EĞİTİM/ÖĞRETİM

Maarifin Kalbinde Ramazan: Değerlerle Kurulan Eğitim İklimi

Paylaş:

Eposta :

MAARİFİN KALBİNDE RAMAZAN: DEĞERLERLE KURULAN EĞİTİM İKLİMİ

Ramazan ayında, Türkiye’nin dört bir yanındaki okullarda “Maarifin Kalbinde Ramazan” temasıyla yürütülen etkinlikler; okul atmosferini güçlendiren ve eğitim ortamına dair aidiyeti görünür kılan bir süreç olarak öğrenmeye dair yeniden düşünmemizi sağladı. Bu çerçevede okullarda iftar buluşmaları, hat ve ebru atölyeleri, masal ve meddah gösterileri, yardımlaşma kampanyaları, Ramazan sohbetleri ve geleneksel çocuk oyunlarıgibi pek çok faaliyet gerçekleştirildi. Sınıfta değerler eğitimini esas alan çalışmalar, paylaşma ve israf etmeme odağındaki küçük ama sürekliliği olan uygulamalar; geleneksel sanatlar, okuma halkaları, yardım ve dayanışma faaliyetleriyle birleştiğinde Ramazan; öğrenme ortamının gündelik akışına yerleşen somut bir “iyilikdüzeni”ne dönüştü.

“Maarif” dediğimiz kavram, bilgiyi taşımaktan ibaret değildir. İnsanın kendisini, başkasını ve hayatı doğru bir yerden görmesine yardımcı olan bilince dair önemli bir kavramdır. Ramazan ise tam da bu bilincin günlük hayata yayılan dilidir: sabır, şükür, ölçü, merhamet, paylaşma…Bunlar soyut kavramlar olarak kaldığında öğrencinin zihninde birer “ödev başlığı”na dönüşebilir; fakat eğitim süreci içinde somut karşılık bulduğundakaraktere yerleşir.

Ramazan; paylaşmayı bir jest olmaktan çıkarıp sorumluluğa, ölçülü olmayı bir kural olmaktan çıkarıp alışkanlığa dönüştürür. Sükûnet ise bu iklimin dili olur; öğrencinin hem kendini hem çevresini daha dikkatle deneyimlediği bir öğrenme alanı açar.

Dilin terbiyesi: Kırmadan konuşmak, sözü inceltmek

Ramazan ayı, eğitim ortamında kurduğumuz iletişim dilini daha bilinçli ve özenli biçimde inşa etmek için güçlü bir fırsat sunar. Günün ritmi içinde durup ses tonunu ayarlamak, kelime seçiminde daha dikkatli olmak ve duyguyu uygun şekilde ifade etmek; öğretmen ve öğrenci için olumlu bir öğrenme sürecine dönüşür. Bunoktada eğitimin temel hedeflerinden ikisi öne çıkar: iletişim ahlakı ve duygu düzenleme becerisi; çünkü sınıfta kullanılan dil, öğrencinin hem kendini ifade etme biçimini hem de başkalarıyla ilişki kurma yetilerini doğrudan şekillendirir.

Sınıfta güveni değer hâline getirmenin yolu, iletişim üslubunu özenle kurmaktır. Ramazan, bu üslubu beceriye dönüştürmenin en iyi zamanıdır.

Sofranın pedagojisi: Paylaşma, israfı azaltma, şükür

Ramazan denince akla gelen “sofra”, okul için de güçlü bir metafordur: Sofrada herkesin yeri vardır; ama sofranın bereketi paylaşmada saklıdır. Bu yönüyle Ramazan; öğrencinin günlük hayatta sıklıkla karşılaştığı tüketim kültürüne karşı ihtiyaç istek ayrımı, israfın fark edilmesi, emeğe saygı gibi değerler yoluyla bir denge kurar.

Olumlu okul ikliminin öğrencilere en önemli katkısı, sürekliliği olan alışkanlıklar kazandırmaktır. Örneğin sınıfta “israf etmeme”yi yalnızca yiyecekle sınırlamadan; kâğıt, su, enerji, zaman ve dikkat üzerinden konuşmak; bir lokma ekmek kadar bir damla suyun da kıymetini birlikte düşünmek… Öğrencinin gündelik hayatına dokunan bu somut yaklaşım, işlenen temaların sahici bir öğrenmeye dönüşmesini sağlar.

“Külliye’de Ramazan”, “Maarifin Kalbinde Ramazan” etkinliklerini öğrencinin aktif rol aldığı değer iklimine dönüştürdü.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi yerleşkesinde, Cumhurbaşkanlığı koordinasyonunda yürütülen “Külliye’de Ramazan” programı; “Maarifin Kalbinde Ramazan” temasını yaparak – yaşayarak öğrenme zeminine taşıdı. Ramazan’ın manevi iklimi, burada millî ve manevi değerler ekseninde bütüncül bir öğrenme süreci olarak karşılık buldu.

Millî Eğitim Bakanlığının katkı sunduğu alanda; öğrencilerin aktif katılımını esas alan bilim ve teknoloji atölyeleri, geleneksel sanat uygulamaları, değerler odaklı çalışmalar ve oyun temelli öğrenme etkinlikleri yürütüldü. Bilim teknoloji ve havacılık alanındaki deneyim temelli uygulamalar ile yapay zekâ, robotik ve tasarım çalışmaları da bu içeriği güçlendirdi.

Külliye’de Ramazan etkinlik alanında yer alan ve bakanlığımız tarafından tasarlanan Erdem–Değer Ağacı, öğrencilerin kendilerini en iyi ifade eden bir cümleyle birlikte fotoğraflarının dijital olarak ağaca yansıtıldığı; her bir katılımın “yaprak”a dönüşerek ortak bir hafıza oluşturduğu etkileşimli bir uygulama olarak ziyaretçilerin dikkatini çekti. Böylece öğrencinin sözü ve yüzü aynı zeminde görünür oldu; tek tek paylaşımlar birleşerek alanın tamamına yayılan, yaşayan bir değer panoraması meydana getirdi.

Mehmet Doruk KANDEMİR

Ankara

{ "vars": { "account": "G-DWD9KP42D3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } < type="adsense" data-ad-client="ca-pub-7735276658433681">