Yükseköğretim Kurulu Başkanı Özvar Burdur’da
- Yükseköğretim Kurulu ile Tarım Teknolojileri Kümelenmesi Derneği arasında iş birliği protokolü imzalandı
- Yükseköğretim Kurulu Başkanı Özvar: "Bu protokol, yükseköğretim sistemi ile tarım ve hayvancılık sektörünü ortak hedefler doğrultusunda buluşturan, kapsamlı ve çok boyutlu bir iş birliği modelini hayata geçirecektir"
- "Üniversiteler bünyesinde kurulacak eğitim ve araştırma çiftlikleri, öğrencilerimizin uygulamalı eğitim almalarını sağlayacak, genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacak ve aynı zamanda tarım teknolojileri alanında Ar-Ge faaliyetlerinin yürütüleceği önemli merkezler haline gelecektir"
- "Protokol kapsamında 40 bin gence istihdam ve kendi işini kurma imkânı sağlanmasını öngörüyoruz"
26 Mart 2026
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, Yükseköğretim Kurulu ve Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) arasında yapılan iş birliği protokolü imza törenine katılmak ve bazı temaslarda bulunmak üzere Burdur’u ziyaret etti.
Özvar, ziyareti kapsamında ilk olarak Mehmet Akif Ersoy Üniversitesini (MAKÜ) ziyaret ederek Rektör Prof. Dr. Hüseyin Dalgar’dan üniversitede yürütülen çalışmalara ve akademik faaliyetlere ilişkin bilgi aldı. Ardından senato toplantısına başkanlık etti.
Üniversite çiftliklerini gezen Özvar, Yükseköğretim Kurulu ile TÜME arasında "20 adet Yapay Zeka Destekli Otonom Eğitim ve Ar-Ge Çiftliği Hibe Projesi"ni kapsayan iş birliği protokolü imza törenine katıldı.
Özvar, "Gıdada Tam Bağımsız Türkiye" başlığıyla düzenlenen imza töreninde yaptığı konuşmada, yükseköğretim sistemi ile sektör arasında köprü kuran, ülkenin stratejik öncelikleriyle doğrudan örtüşen son derece önemli bir iş birliği protokolüne imza attıklarını söyledi.
Yükseköğretim Kurulu ile TÜME arasında yapılan iş birliğinin Türkiye’nin tarım, hayvancılık, teknoloji ve insan kaynağı politikalarına dokunan stratejik bir adımı ifade ettiğini vurgulayan Özvar, bugün dünyanın, gıda güvenliği, sürdürülebilir üretim, iklim değişikliği ve teknolojik dönüşüm gibi birbirine bağlı çok boyutlu sınamalarla karşı karşıya olduğuna işaret etti.
Özvar, “Bu süreçte tarım ve hayvancılık yalnızca ekonomik bir faaliyet alanı değil aynı zamanda milli güvenlik, toplumsal refah ve sürdürülebilir kalkınma meselesi haline gelmiştir. Bu nedenle ülkemizin öncelikli alanları arasında tarım ve hayvancılık, her zamankinden daha kritik bir konuma sahiptir.” dedi.
“Yükseköğretim sistemi ile tarım ve hayvancılık sektörünü ortak hedefte buluşturan iş birliği modeli”
İş birliği protokolünün, üniversite-sektör iş birliğini önceleyen yaklaşımın tarım ve hayvancılık alanındaki en somut ve en yenilikçi örneklerinden biri olduğunu ifade eden Özvar, şunları kaydetti:
“Bu protokol, yükseköğretim sistemi ile tarım ve hayvancılık sektörünü ortak hedefler doğrultusunda buluşturan, kapsamlı ve çok boyutlu bir iş birliği modelini hayata geçirecektir. Protokol ile üniversitelerimizin akademik bilgi birikimi, araştırma altyapısı ve insan kaynağı potansiyeli; sektörün ihtiyaçları ve sahadaki tecrübesi ile bir araya gelecektir.
Bu çerçevede, üniversiteler bünyesinde kurulacak eğitim ve araştırma çiftlikleri, öğrencilerimizin uygulamalı eğitim almalarını sağlayacak, genç çiftçi adaylarının yetişmesine katkı sunacak ve aynı zamanda tarım teknolojileri alanında Ar-Ge faaliyetlerinin yürütüleceği önemli merkezler haline gelecektir.
Bu protokolün en önemli noktalarından biri de tarım ve hayvancılıkta teknoloji odaklı bir dönüşümü merkeze almasıdır. Yapay zeka ve akıllı üretim sistemlerinin entegre edildiği bu model, geleneksel üretim anlayışını ileri teknolojiyle buluşturarak verimliliği ve katma değeri artırmayı hedeflemektedir. Aynı zamanda üniversitelerde yürütülecek uygulamalı eğitim süreçleri sayesinde öğrencilerimizin mesleki yetkinlikleri güçlenecek ve mezunlarımızın istihdam edilebilirliği önemli ölçüde artacaktır."
