<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Türkiye’nin İlk ve Tek Eğitim Temalı Ulusal Haber Sitesi www.ogretmenler.net</title>
    <link>https://www.ogretmenler.net</link>
    <description>Türkiye’nin İlk ve Tek Eğitim Temalı Ulusal Haber Sitesi ogretmenler.net www.ogretmenler.net olarak eğitim ve öğretim camiasının bilgiye en hızlı, en doğru ve en güvenilir şekilde ulaşmasının yanı sıra; Eğitim ve öğretim haberlerini duyurmada ilk olmak, Eğitim ve öğretim mevzuatında yaşanan değişimlerin yorumlarını uzman kadrolarımızla ilk kez sizlerle paylaşmak. Mevcut eğitim ve öğretim mevzuatının var olan en son güncel hallerini sizlere ulaştırmak. Kısaca her ne sebeple olursa olsun tüm eğitim ve öğretim camiasının buluşma noktası olmaktır.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ogretmenler.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>ogretmenler.net I Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 29 May 2026 23:52:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.ogretmenler.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşte Türkiye’nin gurur tablosu]]></title>
      <link>https://www.ogretmenler.net/iste-turkiyenin-gurur-tablosu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ogretmenler.net/iste-turkiyenin-gurur-tablosu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 aria-level="2" dir="ltr" role="heading"><a aria-hidden="true" href="https://x.com/meb_dinogretimi" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1"><img alt="" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/1756613921681641472/7LZbYvoA_bigger.jpg" /></a></h2>

<p><a href="https://x.com/meb_dinogretimi" rel="nofollow" role="link">MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü</a></p>

<p>Mesleki yarışmaların Türkiye finallerinde büyük gurur! Üç gün süren heyecan dolu maratonun ardından, dereceye giren öğrencilerimiz ödüllerini aldı. İşte Türkiye’nin gurur tablosu:</p>

<p>İmam Hatip Ortaokulları (İHO) Sonuçları Genç Nida Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma</p>

<p>Ayşe Betül Yıldırım | Bilecik - Fatih Sultan Mehmet İHO</p>

<p>Mahinur Yiğit | İstanbul - Şehit Ayşe Aykaç Kız AİHL</p>

<p>Ümmü Ecrin Aktürk | Antalya - Aksu Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Genç Nida Hafızlık Yarışması</p>

<p>Zehra Aydınlı | Trabzon - Yeşilyalı İmam Hatip Ortaokulu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayşe Zehra Öztürk | Kastamonu - Seydiler Seyit Zülfikar Vakfı M. Naim Karaman İHO</p>

<p>Lemar Hammada | Gaziantep - Selçuk Bahattin Teymur Kız AİHL</p>

<p>Anadolu İmam Hatip Liseleri (AİHL) Sonuçları Genç Nida Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma</p>

<p>Elif Yağmur Saraç | Çorum - Buharaevler Kız AİHL</p>

<p>Firedvs Hunla | Bursa - Bursa Merkez AİHL</p>

<p>Rukiye Kara | Erzurum - Yakutiye AİHL Genç Nida Hafızlık Yarışması</p>

<p>Bayan Mohamad Alahmad | Mersin - Fatma Zehra Kız AİHL</p>

<p>Ragad Alafandi | İstanbul - Esenler Güzide Özdilek Kız AİHL</p>

<p>Burcu İlbay | Samsun - Şehit Uğur Göksü AİHL</p>

<p>Azimle çalışan tüm öğrencilerimizi, onları yetiştiren ailelerini ve öğretmenlerini gönülden tebrik ediyoruz. Yolunuz açık, başarınız daim olsun!</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Mesleki yarışmaların Türkiye finallerinde büyük gurur! Üç gün süren heyecan dolu maratonun ardından, dereceye giren öğrencilerimiz ödüllerini aldı. İşte Türkiye’nin gurur tablosu:<br />
📗 İmam Hatip Ortaokulları (İHO) Sonuçları<br />
Genç Nida Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma<br />
🥇 Ayşe Betül… <a href="https://t.co/dlr9X7UwOR" rel="nofollow">pic.twitter.com/dlr9X7UwOR</a></p>
— MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü (@meb_dinogretimi) <a href="https://twitter.com/meb_dinogretimi/status/2052421216997101930?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 7, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p>Mesleki yarışmalarda büyük final heyecanı sona erdi! Dereceye giren öğrencilerimiz ödüllerini alarak bizleri gururlandırdı. İşte tam liste:</p>

<p>EZANI GÜZEL OKUMA YARIŞMASI TÜRKİYE FİNALİ Anadolu İmam Hatip Liseleri (AİHL):</p>

<p>Yavuz Dulkadiroğlu | Sakarya - Adapazarı AİHL</p>

<p>Muhammed Musa Can | Malatya - Malatya AİHL</p>

<p>Omer Cihatdzı Kara Amet | İstanbul - Hakkı Demir AİHL</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Mesleki yarışmalarda büyük final heyecanı sona erdi! Dereceye giren öğrencilerimiz ödüllerini alarak bizleri gururlandırdı. İşte tam liste:<br />
🎤 EZANI GÜZEL OKUMA YARIŞMASI TÜRKİYE FİNALİ<br />
<br />
Anadolu İmam Hatip Liseleri (AİHL):<br />
🥇 Yavuz Dulkadiroğlu | Sakarya - Adapazarı AİHL<br />
🥈… <a href="https://t.co/MmQEsnit34" rel="nofollow">pic.twitter.com/MmQEsnit34</a></p>
— MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü (@meb_dinogretimi) <a href="https://twitter.com/meb_dinogretimi/status/2053023097641398439?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 9, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p>Mesleki yarışmaların Türkiye finallerinde büyük gurur tablosu tamamlandı. Dereceye giren öğrencilerimiz:</p>

<p>GENÇ SADÂ KUR'AN-I KERİM'İ GÜZEL OKUMA (Liseler)</p>

<p>Muhammed Yahya Sertkaya | Elazığ - Elazığ AİHL</p>

<p>Bilal Çelik | Erzincan - 15 Temmuz Şehitleri AİHL</p>

<p>Muhammed Raşit Çetin | Sakarya - Adapazarı AİHL</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Mesleki yarışmaların Türkiye finallerinde büyük gurur tablosu tamamlandı. Dereceye giren öğrencilerimiz:<br />
📗 GENÇ SADÂ KUR'AN-I KERİM'İ GÜZEL OKUMA (Liseler)<br />
🥇 Muhammed Yahya Sertkaya | Elazığ - Elazığ AİHL<br />
🥈 Bilal Çelik | Erzincan - 15 Temmuz Şehitleri AİHL<br />
🥉 Muhammed Raşit… <a href="https://t.co/SMjndEVFyG" rel="nofollow">pic.twitter.com/SMjndEVFyG</a></p>
— MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü (@meb_dinogretimi) <a href="https://twitter.com/meb_dinogretimi/status/2053134823862997367?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 9, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p></p>

<p>Mesleki yarışmaların Türkiye finalleri kapsamında düzenlenen “Genç Hatipler Hutbe Okuma Yarışması” sonuçlandı. Hitabetleri ve vakur duruşlarıyla gönülleri fetheden genç hatiplerimiz, ödüllerini aldı.</p>

<p>İşte Türkiye derecesi elde eden gurur tablomuz:</p>

<p>Muhammed Melih Uçar | Konya - Tahir Büyükkörükçü Anadolu İmam Hatip Lisesi</p>

<p>İsmail Akşin | Afyonkarahisar - Merkez Anadolu İmam Hatip Lisesi</p>

<p>Erdem Kamil Doğan | Kocaeli - İzmit Anadolu İmam Hatip Lisesi</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Mesleki yarışmaların Türkiye finalleri kapsamında düzenlenen “Genç Hatipler Hutbe Okuma Yarışması” sonuçlandı. Hitabetleri ve vakur duruşlarıyla gönülleri fetheden genç hatiplerimiz, ödüllerini aldı. ✨<br />
İşte Türkiye derecesi elde eden gurur tablomuz:<br />
🥇 Muhammed Melih Uçar |… <a href="https://t.co/5595zD8aYu" rel="nofollow">pic.twitter.com/5595zD8aYu</a></p>
— MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü (@meb_dinogretimi) <a href="https://twitter.com/meb_dinogretimi/status/2053508507329040525?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 10, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p>KUR'AN-I KERİM’İN GENÇ SEDALARI MÜKAFATLANDIRILDI!</p>

<p>Türkiye finalleri kapsamında gerçekleştirilen "Genç Sada Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma Yarışması" ortaokul kategorisinde dereceye giren isimler belli oldu.</p>

<p>Eşsiz tilavetleriyle kulakların pasını silen öğrencilerimiz, final gününde ödüllerine kavuştu.</p>

<p>İşte İmam Hatip Ortaokulları (İHO) gurur tablomuz:</p>

<p>Emin Kayra Eke | Samsun - 15 Temmuz Şehitler İmam Hatip Ortaokulu</p>

<p>Muhammed İgeçi | İstanbul - Aşiret Dalcı İmam Hatip Ortaokulu</p>

<p>Mahmud Sami Başer | Kayseri - Mustafa Germirli İmam Hatip Ortaokulu</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">📗 KUR'AN-I KERİM’İN GENÇ SEDALARI MÜKAFATLANDIRILDI! ✨<br />
Türkiye finalleri kapsamında gerçekleştirilen "Genç Sada Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma Yarışması" ortaokul kategorisinde dereceye giren isimler belli oldu. Eşsiz tilavetleriyle kulakların pasını silen öğrencilerimiz, final… <a href="https://t.co/os4fL1FWdC" rel="nofollow">pic.twitter.com/os4fL1FWdC</a></p>
— MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü (@meb_dinogretimi) <a href="https://twitter.com/meb_dinogretimi/status/2053867732592914581?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 11, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p>Ezan Okuma Yarışması Türkiye Finallerinde, yürekleri titreten sesleriyle dereceye giren öğrencilerimiz ödüllerine kavuştu.</p>

<p>İşte ortaokul kategorisinde Türkiye derecesi elde eden gurur tablomuz:</p>

<p>Mehmet Akif Öğüt | Karaman - Şehit Polis Hakan Yılmaz İmam Hatip Ortaokulu</p>

<p>Ali Berat Deniz | Balıkesir - Turhan Dökmecioğlu İmam Hatip Ortaokulu</p>

<p>Furkan Yıldızeli | Adana - Mehmet Tal İmam Hatip Ortaokulu</p>

<p>Başarılarıyla bizleri onurlandıran öğrencilerimizi, kıymetli ailelerini ve hocalarımızı gönülden tebrik ediyoruz.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Ezan Okuma Yarışması Türkiye Finallerinde, yürekleri titreten sesleriyle dereceye giren öğrencilerimiz ödüllerine kavuştu. 🌙✨<br />
<br />
İşte ortaokul kategorisinde Türkiye derecesi elde eden gurur tablomuz:<br />
<br />
🥇 Mehmet Akif Öğüt | Karaman - Şehit Polis Hakan Yılmaz İmam Hatip Ortaokulu… <a href="https://t.co/OL7AeJd1UN" rel="nofollow">pic.twitter.com/OL7AeJd1UN</a></p>
— MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü (@meb_dinogretimi) <a href="https://twitter.com/meb_dinogretimi/status/2055252455084990495?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 15, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YARIŞMA/ETKİNLİKLER</category>
      <guid>https://www.ogretmenler.net/iste-turkiyenin-gurur-tablosu-1</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 23:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ogretmenlernet.teimg.com/crop/1280x720/ogretmenler-net/uploads/2026/05/kuran-1.jpg" type="image/jpeg" length="76190"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Matematik ve Esmaülhüsna arasında bir bağ kurmaya ne dersin?]]></title>
      <link>https://www.ogretmenler.net/matematik-ve-esmaulhusna-arasinda-bir-bag-kurmaya-ne-dersin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ogretmenler.net/matematik-ve-esmaulhusna-arasinda-bir-bag-kurmaya-ne-dersin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a aria-hidden="true" id="thumbnail" tabindex="-1"> </a><a aria-hidden="true" id="thumbnail" tabindex="-1"> </a><a aria-hidden="true" id="thumbnail" tabindex="-1"> </a></p>

<p></p>

<p><a aria-hidden="true" id="thumbnail" tabindex="-1"> </a><a aria-hidden="true" id="thumbnail" tabindex="-1"> </a><a aria-hidden="true" id="thumbnail" tabindex="-1"> </a></p>

<p><a aria-hidden="true" id="thumbnail" tabindex="-1"> </a><a aria-hidden="true" id="thumbnail" tabindex="-1"> </a><a aria-hidden="true" id="thumbnail" tabindex="-1"> </a></p>

<h1>Ne İlgisi Var? | İstatistik ve Büyük Hesap | Part 6</h1>

<h1>📊Verilerin toplanması, titizlikle analiz edilmesi ve anlamlı bir sonuca ulaştırılması... Matematikteki istatistik konusu sana da büyük bir tabloyu hatırlatmıyor mu? 📈✨ Hayatın her anı, evrenin her detayı muazzam bir bilgi akışıyla örülü. Hiçbir veri kaybolmuyor, hiçbir detay gözden kaçmıyor. Bu kusursuz analiz ve değerlendirme bize O’nun o sarsılmaz esmasını fısıldıyor: ✨ el-Hasîb: Her şeyi en ince detayına kadar hesap eden, ölçen ve herkese hakkını eksiksiz veren.</h1>

<p><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/IxrMkzPrTU8?rel=0" width="640"></iframe></p>

<h1>Ne İlgisi Var? | 🔢 Sayılar ve İlahi Hesap | Part 5</h1>

<p>Matematik denince aklına ilk gelen şey nedir? Doğal sayılar, sayma sayıları, işlemler... Peki tüm bu sayılabilir düzen bize neyi anlatıyor? 🌌✨ Evrendeki her bir atom, her bir yıldız ve hayatımızın her anı muazzam bir matematiksel hassasiyetle akıp gidiyor. Bu sarsılmaz düzen, O'nun o hayranlık uyandırıcı esmasını fısıldıyor: ✨ el-Muhsî: Her şeyi en ince detayına kadar bilen, tek tek sayan ve kesintisiz kaydeden.</p>

<p><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/pPtEVl7Y-rU?rel=0" width="640"></iframe></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a aria-hidden="true" id="thumbnail" tabindex="-1"> </a><a aria-hidden="true" id="thumbnail" tabindex="-1"> </a><a aria-hidden="true" id="thumbnail" tabindex="-1"> </a></p>

<p><a aria-hidden="true" id="thumbnail" tabindex="-1"> </a><a aria-hidden="true" id="thumbnail" tabindex="-1"> </a><a aria-hidden="true" id="thumbnail" tabindex="-1"> </a></p>

<h1>🔢 İşlem Önceliği ve İlahi Sıralama | Part 4 ⚖️<br />
Matematikteki o sarsılmaz kurallar, hayatın içindeki büyük düzenin birer aynasıdır. 🪞✨<br />
Bir denklemde her ne kadar önce toplama işareti gelse de, biz önce çarpma veya bölmeyi yaparız. Neden mi? Çünkü bu matematikteki öncelik ve erteleme sanatıdır. 🧮<br />
Tıpkı O’nun iki güzel isminde olduğu gibi:<br />
✨ el-Mukaddim: Dilediğini öne alan, öncelik sahibi kılan.<br />
✨ el-Muahhir: Dilediğini geriye bırakan, erteleyen.<br />
İşlem önceliği rakamların düzenidir, bu esmalar ise kainatın... Her şey vaktinde ve olması gereken sıradadır. ✨🙌<br />
Hayatında “öncelik” verdiğin şeyler seni nereye götürüyor? 👇</h1>

<p></p>

<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-captioned="" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/DYFGEe0t_CD/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4; margin-right:14px"></div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>
</div>

<div></div>

<div style="margin-left:auto; margin-right:auto"></div>

<div>
<div style="color:#3897f0"><a href="https://www.instagram.com/reel/DYFGEe0t_CD/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="text-align:center" target="_blank">Bu gönderiyi Instagram'da gör</a></div>
</div>

<div></div>

<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4; margin-left:2px; margin-right:14px"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<div style="margin-left:8px">
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>

<div style="margin-left:auto">
<div></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>
</div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<p style="color:#c9c8cd; text-align:center"><a href="https://www.instagram.com/reel/DYFGEe0t_CD/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="color:#c9c8cd" target="_blank">MEBDinÖğretimiGM (@meb_dinogretimi)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script>

<p></p>

<h1>Ne İlgisi Var? | 🌀 Altın Oran: Kainatın Matematiksel Mührü | Part 3</h1>

<h1>Doğadaki o kusursuz estetik ve dengenin ardındaki sırrı biliyor musun? 🐚🌿 1,618... Yani Altın Oran. Evrendeki o muazzam uyumun matematiksel karşılığı olan bu sayı, bize iki derin hakikati fısıldıyor: ⚖️ el-Hakîm: Her şeyi bir ölçü, hikmet ve kusursuz bir dengeyle yaratan. 🎨 el-Musavvir: Her şeye en güzel şekli veren, varlıkları eşsiz güzellikte tasarlayan.</h1>

<p><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/A9Z_-5oDwaA?rel=0" width="640"></iframe></p>

<h1>Ne İlgisi Var? | 📏 Sayı Doğrusu ve Sonsuzluk | Part 2</h1>

<h1>Matematik ve Esmaülhüsna arasında bir bağ kurmaya ne dersin? 🤝 Geometrideki o ucu bucağı olmayan sayı doğrusunu düşün... Başlangıcı ve sonu yok, sonsuzluğa uzanıyor. ♾️ Bu eşsiz düzen bize O’nun iki büyük esmasını hatırlatıyor: ✨ el-Evvel: Başlangıcı olmayan. ✨ el-Âhir: Sonu olmayan. Rakamların ötesindeki hakikati keşfetmeye hazır mısın?</h1>

<p><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/zp8oP0LQhhc?rel=0" width="640"></iframe></p>

<h1>Ne İlgisi Var? | Matematiğin Dili | Part 1</h1>

<p>🔢 Ne İlgisi Var? Başlıyor! ✨ Matematik sadece rakamlar değil, keşfedilmeyi bekleyen bir kapı... 🚪 Her denklem bir anlam, her düzen Allah’ın eşsiz sanatından bir iz taşır. ✨🌌 Yeni serimizde matematiğe bambaşka bir pencereden bakıyoruz: 📏 Doğru Parçası: İki nokta arasındaki en sade bağ. ⭕ Çember: Sınırın içinde saklı kusursuz denge. ⚖️ Denklem: Görünmeyeni görünür kılan o muazzam düzen. Şekillerde ve ölçüde derin bir hakikat arıyoruz. 🕊️ “Ne İlgisi Var?” serimiz için takipte kalın! 🚀🧠</p>

<p><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/dOwHpnbUdic?rel=0" width="640"></iframe></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM/ÖĞRETİM</category>
      <guid>https://www.ogretmenler.net/matematik-ve-esmaulhusna-arasinda-bir-bag-kurmaya-ne-dersin</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 23:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ogretmenlernet.teimg.com/crop/1280x720/ogretmenler-net/uploads/2026/05/matemik.jpg" type="image/jpeg" length="54866"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sabrıyla toprağı uyandıran bir kahraman: Hikmet Kaya]]></title>
      <link>https://www.ogretmenler.net/sabriyla-topragi-uyandiran-bir-kahraman-hikmet-kaya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ogretmenler.net/sabriyla-topragi-uyandiran-bir-kahraman-hikmet-kaya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a aria-hidden="true" href="https://x.com/meb_dinogretimi" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1"><img alt="" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/1756613921681641472/7LZbYvoA_bigger.jpg" /></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://x.com/meb_dinogretimi" rel="nofollow" role="link">MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü</a></p>

