data-ad-format="auto" data-full-width-responsive="true">

Standartlara uygun olmayan bir asansör el bombası gibidir
data-ad-format="auto" data-full-width-responsive="true">

Çukurova ilçesinde geçtiğimiz günlerde babasıyla birlikte bindiği asansörde 2 yaşındaki Eren Uğuz boşluğa sıkışıp boynu kırılarak feci şekilde hayatını kaybetti. Asansörde iç kapının olmaması sebebiyle meydana gelen kazanın ardından asansörlerdeki gizli tehlike yeniden gündeme geldi. AYSAD Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Yıldız, Adana'daki kazanın meydana geldiği asansörün kontrol edilmiş ve yönetmeliğe göre kullanılabilir olduğunu, acilen yönetmeliğin değişmesi ve bütün asansörlere iç kapı takılması gerektiğini söyledi.
 
"BÜTÜN ASANSÖRLERE ACİLEN İÇ KAPI TAKILMASI GEREKİYOR"
Türkiye'de bakanlığın kayıtlarına geçmiş yaklaşık 600 bin faal asansörün olduğunu belirten Yıldız, "Bakanlığın yetkilendirdiği kuruluşlar tarafından bu 600 bin asansörün 500 bini yıllık kontrolden geçirildi. Bu 500 bin asansörün yarısı şu an için kırmızı ve sarı etiket kategorisinde, yaklaşık 250 bin asansörümüz de standartlarımıza uygun kullanılabilir durumda. Bizim asansör standartlarımız Avrupa Birliği ile uyum sürecinde, Avrupa ile harmonize edildi. Bunun sonucunda 2001 yılında asansörlerde iç kapı zorunluluğu getirildi. 2001 yılından önce yapılan asansörlerimizde iç kapı kullanılmadı. Bu iç kapı kullanılmayan asansörlerimiz şu an için risk teşkil ediyor ve bunlara acilen iç kapı takılması gerekiyor" dedi.

EREN'İN HAYATINI KAYBETTİĞİ ASANSÖR KONTROLLERDEN GEÇMİŞ
Yıldız, mevcut yönetmelikte 2001 yılından önce yapılan asansörlerin iç kapısı yoksa bile "Mavi etiket" aldığını yani kullanılabilir olduğunu kaydetti. Yıldız, "Adana'da kazanın meydana geldiği asansör de mavi etiketli, kontrol edilmiş bir asansör ama maalesef 2 yaşındaki bir çocuğumuz hayatını kaybetti. Hayatını kaybetmesinin sebebi ise asansörde iç kapının olmaması. Dolayısıyla acilen yönetmeliklerimizin değişmesi ve bütün asansörlerimize süratle iç kapı takılması gerekiyor. İç kapı olmayan bir asansör de siz yukarı çıkarken duvarı görüyorsunuz yani oraya ayağınız, taktığınız kaşkol sıkışabilir, bir kaza olabilir ki bu şekilde çok kaza oluyor. Son 10 yıl içerisinde bu 600 bin asansörün her 2 bin asansöründe bir olay, bir kaza meydana geliyor. Bu kazalarda maalesef 400'e yakın yaralanma meydana geldi, 200'e yakın insanımız da bu kazalarda hayatını kaybetti" diye konuştu.

"ADANA'DAKİ KAZA ÖNLENEBİLİRDİ"
Asansörde iç kapının olmamasının ciddi bir risk olduğunun altını çizen Yıldız, sözlerine şöyle devam etti:  "Güvenliği tamamen kullanıcıya veriyorsunuz. Yani kullanıcıya diyorsunuz ki 'Burada tehlikeli bir durum var, sen dikkat et. Dikkat etmezsen kaza geçirirsin, kaza sonucunda yaralanırsın, bir uzvun kopabilir ölebilirsin de' diyorsunuz. Standarda uygun yapılan bir asansörde kaza geçirme olasılığınız milyarda birdir, biz bu oranı yok kabul ederiz. Bugünden itibaren bakanlık, 'Artık bütün asansörlere iç kapı takıyoruz' dese dahi 3-4 yıl içerisinde bütün asansörlere iç kapı takılabilir. Peki, bu süre içerisinde iç kapısı olmayan asansörlerde kullanıcılar neye dikkat etmeli ? Kullanıcıların kapıdan uzak durmaları gerekiyor. Standarda uygun olmayan bir asansör bir el bombası gibidir, ne zaman patlayacağı belli olmaz. O anda patlayabilir 10 yıl sonra da patlayabilir. Adana'daki kaza da maalesef eğer asansöre iç kapı takılmış olsaydı önlenebilir bir kazaydı" dedi.

Kaynak: DHA

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol