HAYALDEN GÖKYÜZÜNE 6: “Tayyare Mektebi” Osmanlı Devleti, havacılıkta attığı ilk adımları kısa sürede daha sistemli bir yapıya dönüştürdü. 3 Temmuz 1912’de Yeşilköy’de kurulan Tayyare Mektebi, bu sürecin en önemli adımlarından biri oldu. Yurt dışında edinilen bilgi ve deneyim, bu okul sayesinde ülke içinde aktarılmaya başlandı; yerli pilot yetiştirme süreci resmiyet kazandı ve kalıcı bir birikimin temeli atıldı. Burada verilen eğitimler, askerî havacılık teşkilatının gelişimine doğrudan katkı sağladı ve kurumsallaşma sürecini hızlandırdı.
HAYALDEN GÖKYÜZÜNE 6️⃣: “Tayyare Mektebi”
— Türk Havacılık Uzay Sanayii (@TUSAS_TR) August 13, 2026
Osmanlı Devleti, havacılıkta attığı ilk adımları kısa sürede daha sistemli bir yapıya dönüştürdü. 3 Temmuz 1912’de Yeşilköy’de kurulan Tayyare Mektebi, bu sürecin en önemli adımlarından biri oldu.
Yurt dışında edinilen bilgi ve deneyim,… pic.twitter.com/Lr6yTjoVli
HAYALDEN GÖKYÜZÜNE 5: “İlk Uçaklar: Gökyüzüyle Tanışma” 1912 yılında Osmanlı semalarında ilk motorlu uçuşlar gerçekleştirilmeye başlandı ve havacılıkta aktif uçuş dönemine geçildi. Envantere giren Deperdussin ve Blériot tipi uçaklarla, balon uçuşları yerini kontrollü ve motorlu uçuşlara bıraktı. Böylece havacılık, teoriden pratiğe taşınan bir alan haline geldi. Yurt dışında eğitim alan subayların bilgisi bu uçuşlarla sahaya yansıdı ve Osmanlı havacılığı güç kazandı. Bu adımla birlikte Osmanlı, havacılıkta gözlemci konumdan aktif bir aktöre dönüştü; geleceğin askerî ve sivil havacılığının temelleri atıldı.
HAYALDEN GÖKYÜZÜNE 5️⃣: “İlk Uçaklar: Gökyüzüyle Tanışma”
— Türk Havacılık Uzay Sanayii (@TUSAS_TR) August 6, 2026
1912 yılında Osmanlı semalarında ilk motorlu uçuşlar gerçekleştirilmeye başlandı ve havacılıkta aktif uçuş dönemine geçildi.
Envantere giren Deperdussin ve Blériot tipi uçaklarla, balon uçuşları yerini kontrollü ve… pic.twitter.com/erPWM2VCGJ
HAYALDEN GÖKYÜZÜNE 4: “Savaşın İçinde Havacılık: İlk Tecrübeler” Trablusgarp ve Balkan Savaşları, Osmanlı havacılığı için zorlu şartlarda kazanılan ilk saha deneyimlerini beraberinde getirdi. Sınırlı imkânlara rağmen uçaklar, savaş ortamında kullanılmaya başlandı. Gerçekleştirilen keşif uçuşları, havacılığın askerî alandaki önemini ortaya koydu. Uçaklar; düşman hareketlerini izleme, cepheden bilgi toplama ve sahayı değerlendirme görevlerinde yer aldı. Teknik yetersizlikler ve personel eksikliğine rağmen edinilen bu deneyim, önemli bir birikim oluşturdu. Bu süreçte kazanılan tecrübe, havacılık faaliyetlerinin daha planlı ve etkin yürütülmesine zemin hazırladı. Türk havacılığının geleceğine yön veren kritik bir aşama oldu.
HAYALDEN GÖKYÜZÜNE 4️⃣: “Savaşın İçinde Havacılık: İlk Tecrübeler”
— Türk Havacılık Uzay Sanayii (@TUSAS_TR) July 30, 2026
Trablusgarp ve Balkan Savaşları, Osmanlı havacılığı için zorlu şartlarda kazanılan ilk saha deneyimlerini beraberinde getirdi. Sınırlı imkânlara rağmen uçaklar, savaş ortamında kullanılmaya başlandı.… pic.twitter.com/n2bihrxin9
HAYALDEN GÖKYÜZÜNE 3 : “İlk Pilotlar, İlk Eğitimler” Osmanlı Devleti, havacılığın gelecekteki rolünü erken fark ederek subaylarını Avrupa’ya gönderdi ve modern havacılık eğitimiyle tanıştırdı. 1911–1912 yıllarında Fransa’ya giden Fesa Bey ve Yusuf Kenan Bey, bu sürecin öncüleri oldu. Aldıkları eğitimle hem teorik bilgi hem uçuş tecrübesi kazanarak Osmanlı’nın ilk pilotları arasında yer aldılar. Bu adım, Türk havacılık tarihinde insan kaynağına yapılan ilk sistemli yatırım ve kurumsal yapının başlangıcı oldu. Bugün ulaşılan seviyenin arkasında, işte bu erken dönem vizyonunun izleri bulunuyor.