<p>Bugün sizi, bozkırın ortasında imkansıza inanmayan, sabrıyla toprağı uyandıran bir kahramanla tanıştırmak istiyoruz: Hikmet Kaya. Dijital dünyanın hızı bizi her şeyin "anlık" olduğuna inandırırken; Hikmet Amca bize 40 yıllık bir sabrın, sadakatin ve tevekkülün meyvesini gösteriyor. O, eline kazmasını, gönlüne memleket sevdasını aldı ve binlerce fidanı evladı gibi büyüttü. Gerçek kahramanlık; toprağa dokunmak, yarını düşünmek ve arkanda gölgesinde serinlenecek bir miras bırakmaktır.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Bugün sizi, bozkırın ortasında imkansıza inanmayan, sabrıyla toprağı uyandıran bir kahramanla tanıştırmak istiyoruz: Hikmet Kaya.<br />
<br />
Dijital dünyanın hızı bizi her şeyin "anlık" olduğuna inandırırken; Hikmet Amca bize 40 yıllık bir sabrın, sadakatin ve tevekkülün meyvesini… <a href="https://t.co/CL8C4MS85u" rel="nofollow">pic.twitter.com/CL8C4MS85u</a></p>
— MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü (@meb_dinogretimi) <a href="https://x.com/meb_dinogretimi/status/2046985159963005269?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">April 22, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM/ÖĞRETİM</category>
      <guid>https://www.ogretmenler.net/sabriyla-topragi-uyandiran-bir-kahraman-hikmet-kaya</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ogretmenlernet.teimg.com/crop/1280x720/ogretmenler-net/uploads/2026/05/bozkir.jpg" type="image/jpeg" length="39412"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Zihnin Fethi” dijital deneyim alanı]]></title>
      <link>https://www.ogretmenler.net/zihnin-fethi-dijital-deneyim-alani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ogretmenler.net/zihnin-fethi-dijital-deneyim-alani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 aria-level="2" dir="ltr" role="heading"><a href="https://x.com/iletisim" rel="nofollow" role="link"><img alt="Kare profil resmi" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/1882171489509691392/D8UblXUP_bigger.jpg" /></a></h2>

<p><a href="https://x.com/iletisim" rel="nofollow" role="link">T.C. İletişim Başkanlığı</a></p>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımız tarafından hazırlanan “Zihnin Fethi” dijital deneyim alanı, ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. İstanbul’un fethini yalnızca askerî bir zafer olarak değil; aynı zamanda entelektüel, bilimsel ve kültürel bir dönüşüm süreci olarak ele alan proje kapsamında hazırlanan video mapping gösterileri izleyicilerin beğenisine sunuldu. Tarihî atmosferi modern teknolojiyle buluşturan deneyim alanı, ziyaretçilerden yoğun ilgi görürken; proje, İstanbul’un fethine dair tarihî ve kültürel birikimin etkileyici bir dijital anlatımla ziyaretçilere aktarılmasına imkân sunuyor. <a dir="ltr" href="https://x.com/hashtag/29Mayıs1453?src=hashtag_click" rel="nofollow" role="link">#29Mayıs1453</a> <a dir="ltr" href="https://x.com/hashtag/istanbulunfethi?src=hashtag_click" rel="nofollow" role="link">#istanbulunfethi</a></p>

<p><a href="https://x.com/iletisim/status/2060365761625960498/photo/1" rel="nofollow" role="link"><img alt="Resim" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/media/HJfjsWlXYAQOnNW?format=jpg&amp;name=360x360" / width="665" height="379"></a></p>

<p><a href="https://x.com/iletisim/status/2060365761625960498/photo/2" rel="nofollow" role="link"><img alt="Resim" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/media/HJfjsWiWgAEN-84?format=jpg&amp;name=360x360" / width="665" height="379"></a></p>

<p><a href="https://x.com/iletisim/status/2060365761625960498/photo/3" rel="nofollow" role="link"><img alt="Resim" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/media/HJfjsWkXQAInYOc?format=jpg&amp;name=360x360" / width="665" height="379"></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://x.com/iletisim/status/2060365761625960498/photo/4" rel="nofollow" role="link"><img alt="Resim" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/media/HJfjsWoWYAA-gvS?format=jpg&amp;name=360x360" / width="665" height="379"></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM/ÖĞRETİM</category>
      <guid>https://www.ogretmenler.net/zihnin-fethi-dijital-deneyim-alani</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ogretmenlernet.teimg.com/crop/1280x720/ogretmenler-net/uploads/2026/05/h-jfjs-wl-x-y-a-q-on-n-w.jpg" type="image/jpeg" length="11619"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kâbe’yi neden tavaf ediyoruz?]]></title>
      <link>https://www.ogretmenler.net/kabeyi-neden-tavaf-ediyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ogretmenler.net/kabeyi-neden-tavaf-ediyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 aria-level="2" dir="ltr" role="heading"></h2>

<section aria-labelledby="accessible-list-0" role="region">
<article aria-labelledby="id__xyfa6sn53x id__oxgnhjy59z id__oinpqultt4l id__qo0m9jbpgzg id__bymaovyepc id__8p24ucwcvee id__1leln7q3n8m id__hgxyvq2zlcw id__pchh94whzq id__g5h20a97uim id__dkxs6djv3ze id__9fvazv082x id__fkrc2cawx4n id__aqqz73y0a9g id__f86enonei5 id__hrn4hm1v82q id__0p9patdy7ouj id__r65kmdr2u5c id__7wcf955gxpu id__ihksw0qtvm9" role="article" tabindex="-1">
<p><a aria-hidden="true" href="https://x.com/meb_dinogretimi" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1"><img alt="" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/1756613921681641472/7LZbYvoA_bigger.jpg" /></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://x.com/meb_dinogretimi" rel="nofollow" role="link">MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü</a></p>

<p><a href="https://x.com/meb_dinogretimi" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1">@meb_dinogretimi</a></p>

<p> “Kâbe’yi neden tavaf ediyoruz?” Bir yapının etrafında dönmek neden ibadet sayılır? İslam’ın tavaf anlayışıyla putperestlik arasındaki temel fark nedir?  “Bi’ Şey Sorabilir miyim?” serimizin bu bölümünde; Kâbe’nin neden bir yön ve merkez olduğunu, tavafın kozmik düzenle ilişkisini ve insanın hayatındaki sahte merkezleri birlikte yeniden düşünüyoruz.  Videonun tamamı YouTube kanalımızda.</p>

