PISA 2025 verilerine göre Türkiye’de zorbalığa maruz kalmama (%52,1), olumlu sınıf iklimi (0,12) ve okula aidiyet (0,05) göstergeleri OECD ortalamalarına denk bir seyir izliyor. Öğrencilerin güvende hissetme algısı ise 2022’ye kıyasla artış gösteriyor. Okul ikliminde en kritik gelişme alanı ise %37,2 ile OECD ortalamasının (%66,1) belirgin biçimde gerisinde kalan okula düzenli devam oranı. Rapor, güvenli okul ortamı ve öğretmen desteğinin akran zorbalığını azaltarak akademik başarıyı doğrudan desteklediğini ortaya koyuyor.
Okulda Güvenlik Algısı ve Zorbalık: Türkiye’de öğrencilerin %52,1’i hiçbir zorbalık türüne maruz kalmadığını belirtirken, bu oran %52,5 olan OECD ortalamasıyla örtüşüyor. Dünya genelindeki akran zorbalığı artışına karşın 2025’te öğrencilerimiz hem okul içinde hem de okul yolunda 2022’ye göre kendilerini daha güvende hissediyor.
Okula Aidiyet ve Sınıf Disiplini: Öğrencilerin okula aidiyet hissi 0,05 ile OECD ortalamasının (0,09) hafif gerisinde kalırken, fen derslerindeki sınıf iklimi 0,12 ile OECD düzeyine (0,14) oldukça yakın seyrediyor. Öğrencilerin kendilerini okula bağlı hissettikleri ve ders düzeninin korunduğu sınıflar, akademik gelişimin temel zeminini oluşturuyor.
Okuldaki Devamsızlık Problemi: Türkiye’de PISA değerlendirmesinden önceki son iki haftada ders asmayan ya da tam gün devamsızlık yapmayan öğrencilerin oranı %37,2 seviyesinde kalıyor. OECD genelinde %66,1 olan bu gösterge, okul terk ve devamsızlık oranlarının Türkiye’de halen OECD ortalamasının oldukça üzerinde olduğunu ve okul ikliminde öncelikli müdahale alanını oluşturduğunu gösteriyor.
Güvenli Ortam Başarıyı Nasıl Etkiliyor?: PISA 2025 sonuçları, güçlü öğretmen desteğinin, güvenli bir okul çevresinin ve olumlu sınıf ikliminin zorbalığı kayda değer oranda azalttığını belgeliyor. Sağlıklı bir okul iklimi sosyal refahı artırmakla kalmıyor; öğrencilerin bilişsel potansiyellerini ortaya çıkararak akademik başarılarını doğrudan yukarı taşıyor.
PISA 2025 sonuçları, Türkiye’nin eğitimde son yılların en güçlü performansına ulaştığını gösteriyor. Küresel ölçekte genel puan kayıplarının yaşandığı bu döngüde Türkiye, okuma becerilerinde 30. sıradan 13. sıraya, fen bilimlerinde 29. sıradan 14. sıraya, matematikte ise 32. sıradan 23. sıraya yükselerek önemli bir ilerleme kaydetti. İlk kez hem fen (494 puan) hem de okuma (472 puan) alanlarında OECD ortalamasının üzerine çıkan Türkiye, matematikte de 462 puana ulaşarak OECD ortalamasını (463 puan) fiilen yakaladı.
Sıralamalarda Hızlı Yükseliş Fen Bilimleri: 29. sıradan 14. sıraya (+15 basamak) Okuma Becerileri: 30. sıradan 13. sıraya (+17 basamak) Matematik: 32. sıradan 23. sıraya (+9 basamak)
Türkiye, son döngüde üç ana alanın tamamında OECD içi sıralamasını ve puanını eş zamanlı artıran çok az ülkeden biri oldu. Aynı zamanda, PISA tarihinde ilk kez hem fen hem de okuma alanında OECD ortalamasının belirgin şekilde üzerine çıktı.
PISA 2025 verileri, yapay zekânın eğitimdeki etkisinde kullanım sıklığından ziyade kullanım biçiminin belirleyici olduğunu gösteriyor. Türkiye, yapay zekâyı öğrenme desteği olarak kullanma (%52,4), üretilen içerikleri derste eleştirel değerlendirme (%68,1) ve okullarda cep telefonu kısıtlaması uygulama (%82,9) oranlarında OECD ortalamalarının üzerine çıkarak dikkat çekici bir profil sergiliyor. Bu veriler, doğru okul politikaları ile dijital okuryazarlık birleştiğinde teknolojinin bilişsel tembellik yerine etkin bir öğrenme kaldıracına dönüşebileceğini ortaya koyuyor.
