Genel Sekreterimiz Selahattin Dolgun, 7 Mart tarihinde Ankara 10 No.lu Şubemizin iftar programına katıldı. Programda Ankara 10 No.lu Şube Başkanı Mustafa Durulmuş ve şube yönetim kurulu üyeleri ile üyelerimiz katıldı.
Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Selahattin Dolgun, iftar programında yaptığı konuşmada devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Asıl olan iç cephedir” sözünü hatırlatarak, Türkiye’nin güçlü kalmasının sağlam bir iç cephe ile mümkün olduğunu ifade etti.
Dolgun konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Dünya yangın yeri olmuş; İsrail-ABD ve İran savaşı bölgeyi kasıp kavururken, Orta Doğu’da belirsizlik devam ederken Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonu, söylemi ve bakış açısı aradan bir asır geçmesine rağmen önemini koruyor. Atatürk, ‘Asıl olan iç cephedir. Dış cephe sarsılabilir, değişebilir, mağlup olabilir; fakat bu durum hiçbir zaman bir memleketi, bir milleti yok edemez. Önemli olan, memleketi temelinden yıkan ve milleti tutsak ettiren iç cephenin çökmesidir’ demiştir.”
Türk Eğitim-Sen olarak eğitim çalışanlarının ekonomik, özlük ve sosyal haklarının iyileştirilmesi için mücadelelerini kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Dolgun, bu konuda taviz vermeden çalışmaya, üretmeye ve yol göstermeye devam edeceklerini söyledi.
Dolgun, bölgede yaşanan gelişmeler karşısında Türk Eğitim Sen’in duruşunun ilk günkü gibi net olduğunu ifade ederek, “Önce Türkiye. Önceliğimiz Türk Devleti ve Türk milletidir.” dedi.
Dolgun konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türk Eğitim-Sen olarak geçmişte çeşitli bedeller ödedik. Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği için bedel ödemeye yine hazırız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de ifade ettiği gibi, iç cephemizin sağlam olması için Türk Eğitim-Sen sorumluluk almaktan hiçbir zaman kaçmamıştır.
Popülist ve içi boş söylemlerle, üye devşirmek amacıyla bizlere ve eğitim çalışanlarına üst perdeden konuşanlar şunu unutmamalıdır: Türkiye varsa her şeyin bir anlamı vardır.
Bir yıldan bu yana Türk Eğitim-Sen’e saldıranlar, yine her zaman olduğu gibi bugün ‘siz haklıymışsınız’ demeye başlamıştır.
Değerli eğitim çalışanlarımız; Türk Eğitim-Sen’in olduğu yerde güvendesiniz. Sizlerin ve ülkemizin geleceğine dair hiçbir olumsuz işin, eylemin ya da söylemin içinde olmayız.
‘Türkiye sevdamız, ekmek için kavgamız.’ İşte bizi en güzel anlatan slogan budur. Bu anlayış ve kararlılıkla sendikal mücadelemize devam ediyoruz.”
Öğretmenlik mesleğinin itibarı ve öğretmenlerimizin güvenliği toplumun ortak sorumluluğudur.
Eğitim gündemine dair açıklamalar da yapan Dolgun, öğretmenlere yönelik şiddet olaylarının son bulması için gerekli adımların ivedilikle atılmasını istedi. Fatma Nur Çelik öğretmenimizin vefatından duyduğu büyük üzüntüyü dile getiren Dolgun, failin en üst sınırdan ceza almasını istedi. Okullarımızda öğretmenlerimizin ve eğitim çalışanlarımızın can güvenliğinin ciddi bir tehdit altında olduğuna dikkat çeken Dolgun, okullardaki disiplin yönetmeliklerinin yetersizliği, eğitimcilerin itibarını zedeleyen, hiçbir somut gerekçeye dayanmayan asılsız şikâyet hatlarının varlığı, eğitimcileri hedef gösteren yayınlar ve söylemlerin öğretmenlerimizi savunmasız bıraktığını belirtti. Dolgun, sözlerini şöyle sürdürdü: “Öğretmenlerimiz, herkesin kolayca hedef alabildiği ya da şiddet uygulayabildiği kişiler değildir ve asla böyle görülmemelidir. Öğretmenlik mesleğinin itibarı ve öğretmenlerimizin güvenliği toplumun ortak sorumluluğudur. Unutmamalıyız ki öğretmene verilen değer, aslında çocuklarımıza ve geleceğimize verilen değerdir. Bu nedenle toplumun her kesiminin bu bilinçle hareket etmesi ve öğretmenlere hak ettikleri saygı ve değeri göstermesi zorunluluktur. Ayrıca ülkemizi yönetenler ve yasa koyucular da eğitim çalışanlarına yönelik şiddeti kesin ve caydırıcı biçimde önleyecek, öğretmenlik mesleğinin saygınlığını güçlendirecek kararlı adımlar atmakla yükümlüdür.”
Alan değişikliği beklentisi karşılanmalıdır.
Öğretmenlerimizin uzun süredir alan değişikliği hakkı beklediğini bildiren Dolgun, bu beklentinin artık karşılanması gerektiğini bildirdi. Dolgun, “Alan değişikliğine bağlı atama işlemlerinin branş sınırlaması olmaksızın her yıl belirli takvim çerçevesinde düzenli olarak yapılmalıdır. 2026 yılı içerisinde ise branş sınırlaması olmaksızın ve tüm boş normlar duyuruya çıkılarak alan değişikliğine bağlı atama işlemleri yapılmalıdır” dedi.
Yardımcı Hizmetler Sınıfında görev yapan arkadaşımızın kadro intibakları yapılmalıdır.
Yardımcı Hizmetler Sınıfının kadro intibakının yapılmasının Türk Eğitim-Sen’in temel talepleri arasında yer aldığını belirten Dolgun, “Kamuda yaklaşık 110 bin Yardımcı Hizmetler Sınıfında görev yapan arkadaşımız var. Bu arkadaşlarımızın yaptıkları işin niteliği ve eğitim durumları dikkate alınarak Genel İdare Hizmetleri sınıfına geçirilmesi yönündeki talebimiz yerine getirilmelidir.” dedi.
Okullardaki yardımcı personel ve hizmetli eksikliğine de dikkat çeken Dolgun, öğrencilerin ve öğretmenlerin sağlıklı ve hijyenik bir ortamda eğitim faaliyetlerini sürdürebilmeleri için yardımcı personelin önemine vurgu yaptı. Dolgun, eğitim kurumlarında temizlik hizmetlerinin düzenli yürütülmesinin yanı sıra bakım ve onarım işlerinin de aksatılmadan yerine getirilmesi gerektiğini belirtti. Buna rağmen mevcut personel sayısının birçok okulda yetersiz kaldığını dile getiren Dolgun, bu durumun sağlıklı bir eğitim-öğretim ortamının oluşmasını engellediğini ifade etti. Dolgun, bu noktada tüm okullarda yeterli sayıda yardımcı hizmetli görevlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı.