OECD tarafından uygulanan PISA 2025 araştırmasının sonuçları, Slovakya'nın başkenti Bratislava'da 8 Eylül'de Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in katıldığı toplantıyla açıklandı. Türkiye; fen bilimleri, matematik ve okuma becerisi alanlarının tümünde hem puanını hem de sıralamasını yükselterek önemli bir başarıya imza etti.
Türkiye'nin tarihî başarısına OECD tarafından yayımlanan PISA 2025 Uluslararası Raporu'nda da yer verildi. Raporun sunuş ve ön söz bölümlerinde "Türkiye" vurgusu yer aldı.
"PISA, okul sistemlerinin kalitesi ve etkililiğine dair en güvenilir ölçütlerden biri"
PISA 2025 Uluslararası Raporu'nun sunuş bölümünde, 90'dan fazla ülkeden yüz binlerce 15 yaşındaki öğrencinin küresel PISA sınavında soruları yanıtladıkları belirtildi. Raporda, PISA'nın öğrenci öğrenme çıktılarına ilişkin ölçümlerinin, okul sistemlerinin kalitesi ve etkililiğine dair en güvenilir ölçütlerden, dolayısıyla ekonomilerin ve toplumların uzun vadeli başarısının en güçlü göstergelerinden biri olduğu vurgulandı.
PISA'nın hedefinin her zaman nelerin mümkün olduğuna ilişkin beklentileri yükseltmek olduğu kaydedilen sunuş bölümünde, "Temel fikir oldukça basitti: Gençlerin neleri bildiğini ve neleri yapabildiğini, uluslararası düzeyde üzerinde uzlaşılmış bir ölçüt kullanarak değerlendirmek; performansın neden farklılaştığını anlamak için bu sonuçları öğrencilerden, öğretmenlerden, okullardan ve velilerden elde edilen verilerle ilişkilendirmek; ardından da karşılaştırmayı, gelişimi sağlayan bir güce dönüştürmek." ifadelerine yer verildi.
"Üç yıldan fazla ek öğrenme süresine eş değer bir kazanım"
Bir ülke başarılı olduğunda, bunun diğer ülkeler için bir referans noktası hâline geldiğine dikkat çekilen raporda politika yapıcıların, "Onlar neyi farklı yapıyor ve biz bundan ne öğrenebiliriz?" diye sormaya başladıklarına işaret edildi. Bu anlamda PISA'nın bir sıralama tablosu olmadığı, bir pusula işlevi gördüğü belirtilen raporun sunuş bölümünde, Türkiye'ye ilişkin şu ifadeler kullanıldı:
"Türkiye, ilerlemenin ne kadar hızlı gerçekleşebileceğini ortaya koydu ve on yıl içinde fen bilimleri performansını yaklaşık 70 PISA puanı yükseltti. Bu, üç yıldan fazla ek öğrenme süresine eş değer bir kazanım anlamına geliyor."
760 binden fazla öğrenci katıldı
PISA 2025 Uluslararası Raporu'nun ön söz bölümünde ise 2025 yılında, 91 ülke ve ekonomiden yaklaşık 33 milyon 15 yaşındaki öğrenciyi temsil eden 760 binden fazla öğrencinin PISA değerlendirmesine katıldığı kaydedildi.
PISA 2022'de kaydedilen benzeri görülmemiş performans düşüşünün ardından, birçok ülkede öğrenme sonuçlarının büyük ölçüde durgunlaştığı veya düşmeye devam ettiğine işaret edilen raporda, OECD genelinde 15 yaşındaki öğrencilerin yüzde 20'sinin üç dersin tamamında düşük performans gösterdiği belirtildi.
Türkiye, daha yüksek performans ve daha kapsayıcı sonuçların birlikte ilerleyebileceğini gösteren ülkelerden
Bazı ülkelerin, bu eğilimin dışında kaldığına vurgu yapılan raporda OECD üyesi ülkeler arasında Kosta Rika, Slovakya, Türkiye ve Birleşik Krallık'ta fen bilimleri alanı puanlarının yükseldiği, OECD üyesi olmayan ülkeler arasında ise Kamboçya, El Salvador, Gürcistan, Ürdün, Moğolistan, Karadağ, Filipinler, Suudi Arabistan, Tayland, Birleşik Arap Emirlikleri, Uruguay ve Özbekistan'da puanların arttığı tespitine yer verildi.
Raporun ön söz bölümünde, şunlar kaydedildi:
"Birçok ülke, daha yüksek performans ve daha kapsayıcı sonuçların birlikte ilerleyebileceğini de göstermiştir. Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Karadağ, Katar ve Slovakya, düşük performans gösteren öğrencilerin oranını azaltırken, en iyi performans gösteren öğrencilerin oranını artırmıştır."
Yapay zekâ konusunda değerlendirmelerin de yapıldığı ön söz bölümünde, yapay zekânın sınıf ortamının bir parçası hâline geldikçe, geri bildirim ve kişiselleştirilmiş uygulama için hedefli bir şekilde kullanılması gerektiği belirtildi. "Yapay zekâ, öğrencilerin çaba gerektiren öğrenme süreçlerine katkıda bulunmalı, onu değiştirmemelidir." tespiti yapılan raporda politika yapıcıların, ortaya konulan bu kanıtlardan yararlanarak öğrencileri hızla değişen bir dünyada başarılı olmaları için gereken bilgi ve becerilerle donatan etkili eğitim sistemleri kurabilecekleri ifade edildi.