GÜNDEM

MİLLİ DAYANIŞMA VE TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞMENİN GÜÇLENDİRİLMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ TBMM GENEL KURULUNDA KABUL EDİLDİ

"Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.

2026-08-11 - 01:32

TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ, MİLLİ DAYANIŞMA VE TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞMENİN GÜÇLENDİRİLMESİNE DAİR KANUN'U DEĞERLENDİRDİ

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'a ilişkin, "Bu başarı sadece bir partinin başarısı değil, bu başarı bütün Türkiye'nin başarısıdır. Şimdi dikkatle, titizlikle bundan sonraki süreci hep beraber takip edeceğiz ve milletçe bu sürece sahiplendiğimizi çok daha net bir şekilde ortaya koyacağız." dedi.

- "Bu başarı sadece bir partinin başarısı değil, bu başarı bütün Türkiye'nin başarısıdır. Şimdi dikkatle, titizlikle bundan sonraki süreci hep beraber takip edeceğiz ve milletçe bu sürece sahiplendiğimizi çok daha net bir şekilde ortaya koyacağız"

- "Geçen sene 5 Ağustos'ta başladığımız komisyon çalışmaları aslında Terörsüz Türkiye yolunda kapının aralanmasıydı, bugün burada alınan sonuçla birlikte de bu kapı açılmıştır"

- "Bundan sonraki süreç tıkır tıkır işleyecek inşallah. Şimdi bırakın da bu akşam Meclisin bu büyük başarısını hep beraber milletçe sahiplenelim"

Kurtulmuş, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un TBMM Genel Kurulunda yasalaşmasının ardından Meclis'te gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Bugün hep beraber TBMM çatısı altında tarihi bir güne şahitlik edildiğini vurgulayan Kurtulmuş, "Uzun saatler süren bir oturumun sonunda TBMM'de 467 milletvekili arkadaşımızın oylarıyla teklif kabul edilmiş oldu. Hayırlı uğurlu olsun. Geçen sene 5 Ağustos'ta başladığımız komisyon çalışmaları aslında Terörsüz Türkiye yolunda kapının aralanmasıydı, bugün burada alınan sonuçla birlikte de bu kapı açılmıştır. Türkiye'nin önünde sadece bir yasanın kabulü değil bununla birlikte tam manasıyla terör örgütünün silahlarını bırakması, kendisini feshetmesiyle birlikte ülkenin hemen her yerinde huzurun, barışın, kardeşliğin ve dayanışmanın hakim olacağı yeni bir dönemi hep birlikte inşa edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Sürecin bu noktaya kadar gelmesinde emeği olanlara millet adına teşekkür eden Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Öncelikle Sayın Cumhurbaşkanımızın siyasi iradesi bu sürece başlangıcından itibaren çok büyük bir güç vermiş ve sürecin önünün açılmasına büyük destek olmuştur. Yine aynı şekilde Milliyetçi Hareket Partisi'nin Sayın Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bugün de 11.00'den itibaren oturumun bitişine kadar Meclis'te dikkatle süreci takip etmesi ve her zor kavşakta fevkalade büyük bir vukufiyetle, yol açıcı önerileriyle birlikte bu noktaya kadar gelinmiştir. Komisyon çalışmaları sırasında titizlikle komisyona destek veren 50 milletvekili arkadaşımıza, bütün siyasi partilere o günkü adıyla Cumhuriyet Halk Partisi'ne, DEM Parti'ye, Yeni Yol Grubu'na ve diğer grubu olmayan partilerden katılan bütün arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Başından itibaren AK Parti Grubu da Meclis'in birinci partisi olarak her aşamada sürece fevkalade büyük bir öncülük yapmıştır. Arkadaşlarımızın hepsinin emeği var olsun."

Türkiye için bu tarihi dönüm noktasında çok yoğun bir emek verildiğinin bugün de bir kere daha ortaya çıktığını belirten Kurtulmuş, şu ifadelere yer verdi:

"Çok titiz bir çalışma sonucu bu noktaya gelindi. Sadece bir yasa teklifi hazırlanmadı. Aynı zamanda kelime kelime, cümle cümle her bir detayın üzerinde durularak bu noktaya kadar gelindi. Zaman zaman siyaseten çok zor virajlardan geçtik. Buralarda da bazen arka kapı diplomasisiyle herkesin belli bir rotada istikamet üzerinde buluşması temin edildi. Fevkalade önemli bir meseledir. Ayrıca bu sürecin bu noktaya gelmesinin şöyle de büyük bir önemi var. Başından beri bir şey iddia ediyoruz, Türkiye'de Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarıyla başlayan bu Terörsüz Türkiye hedefi aynı zamanda bir Türkiye modelinin inşasıdır. Bir üçüncü göze ihtiyaç duymadan, dünyadaki diğer bütün uygulamalarından farklı olarak tamamıyla yerli, milli, Türkiye'nin kendi siyasi kararlılığı içerisinde, TBMM'nin gücü içerisinde ortaya kurulmuş olan bir çalışmadır, çabadır."

TBMM Başkanı Kurtulmuş, zaman zaman bazı eleştirilere şahit olduklarını vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Özellikle yeni 'Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi içerisinde parlamentonun hiçbir gücünün kalmadığı', 'parlamentonun hiçbir etkisinin kalmadığı' gibi maksadını aşan yorumlarla karşılaşıyoruz. Bugün burada yapılan müzakere ve onun sonucu ortaya konulan bu siyasi kararlılık, parlamentonun fevkalade büyük bir gücü olduğunu ve bu siyasi gücün de Türkiye'nin en önemli kazanımlarından birisi olduğunu ortaya koyuyor. Ben bütün emeği geçen arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Bu sürece katkı sunan bütün siyasi partilerimizi, siyasi partilerin yöneticilerini, genel başkanlarını tebrik ediyorum. Bu başarı sadece bir partinin başarısı değil, bu başarı bütün Türkiye'nin başarısıdır. Şimdi dikkatle, titizlikle bundan sonraki süreci hep beraber takip edeceğiz ve milletçe bu sürece sahiplendiğimizi çok daha net bir şekilde ortaya koyacağız. Hayırlı uğurlu olsun."

Medyanın da bu süreçte başından itibaren çok olumlu bir katkısının olduğunu bildiğini dile getiren Kurtulmuş, "Zaman zaman maksadını aşan yorumların dışında medyanın kahir ekseri, çok büyük bir çoğunluğu bu sürece akılla, izanla, insafla ve Türkiye için yapıcı görüşleri dile getirerek yaklaşmıştır. Buradan sizlerin şahsında da bütün medya kuruluşlarımıza sürece verdikleri destek dolayısıyla teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Düzenlemeye 467 "kabul" oyu verilmesine yönelik bir soru üzerine Kurtulmuş, "Bu çok nadir görülen bir şey. Anayasa oylamalarında bile bu kadar yüksek bir konsensüs ortaya çıkmaz. Fevkalade büyük bir mesele. Bu, sürecin siyasi partiler eliyle millet tarafından da sahiplenildiğini gösteriyor. Eğer bu siyasi partilerin bağlıları, bu siyasi partilere destek olan insanlar destek vermemiş olsalardı milletvekilleri ve onların bağlı olduğu siyasi partiler gelip bu kadar büyük bir desteği ortaya koyamazlardı. Tarihi bir başarıdır. Onun için çok önemsiyoruz. Bu aynı zamanda şunu da gösteriyor. Türkiye eğer iyi çalışılır, üzerinde titizlikle müzakere edilirse en zor meselesini bile ittifakla aşabilecek bir siyasi kudrete sahiptir." Diye konuştu.

Kurtulmuş, düzenleme kapsamında Meclis'te kurulması öngörülen komisyona ilişkin bir soruyu yanıtlarken, "Bundan sonraki süreç tıkır tıkır işleyecek inşallah. Şimdi bırakın da bu akşam Meclisin bu büyük başarısını hep beraber milletçe sahiplenelim." dedi.

2026-08-11 - 00:31

TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ’TAN MİLLİ DAYANIŞMA VE TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞMENİN GÜÇLENDİRİLMESİNE DAİR KANUN'A İLİŞKİN PAYLAŞIM

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmesine ilişkin paylaşımda bulundu.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

“Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, geniş bir mutabakatla TBMM Genel Kurulu’nda 467 oyla kabul edilerek yasalaşmıştır.

Bu adım, milletimizin asırlara uzanan birlik ve kardeşlik ruhundan güç alan, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda atılmış tarihî bir adımdır.

Türkiye’de Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun çalışmalarıyla başlayan “Terörsüz Türkiye” hedefi, aynı zamanda bir Türkiye modelinin inşasıdır. Bir üçüncü göze ihtiyaç duymadan, dünyadaki diğer bütün uygulamalardan farklı olarak; tamamen yerli ve millî, Türkiye’nin kendi siyasi kararlılığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin gücüyle ortaya konulan bir çabadır.

İnanıyoruz ki Gazi Meclisimizde ortaya konulan bu yüksek irade, gelecek yüzyılların Türkiye’sini inşa edecek tarihî bir başlangıcın temelini oluşturacaktır. Türkiye, Allah’ın izniyle terörün her türlü izini geride bırakarak tarihe gömecek, birlik, kardeşlik ve dayanışma içinde daha güçlü yarınlara yürüyecektir.

“Terörsüz Türkiye” hedefine ulaşılması için ortaya koyduğu irade ve üstün liderliği dolayısıyla başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve yol açıcı önerileriyle sürece büyük katkı sağlayan Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere, siyasi parti genel başkanlarımıza, Genel Kurulumuzda sağduyu, sorumluluk ve millî hassasiyetle hareket eden tüm siyasi parti gruplarımıza, değerli milletvekillerimize ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.

Ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olsun.”

2026-08-11 - 00:38

TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ, MUHALEFET VE İKTİDAR KULİSLERİNİ ZİYARET ETTİ

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, muhalefet ve iktidar kulislerini ziyaret etti.

Kurtulmuş'u iktidar kulisine girişte, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala ve AK Parti Grup Başkanvekili Abdullah Güler karşıladı.

İktidar kulisine gelişinde AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala ve AK Parti Grup Başkanvekili Abdullah Güler tarafından karşılanan Kurtulmuş, daha sonra AK Parti'li milletvekilleri ve HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ile bir süre sohbet etti.

Daha sonra muhalefet kulisine giden Kurtulmuş, burada Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ve Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve milletvekilleriyle bir araya geldi.

Kurtulmuş'un yanına TBMM Başkanvekili ve DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ile DEM Parti Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç da geldi.

Kurtulmuş, düzenlemenin yasalaşmasının ardından Başkanlık Divanı'nın arkasında bulunan makamında, MHP Genel Başkanı Bahçeli, AK Parti Grup Başkanı Güler, AK Parti Genel Başkanvekili Ala, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MHP ve AK Parti grup başkanvekilleri ve bazı milletvekilleriyle sohbet etti.

- Bahçeli'den Kurtulmuş'a "Birliğin Gücü Milli İradenin Kararı" temalı hediye

MHP Genel Başkanı Bahçeli, TBMM Başkanı Kurtulmuş'a, üzerinde TBMM binasının kabartma tasviri ve Meclis ambleminin yer aldığı özel tasarım bir tablo hediye etti.

Klasik motiflerle süslenen tabloda "Birliğin Gücü, Milli İradenin Kararı" ile alt bölümündeki plakette, "Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş'a tebrik ve teşekkürlerimi saygılarımla sunarım." ifadeleri ve "10.08.2026" tarihi yer aldı.

Hediyenin, TBMM Başkanı Kurtulmuş'un Meclis çalışmaları konusundaki gayretleri ile "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusundaki çalışmalarına yönelik takdir ve teşekkürün bir ifadesi olarak Bahçeli tarafından takdim edildiği bildirildi.

2026-08-11 - 00:10

MİLLİ DAYANIŞMA VE TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞMENİN GÜÇLENDİRİLMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ TBMM GENEL KURULUNDA KABUL EDİLDİ

"Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.

Kanun'la, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı'nın Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesi amaçlanıyor.

Düzenleme, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'da düzenlenen suçları kapsayacak.

Kanun'da "Örgüt", PKK/KCK terör örgütünü ve bununla bağlantılı her türlü oluşumları, "Kurul", düzenlemenin ilgili hükmü uyarınca oluşturulacak Kurul şeklinde tanımlanıyor.

Kanun'a göre, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete'de yayımlanması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç, kanun kapsamına giren ve üst sınırı 15 yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 10 yıl süreyle ertelenecek.

Erteleme süresi içinde dava zaman aşımı işlemeyecek. Bu suçlarla ilgili dosya ve suçun ispatına yarayan deliller, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresince muhafaza edilecek. Müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verilecek ve Hazineye irat kaydedilecek. Karar, kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlara tebliğ edilecek. Kararda başvuru ve itiraz hakkı ile süresi ve mercisi gösterilecek.

Bu hüküm uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlara karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlar 2 hafta içinde sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Hüküm uyarınca kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin mahkeme tarafından verilen kararlara karşı da 2 hafta içinde itiraz edilebilecek.

Milli Güvenlik Kurulu Kararı'nın Resmi Gazete'de yayımlanmasından önce işlenmiş olup da düzenlemenin kapsamına giren suçlardan dolayı bu tarihten sonra başlatılacak soruşturmaların yapılması, Kurulun iznine bağlı olacak.

Düzenleme uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adli kontrole ilişkin koruma tedbirleri, soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu evredeki yetkili hakim veya mahkeme ile bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirilecek. Koşullarının bulunması halinde bu tedbirlerin kaldırılması kararlaştırılacak.

Erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verilecek.

- Erteleme kararlarının kaydedilmesi ve yeniden suç işlenmesi

Verilen erteleme kararları, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilecek. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, belirlenen amaç için kullanılabilecek.

Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, erteleme kararı kaldırılarak soruşturma ve kovuşturmaya devam olunacak. Mahkumiyet halinde verilen cezanın infazı, düzenlemenin buna yönelik hükmü kapsamında ertelenmeyecek ve mahkumiyet hükümlerinin tüm sonuçları doğacak. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde kovuşturma yapılmasına yer olmadığı veya düşme kararı verilecek.

Kanun'la, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı'nın Resmi Gazete'de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkum olanlar ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar hariç olmak üzere, düzenleme kapsamına giren suçlardan, toplam 15 yıl veya daha az hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazı 5 yıl süreyle, toplam 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazı 10 yıl süreyle infaz hakiminin kararıyla ertelenecek. Bu hükmün uygulanması, müsadere kararlarının yerine getirilmesini engellemeyecek. Erteleme süresi içinde cezada zaman aşımı işlemeyecek.

İnfaz hakimi tarafından verilen erteleme kararlarına karşı itiraz edilebilecek. Ayrıca bu kapsamda verilen erteleme kararları, oluşturulan sisteme kaydedilecek. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde belirlenen amaç için kullanılabilecek.

Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hakimi tarafından erteleme kararı kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verilecek. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılacak. Erteleme kararlarının takibi Cumhuriyet başsavcılıklarınca yapılacak.

- Takip, koordinasyon ve uygulama hükümleri

Kanun kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesi, düzenlemenin Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakiben, Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri'nden müteşekkil Kurul tarafından yapılacak. İhtiyaç halinde Kurul tarafından alt komisyonlar oluşturulabilecek, bakanlık, kurum ve kuruluşların temsilcileri ile gerekli görülen kişiler Kurul ve komisyon toplantılarına davet edilebilecek.

Kurul tarafından sürecin örgüt nezdindeki ilerlemesini sağlamak üzere alt komisyonlarda görevlendirme yapılabilecek.

PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı'nın Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakiben bu düzenlemenin amacı ve kapsamı doğrultusunda örgütün tamamen tasfiyesi ve bu duruma ilişkin gözlem raporları uyarınca dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirme yapılabilecek. Kurulun gerekli görmesi halinde adli, idari ve yasal düzenlemeler konusunda talepte bulunulacak.

Kanun uyarınca verilen erteleme kararları, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakiben dönemsel olarak Kurul tarafından değerlendirilecek.

Gerekli görülmesi halinde soruşturma ve kovuşturmalar nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması, sulh ceza hakimliğinden veya mahkemesinden, mahkumiyet hükümleri nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması infaz hakimliğinden Kurul tarafından talep edilecek.

Talep hakkında ilgili mercisi tarafından karar verilecek. Bu kararlara karşı itiraz edilebilecek. Mahkumiyet hükümleri nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına yönelik talepte bulunulabilmesi için 5 yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından kararın verildiği tarihten itibaren 2 yıl, 10 yıl olarak verilen erteleme kararları bakımından ise 3 yıl geçmiş olması gerekecek.

Kurul, çalışmaları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini düzenli olarak bilgilendirecek. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca düzenleme kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere İzleme Komisyonu kurulacak. İzleme Komisyonu, Kanun kapsamındaki faaliyetleri izleyecek ve tavsiyelerde bulunabilecek. Kurulun sekretarya hizmetleri Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yerine getirilecek.

- Silah ve malzeme teslimi

Kanun kapsamındaki örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme kayıt altına alınacak. Bu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından belirlenecek.

Kanun hükümleri, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı'nın Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakiben 6 ay içinde bu düzenleme hükümlerinden yararlanmak istediğini bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yazılı olarak bildirenlere uygulanacak.

Kanun kapsamında verilen görevler, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirilecek. Kanun'un amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluğu doğmayacak.

- Görüşmelerden

Görüşmeler sırasında söz alan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, düzenlemenin referanduma götürülmesi gerektiğini savundu.

PKK/KCK terör örgütü mensuplarıyla ilgili kararı şehit ailelerinin, gazilerin, milletin vermesini istediklerini ifade eden Erbakan, teklife "çekimser" oy vereceklerini bildirdi.

TBMM Başkanvekili Celal Adan, teklifin oylaması sırasında şu ifadeleri kullandı:

"Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi, milletimizin huzuru, devletimizin bekası için gösterdiği sarsılmaz irade ve kararlılıkla Terörsüz Türkiye idealinin mimarı olmuştur. Bu vesileyle emperyalist senaryolar bozulmuş, Türk ve Türkiye Yüzyılı fikriyatı hayata geçmiştir. Allah, Türkmen Bey'imizi başımızdan eksik etmesin. Bu tarihi eşiğin bir devlet politikası haline gelmesini sağlayan ve sürecin başarılı olmasının önemli aktörü olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a da en derin şükranlarımı sunuyorum. Yine TBMM'nin Terörsüz Türkiye idealine yönelik tarihi katkılar sağladığını özellikle ifade etmek isterim. Bu vesileyle TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş başta olmak üzere grup başkanı ve başkanvekillerimizi, aziz milletimizin temsilcileri olan tüm milletvekillerimizi de ayrıca tebrik ediyorum. Kanun'un, milletimizin birliğine, devletimizin yüceliğine vesile olmasını diliyorum."

Teklifin kabul edilerek yasalaşmasının ardından TBMM Başkanvekili Celal Adan, birleşimi, 1 Ekim Perşembe saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.

2026-08-10 - 15:24

MİLLİ DAYANIŞMA VE TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞMENİN GÜÇLENDİRİLMESİNE DAİR KANUN TEKLİFİ, TBMM GENEL KURULUNDA

TBMM Genel Kurulunda Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerindeki görüşmelere başlandı.

Teklifin tümü üzerinde söz alan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, bugün Türkiye'nin hem geçmişini hem de geleceğini ilgilendiren bir kanun teklifinin görüşüldüğünü belirtti.

Bugüne kadar terör sorununun çözümü için büyük çaba sarf edildiğini vurgulayan Arıkan, Saadet Partisi olarak Terörsüz Türkiye sürecinde kaygılarının yanında beklentilerini de şeffaf bir şekilde paylaştıklarını söyledi.

