Genel Sekreterimiz Selahattin Dolgun, 9 Mart 2026 tarihinde Bolu’da mülkiyeti Bolu Şubemize ait hizmet binasının açılış törenine katıldı. Açılış programına Milliyetçi Hareket Partisi Bolu İl Başkanı İlhan Durak, Bolu Milletvekili İsmail Akgül, Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi, şube başkanları ve çok sayıda sendika üyesi katıldı. Programda, yeni hizmet binasının sendikal faaliyetlere katkı sağlaması temennisinde bulunuldu.
Açılış programının ardından çeşitli ziyaretler de gerçekleştirildi. Dolgun ve beraberindeki heyet, Bolu İl Milli Eğitim Müdürü Cemal Turan’ı makamında ziyaret ederek yeni görevinde başarılar diledi. Program kapsamında Milliyetçi Hareket Partisi Bolu İl Başkanı İlhan Durak da ziyaret edilerek başarı temennileri paylaşıldı. Ayrıca Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Faruk Yiğit ile de bir araya gelen Dolgun ve beraberindeki heyet, başarı dileklerini iletti.
Dolgun ayrıca Bolu Şubemizin düzenlediği programda üyelerimiz ile buluştu. Programa Bolu Şube Başkanı Ulaş Aydoğan ve şube yönetim kurulu üyeleri ile üyelerimiz katıldı
Fitneden, fesattan yalandan, dolandan uzak durun.
Genel Sekreterimiz Selahattin Dolgun programda yaptığı konuşmada, “Biz sadece sendika değil, milli bir sivil toplum kuruluşuyuz. Türk Eğitim-Sen ve Türkiye Kamu-Sen’in duruşunu, başarısını, bu memleket için ne denli önemli olduğunu tarih yazar mı bilmem, bunu hep beraber göreceğiz. Bildiğim şudur ki teşkilatlarımız tarih yazıyor bunu net olarak söyleyebiliriz. Teşkilat yöneticilerimiz her şeyden önce ahlaklı sendikacılık yapacaktır.
Kirlenen sendikal zemin yine sizlerin gayretiyle temizlenecektir. Var olun, güçlü olun, bir olun, diri olun. Fitneden, fesattan yalandan, dolandan uzak durun. Nerede bir haksızlığa uğramış, mağdur olmuş eğitim çalışanı varsa Türk Eğitim-Sen yöneticisi yanında olacaktır. Allah Türkiye Kamu-Sen’in, Türk Eğitim-Sen’in yokluğunu bu memlekette göstermesin.” dedi.
Kamu çalışanlarının vergi yükü azaltılmalı, ücret adaletsizliği giderilmelidir.
Kamu çalışanlarının yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çeken Genel Sekreterimiz Selahattin Dolgun, mevcut ücret politikalarının adil olmadığını belirterek kurum içi ve kurumlar arası maaş farklılıklarının giderilmesi gerektiğini söyledi. Vergi uygulamalarının çalışanlar üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu ifade eden Dolgun, eğitim çalışanlarının yılın ortalarından itibaren yüzde 20’lik vergi dilimine girdiğini ve bunun maaşlarda kayba neden olduğunu dile getirdi. Dolgun, bu sorunun çözümü için tüm kamu çalışanlarının yüzde 15’lik vergi dilimine sabitlenmesini istedi.
Öğretime Hazırlık Ödeneği MEB ve YÖK personelinin tamamını kapsamalıdır.
Eğitim çalışanlarına her yıl eğitim-öğretim yılı başında verilen Hazırlık Ödeneğinin yetersiz kaldığını belirten Dolgun, bu ödemenin bir asgari ücret seviyesine yükseltilmesi ve öğretmenlerle sınırlı kalmayarak Milli Eğitim Bakanlığı ve yükseköğretim kurumlarında görev yapan tüm personeli kapsaması gerektiğini ifade etti.
İlave ödemelerin tamamı emeklilik keseneğine dahil edilsin.
Kamu görevlilerinin emeklilik döneminde ciddi gelir kaybı yaşadıklarını hatırlatan Dolgun, emeklilik maaşlarının düşük kalmasının çalışanları emekli olmaktan uzaklaştırdığını söyledi. Dolgun, bu nedenle maaşların yanı sıra ek ders ücretleri, fazla mesai ödemeleri ve diğer tüm ek gelirlerin emeklilik keseneğine dahil edilmesi gerektiğini belirtti.
Sadece kadrolu atama istiyoruz.
Kamuda farklı statülerde personel çalıştırılmasının sorunlara yol açtığını ifade eden Dolgun, kamu görevlilerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/A maddesine göre kadrolu olarak istihdam edilmesi gerektiğini dile getirdi.
Enflasyon farkı aylık olarak maaşlara yansıtılmalı ve refah payı kalıcı hale getirilmelidir.
Ekonomik koşullar nedeniyle kamu çalışanlarının alım gücünün hızla düştüğünü belirten Dolgun, verilen zamların kısa sürede eridiğini söyledi. Şubat ayında açıklanan enflasyon oranlarının maaşlardaki kaybı ortaya koyduğunu ifade eden Dolgun, çalışanların mağduriyetinin giderilmesi için ek zam yapılması, enflasyon farkının aylık olarak maaşlara yansıtılması ve refah payının kalıcı hale getirilmesi gerektiğini kaydetti. Ayrıca birinci dereceye inmiş tüm kamu çalışanlarına 3600 ek gösterge verilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Aileler birleştirilsin!
Aile bütünlüğünün korunması gerektiğini belirten Dolgun, özür grubu tayinlerinde uygulanan mevcut sistemin birçok eğitim çalışanını mağdur ettiğini söyledi. İl ve ilçe emri uygulamasının olmaması nedeniyle birçok öğretmenin yer değişikliği yapamadığını ve bunun ailelerin ayrı kalmasına yol açtığını ifade etti. Bu nedenle hem iller arası hem de il içi yer değişikliklerinde il ve ilçe emri uygulamasının getirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Tüm atamalarda esas olan yazılı sınav puanı olmalıdır.
Kamuya personel alımında mülakat uygulamasının kaldırılması gerektiğini belirten Dolgun, sözlü sınavların torpil ve kayırmacılığa zemin hazırladığını belirtti. Dolgun yönetici atamalarının da yalnızca yazılı sınav sonuçlarına göre yapılması gerektiğini belirtti.
Akademisyenlerin ek ders ücretleri en az yüzde 100 artırılmalıdır.
Üniversitelerde görev yapan akademik personelin ekonomik şartlarının iyileştirilmesi gerektiğini ifade eden Dolgun, en düşük akademisyen maaşının yoksulluk sınırının en az iki katı seviyesine çıkarılması gerektiğini belirtti. Dolgun, aksi halde başarılı öğrencilerin akademisyenliği tercih etmeyeceğini ve bunun bilimsel gelişmeyi olumsuz etkileyeceğini söyledi. Akademisyenlerin ek ders ücretlerinin en az yüzde 100 artırılması gerektiğini de dile getiren Dolgun, akademik yeterliliğini tamamlayan bilim insanlarına kontenjan ve kadro sınırlaması olmadan unvan verilmesi gerektiğini ifade etti.
Üniversitelerde idari personelin yaşadığı sorunlara da değinen Dolgun, fakülte sekreterliği ve daire başkanlığı gibi idari kadrolara atamaların görevde yükselme sınavlarıyla yapılması gerektiğini söyledi. 13/b maddesine göre yapılan geçici görevlendirmelerde personelin rızasının esas alınması gerektiğini belirterek bu düzenlemenin keyfi uygulamalara açık olmaktan çıkarılması gerektiğini ifade etti.
Ayrıca kurumlarda görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının düzenli olarak yapılmasının zorunlu hale getirilmesi gerektiğini belirten Dolgun, üniversitelerde çalışan idari personele kurumlar arası nakil ve karşılıklı yer değiştirme hakkı tanınmasını talep etti.
Dolgun son olarak kamu çalışanlarının haklarının korunması için Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen’in yetkili olması gerektiğini sözlerine ekledi.