<p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr" dir="ltr">💭 “Kâbe’yi neden tavaf ediyoruz?”<br>Bir yapının etrafında dönmek neden ibadet sayılır?<br>İslam’ın tavaf anlayışıyla putperestlik arasındaki temel fark nedir?<br>📌 “Bi’ Şey Sorabilir miyim?” serimizin bu bölümünde;<br>Kâbe’nin neden bir yön ve merkez olduğunu,<br>tavafın kozmik düzenle… <a href="https://t.co/1ZEFOLHfbh" rel="nofollow">pic.twitter.com/1ZEFOLHfbh</a></p>&mdash; MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü (@meb_dinogretimi) <a href="https://twitter.com/meb_dinogretimi/status/2054991547985440802?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 14, 2026</a></blockquote> <script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script> </p>
</article>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM/ÖĞRETİM</category>
      <guid>https://www.ogretmenler.net/kabeyi-neden-tavaf-ediyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ogretmenlernet.teimg.com/crop/1280x720/ogretmenler-net/uploads/2026/05/kabenin-7-kez-tavaf-edilmesinin-islami-acidan-onemi-20259-5.webp" type="image/jpeg" length="29373"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zeynel el-Amidî, kitapları dokunarak ayırt etmek için kabartma bir sistem geliştirdi]]></title>
      <link>https://www.ogretmenler.net/zeynel-el-amidi-kitaplari-dokunarak-ayirt-etmek-icin-kabartma-bir-sistem-gelistirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ogretmenler.net/zeynel-el-amidi-kitaplari-dokunarak-ayirt-etmek-icin-kabartma-bir-sistem-gelistirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 aria-level="2" dir="ltr" role="heading"><a aria-hidden="true" href="https://x.com/meb_dinogretimi" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1"><img alt="" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/1756613921681641472/7LZbYvoA_bigger.jpg" /></a></h2>

<p><a href="https://x.com/meb_dinogretimi" rel="nofollow" role="link">MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü</a></p>

<p> Braille alfabesinden 600 yıl önce, görme engelli bir Müslüman âlim parmak uçlarıyla okuyordu…</p>

<p> Diyarbakırlı Zeynel el-Amidî, kitapları dokunarak ayırt etmek için kabartma bir sistem geliştirdi ve bunu görme engelli çocuklara eğitim vermek için kullandı.</p>

<p> Asırlar önce açılan bu yol, bugün Braille alfabesine ilham veren önemli adımlardan biri oldu.</p>

<p> Kültür serimizde bu hafta, Zeynel el-Amidî’nin ilham veren hikâyesini anlatıyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr" dir="ltr">🐚 Braille alfabesinden 600 yıl önce, görme engelli bir Müslüman âlim parmak uçlarıyla okuyordu…<br>📚 Diyarbakırlı Zeynel el-Amidî, kitapları dokunarak ayırt etmek için kabartma bir sistem geliştirdi ve bunu görme engelli çocuklara eğitim vermek için kullandı.<br>✨ Asırlar önce… <a href="https://t.co/IwfDw0u4PD" rel="nofollow">pic.twitter.com/IwfDw0u4PD</a></p>&mdash; MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü (@meb_dinogretimi) <a href="https://twitter.com/meb_dinogretimi/status/2055353088433668127?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 15, 2026</a></blockquote> <script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script> </p>
</article>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM/ÖĞRETİM</category>
      <guid>https://www.ogretmenler.net/zeynel-el-amidi-kitaplari-dokunarak-ayirt-etmek-icin-kabartma-bir-sistem-gelistirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ogretmenlernet.teimg.com/crop/1280x720/ogretmenler-net/uploads/2026/05/reading-braille.jpg" type="image/jpeg" length="61220"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bir dilin kelimelerine dokunabilir misiniz?]]></title>
      <link>https://www.ogretmenler.net/bir-dilin-kelimelerine-dokunabilir-misiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ogretmenler.net/bir-dilin-kelimelerine-dokunabilir-misiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 aria-level="2" dir="ltr" role="heading"><a aria-hidden="true" href="https://x.com/meb_dinogretimi" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1"><img alt="" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/1756613921681641472/7LZbYvoA_bigger.jpg" /></a></h2>

<p><a href="https://x.com/meb_dinogretimi" rel="nofollow" role="link">MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü</a></p>

<p>Bir dilin kelimelerine dokunabilir misiniz?  “Mevzu Arapça”nın yeni bölümünde, Arapçanın ezberden ibaret olmadığını; oyunla, dokunarak ve eğlenerek öğrenilebildiğini birlikte görüyoruz. Bazen bir dili öğrenmek, sadece o dilin duvarlarını yıkmakla başlar. </p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Bir dilin kelimelerine dokunabilir misiniz? 📘✨⁰“Mevzu Arapça”nın yeni bölümünde, Arapçanın ezberden ibaret olmadığını; oyunla, dokunarak ve eğlenerek öğrenilebildiğini birlikte görüyoruz.⁰Bazen bir dili öğrenmek, sadece o dilin duvarlarını yıkmakla başlar. 🎈 <a href="https://t.co/6rq3ptC0Vy" rel="nofollow">pic.twitter.com/6rq3ptC0Vy</a></p>
— MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü (@meb_dinogretimi) <a href="https://twitter.com/meb_dinogretimi/status/2058492744876659187?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 24, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Bir dilin kelimelerine dokunabilir misiniz? 📘✨⁰“Mevzu Arapça”nın yeni bölümünde, Arapçanın ezberden ibaret olmadığını; oyunla, dokunarak ve eğlenerek öğrenilebildiğini birlikte görüyoruz.⁰Bazen bir dili öğrenmek, sadece o dilin duvarlarını yıkmakla başlar. 🎈 <a href="https://t.co/6rq3ptC0Vy" rel="nofollow">pic.twitter.com/6rq3ptC0Vy</a></p>
— MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü (@meb_dinogretimi) <a href="https://twitter.com/meb_dinogretimi/status/2058492744876659187?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 24, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM/ÖĞRETİM</category>
      <guid>https://www.ogretmenler.net/bir-dilin-kelimelerine-dokunabilir-misiniz</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ogretmenlernet.teimg.com/crop/1280x720/ogretmenler-net/uploads/2026/05/arapca-12.jpg" type="image/jpeg" length="97379"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kaderim yazıldıysa neden sorumluyum?]]></title>
      <link>https://www.ogretmenler.net/kaderim-yazildiysa-neden-sorumluyum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ogretmenler.net/kaderim-yazildiysa-neden-sorumluyum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 aria-level="2" dir="ltr" role="heading"><a aria-hidden="true" href="https://x.com/meb_dinogretimi" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1"><img alt="" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/1756613921681641472/7LZbYvoA_bigger.jpg" /></a></h2>

<p><a href="https://x.com/meb_dinogretimi" rel="nofollow" role="link">MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü</a></p>


