ÖĞRETMEN

PROJE OKULLARI: ÖĞRENCİYE SINAV, ÖĞRETMENE “DAYI” MI?

Musa Akkaş

PROJE OKULLARI: ÖĞRENCİYE SINAV, ÖĞRETMENE “DAYI” MI?

Gelin biraz gülelim… Ama gülerken de düşünelim.

Proje okuluna öğrenci alırken:

Sınav var.

Puan var.

Başarı var.

Çocuğa deniliyor ki:

“Çalış, başar, hak ettiğin okula gir.”

Peki öğretmene gelince?

“Başkanım, bir el atıver…”

“Vekilim, şu okul işi…”

“Abi, müdürlük meselesi ne oldu?”

“Dayı, emmi, tanıdık kim varsa bir arayalım!”

Öğrenciye sınav, öğretmene siyasetçi!

İşte burada durup sormak gerekiyor:

Bu nasıl bir liyakat, bu nasıl bir adalet?

Biz proje okullarına karşı değiliz.

Tam tersine; başarılı, nitelikli ve gerçekten proje üreten okullarımız olsun istiyoruz.

Ama proje okuluna öğretmen ve yönetici seçimi de diğer okullardaki gibi sınava dayalı,hizmet puanı esaslı,objektif, şeffaf ve ölçülebilir kriterlere bağlanmalıdır.

Öğretmen atamasında;

SINAV PUANI + HİZMET PUANI

birlikte değerlendirilmelidir.

Yönetici görevlendirmesinde ise;

SINAV PUANI ve LİYAKAT

esas alınmalıdır.

Böylece kimsenin aklına:

“Acaba puanım mı konuşacak, telefon rehberim mi?”

sorusu gelmez.

Çünkü mesele sadece bir koltuk meselesi değildir.

Mesele kul hakkıdır.

Bir insanın emeği, başarısı ve liyakati varken; başka birinin siyasi tanıdığı sayesinde önüne geçiliyorsa bunun vicdani tarafını da düşünmek gerekir.

Dünyada belki:

“Dayım sağ olsun!” diyerek koltuğa oturabilirsiniz.

Ama ahirette:

“O göreve senden daha çok hakkı olan kişinin hakkı ne olacak?”

sorusuna ne cevap vereceğiz?

Makam geçici…

Koltuk geçici…

Görev geçici…

Kul hakkı ağırdır.

Herkesin bir heybesi var.

Kimi heybesine hizmet, emek ve dua koyar.

Kimi ise farkında olmadan başkasının hakkını koyar.

Dünyada koltuğa oturulur, ahirette hesabı verilir.

Bir de işin en komik tarafı var:

Öğretmen öğrenciye:

“Evladım, hayatta en önemli şey liyakattir.”

diyor.

Öğrenci de içinden:

“Hocam, sizin liyakat sınavınız hangi kanalda yayınlandı?”

Çocuklar her şeyi görüyor.

Belki bugün susuyorlar ama yarın neyin adalet, neyin torpil olduğunu çok iyi hatırlayacaklar.

Biz onlara:

“Çalışırsan başarırsın.”

deyip, büyüklerin dünyasında başka yollar gösterirsek, çocukların adalet duygusunu zedeleriz.

Devleti yönetenlerin en önemli görevlerinden biri de topluma güven vermektir.

İnsanlar:

“Benim hakkım yenmez.”

diyebilmeli.

“Çocuğumun geleceği tanıdıklara değil, çalışmasına bağlı.”

diyebilmeli.

Çünkü güven kaybolursa sadece bir öğretmeni değil, insanın sisteme olan inancını kaybederiz.

Bizim talebimiz açık:

Proje okullarında da torpil tartışmalarına kapı bırakmayacak objektif bir sistem kurulmalıdır.

Öğretmende SINAV + HİZMET PUANI

Yöneticide SINAV + LİYAKAT

Öğrencide olduğu gibi öğretmende ve yöneticide de adalet ve başarı ölçülebilmelidir.

Dayı, emmi, siyasi referans değil;

EMEK, BAŞARI VE LİYAKAT konuşmalıdır.

Gülerek söyledik ama mesele ciddi:

Dayın varsa kapıyı açabilirsin…

Ama liyakatin varsa o kapıdan başın dik girersin.

Çünkü koltuk insana ait değildir.

İnsan koltuğa emanettir.

Ve emanete ihanetin hesabı sadece dünyada değil, ahirette de vardır.

Eğitimde adalet, yönetimde liyakat, toplumda güven…

Çocuklarımıza bırakacağımız en güzel miras budur.

Musa Akkaş

{ "vars": { "account": "G-DWD9KP42D3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } < type="adsense" data-ad-client="ca-pub-7735276658433681">