Memur-Sen Tez Ödüllerimiz Sahiplerini Buldu Bugün kamu görevlilerinin karşı karşıya olduğu sorunlar; tekil, geçici ve dar çözümlerle aşılabilecek meseleler değildir. Sendika mevzuatından kamu personel sistemine, vergi sisteminden ücret rejimine, emeklilikten toplu sözleşme düzenine kadar çok katmanlı yapısal sorun alanlarıyla karşı karşıyayız. Memur-Sen olarak bu sorunları sahada, masada, sosyal diyalog mekanizmalarında ve yargı yoluyla çözmek için kesintisiz mücadele ediyoruz. Ancak biliyoruz ki bu katmanlı yapısal sorunları çözmede salt sendikal mücadele yetersiz kalmaktadır. Bu bağlamda akademinin bilgi kapasitesinin sürece katılmasına ihtiyaç vardır.
Gönderi
Sohbet
·
Memur-Sen Tez Ödüllerimiz Sahiplerini Buldu Bugün kamu görevlilerinin karşı karşıya olduğu sorunlar; tekil, geçici ve dar çözümlerle aşılabilecek meseleler değildir. Sendika mevzuatından kamu personel sistemine, vergi sisteminden ücret rejimine, emeklilikten toplu sözleşme
Sendika ve akademi işbirliğini geliştirmek, üniversitelerimizin ve akademisyenlerimizin ilgisini memur sendikacılığına yöneltmek amacıyla çeşitli çalışmalar yapıyoruz. Bu bağlamda 2021 yılından bu yana Memur-Sen Tez Ödüllerini düzenliyor, akademi ile sendikal mücadele arasında kalıcı ve nitelikli bir bağ kurmayı hedefliyoruz. Bu nedenle geleneksel olarak düzenlediğimiz “Memur-Sen Tez Ödülleri” önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Memur-Sen Tez Ödüllerine ise bugüne kadar 200’ü aşkın başvuru yapılmış, bağımsız ve çift-kör hakem sistemiyle değerlendirilen 41 tez ödüllendirilmiştir. Bu yıl da 50’ye yakın tez başvurusu aldık. Ödüle layık görülen tüm tez yazarlarımızı ve danışman hocalarımızı yürekten tebrik ediyorum.
·
9.808
Görüntüleme
Memur-Sen’in sendikal alana akademinin ilgisini daha fazla artırmak, akademik birikimi kamu görevlileri sendikacılığıyla buluşturmak, yeni yaklaşımlar geliştirmek amacıyla bu yıl beşincisini düzenlediği Memur-Sen Tez Ödüller, Memur-Sen Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen törenle sahiplerini buldu. Törene Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve Ankara Üniversitesi Rektörü Necdet Ünüvar’ın yanı sıra akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı.
Ödül töreninde konuşan Genel Başkan Ali Yalçın; Memur-Sen’in 11 hizmet kolu sendikasıyla kamu görevlilerinin sorunlarını çözmek, hak ve menfaatlerini geliştirmek için çok yönlü bir mücadele yürüttüğünü belirterek, “Kamu görevlilerinin emeğini büyütmek, haklarını korumak ve geliştirmek için birçok kulvarda ter akıtıyoruz” dedi.
“Her alanda çözülmesi gereken başlıklar var”
Türkiye’de yaklaşık 4 milyon kamu görevlisi ve 2,5 milyon kamu emeklisi bulunduğunu hatırlatan Yalçın, kamuda örgütlenme oranının yüzde 76,88 seviyesinde olduğunu ifade ederek, “Bu oran, son derece ciddi ve kıymetli bir örgütlülük düzeyine işaret ediyor. Bununla beraber kamu personel sisteminde mevzuat ve uygulamadan kaynaklanan çok sayıda yapısal sorun da devam ediyor. Sendika yasamızda sorunlar var, kamu personel sistemimizde sorunlar var, vergi sisteminde ve gelir dağılımında sorunlar var” dedi. Çalışma hayatında adaletin sağlanması gerektiğini vurgulayan Yalçın, “Çalışma ortamından ücret adaletine, emeklilik sisteminden kamuda ücret dengesizliğine kadar her alanda çözülmesi gereken başlıklarla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.
Sözlerinin devamında memur sendikacılığının akademik alanda yeterli ilgiyi görmediğini dile getiren Yalçın, “Memur sendikacılığı, akademinin en zayıf ve en bakir alanlarından biridir” diyerek bu alanda daha fazla akademik üretime ihtiyaç duyduklarını vurguladı ve Akademik ilgiyi artırmak amacıyla üniversitelerle iş birliği protokolleri imzaladıklarını belirten Yalçın, “Ortak çalışmalarla bilimsel toplantılar düzenliyor, çalıştaylar gerçekleştiriyor, akademisyenlerimize raporlar yazdırıyoruz” dedi. Bugüne kadar iş birliği yapılan tüm üniversitelere ve rektörlere teşekkür eden Yalçın, “Birlikte önemli mesafeler kat ettiğimize inanıyorum” ifadelerini kullandı.
“2026 yılı başvuru süreci devam ediyor”
Memur-Sen olarak sahadaki tecrübeyi akademinin bilimsel kapasitesiyle buluşturmaya büyük önem verdiklerini vurgulayan Ali Yalçın, bu anlayışın somut örneklerinden birinin Memur-Sen Tez Ödülleri olduğunu söyledi ve 2021 yılından bu yana düzenlenen Tez Ödüllerine beş yılda 200’ün üzerinde başvuru yapıldığını ve 41 tezin ödüllendirildiği bilgisini paylaştı. Bu yıl da yaklaşık 50 tezin başvurduğunu belirten Yalçın, “Çift kör hakem sistemiyle değerlendirilen tezlerin yazarlarına ve danışman hocalarına ödüllerini takdim edeceğiz” dedi. Ödüle layık görülen akademisyenleri ve tez yazarlarını tebrik eden Yalçın, “2026 yılı Tez Ödülleri başvuru süreci hâlihazırda devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Kamu görevlileri sendikacılığı, kamu personel sistemi, kamu yönetimi ve kamu hizmet kalitesi gibi alanların lisansüstü tezlerde ele alınmasının önemine değinen Yalçın, “Bu alanlarda akademik üretimin artması, literatürün zenginleşmesi ve sendikal hakların ILO standartlarına kavuşması açısından büyük önem taşıyor. Saha tecrübesi ile akademik bilginin buluşması, Türkiye’nin geleceği adına güçlü bir imkândır” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Ünüvar: Memur sendikacılığı sayısal olarak güçlü bir noktada
Törende konuşan Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar ise Memur-Sen’in akademik alanda yürüttüğü çalışmaları son derece kıymetli bulduğunu belirterek, “Bir akademisyen olarak Memur-Sen’in bu alandaki çalışmalarından büyük bir memnuniyet duyuyorum” dedi. Sendikaların çalışanların hak ve hukukunun korunmasında önemli bir role sahip olduğunu belirten Ünüvar, memur sendikacılığının tarihsel olarak daha yeni bir alan olmasına rağmen gelecekte çok daha güçlü bir konuma ulaşacağına inandığını söyledi. Ünüvar, “Memur sendikacılığı sayısal olarak güçlü bir noktada. Akademik ilginin artmasıyla birlikte çok daha iyi seviyelere geleceğine yürekten inanıyorum” değerlendirmesinde bulundu.
Memur-Sen Tez Ödülleri sürecinde Ankara Üniversitesi’nin, özellikle Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin aktif rol aldığını belirten Ünüvar, akademik çalışmaların sahaya yansımadığı sürece raflarda kalan metinler olmaktan öteye geçemeyeceğini dile getiren Ünüvar, “Üretilen bilginin hayata geçebilmesi için o bilgiyi uygulayacak kurumlara ihtiyaç var. Memur-Sen ile Ankara Üniversitesi arasındaki iş birliği tam da bunun bir göstergesidir” şeklinde konuştu. Sendikal faaliyetlerin yalnızca tez düzeyinde değil; ön lisans, lisans ve sertifika programlarıyla da ele alınması gerektiğine işaret eden Ünüvar, bu alanda üniversitelere önemli görevler düştüğünü ifade etti.
Akademi-sendika ilişkileri geliştirilmeli
Bu süreçte Memur-Sen’in desteğini önemsediklerini dile getiren Ünüvar, “Daha yetişmiş insanlarla çalışmanın yolu akademiden geçiyor. Üniversiteler olarak bu noktada üzerimize düşeni yapacağız” dedi. Daha önce Memur-Sen’e bağlı Sağlık-Sen ile sağlık hukuku alanında gerçekleştirilen ortak çalışmayı örnek gösteren Ünüvar, akademik bilginin sahada karşılık bulmasının akademisyenler açısından da büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu ifade etti. Tez çalışmalarının yanı sıra staj, alan eğitimi ile teorik bilginin pratikle bütünleştirilmesinin önemine de değinen Ünüvar, gelişmiş ülkelerde bu modelin başarıyla uygulandığını hatırlattı. Ünüvar, “Akademi ile sendika arasındaki ilişkileri daha olgun ve daha verimli bir yapıya kavuşturmamız gerekiyor” diyerek sözlerini tamamladı.
Akademi ve Memur Sendikacılığı Paneli Gerçekleştirildi
Ödül töreninin ardından “Akademi ve Memur Sendikacılığı” başlıklı panel gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Erdem Cam’ın yaptığı panelde; akademi ile sendikacılık arasındaki ilişki, iş birliği imkânları ve memur sendikacılığının akademik boyutu ele alındı.
Panelde Prof. Dr. Sayım Yorgun, “Dünyada Sendika ve Akademi İş Birliği Örnekleri” başlığı altında farklı ülkelerdeki uygulamalara ilişkin değerlendirmelerde bulunurken; Prof. Dr. Mehmet Merve Özaydın, “Türk Yükseköğretim Sisteminde Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bilim Disiplini İçinde Memur Sendikacılığı” konusundaki görüşlerini paylaştı. Prof. Dr. Erdinç Yazıcı ise “Sendikaların Uzman ve Danışman İhtiyacında Akademinin Rolü” başlığı çerçevesinde akademik bilginin sendikal yapılar açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Panelde, akademik bilgi ile sendikal tecrübenin buluşmasının çalışma hayatının sorunlarına kalıcı ve nitelikli çözümler üretme potansiyeline sahip olduğu vurgulanırken, akademi–sendika iş birliğinin güçlendirilmesinin gerekliliği ifade edildi.