Kalıcı çözümün adalet, hukuk, toplumsal bütünleşme ve kardeşliği birlikte inşa etmekten geçtiğinin altını çizen Arıkan, şöyle konuştu:

"Elbette kaygılarımız, çekincelerimiz, dikkatle takip ettiğimiz hususlar var. Bunları söylemekten, yanlış gördüğümüz noktaları ifade etmekten vazgeçmeyeceğiz ancak kaygılarımızın bizi yeniden kutuplaşma ve çatışma siyasetine sürüklemesine de izin vermeyeceğiz. Bu nedenle toplumsal dayanışmayı, kardeşliği, hukuku, millet iradesini ve ortak geleceği güçlendirecek bir anlayışla bu sürece destek veriyoruz. Partimiz, çerçeve yasaya şartlı bir destek sunmaktadır."

- "Zorlukların bazılarının aşılamadığını görüyoruz"

Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, muhalefetin görüşlerine, önerilerine önem verilmesi gerektiğini belirtti.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye Terörsüz Türkiye sürecindeki tutumundan dolayı teşekkür eden Ekmen, şunları kaydetti:

"Sürecin yönetimi ve bugüne gelmesinde Cumhurbaşkanı'nın oynadığı pozitif rol ortadadır. Süreç başlatıldığında Sayın Bahçeli, en önemli referansı iç cephenin tahkimine vermişti. Böyle yasayı hazırlamanın zorlukları var. 9 kez bu denenmiş ama başarılı olunamamış. Gerçekten bıçak sırtı bir denge. Zorlukların bazılarının aşılamadığını görüyoruz. Teklif metninin TBMM Başkanlığına sunulana kadar siyasi parti gruplarına verilmemiş olması eksikliktir. Hazırlığın diğer gruplarla detaylı çalışılması gerekirdi ve beklenirdi. Umarız bu süreç, yeni bir 'keşke'ye dönüşmez."

Genel Kuruldaki görüşmeleri AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Genel Başkanvekili Efkan Ala, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da takip ediyor.

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, TBMM Genel Kurulunda, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerinde söz aldı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 22 Ekim 2024'te yaptığı çağrıdan itibaren yuvalara yeni ateşler düşmediğini belirten Yıldız, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iradesiyle Terörsüz Türkiye'nin devlet politikası haline geldiğini vurguladı. Yıldız, süreçteki destekleri dolayısıyla TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a teşekkür etti.

Terörü tarihin karanlık çöplüğüne göndermek üzere olduklarını ifade eden Yıldız, terörün toplumsal istikrarı derinden sarstığının altını çizdi.

Yıldız, TBMM'de MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin DEM Parti milletvekilleriyle tokalaşmasının da yeni bir kapıyı araladığını vurguladı.

TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun uzlaşma iklimine ilişkin önemli görevler üstlendiğini aktaran Yıldız, komisyonun çalışmalarının ardından raporunu hazırladığını hatırlattı.

Feti Yıldız, "Terörsüz Türkiye, barış ve huzur, demokrasi ve hürriyet, kardeşlik demektir." ifadesini kullandı.

- "Terörsüz Türkiye'nin sonuna kadar arkasındayız "

Terörsüz Türkiye sürecinin öngörülen bir plan dahilinde ilerleyeceğini dile getiren Yıldız, bin yıllık kardeşliğe ve ortak yaşama dönük tasarrufların MHP tarafından destekleneceğini bildirdi.

Yıldız, Terörsüz Türkiye'nin yanında olduklarını belirterek, şunları kaydetti:

"Tarihe, ecdada, şehitlere sahip çıkmak, ortak geleceği kucaklamak, milli değerler etrafında birleşmek, milli birliği, milli kimliği ve milli devleti korumak, bin yıllık kardeşliği yaşatmak amacıyla Terörsüz Türkiye'nin sonuna kadar arkasındayız. Teklif, mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir düzenleme niteliğinde değildir. Bazı arkadaşlarımız kanunun lafzını ve gerekçesini okumadan bunun af olduğunu iddia edecek kadar gerçekten uzağa düşmektedir. Devam eden soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkumiyet hükümleri bütün sonuçlarıyla varlığını korumakta, suçun vasfına, mahkumiyet kararına veya ceza sorumluluğuna ilişkin herhangi bir değişiklik önerilmemektedir, öngörülmemektedir. Bunun 'özel af' olduğunu iddiası var. Kovid izninde insanları 3-5 yıl dışarıya çıkardığımız kanun için de nitelikli çoğunluk ararsınız, bu duruma düşmeyi hiçbiriniz istemezseniz. Bir meseleyi anlatırken ya öğreneceksiniz ya da danışacaksınız. Ancak Sayın Cumhurbaşkanı'yla, Cumhur İttifakı'yla ihtilafı olanlardan görüş alırsanız açığa düşerseniz."

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerinde yaptığı konuşmada, söz konusu kanun teklifinin Türk milletinden gizlendiğini, teklifi imzalayanların da ilk aşamada teklifin içeriğinden habersiz olduğunu savundu. Dervişoğlu, "Bu kanun teklifini TBMM mi hazırlamıştır ki onun onayına sunulmaktadır? Meclis, sürecin başındaki gibi, sadece bir tescil makamına indirgenmiştir. Türk milletinin hüküm mührü, onun bilgisi ve rızası dışında, cebren kullanılmıştır." diye konuştu.

Dünyadaki silahlı örgütlerin sona erdirilmesi süreçlerini anlatan Dervişoğlu, önce silahın, doğrulanabilir biçimde toplanıp imha edilmesi, yönetici kademesinin fiilen çözülmesi ve ancak bunlardan sonra hukuki adımların atılması gerektiğini belirtti.

Kolombiya, Kuzey İrlanda, İspanya, Endonezya ve Güney Afrika'yı hatırlatan, bunların hiçbirinde yasal düzenleme ve ceza indirimlerinin silahsızlanmanın nesnel biçimde doğrulanmasından önce yapılmadığını dile getiren Dervişoğlu, "Silahsızlanma, dağılma, entegrasyon sıralaması bu yasal düzenlemede fiilen tersine çevrilmiştir. Önce hukuki kazanım verilmekte, belirsiz bir gelecekte de silahsızlanma, vaat haline gelmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

Bir terör örgütünün silahsızlandırılmasına ve tasfiyesine itiraz etmediklerini belirten Dervişoğlu, ancak teklifle yapılanın bu olmadığını savundu. Terörsüz Türkiye sürecine yönelik eleştirilerde bulunan Dervişoğlu, "Milletimiz o eşsiz ferasetiyle bu oyuna gelmemişken, Kürt ile PKK'nın bir arada anılmasına asla müsaade etmemişken, çalakalem hazırladığınız bu metinle, Kürt'ü ve PKK'yı yan yana getirmeye yeltendiğiniz için bu bir kalkışmadır. Terörsüz Türkiye diye yola çıkıp, İmralı'daki müebbetlik hükümlüyü, Kürtlere kayyım atamaya çalıştığınız için kalkışmadır." dedi.

