumuzun en az yüzde 60'ını aşılamadan aşı güvencesini elde etmiş olmuyoruz. Aşının ilk dozunu yaptırmış olmak bizi rehavete değil tedbire sevk etmeli. Bu noktada ülkemizde de her geçen gün sayısı artan mutasyonlu virüsü de dikkate almak zorundayız." uyarısında bulundu.

"Bazı illerimizde buna yönelik özel tedbir planlarımız var. Vaka sayılarındaki artış, bazı illerimizin diğerlerinden daha geç normalleşme sürecine geçmesine neden olabilecek." değerlendirmesinde bulunan Koca, virüsün kendisi de, mutasyona uğramış hallerinin de aynı şekilde yayıldığını ve korunma yöntemlerinin de aynı olduğunu söyledi.

Sağlık Bakanı Koca, "Tedbir halen en güçlü silahımız." dedi.

- "Kurallara uyum konusunda güvenlik kuvvetlerimiz denetimleri arttıracak"

Geçen haftalarda iller düzeyinde yüz bin nüfusa düşen haftalık vaka sayılarını paylaşmaya başladıklarını belirten Koca, salgın yönetiminde "Yerinde karar" dönemine geçeceklerini duyurduklarını hatırlattı.

Bu verileri her hafta düzenli olarak paylaşmaya devam edeceklerini de bildiren Koca, vaka sayılarıyla, pozitif test oranı, yoğun bakım doluluk oranları ve entübe edilen hastalardaki değişim gibi faktörlerin de illerin risk durumuna etki ettiğini söyledi.

Koca, belirttiği parametrelere göre illerin risk düzeylerini, düşük, orta, yüksek ve çok yüksek riskli olarak ilan edeceklerini vurgulayarak, şu bilgileri verdi:

"Bu risk durumlarına göre farklı iş kollarımızın faaliyet serbestliği konusunda Bilim Kurulumuzun çalışmasını, Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında Kabinemize arz edeceğim. Alınan kabine kararlarını da, Kabine Toplantısı sonrasında tensipleri halinde Sayın Cumhurbaşkanımız açıklayacaklardır.

Yerinde karar dönemiyle kurallara uyum konusunda güvenlik kuvvetlerimiz denetimleri arttıracak. Bu hususta Sayın İçişleri Bakanımızla yaptığımız görüşmede kendileri de kararlılıklarını ifade ettiler. Ülkemizin bir an evvel normal koşullarına dönmesi için milletimizin sağlık ve sıhhatini muhafaza için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.

 CHP'nin Çin aşısıyla ilgili iddiaları 

Aşı savaşının olduğu bir dünyada üretici bir firma bir ülkeye aşıyı bedava bağışlar mı, bunun akılla izahı var mı?"- "(Kovid-19 aşısı) Vatandaşımız bunu çok iyi bilsin, biz aşıyı dünyadaki bütün ülkelerin aldığı fiyattan en ucuza alan ülkeyiz."- "Altını çiziyorum, hiçbir şekilde aracı firmaya zerre kadar bir kuruş ilave verilmemiştir. Firmayla ne pazarlık yaptıysak bizim verdiğimiz ücret de bundan öte bir ücret değil"- "Özellikle devletler düzeyinde korunması gereken ve devamında aşı sürecinin gelişini etkileyebilecek, herkesin sorumluluk taşıması gerektiği bir dönemde özellikle ülkeler arası hassas noktaları gündeme getirerek, aşının gelişini etkileme çabası içerisinde olmayalım"

- Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Çin aşısının bir milyon dozunun Türkiye'ye bedelsiz getirildiği iddiası ilişkin, "Aşı savaşının olduğu bir dünyada üretici bir firma bir ülkeye aşıyı bedava bağışlar mı, bunun akılla izahı var mı?" dedi.

Koca, başkanlık ettiği Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Koca, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "aşıların Türkiye'ye bedelsiz geldiği" iddiasına ilişkin, dünyada aşı savaşının yapıldığı bir dönemin yaşandığını söyledi.