<p>Kaderim yazıldıysa neden sorumluyum?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560"><p lang="tr" dir="ltr">Kaderim yazıldıysa neden sorumluyum? <a href="https://t.co/Lo21qiYICC" rel="nofollow">pic.twitter.com/Lo21qiYICC</a></p>&mdash; MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü (@meb_dinogretimi) <a href="https://twitter.com/meb_dinogretimi/status/2056432477401453023?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 18, 2026</a></blockquote> <script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script> </p>
</article>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM/ÖĞRETİM</category>
      <guid>https://www.ogretmenler.net/kaderim-yazildiysa-neden-sorumluyum</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ogretmenlernet.teimg.com/crop/1280x720/ogretmenler-net/uploads/2026/05/kader-1.jpg" type="image/jpeg" length="19884"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bayram sofralarında neden bazı evlerde mutlaka turunç reçeli]]></title>
      <link>https://www.ogretmenler.net/bayram-sofralarinda-neden-bazi-evlerde-mutlaka-turunc-receli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ogretmenler.net/bayram-sofralarinda-neden-bazi-evlerde-mutlaka-turunc-receli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a aria-hidden="true" href="https://x.com/meb_dinogretimi" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1"><img alt="" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/1756613921681641472/7LZbYvoA_bigger.jpg" /></a></p>

<p><a href="https://x.com/meb_dinogretimi" rel="nofollow" role="link">MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p> Osmanlı’da Kurban Bayramı sofralarında neden bazı evlerde mutlaka turunç reçeli bulunurdu, hiç düşündünüz mü? Sadece bir tatlı mıydı, yoksa sofradaki yerinin daha derin bir anlamı olabilir miydi?</p>

<p> Bu hafta kültür serimizde, Osmanlı bayram sofralarının ardındaki bu geleneğin izini sürdük.</p>

<p> Sizce bayram sofralarındaki bu detaylar bize ne anlatıyor olabilir?</p>

<p> Yorumlarda düşüncelerinizi paylaşın.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">🍊 Osmanlı’da Kurban Bayramı sofralarında neden bazı evlerde mutlaka turunç reçeli bulunurdu, hiç düşündünüz mü?⁰Sadece bir tatlı mıydı, yoksa sofradaki yerinin daha derin bir anlamı olabilir miydi?<br />
🎥 Bu hafta kültür serimizde, Osmanlı bayram sofralarının ardındaki bu geleneğin… <a href="https://t.co/VJCoj2AqpP" rel="nofollow">pic.twitter.com/VJCoj2AqpP</a></p>
— MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü (@meb_dinogretimi) <a href="https://x.com/meb_dinogretimi/status/2060054717590348268?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 28, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM/ÖĞRETİM</category>
      <guid>https://www.ogretmenler.net/bayram-sofralarinda-neden-bazi-evlerde-mutlaka-turunc-receli</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 22:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ogretmenlernet.teimg.com/crop/1280x720/ogretmenler-net/uploads/2026/05/truncreceli.jpg" type="image/jpeg" length="36828"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ISEF 2026’da Öğrencilerimizin Başarısını Kutluyoruz!]]></title>
      <link>https://www.ogretmenler.net/isef-2026da-ogrencilerimizin-basarisini-kutluyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ogretmenler.net/isef-2026da-ogrencilerimizin-basarisini-kutluyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 aria-level="2" dir="ltr" role="heading"><a aria-hidden="true" href="https://x.com/mfatihkacir" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1"><img alt="" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/1977454302974111744/KtVdM3J4_bigger.jpg" /></a></h2>

<p><a href="https://x.com/mfatihkacir" rel="nofollow" role="link">Mehmet Fatih KACIR</a></p>

<p>2026 Uluslararası Regeneron ISEF Bilim ve Mühendislik Yarışması’nda gençlerimiz yine göğsümüzü kabarttı! Ülkemizi temsil eden 27 öğrencimizin hazırladığı 13 projeden, 4 proje Büyük Ödül 2 proje İkincilik Ödülü 2 proje Dördüncülük Ödülü ve 1 proje Özel Ödüle layık görüldü. Başarılarıyla ülkemizin gurur tablolarına bir yenisini daha ekleyen öğrencilerimizi, onlara rehberlik eden danışmanlarını ve destekleriyle her zaman yanlarında olan ailelerini gönülden tebrik ediyorum.</p>

<p><a dir="ltr" href="https://x.com/Tubitak" rel="nofollow" role="link">@Tubitak</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://x.com/mfatihkacir/status/2060288882432692583/photo/1" rel="nofollow" role="link"><img alt="Resim" draggable="true" height="379" src="https://pbs.twimg.com/media/HJedz1jXgAMM1PC?format=jpg&amp;name=small" width="665" /></a></p>

<p><a aria-hidden="true" href="https://x.com/Tubitak" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1"><img alt="" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/1882742203266551808/RBzETrpu_bigger.jpg" /></a></p>

<p><a href="https://x.com/Tubitak" rel="nofollow" role="link">TÜBİTAK</a></p>

<p>ISEF 2026’da Öğrencilerimizin Başarısını Kutluyoruz! TÜBİTAK olarak 2026 yılı Uluslararası Regeneron ISEF Bilim ve Mühendislik Yarışması’nda ülkemizi temsil eden genç bilim insanlarımızla bir kez daha gurur duyuyoruz. 13 proje ile 27 öğrencimizin katıldığı yarışmada gençlerimiz; 4 proje ISEF Büyük Ödülü: 2 İkincilik Ödülü 2 Dördüncülük Ödülü 1 proje ISEF Özel Ödülü kazandı. Dünyanın en prestijli lise düzeyi bilim yarışmasında ülkemizi başarıyla temsil eden, bu süreçte birçok kazanım ve tecrübe elde eden tüm öğrencilerimizi, bilimin yolunda onlara yol gösteren değerli danışmanlarını ve evlatlarını bilim yolunda destekleyen çok kıymetli ailelerini yürekten tebrik ediyoruz!</p>

<p><a href="https://x.com/Tubitak/status/2060318072372707521/photo/1" rel="nofollow" role="link"><img alt="Resim" draggable="true" height="379" src="https://pbs.twimg.com/media/HJe4XcdWcAQ7VEd?format=jpg&amp;name=small" width="665" /></a></p>

<p><a href="https://x.com/Tubitak/status/2060318072372707521/photo/2" rel="nofollow" role="link"><img alt="Resim" draggable="true" height="379" src="https://pbs.twimg.com/media/HJe4XcwWAAMInUq?format=jpg&amp;name=360x360" width="665" /></a></p>

<p><a href="https://x.com/Tubitak/status/2060318072372707521/photo/3" rel="nofollow" role="link"><img alt="Resim" draggable="true" height="379" src="https://pbs.twimg.com/media/HJe4XceWIAURBHM?format=jpg&amp;name=360x360" width="665" /></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YARIŞMA/ETKİNLİKLER</category>
      <guid>https://www.ogretmenler.net/isef-2026da-ogrencilerimizin-basarisini-kutluyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 22:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ogretmenlernet.teimg.com/crop/1280x720/ogretmenler-net/uploads/2026/05/barsari.jpg" type="image/jpeg" length="26583"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Bir şey olmaz” deme, yangına sebep olma.]]></title>
      <link>https://www.ogretmenler.net/bir-sey-olmaz-deme-yangina-sebep-olma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ogretmenler.net/bir-sey-olmaz-deme-yangina-sebep-olma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a aria-hidden="true" href="https://x.com/OGMgovtr" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1"><img alt="" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/1625555802902654976/58tcnhOl_bigger.jpg" /></a></p>

<p><a href="https://x.com/OGMgovtr" rel="nofollow" role="link">Orman Genel Müdürlüğü</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bayramımız zehir, <a dir="ltr" href="https://x.com/hashtag/YeşilVatan?src=hashtag_click" rel="nofollow" role="link">#YeşilVatan</a>’ımız kül olmasın.  Çöp atma,  Ateş yakma,  Sigara izmariti atma,  “Bir şey olmaz” deme, yangına sebep olma.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">🌲Bayramımız zehir, <a href="https://x.com/hashtag/Ye%C5%9FilVatan?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#YeşilVatan</a>’ımız kül olmasın.<br />
<br />
🚯 Çöp atma,<br />
🔥 Ateş yakma,<br />
🚭 Sigara izmariti atma,<br />
‼️ “Bir şey olmaz” deme, yangına sebep olma. <a href="https://t.co/qT6EJBLEvR" rel="nofollow">pic.twitter.com/qT6EJBLEvR</a></p>
— Orman Genel Müdürlüğü (@OGMgovtr) <a href="https://x.com/OGMgovtr/status/2059896570053574888?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 28, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM/ÖĞRETİM</category>
      <guid>https://www.ogretmenler.net/bir-sey-olmaz-deme-yangina-sebep-olma</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 22:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ogretmenlernet.teimg.com/crop/1280x720/ogretmenler-net/uploads/2026/05/sigara.jpg" type="image/jpeg" length="21147"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dünya İniş Kaykay Şampiyonası Ergan Dağında]]></title>
      <link>https://www.ogretmenler.net/dunya-inis-kaykay-sampiyonasi-ergan-daginda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ogretmenler.net/dunya-inis-kaykay-sampiyonasi-ergan-daginda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 aria-level="2" dir="ltr" role="heading"><a aria-hidden="true" href="https://x.com/drhamzaydogdu" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1"><img alt="" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/1513121593249124354/F-zIRvTl_bigger.jpg" /></a></h2>

<p><a href="https://x.com/drhamzaydogdu" rel="nofollow" role="link">Hamza Aydoğdu</a></p>

<p>Dünya İniş Kaykay Şampiyonası Ergan Dağı heyecan dolu uluslararası organizasyona 5-7 Haziran tarihleri arasında 4. kez ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. ​ Hız, adrenalin ve cesaretin zirveye çıkacağı Dünya İniş Kaykay Şampiyonası (World Downhill Skateboarding Championship) için geri sayım başladı. Dünyanın en iyi kaykay sporcuları, Ergan Dağı’nın eşsiz doğasında ve zorlu parkurlarında şampiyonluk için mücadele edecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">📌Dünya İniş Kaykay Şampiyonası<br />
<br />
Ergan Dağı heyecan dolu uluslararası organizasyona 5-7 Haziran tarihleri arasında 4. kez ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.<br />
​<br />
Hız, adrenalin ve cesaretin zirveye çıkacağı Dünya İniş Kaykay Şampiyonası (World Downhill Skateboarding Championship)… <a href="https://t.co/aCXv8dRaWl" rel="nofollow">pic.twitter.com/aCXv8dRaWl</a></p>
— Hamza Aydoğdu (@drhamzaydogdu) <a href="https://x.com/drhamzaydogdu/status/2059854535250620878?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 28, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YARIŞMA/ETKİNLİKLER</category>
      <guid>https://www.ogretmenler.net/dunya-inis-kaykay-sampiyonasi-ergan-daginda</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 22:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ogretmenlernet.teimg.com/crop/1280x720/ogretmenler-net/uploads/2026/05/ergan-2.jpg" type="image/jpeg" length="37159"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Soru ve Cevaplarla Sosyal Güvenlik Sistemi]]></title>
      <link>https://www.ogretmenler.net/soru-ve-cevaplarla-sosyal-guvenlik-sistemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ogretmenler.net/soru-ve-cevaplarla-sosyal-guvenlik-sistemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a aria-hidden="true" href="https://x.com/sgksosyalmedya" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1"><img alt="" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/2023293539556151296/4Fw7_MbL_bigger.jpg" /></a></p>

<p><a href="https://x.com/sgksosyalmedya" rel="nofollow" role="link">SGK</a></p>

<p>Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülkelerde çalışan vatandaşlarımız Türkiye’de hangi şartlarda emekli olabilirler?</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülkelerde çalışan vatandaşlarımız Türkiye’de hangi şartlarda emekli olabilirler?<a href="https://x.com/hashtag/SGKPodcast?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#SGKPodcast</a> <a href="https://x.com/hashtag/TRTRadyo?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#TRTRadyo</a> <a href="https://x.com/hashtag/podcast?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#podcast</a> <a href="https://t.co/x85t8b6HMl" rel="nofollow">pic.twitter.com/x85t8b6HMl</a></p>
— SGK (@sgksosyalmedya) <a href="https://x.com/sgksosyalmedya/status/2060330476351406542?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 29, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p>Soru bizden Cevap sizden Ölüm Aylığı Nedir(I. Bölüm)</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Soru bizden<br />
Cevap sizden<br />
<br />
Ölüm Aylığı Nedir❓(I. Bölüm)<a href="https://x.com/hashtag/BilBakal%C4%B1m?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#BilBakalım</a> <a href="https://t.co/0Ixe16iPyO" rel="nofollow">pic.twitter.com/0Ixe16iPyO</a></p>
— SGK (@sgksosyalmedya) <a href="https://x.com/sgksosyalmedya/status/2059577411453280312?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 27, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'de Tedavisi veya Tetkiki Mümkün Olmayan Hastalar ile Yurt Dışında Görevli Olanların Sağlık Giderleri Nasıl Finanse Edilir?</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Türkiye'de Tedavisi veya Tetkiki Mümkün Olmayan Hastalar ile Yurt Dışında Görevli Olanların Sağlık Giderleri Nasıl Finanse Edilir?<a href="https://twitter.com/hashtag/Sa%C4%9Fl%C4%B1klaG%C3%BCvendeKal%C4%B1n?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#SağlıklaGüvendeKalın</a><a href="https://twitter.com/hashtag/SGKGelecekBiriktirir?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#SGKGelecekBiriktirir</a> <a href="https://t.co/H0kP7IdFqy" rel="nofollow">pic.twitter.com/H0kP7IdFqy</a></p>
— SGK (@sgksosyalmedya) <a href="https://twitter.com/sgksosyalmedya/status/2055996187648413749?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 17, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p>İhbar Tazminatı Nedir?</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">İhbar Tazminatı Nedir?<a href="https://twitter.com/hashtag/SGKS%C3%B6zl%C3%BC%C4%9F%C3%BC?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#SGKSözlüğü</a> <a href="https://t.co/RuF9ttdOOH" rel="nofollow">pic.twitter.com/RuF9ttdOOH</a></p>
— SGK (@sgksosyalmedya) <a href="https://twitter.com/sgksosyalmedya/status/2051271832028713174?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 4, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p></p>