- "TEKNOFEST ruhunun yeni bir açılımı olmasını arzu ediyoruz"
Özvar, iş birliğinin yalnızca eğitim ve araştırma boyutuyla sınırlı kalmayıp, ülkenin kalkınma hedeflerine doğrudan katkı sunacak bir ekosistem oluşturmayı hedeflediğini söyledi.
Üniversiteler, kamu kurumları ve özel sektör arasında kurulacak bu güçlü iş birliği sayesinde, sektörde karşılaşılan sorunlara daha hızlı ve etkin çözümler üretilebileceğini, yenilikçi projelerin sahaya daha kolay aktarılabileceğini belirten Özvar, üniversitelerde öğrenci kulüpleri aracılığıyla tarım teknolojileri alanında aktif bir gençlik hareketinin oluşturulmasının da hedeflendiğini bildirdi.
Özvar, "Bu kulüpler, öğrencilerimizin yalnızca teorik bilgiyle değil; proje üretme, yarışmalara katılma ve sektörle doğrudan temas kurma imkanı elde edeceği önemli bir platform olacaktır. Bu yönüyle bu çalışmanın, TEKNOFEST ruhunun tarım ve hayvancılık alanındaki yeni bir açılımı olmasını özellikle arzu ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
- "İhtiyaçlara cevap veren bütüncül bir yaklaşım"
Özvar, tarım ve hayvancılıkta istenen atılım için güçlü bir üniversite-sektör iş birliğinin şart olduğunu vurguladı.
TÜME tarafından ortaya konulan modelin, ihtiyaçlara cevap veren bütüncül bir yaklaşım sunduğunu belirten Özvar, “Bu kapsamda üniversitelerimiz bünyesinde kurulacak yapay zeka tabanlı otonom eğitim ve araştırma çiftlikleri, yalnızca bir üretim alanı değil; aynı zamanda eğitim, Ar-Ge ve teknoloji geliştirme merkezleri olacaktır.” dedi.
Kurulacak çiftlikler sayesinde öğrencilerin doğrudan sahada eğitim alacağını, genç çiftçi adayları yetiştirileceğini ve üniversitelerin bilgi birikiminin uygulamaya dönüşeceğini ifade eden Özvar, “Üniversitelerimizde Hayvancılık Teknolojileri ve İşletmeciliği ön lisans programını açmayı planladığımızı da belirtmek isterim. Bu program, sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi açısından önemli bir adım olacaktır.” diye konuştu.
- "Veterinerlik ve ziraat fakülteleri olan diğer üniversitelerimizi de dahil edeceğiz”
Protokol kapsamında 40 bin gence istihdam ve kendi işini kurma imkânı sağlanmasının öngörüldüğünü, bunun da çok önemli bir açılım olacağını dile getiren Özvar, bu insan kaynağını yetiştiren ziraat ve veteriner fakülteleri ile meslek yüksekokullarının çağın gereklerine uyum sağlamasının “kritik önemde” olduğunu vurguladı.
Özvar, eğitim programlarının; dijitalleşme, yapay zeka, hassas tarım, biyoteknoloji ve sürdürülebilirlik gibi alanları kapsayacak şekilde sürekli güncellenmesinin önemli olduğunu kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Aynı şekilde uygulamalı eğitimlerin artırılması, öğrencilerimizin sahada, tarlada ve işletmelerde doğrudan deneyim kazanması büyük önem taşımaktadır. Bizler, öğrencilerimizin yalnızca sınıfta değil; üretimin olduğu her alanda öğrenmesini önemsiyoruz. Bu yaklaşım, mezunlarımızın sektöre daha hızlı adapte olmasını ve istihdam olanaklarının artmasını sağlayacaktır.
TÜME, başta Burdur Mehmet Akif Üniversitesi olmak üzere, Ankara Üniversitesi, Bursa Uludağ Üniversitesi ve Erzurum Atatürk Üniversitesi ile iş birliğine başlamış olup, kısa sürede diğer üniversitelerimiz de sürece katılacaktır.
Bu üniversitelerimizle birlikte bugün aramızda; sürece dahil olacak Boğaziçi Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Harran Üniversitesi ve Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesinin kıymetli rektörleri de bulunuyor. Pilot olarak 4 artı 6 üniversite ile başlayacak çalışmaya ilerleyen zamanlarda veterinerlik ve ziraat fakülteleri olan diğer üniversitelerimizi de dahil etmeyi arzu ediyoruz.”
Özvar, iş birliğinin hayırlı olmasını dileyerek, emeği geçenlere teşekkür etti.
- “Eylül ayına kadar üniversitelerimize hibe etmiş olacağız”
TÜME Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Karagöz de kimya biliminde iyi durumda olunursa bugün dünyanın yaşamış olduğu üre sorununa karşı bir cevap verebilir hale gelineceğini belirtti.
Karagöz, “Biz üniversitelerimize ihtiyaç duyuyoruz ve bugün 20 adet otonom yapay zekaya dayalı otonom çiftliğin protokolünü imzalıyoruz. Allah nasip ederse eylül ayı TEKNOFEST'e kadar bunları tamamlamış, üniversitelerimize hibe etmiş olacağız.” bilgisini verdi.
Özvar’a ziyaretinde Yükseköğretim Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Naci Gündoğan ve Yükseköğretim Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu eşlik etti.