Ülkelerarası ticari sır olarak kalması gereken bilgilerin ifşa edildiğini gördüklerini belirten Koca, bunun ülkeler arasında ilişkileri etkileyebileceğini, özellikle ücret ve benzeri noktalarda bunun ticari sır olarak kalmasının sözleşmeye de konduğunu ve bu nedenle fiyatı özellikle söylemediğini ifade etti.

Sağlık Bakanı Koca, şöyle devam etti:

"Ama şunu ifade etmiştim. Vatandaşımız bunu çok iyi bilsin, biz aşıyı dünyadaki bütün ülkelerin aldığı fiyattan en ucuza alan ülkeyiz. Bu iddiamın hala arkasındayım. Dolayısıyla bu ülkeler arası karşılıklı sözleşmeyle de ticari sır olarak korunması gereken bir durumdu. Bunu çok rahatlıkla açıklayabilirdim. Rakamı söylediğimde bunun dünyadaki aşı fiyatlarından düşük olduğunu zaten herkes biliyor olacaktı ancak bu aşı sadece Türkiye'ye satılmıyor, birçok devletlere satılıyor. Bu devletlerin aldığı fiyattan en ucuza alan Türkiye. Bu aşıyı, daha önce de söylemiştim, teminat olmadan almayacağımızı ifade etmiştim. Biz bu bağlantıları çok erken yaptık. Eğer faz-3 çalışması uygun çıkmamış olsaydı, eğer devamında Türkiye kendi yapması gereken tetkiklerden olumlu sonuç almamış olsaydı, bu aşıyı biz almamış olacaktık.

Dolayısıyla bununla ilgili teminatları dahi garantiye aldık. Dünyanın daha aşıyla ilgili bu sözleşmeleri doğru dürüst yapmadığı dönemde. Burada iddia şu, deniyor ki üretici firma 1 milyon doz aşı üretti ve bu 1 milyon doz aşıyı Türkiye'ye aslında bedel almadan bağışladı ancak distribütörü olan firma ise bunu Devlet Malzeme Ofisine, yani devlete fatura etti. Üretici firmanın devlete bağışlamış olduğu veya bedelsiz verdiği aşıyı, üretici firma fatura ederek devletten 12 milyon dolar para aldı. Aşı savaşının olduğu bir dünyada üretici bir firma bir ülkeye aşıyı bedava bağışlar mı, bunun akılla izahı var mı?"

Koca, bunun üzerine firmaya, sözleşme gereği kendilerine Türkiye'nin vermesi gereken bir bedel bulunduğunu ve bu bedelin ödendiğini belirterek, "Böyle bir iddia var. Bu nedir?" diye sorduklarını anlattı.

Firmanın cevabının yer aldığı İngilizce ve Türkçe yazılı belgeyi gösteren Koca, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Firma diyor ki özetle, 'bu aşıyla ilgili buradaki amaç, siz bizden teminat istediğiniz için biz teminatı sağlayamamıştık, bu nakit akış yönetimini sağlamak için biz distribütörümüz olan, bizi de temsil eden Sinovac firmasını da aynı zamanda temsil eden firmaya bedelsiz olarak verdik ama biz sizden ücretini olduğu gibi aldık'. Bunu üretici firma söylüyor. Hani üretici firma Türkiye Cumhuriyeti'ne bağışlamıştı? Ayrıca bununla ilgili bütün kurumlar vergisi dahil olmak üzere beyanı ve ödemesi de ayrıca yapılmış. Vergiyle ilgili hiçbir sorun yok. Bizim de verdiğimiz parayı firma 'Ben aldım' diyor."