Yoğun Kullanım Başarı Getiriyor mu? - PISA 2025 verileri, yapay zekâ (YZ) kullanım sıklığının tek başına başarıyı garantilemediğini gösteriyor. - Yoğun YZ kullanımına sahip BAE ve Suudi Arabistan gibi ülkeler fen alanında OECD ortalamasının altında kalırken, Türkiye, Singapur ve Güney Kore ile birlikte kullanımı başarıyla eşleştiren kümede yer aldı.
Yapay Zekâ Nasıl Kullanılıyor? - Öğrenmeye Yardımcı Olarak Kullanım: Türkiye’de öğrencilerin %52,4’ü YZ araçlarını en az haftada bir kez “öğrenmelerine yardımcı olması” amacıyla kullanıyor (OECD ortalaması: %45,5). - Eleştirel Değerlendirme: Öğrencilerin %68,1’i derslerde YZ
Okul Politikaları ve Odaklanma - Cep Telefonu Kısıtlamaları: Türkiye’de öğrencilerin %82,9’u cep telefonu kullanımının yasak olduğu okullarda eğitim görüyor (OECD ortalaması: %49,5). Sonuç: Net okul politikaları, ders içi dikkat dağınıklığını önleyip teknolojinin amaç dışı kullanımını sınırlandırarak eğitimi güçlendiriyor.
Küresel ölçekte en geniş katılımla gerçekleştirilen PISA 2025 sonuçları, farklı eğitim sistemlerinin karşılaştırmalı bir görünümünü sunuyor. Tabloya göre Türkiye, fen bilimleri ve okuma becerilerinde OECD ortalamasının üzerine çıkarken, matematikte ortalamayı büyük ölçüde yakaladı. Almanya, İtalya ve Fransa gibi ülkelerle kıyaslandığında Türkiye’nin puanları birçok alanda yakın veya üstün bir seviyede; Birleşik Krallık ve ABD ise üç alanda da listenin üst sıralarındaki yerini koruyor.
Türkiye’nin Performansı: 91 ülkeden 760 binden fazla öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilen PISA 2025’te Türkiye, üç alanda da puanını artırdı.
Türkiye, fen bilimlerinde 494 puanla Almanya (486), İtalya (483) ve Fransa’nın (483) önüne geçti; okuma becerilerinde 472 puanla Almanya (465) ve Fransa’yı (456) geride bıraktı. Matematikte ise 462 puanla Almanya (464) ve İtalya’ya (468) yakın bir seviyeye ulaştı. Birleşik Krallık ve ABD üç alanda da hâlâ önde, ancak aradaki fark Türkiye lehine daralıyor.
OECD Sıralamasında Konum: Türkiye, OECD ülkeleri arasında fen bilimlerinde 19., okumada 18., matematikte 28. sırada yer aldı. Bu tabloda Türkiye, fen bilimleri ve okuma becerilerinde Almanya’yı geride bıraktı.
Öne Çıkan Fark: Türkiye'nin matematik puanı (462), OECD ortalamasını (463) yakalayarak bu alanda da önemli ölçüde ilerleme kaydetti. Fen ve okumada ise Türkiye artık OECD ortalamasının üzerinde.
PISA 2025 sonuçları açıklandı. Türkiye, fen bilimleri ve okuma becerilerinde OECD ortalamasının üzerine çıkarken, matematikte OECD ortalamasını yakaladı. OECD tarafından yayımlanan PISA 2025 sonuçları, küresel ölçekte eğitim sistemlerinin karşı karşıya olduğu dönüşümü ve öğrenme kayıplarını ortaya koyuyor. Okuma ve matematik becerilerinde OECD ortalamaları ölçüm tarihinin en düşük seviyelerine gerilerken, Türkiye 2022 yılına kıyasla her üç alanda da puanını artırarak dikkat çekici bir performans sergiledi.
Fen Okuryazarlığı: Türkiye, ortalama puanını 476’dan 494’e yükselterek 482 olan OECD ortalamasının belirgin şekilde üzerine çıktı. Bu artışla birlikte ülkemiz, OECD ülkeleri arasındaki yerini 29. sıradan 14. sıraya taşıdı.
Okuma Becerileri: OECD ortalamasının 14 puan birden gerileyerek 461 puana düştüğü bu döngüde Türkiye, puanını 16 puan artırarak 472’ye çıkardı ve OECD ortalamasını aştı. OECD sıralamasında ise 30. sıradan 13. sıraya yükseldi.