Terör örgütü PKK/KCK'nın silah bırakması ve bunların teyit edilmesi konusuna yönelik değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, örgütün Suriye kolunun kendini feshetmediğini, "sivil toplum kisvesi" altında yaygınlaştığını söyledi.

Örgütün İran kolu PJAK'ın da silah bırakmadığını belirten Dervişoğlu, "Bu işe 'evet' diyen hiçbir Allah'ın kulu sormuyor mu kendine, oralarda neden silah bırakılmıyor diye? Gerçek şu, PKK silah bırakmıyor, yöntem değiştiriyor. İktidar ortakları da üç beş oy uğruna, anayasa değişikliği uğruna, ömür boyu başkanlık uğruna bu kirli oyunu milletimize 'Terörsüz Türkiye' diye pazarlamaya çalışıyor. Milletimizin huzurunda, tarihe not düşüyorum, terör bitmiyor. Bir yerde yine silahlanıyor, bir yerde devletleşiyor, bir yerde de silahla yapamadığını, siyasetle yapmak üzere meşrulaştırılıyor." ifadelerini kullandı.

Teklif kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesinin oluşturulacak bir kurul tarafından yapılacağını anımsatan Dervişoğlu, teklifle yetkinin, üyelerinin tamamı Cumhurbaşkanı tarafından atanan bir kurula bırakıldığını belirterek, bu durumu eleştirdi.

Teklifle bir başka kurulun daha oluşturulacağını bildiren Dervişoğlu, "Bir kurul daha oluşturulacakmış. O da kanun yürürlüğe girdikten sonra, terör faaliyetlerinden dolayı yapılacak soruşturma ve kovuşturmalara izin verecekmiş. Yani, burada da savcılar yetkisiz kılınmaktadır. Bir suç işlenirse, soruşturma için kurulun izni gerekecek. Tıpkı kamu görevlilerinin yargılanması hakkındaki kanunun kopyası gibi." diye konuştu.

Teklifin 10. maddesiyle kanun teklifi kapsamında görev yapan herkese "mutlak bir sorumsuzluk zırhı"nın giydirildiğini kaydeden Dervişoğlu, bunu "beyhude" olarak nitelendirdi.

Dervişoğlu, "12 Eylül darbecileri Anayasa'ya geçici bir madde koyup, kendilerine koruma kalkanı yaptılar. Sonuç ne oldu? Devran değişti ve yargılanıp, 40 yıl sonra da olsa ceza aldılar. Bunu yapan iktidar, bu gerçeği görmüyor olamaz. Bugün, kendiniz için yazdığınız koruma hükümlerinin, yarın, sizi hukukun önünde hesap vermekten kurtaracağını mı zannediyorsunuz? İktidarlar değişir, kanunlar değişir, hesap değişmez." dedi.

- "Bu metin fail odaklıdır"

Kanun teklifi metninin fail odaklı olduğunu savunan Dervişoğlu, teklifte mağdurun görmezden gelindiğini, zararın tazminiyle ilgilenilmediğini söyledi. Dervişoğlu, şöyle konuştu:

"Yıllarca evladının, eşinin, kardeşinin failinin cezalandırılmasını bekleyen aileler yok sayılarak, dosyalar idari bir kurulun kararıyla, bir gecede kapanabilecektir. Milli birlik, hukukun bir örgüte göre esnetilmesiyle değil, devletin meşru düzeninin tavizsiz korunmasıyla ayakta kalır. Devlet, bir grubun, bir zümrenin, bir iktidarın mülkü değildir. Devlet, büyük Türk milletinindir. Bu Gazi Meclis, milletin helal oylarıyla kurulmuş, milli egemenliğin tecelligahıdır. Kapalı kapılar ardında şekillenen bir mutabakat, Meclis'in iradesiymiş gibi önümüze getirilemez."

Meclis'in açılışında milletvekillerinin yemin ederek görevlerine başladığını hatırlatan Dervişoğlu, söz konusu teklife "hayır" oyu vereceklerini vurguladı. Dervişoğlu, "Biz, 'hayır' diyeceğiz. Tarihin doğru yerinde duracağız. Milletimizin huzurunda, namusumuz ve şerefimiz üzerine ettiğimiz yeminimize sadık kalacağız." dedi.

10 Ağustos 1920'de "Sevr denilen teslimiyet belgesinin imzalandığını" bildiren Dervişoğlu, dönemin İstanbul Hükümetinin ve mütareke basınının söz konusu metni "artık kan dursun" diyerek alkışladığını söyledi. Dervişoğlu, şunları kaydetti:

"O gün Anadolu'da, Milli Mücadele'yi ve Misakımilli'yi savunanlar, 'Marjinal' ve 'kanun tanımaz' ilan edilmişti. Ama bu Cumhuriyeti kuran, o gün alkışlanan iktidar sahipleri değil, o gün horlanan, o bir avuç kahramandı. 106 yıl sonra bugün de bu Genel Kurulda, aynı sınavdan geçiyoruz. Tarih, çoğunluğun o gün yaptığı alkışları değil, hakikatin yanında duranların sesini yansıtmıştır. Emin olun, bundan sonra da tarih, neye mal olacağını bilmeden veya umursamadan, emirle el kaldıranları değil, doğru zamanda, doğru kararı verenleri yüceltip tarihe kaydedecektir."

Teklifin tümü üzerinde söz alan CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, Türkiye'nin çevresinde büyük riskler bulunduğunu ancak yeni ufukların da açıldığını belirtti.

Türkiye'de bu yasayla yeni bir siyasi kültürün gelişeceğini, bu kültürün eski sorunları demokrasi ruhuyla ele alıp çözmeye olanak sağlayacağını ifade eden Alp, Türkiye'nin, silah ve şiddetin gölgesinden kurtulacağını, barış ve refah içinde olacağını dile getirdi.

Devletin kurucu partisi olarak sürece sorumluluk anlayışıyla, tarihsel misyonla ve devleti yaşatma perspektifiyle yaklaştıklarını anlatan Alp, Cumhuriyet'in 2'nci yüzyılında üniter yapıdan, demokratik hukuk devletinden taviz vermeden herkesin kendisini eşit, özgür ve güvende hissedebileceği bir Türkiye inşa edeceklerini söyledi.

Cumhuriyet'in kurucu iradesinin 2'nci yüzyılda da toplumsal barışın ve ortak geleceğin kurucu iradesi olacağını vurgulayan Alp, "CHP Grubu olarak, tarihin omuzlarımıza yüklediği sorumluluğun gereği bu tarihi süreçte yalnızca destek veren değil sorumluluk alan, öncülük eden ve doğru istikameti gösteren bir anlayışla hareket edeceğiz. Bu süreç, bir bölünme, parçalanma veya ayrışma süreci değil tam tersine yaraları sarma, kardeşliği güçlendirme ve milletçe yeniden kenetlenme sürecidir." diye konuştu.

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda ele alınan hedeflerin dönemsel söylem veya konjonktürel bir hamle değil devlet politikası olduğunu ve bu politikaya "tereddütsüz" katkı vereceklerini ifade eden Alp, şunları söyledi:

"Silahlar susarsa kardeşlik güçlenir. Kardeşlik güçlenirse Türkiye güçlenir. Türkiye güçlenirse milletimiz kazanır. Birlik varsa gelecek de vardır. Bu topraklar ayrılığın değil birliğin, düşmanlığın değil kardeşliğin yurdudur. Bu yasada bir teslimiyet ya da mağlubiyet yoktur. Barış, onurlu bir barıştır. Herkes kazanacaktır. Halkımız müsterih olsun, Türkiye kazanacaktır."

- "Bugün sözü başlatıyoruz"

CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı da çocukların terörün, şiddetin ve savaşın uğramadığı bir Türkiye'de büyümesinin, sorunlarını konuşarak çözebilmelerinin en büyük dilekleri olduğunu söyledi.

Halkın bağımsız ve kardeşçe yaşamak istediğini belirten Salıcı, "Biz, bugün Kürt meselesini çözmüyoruz. Biz, bugün Kürt meselesinin silahlardan arındırılması yönünde tarihi bir adım atıyoruz. Silahın olduğu yerde sözün bir anlamı kalır mı? Biz, bugün sözü başlatıyoruz." diye konuştu.

Değişken ve dalgalı jeopolitik gelişmeler nedeniyle Türkiye'nin geleceğini yalnızca dış gelişmelerin belirlediği güvenlik refleksi üzerine kurmanın doğru olmadığına işaret eden Salıcı, şunları kaydetti:

"Bugün dış gelişmeler nedeniyle başlayan bu süreç, yarın koşullar değiştiğinde ortadan kalkmamalıdır. Sürecin devlet politikasına dönüşmüş olması bu açıdan kıymetlidir, anlamlıdır ve kalıcılığını pekiştirmektedir. Meselelerimizi konuşarak aşma iradesinden asla geri adım atılmamalıdır. İster ana dil, ister yerel yönetim temelli talepler olsun, terör hiçbir zaman meşru bir yöntem olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır."

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TBMM Genel Kurulunda, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerinde söz aldı.

Meclis'in yeni bir tarihin önünü açması gerektiğini söyleyen Bakırhan, "Biliyoruz ki tarihe geçecek günler güçlü bir irade gerektirir. Bu irade bugün bu Meclis'te vardır." diye konuştu.

Bakırhan, Terörsüz Türkiye sürecinin "kardeşi kardeşe kırdırma hesaplarını alt üst edeceğini" belirterek, "Beraberliğimizi kaim kılacak, ortak geleceğimizi güçlendirecektir. Yarım asırlık çatışmalı süreç bu ülkenin her bir karışına büyük acılar yaşattı. Artık çatışma ve şiddet zemininden çıkma fırsatı önümüzde duruyor." ifadesini kullandı.

Kanun teklifiyle beraberliğin ve geleceğin güçlendirileceği önemli bir adım atıldığını anlatan Bakırhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin süreçteki "kurucu rolünün hakkını verdiklerini" dile getirdi.

Bakırhan, Türk-Kürt kardeşliğinin önemini vurgulayarak, "Bu coğrafyada haritalar silahla, sınırlar genelde acıyla çizildi. Şimdi ilk kez hukukla yazılan bir sayfa var. Altını önemle çizmeliyim ki bu sayfa Türkiye'de yazılırsa mürekkebi tüm bölgeye yeter." şeklinde konuştu.

Kanun teklifinin ayrıcalık üretmediğini, çatışma çözümünün ilk adımı olduğunu ve "al-ver meselesi olmadığını" dile getiren Bakırhan, şöyle devam etti:

"Bu, tarihsel ilişkimizi düzeltme ve doğru bir buluşmayı gerçekleştirmenin adımıdır. Bu yasa ve süreç, taviz değildir, yenme ve yenilme hiç değildir. Bu sürecin tek bir kazananı var, o da tüm Türkiye, 86 milyon yurttaşımızdır. Barış, bir müsabaka değildir. Halklar arasında tutulmuş bir skor tabelası olarak görülmemelidir. Bu kürsüden Türk kardeşlerime bütün açık yürekliliğimle seslenmek istiyorum: Bu süreçte sizden eksilen hiçbir şey yoktur, olmayacak. Aksine bu süreç Türkiye'yi büyüten ve refaha kavuşturacak bir süreçtir. Ülkenin bütünlüğü ve değerleri asla müzakere konusu değildir. 100 yıldır size 'bölüneceğiz' korkusu anlatıldı. Yine anlatılmaya devam ediyor. Oysa bu ülkeyi bölünmeye en çok yaklaştıran şey, çatışmanın ta kendisiydi. Kürtler ayrılmak isteseydi bu Meclis'in çatısı altında olmazdık arkadaşlarımızla birlikte. Biz buradayız. Çünkü vatan ortak, gelecek ortaktır."

Bakırhan, ekim ayında Meclis'in istikametinin "demokratik entegrasyon, özgürlükler ve hukukun üstünlüğünü sağlayan yasal düzenlemeler" olması gerektiğini vurgulayarak, kanun teklifine verilecek her "evet" oyunun 86 milyonun geleceğine atılacak bir imza olduğunu belirtti.

Yarın özgür düşüncenin ve eşit yaşamın şafağının attığı bir güne "merhaba" diyeceklerini söyleyen Bakırhan, "Bu kanun teklifinin altına düşülen imzalar, bir daha hiçbir zaman silahın konuşmadığı bir geleceğin ilk mührü olsun. Bu mühür bozulmasın. Bu barış kalıcı olsun, ortak ve eşit yaşamımız baki olsun." dedi.

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM Genel Kurulunda, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerinde söz aldı.

Türkiye'nin en ağır, en yakıcı ve en uzun sorunlarından birini konuştuklarını ifade eden Özel, "Bu kanun teklifini buraya getirenler açık açık yazmasalar, konuşmaya cesaret etmeseler de meselenin adını doğru telaffuz etmek durumundayız. Bugün Kürt meselesini konuşmak üzere buradayız. Kürt meselesi yalnızca bir terör, güvenlik meselesi değildir. Yalnızca bir örgütün silah bırakması meselesi hiç değildir. Eşit yurttaşlık, hukukun üstünlüğü, demokratik temsil, özgür siyaset ve birlikte yaşama meselesidir." değerlendirmesinde bulundu.

"Terörsüz Türkiye sürecinin iktidar tarafından büyük bir özensizlikle yönetildiğini, müzakerelerinin kapalı kapılar ardında yapıldığını" öne süren Özel, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda oluşan ortak iradeye rağmen özel görüşmelere, takvimlere, siyasi hesaplara sıkıştırılmaya çalışılan bir süreç yürütüldüğünü iddia etti.

"Barışı, hukuku milletin gözünden kaçırarak yazamayız, yazılamaz." ifadesini kullanan Özel, "Açıkça ifade etmek istiyorum, bu teklife 'hayır' deme hakkı en çok olan siyasi parti kimdir diye millete sorduğunuzda hiç şüphe yok ki bugün karşınızda bulunan Yeni Parti Grubu'dur. Çünkü süreç devam ederken en ağır saldırılara uğrayan bizleriz. Cumhurbaşkanı adayı tutuklanan, yol arkadaşları hapsedilen, partisine yargı eliyle butlan atanan biziz." sözlerini sarf etti.

Kanun teklifinin içeriğinin, hazırlanış biçimi kadar sorunlu olduğunu savunan Özel, Komisyon raporunda yer alan demokratikleşme konusunda yer alan önerilerin düzenlemede yer almadığını dile getirdi.

Vatandaşların kanun teklifine yönelik itirazlarını duyduğunu ifade eden Özel, şöyle devam etti:

"Buradan tarih önünde ifade ediyorum: bu yasaya 'hayır' deme hakkına en çok sahip olan Yeni Parti, kendi hakkını milletin barış hakkının önüne koymayacaktır. Barışın önünde durmayacağız. Bir daha şehit gelmemesi, hiçbir evladımızın gazi olmaması, yoksul evlere ateş düşmemesi için barışın önünde durmayacağız. Bir anne daha evladının tabutuna sarılmasın, bu ülkenin çocukları, bu ülkenin geleceğini okullarda, fabrikalarda, tarlalarda, laboratuvarlarda kursun diye barışın önünü açacağız. Türkiye bölgemizdeki ve dünyadaki tehditlere karşı bir ve bütün olsun, güçlü olsun diye barışın önünü açacağız. Yıllardır teröre, silaha, gözyaşına harcadığımız gücümüzü üretime, eğitime, refaha ayırmak için barışın önünü açacağız."

Komisyon raporundaki önerilerin altında attıkları imzayı namusları olarak gördüklerini belirten Özel, özellikle 7'nci maddede yer alan demokratikleşme adımlarına ilişkin düzenlemelerin de hayata geçirilmesi için AK Parti'nin imzasına sahip çıkması gerektiğini söyledi. Özel, "Biz imzamızı namus biliyoruz. Sizin de kendi imzanıza sahip çıkıp çıkmadığınızı milletle birlikte takip edeceğiz. Bugünden sonra demokratikleşmeyi Meclis'e getireceğiz. Kayyum uygulamalarının sona ermesinin takipçisi olacağız. Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulamasının mücadelesini vereceğiz." dedi.

- "Türkiye'nin geleceğinin önünü açacak bir sorumluluğu üstleniyorum"

Özgür Özel, kırmızı çizgilerinin net olduğunu vurgulayarak, Atatürk, Lozan Antlaşması, devletin birliği ve ülkenin bölünmez bütünlüğü ile Anayasa'nın güvence altına aldığı Cumhuriyet'in temel niteliklerinin tartışma veya pazarlık konusu yapılamayacağını ve buna asla izin vermeyeceklerini söyledi.

"Bu metne kefil olmadan ama barışın sorumluluğunu taşıyarak, iktidarın hesabına karşı durarak ama Türkiye'nin geleceğinin önünü açacak bir sorumluluğu üstleniyorum." diyen Özel, şöyle konuştu:

"Ben ve yönetici arkadaşlarım tarihsel bir tutarlılık ve sorumluluk içinde bu yasaya 'evet' diyeceğiz. Bununla birlikte bunu bütün vatandaşlarımıza ilan ederim ki Yeni Parti'mizi millet kurmuştur, partimizin adını millet koymuştur. Partiyi büyüten de güçlendiren de milletimizdir. Bu sebeple milletvekillerimiz de seçildikleri illerde millet ne diyorsa ona göre karar verecek. Ona göre oy kullanacaktır. Bu ifadeyle Yeni Parti Grubu'nu kararında serbest bırakıyor değilim. Aksine kendi il, bölge, temsil ettiği toplumsal kesimlerin hassasiyet, beklenti, endişe, umut ve heyecanını dikkate alarak, onları milletin vekili olma sorumluluğu ile baş başa bırakıyorum. Hiçbir Yeni Parti milletvekili, üyesinin ve milletinin sesini duymadan davranmayacak. Yeni Parti'nin yeni nesil siyasetinin gereği budur."

Barış, demokrasi ve adaletin ülkenin ilacı olacağını ifade eden Özel, "Bu ilaç birimize değil, hepimize şifa olacak. Kendimize güveneceğiz, insanımıza, mücadelemize güveneceğiz ve ortak geleceğimizi hep birlikte kuracağız. Herkesin buna inanmasını ve güvenmesini arzu ediyorum." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, TBMM Genel Kurulunda, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerinde söz aldı.

TBMM'de siyasi parti gruplarının desteğiyle Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun kurulduğunu ve ilk toplantısını 5 Ağustos 2025'te yaptığını hatırlatan Güler, komisyonun 20 toplantıda 137 kişiyi dinlediğini aktardı.

Komisyonun terör sorununa karşı ciddi bir çalışma ortaya koyduğunu ifade eden Güler, komisyonda baro başkanlarının, güvenlik korucularının, şehit ailelerinin, akademisyenlerin dinlendiğini hatırlattı.

Güler, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ni oluşturan ana kaynağın komisyon raporunun 6. bölümü olduğunu dile getirdi. Bu bölümden ifadeleri okuyan Güler, şöyle devam etti:

"Bugüne kadar duyduğum en büyük yalanlardan biri, 'Bu teklifi 3 kişi biliyormuş.' Bu teklifi, çok insan biliyordu. Raporumuz aleni, raporun 6. bölümünü okuyan insanlar bu teklifin ne olduğunu net göreceklerdir. Neresi gizli kapaklıymış? Raporu okumadıysan kimse bilmez. '3 kişi biliyordu, nerede hazırlandığı bilinmiyordu' gibi ucuz ifadeleri reddediyoruz. Raporun 6. bölümüyle uyumlu bir kanun teklifinden bahsediyoruz. Biz Türkiye'de, bu topraklarda bir daha silahın, şiddetin asla konuşulmaması, silah ve şiddet üzerinden bir meselenin ağır ekonomik sonuçlarla beraber yaşanılmaması için elimizden gelen tüm kapasiteyle bir soruna eğilip çözmeye çalışıyoruz."