- Devlet olarak tüm görüşmeleri Sinovac ile yaptık

Koca, "aracı bulunup bulunmadığına" ilişkin de şunları söyledi:

"Ben ısrarla şunu söylüyorum. Biz, devlet olarak tüm görüşmeleri Sinovac firması ile yaptık. Bu firmanın 10 yıldan fazla süredir bir distribütörü var, tek distribütörü. Bu distribütör bu firmanın Türkiye'deki ayrıca yetkilisi. Genel olarak firmanın Türkiye'deki yetkilisi de firma. Hem tek distribütörü hem tek yetkilisi firma adına. Dolayısıyla biz tüm görüşmeyi Sinovac firması ile yaptık. Altını çiziyorum, hiçbir şekilde aracı firmaya zerre kadar bir kuruş ilave verilmemiştir. Firmayla ne pazarlık yaptıysak bizim verdiğimiz ücret de bundan öte bir ücret değil. Türkiye olarak biz distribütörle de pazarlık yapabilirdik. Birçok firmayla öyle distribütörler üzerinden siz pazarlığı yapıyorsunuz ancak biz aşıda firmanın kendisiyle direkt yaptık.

Daha önce bir başka belge sunmuştum. Firma daha önce de ifade etmişti, 'Görüşmeler bizimle yapıldı. Sağlık Bakanlığı bizimle pazarlık sürecini götürdü. Bu dönemde tüm ticari ilişkiyi biz sağladık' diyor. Bakanlık bizimle yaptı ama distribütör temsil, lojistik ve benzeri işleri yapmak üzere devrede olan bir firma. Bunun için biz ekstra bir ücret ödemiyoruz. Önemli olan aracı dediğiniz kişiye ekstra ücret verme durumudur. Biz ekstra bir ücret vermedik. Biz pazarlığı Sinovac firmasının kendisiyle yaptık. Vatandaşımızın zihni niye bulanıklaştırılıyor?"

- Vatandaşımızın zihnini bulandırmak isteyenler var

Özellikle bu dönemde bu konuları siyasi arenaya çekmek istemediğini söyleyen Koca, bunda da son derece direndiğini dile getirdi.

Koca, 83 milyonun birlik ve beraberlik içerisinde salgın mücadelesinde yer alması gerektiğini ve buna inandığını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Buna rağmen vatandaşımızın zihnini bulandırmak isteyenler var. Bu özellikle devletler düzeyinde korunması gereken ve devamında aşı sürecinin gelişini etkileyebilecek, herkesin sorumluluk taşıması gerektiği bir dönemde özellikle ülkeler arası hassas noktaları gündeme getirerek, aşının gelişini etkileme çabası içerisinde olmayalım. Bu dönemde bu aşıya birçok ülkeye göre daha erken dönemde iletişime sadece Çin değil, biz AstraZeneca ile de görüşüyoruz, biz BioNTech ile her defasında görüşüyoruz, Sputnik ile başından beri görüşüyoruz. Bu noktada erişebildiğimiz her aşıya erişmek istiyoruz.

Vatandaşımızı aşıyla buluşturmak istiyoruz. Bu noktada hiçbir kimseye ayrıcalık tanımıyoruz ama bu anlamda biz daha erken faz-3 çalışmasına başladığımız ve sonuçlarını bildiğimiz bir aşıyla erken dönemde bu anlamda görüşmelerimizi yaptık, sözleşmelerimizi yaptık. Şu an gelinen noktada elinde 15 milyon aşı olan Avrupa ülkesi çok az. Bu aşının gelişini etkilemek için niye uğraşıyoruz? Ülkeler arası birtakım hassas noktaları niye kaşıyoruz? Olması gereken devletler arası sırrı niye ortaya döküyoruz? Eğer bununla ilgili varsa bir sorun, bu kadar hassasiyetin olduğu durumu biliyorsunuz, bana sayın muhalefet lideri açıp sorabilirdi. 'Böyle bir durum var hassas olduğunu biliyoruz, bu konuyla ilgili bir açıklamanız var mı?' diye bana sorulabilirdi. Yok mu böyle iletişim anlayışı?"

Kaynak: AA
Anahtar Kelimeler:
Bakan KocaBilim Kurulu

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol