ÖĞRETMEN

MESEM İşletme Denetimlerinde Uygulanan Dijital Takip Sistemi Durdurulsun!

Mesleki Eğitim Merkezlerinde görev yapan teknik öğretmenlerin, işletmelerde bulunan çırak öğrencilerin denetimi kapsamında gerçekleştirdikleri ziyaretlerin; Milli Eğitim Bakanlığı tarafından pilot uygulama olarak başlatılan “konum tabanlı dijital doğrulama sistemi” ile izlenmesine yönelik düzenleme, denetim amacını aşan ve temel hak ve özgürlükleri ihlal eden sonuçlar doğurmaktadır. Söz konusu uygulama, denetim amacını aşarak öğretmenlerin anlık ve sistematik biçimde konum verilerinin izlenmesine imkân tanımakta; bu yönüyle özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması hakkına doğrudan müdahale niteliği taşımaktadır.

T.C. Anayasası’nın; “Özel hayatın gizliliği” başlıklı,20. Maddesinde ; “Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. (Mülga üçüncü cümle: 3/10/2001-4709/5 md.)

(Değişik fıkra: 3/10/2001-4709/5 md.) Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar.

(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/2 md.) Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” denilmektedir. Konum verisi, bireyin günlük hareketlerini ortaya koyan, özel hayatın merkezinde yer alan hassas bir veridir. Öğretmenlerin görev esnasında dahi olsa anlık veya sistematik şekilde konumlarının izlenmesi, özel hayatın gizliliğinin ihlali niteliğindedir.

“Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13. Maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” denilmektedir. Bu uygulama, açık bir kanuni düzenlemeye dayanmamakta,

idari tasarruf düzeyinde kalmakta, amaca göre aşırı ve orantısız bir durum içermektedir.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında: konum verisi, kişiyi belirlenebilir kılan kişisel veri niteliğindedir.

Sürekli ve sistematik izleme, veri işlemenin kapsamını genişleterek daha ağır bir müdahale oluşturur. Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarında: kamu personelinin biyometrik verilerle izlenmesi veya GPS/konum ile takip edilmesi gibi uygulamalar,

hukuka aykırı bulunmuştur.

Bu noktada işletmelerin ve öğrencilerin denetimlerinin yapılması gerektiğini kabul ediyoruz. Lakin bu yapılırken öğretmen üzerinde sürekli izlenme baskısının oluşturulmasının

güven ilişkisinin ortadan kaldırılmasını, öğretmenin mesleki itibarının zedelenmesini doğru bulmuyoruz.

Türk Eğitim Sen olarak yukarıda izah olunan nedenlerle, bu uygulamanın durdurulması hususunda, gerekli işlemlerin yapılması için Milli Eğitim Bakanlığı’na yazılı talepte bulunduk.

{ "vars": { "account": "G-DWD9KP42D3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } < type="adsense" data-ad-client="ca-pub-7735276658433681">