Rapordaki önerilerin teklifte yer aldığının altını çizen Güler, raporla eş değer metin hazırladıklarını dile getirdi. Bu konuda samimi gayret gösterdiklerini vurgulayan Güler, sürece katkı sağlayanlara teşekkür etti. Güler, şunları kaydetti:

"50 yıllık meseleye tüm çabamızla bir şey yapmaya çalışıyoruz. Eksiğimiz, yanlışımız olabilir. Peki, siz ne diyorsunuz? Açın şu elinizdeki bilgiyi, tecrübeyi de görelim. Raporun 6. bölümü ortada. Buna imza attınız. Müstakil ve geçici kanun için ne diyorsun? Yok. Açık söylüyorum, bu kanun teklifi her yönüyle Terörsüz Türkiye hedefi noktasında gerçek manada bir Türkiye modelidir. Sürecin başından itibaren komisyonumuzun işleyişi, devamındaki raporun çıkışı, görüşmeler gerçek manada bu toprakların evlatlarının çalışmasıdır. Bundan gurur duyun, bir sevinin. Çok önemli bir şey bu. Türkü'yle, Kürt'üyle, Alevi'siyle, Sünni'siyle, bu toprakların has evlatları samimiyetle bu sorunu çözmek ve gelecek Türkiye Yüzyılı'na daha sağlam, daha kararlı, kardeşçe, omuz omuza yürümek istiyor. Peki bunu biz isterken birilerinin destekleyeceğini mi zannediyorduk? Yok. Biliyorduk. Birilerinin ekmeği buradan kesilecek, birileri buradan siyasi menfaat elde edemeyecek, yok olacaklar belki."

- "Artık Anadolu'da hiçbir anne Türkçe de ağıt yakmayacak, Kürtçe de ağıt yakmayacak"

Teklifin tümü üzerinde şahsı adına söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, konuşmasının başında şehitleri rahmetle yad etti, gazileri, güvenlik güçlerini ve ailelerini selamladı.

Bugün bir tarih yazıldığını söyleyen Gül, sürece katkıları nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile siyasi partilerin genel başkanlarına ve milletvekillerine teşekkür etti.

Kanun teklifinin 367 milletvekili tarafından sunulduğunu bildiren Gül, bunu tarihi bir uzlaşmanın ve siyasal mutabakatın çok önemli bir göstergesi olarak niteledi.

Bugün kurallı bir dünya düzeninin sonuna gelindiğini, uluslararası sistemin çöktüğünü dile getiren Gül, "Artık yeni bir dünyanın kurulması elzemdir. Eski dünya can çekişirken yeni dünya kurulacak. Bu yeni dünyanın kuruluşu da işte bugün Gazi Meclis'ten, Türkiye'den doğacak. Bütün dünyaya barışı, küresel adaleti sağlayacak bir adımı bugün konuşuyoruz." ifadesini kullandı.

Gül, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda mutabakatla çalışma yapıldığını, ortak akıl ve millet mutabakatıyla kanun teklifinin yolunun çizildiğini vurguladı.

En büyük hakemin milletin kendisi olduğuna işaret eden Gül, "Birçok uluslararası çatışma çözümleri oldu, farklı ülkelerde gelişmeler var ama bunların hiçbirisi bizim için bir model değildir. Bu model bir 'Ankara mutabakatı'dır, bir 'Türkiye mutabakatı'dır, Türkiye modelidir, bütün dünyaya örnek olacak barışın bir modelidir." değerlendirmesinde bulundu.

Gül, toplumsal huzuru ve bütünleşmeyi ortaya koyacak bir süreci hep beraber yapacaklarını belirterek, "Unutmayalım ki Trabzon'un huzuru neyse, İzmir'in neşesi odur. Mardin'in, Van'daki gencin rüyası neyse, İstanbul'daki evladımızın da geleceği odur. Türk'üyle, Kürt'üyle, Alevisi'yle, Sünni'siyle, Çerkez'iyle, Boşnak'ıyla ve sayamadığımız bütün o zenginliklerle 86 milyon kardeş olarak yolumuza devam edeceğiz. Artık Anadolu'da hiçbir anne Türkçe de ağıt yakmayacak, Kürtçe de ağıt yakmayacak." diye konuştu.

- "Toplumsal barış, adalet ve güven güçlendikçe kardeşlik bağı daha da güçlenecek"

Şahsı adına konuşan Yeni Yol Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, tarihi bir sürecin yaşandığını belirtti.

Terörsüz Türkiye'nin tarihi bir fırsat olduğunu vurgulayan Bilici, Türkiye'nin farklı kültürlerin ve medeniyetlerin bir arada yaşadığı bir ülke olduğuna işaret etti.

Bilici, "Toplumsal barış, adalet ve güven güçlendikçe kardeşlik bağı daha da güçlenecektir. Bu meselenin gerçek çözümü milletimizin gönlünde tesis edilecek birlikteliktedir." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından soru-cevap bölümüne geçildi.

Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Yüksel, teklifin kapsamının, belirli bir tasfiye dolayısıyla terör örgütü PKK/KCK'nın sınırlandırıldığını belirtti.

Yüksel, "Teklif hükümleri için PKK/KCK'nın fiili varlığına son vermesi, her türlü silah ve mühimmatın teslim edilmesi, bu durumun tespit edilmesi ve bu tespitin MGK tarafından teyit edilmesi gerekmektedir. Kapsam tercihi örgütün tasfiyesine yönelik doğrulanabilir şartlara dayanmaktadır." dedi.

Teklifin hazırlanmasının amacını anlatan Yüksel, uzun süredir kararlı şekilde terörle mücadele edildiğini vurguladı. Milletin birlik ve kardeşliğinin sadece bugünün şartlarında ortaya çıkmadığına işaret eden Yüksel, aynı bayrak, aynı vatan ve aynı istiklal ülküsü etrafında yıllarca mücadele verildiğini kaydetti.

Yüksel, şöyle devam etti:

"Teklifin amacı, geçmişte yaşanan acıları unutturmak ya da terörle mücadeledeki haklılığı tartışmaya açmak asla değildir. Amaç, elde edilen kazanımları kalıcı hale getirmek, benzer acıların yaşanmamasını sağlamak, terörün yeniden hayat bulamayacağı güven zeminini oluşturmaktır. Aziz şehitlerimizin hatırasına, kahraman gazilerimizin fedakarlığına sahip çıkmanın en anlamlı yolu da gelecek nesillerin terörün gölgesinden arındırılmış Türkiye'de yaşamalarını sağlamaktır. Bu teklifle, suçun hukuki niteliği, mahkumiyet hükmünün varlığı kendiliğinden ortadan kaldırılmamaktadır."

Teklifin tek başına yürürlüğe girmesinin, kanunlaşmasının yeterli olmadığını dile getiren Yüksel, bu konuda Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararı gerektiğini söyledi. Yüksel, teklifin "genel ya da özel af" niteliğinde olmadığını sözlerine ekledi.

{ "vars": { "account": "G-DWD9KP42D3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } < type="adsense" data-ad-client="ca-pub-7735276658433681">