HAYALDEN GÖKYÜZÜNE 3️⃣: “İlk Pilotlar, İlk Eğitimler”
Osmanlı Devleti, havacılığın gelecekteki rolünü erken fark ederek subaylarını Avrupa’ya gönderdi ve modern havacılık eğitimiyle tanıştırdı.
1911–1912 yıllarında Fransa’ya giden Fesa Bey ve Yusuf Kenan Bey, bu sürecin öncüleri… pic.twitter.com/CMnR27oF0E— Türk Havacılık Uzay Sanayii (@TUSAS_TR) July 9, 2026
HAYALDEN GÖKYÜZÜNE 2 : “Gökyüzü yeniden keşfediliyor.” II. Meşrutiyet döneminde havacılığın yalnızca bir merak değil; stratejik ve askeri bir güç olduğu anlaşılmaya başlandı. 1909’dan itibaren atılan adımlar Türk havacılığının geleceğine yön verecek güçlü bir temelin başlangıcı oldu. Gökyüzü artık uzak bir hayal değil, ulaşılacak bir hedefti.
HAYALDEN GÖKYÜZÜNE 2️⃣: “Gökyüzü yeniden keşfediliyor.”
— Türk Havacılık Uzay Sanayii (@TUSAS_TR) July 2, 2026
II. Meşrutiyet döneminde havacılığın yalnızca bir merak değil; stratejik ve askeri bir güç olduğu anlaşılmaya başlandı. 1909’dan itibaren atılan adımlar Türk havacılığının geleceğine yön verecek güçlü bir temelin başlangıcı… pic.twitter.com/UqoM3AfNGC
53 yılın gururunu hep birlikte yaşıyoruz
53 yılın gururunu hep birlikte yaşıyoruz 🎉🥳🎈#GURURLA53 pic.twitter.com/1gpictXfoi
— Türk Havacılık Uzay Sanayii (@TUSAS_TR) June 28, 2026
Heyecan yüksek, rekabet tatlı… 53. yılımızın coşkusu her alanda hissediliyor
Heyecan yüksek, rekabet tatlı… 53. yılımızın coşkusu her alanda hissediliyor. 🎉#GURURLA53 pic.twitter.com/FToIXewIEE
— Türk Havacılık Uzay Sanayii (@TUSAS_TR) June 28, 2026
Geçmişin izleri, nice güzel anılar… Yarım asrı aşan yolculuğumuz devam ediyor.
Geçmişin izleri, nice güzel anılar… Yarım asrı aşan yolculuğumuz devam ediyor. ✈️#GURURLA53 pic.twitter.com/MXG0ITCHit
— Türk Havacılık Uzay Sanayii (@TUSAS_TR) June 28, 2026
HAYALDEN GÖKYÜZÜNE 1 : Gökyüzü sevdasının ilk kıvılcımı. 1800’lü yıllarda Osmanlı’da gökyüzüne duyulan merak, cesur girişimlerle kendini göstermeye başladı. Bu yolculuğun ilk adımlarından biri, Selim Efendi’nin sıcak hava balonuyla gerçekleştirdiği uçuş denemesiydi. Bugün Türkiye’nin havacılık yolculuğunda yükselen her başarıda, o ilk hayallerin izleri var.
HAYALDEN GÖKYÜZÜNE 1️⃣: Gökyüzü sevdasının ilk kıvılcımı.
— Türk Havacılık Uzay Sanayii (@TUSAS_TR) June 25, 2026
1800’lü yıllarda Osmanlı’da gökyüzüne duyulan merak, cesur girişimlerle kendini göstermeye başladı. Bu yolculuğun ilk adımlarından biri, Selim Efendi’nin sıcak hava balonuyla gerçekleştirdiği uçuş denemesiydi.
Bugün… pic.twitter.com/WCeUJ5mPUk