<p>4/a Sigortalılığı Kapsamında Sağlanan Haklar ve Yardımlar Nelerdir? Bu Sigorta Türü Kimleri Kapsamaktadır?</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">4/a Sigortalılığı Kapsamında Sağlanan Haklar ve Yardımlar Nelerdir? Bu Sigorta Türü Kimleri Kapsamaktadır?<a href="https://twitter.com/hashtag/SGKyaSorun?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#SGKyaSorun</a> <a href="https://t.co/d6Nn1mMYRn" rel="nofollow">pic.twitter.com/d6Nn1mMYRn</a></p>
— SGK (@sgksosyalmedya) <a href="https://twitter.com/sgksosyalmedya/status/2053007797747339641?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 9, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p>Fiili hizmet süresi zammı nedir? Sigortalılara sağladığı faydalar nelerdir?</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Fiili hizmet süresi zammı nedir? Sigortalılara sağladığı faydalar nelerdir?<a href="https://twitter.com/hashtag/SGKPodcast?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#SGKPodcast</a> <a href="https://twitter.com/hashtag/TRTRadyo?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#TRTRadyo</a> <a href="https://twitter.com/hashtag/podcast?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#podcast</a> <a href="https://t.co/6VLLzbMMQZ" rel="nofollow">pic.twitter.com/6VLLzbMMQZ</a></p>
— SGK (@sgksosyalmedya) <a href="https://twitter.com/sgksosyalmedya/status/2052721024408469941?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 8, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p>5510 Sayılı Kanununun 4/a Bendi Kapsamında Sigortalı Olmanın Temel Koşulu Nedir?</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">5510 Sayılı Kanununun 4/a Bendi Kapsamında Sigortalı Olmanın Temel Koşulu Nedir?<a href="https://twitter.com/hashtag/SGKyaSorun?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#SGKyaSorun</a> <a href="https://t.co/tBbkyxl31e" rel="nofollow">pic.twitter.com/tBbkyxl31e</a></p>
— SGK (@sgksosyalmedya) <a href="https://twitter.com/sgksosyalmedya/status/2055634421735117314?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 16, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEMUR</category>
      <guid>https://www.ogretmenler.net/soru-ve-cevaplarla-sosyal-guvenlik-sistemi</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 22:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ogretmenlernet.teimg.com/crop/1280x720/ogretmenler-net/uploads/2026/05/s-g-k.jpg" type="image/jpeg" length="96658"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emsal AYM kararları]]></title>
      <link>https://www.ogretmenler.net/emsal-aym-kararlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ogretmenler.net/emsal-aym-kararlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p id="duyuru_baslik">BASIN DUYURUSU</p>

<p>25.5.2026</p>

<p>ND 15/26</p>

<p><strong>Bilgisayar, Bilgisayar Programları ve Kütüklerinde Arama, Kopyalama ve Elkoyma İşlemlerine Yönelik Düzenlemeler İçeren Kurallara İlişkin İtiraz Başvurusu Hakkında Karar</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p></p>

   <p>Anayasa Mahkemesi 12/2/2026 tarihinde <a href="https://normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/ND/2026/36" rel="noopener" target="_blank">E.2023/128</a> numaralı dosyada, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 134. maddesinin; (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin “<em>Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim … tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir.</em>” bölümü ve (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin <em>“Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması … halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir.” </em>bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.</p>

   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>İtiraz Konusu Kurallar</strong></p>

<p>İtiraz konusu kurallarda; bilgisayar, bilgisayar programları ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma işlemlerine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.</p>

<p><strong>Başvuru Gerekçesi</strong></p>

<p>Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kurallarda bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde yapılan arama ve elkoyma işlemleri sonucunda elde edilen dijital verilerin hangi adli makam tarafından inceleneceğine dair bir düzenlemenin yer almadığı, el konulan veya arama sonucunda kopyası alınan dijital veri üzerinde değişiklik yapılmasını engelleyen, delil güvenliğini ve kişisel verilerin korunmasını sağlayan güvencelere de yer verilmediği, adli kopyası alınan dijital verinin saklanması ve imha edilmesi konusunda bir düzenleme olmadığı, arama ve elkoyma kararına karşı itiraz ve tazminat yolunun öngörülmemesinin temel hakların ölçüsüz şekilde sınırlanmasına neden olduğu belirtilerek kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.</p>

<p><strong>Mahkemenin Değerlendirmesi</strong></p>

<p>İtiraz konusu kurallar uyarınca şüphelinin aranan ve/veya el koyulan bilgisayarı ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde yer alan dijital bilgi ve materyallerin her türlü kişisel veriyi barındırması söz konusu olabilir. Bu husus gözönünde bulundurulduğunda kurallar; bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerinde arama yapılabilmesine ve anılan eşyalara el konulabilmesine imkân tanımak suretiyle kişilerin özel hayatına saygı gösterilmesini ve kişisel verilerin korunmasını isteme haklarına sınırlama getirmektedir.</p>

<p>Kurallar uyarınca söz konusu eşyalardaki kayıtların kopyalanarak çözümlenmesi ve metin hâline getirilmesinin suça konu olayı aydınlatacak olan delillerin sağlıklı bir şekilde elde edilmesine, soruşturmaların etkin ve verimli olarak yürütülmesine, suçla etkin bir şekilde mücadele edilmesine ve bu suretle Anayasa’nın 20. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen kamu düzeninin sağlanmasına katkıda bulunacağı açıktır. Bu itibarla kuralların anayasal anlamda meşru bir amaç taşıdığı ve demokratik bir toplumda zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamaya yönelik olduğu görülmektedir.</p>

<p>Klasik anlamdaki delillerden farklılık gösteren dijital materyallerin doğası gereği bu materyaller üzerinde delillerin araştırılması yöntemi farklılık gösterebilir. Özellikle bu materyallerde yer alan verilerin şifrelenmesi veya verilerin gizlenmesi durumunda materyallerin derhâl incelenerek verilere ulaşılması ve arama anında bu verilerin kopyalanarak ilgilisine teslim edilmesi mümkün olmayabilir. Dolayısıyla aramanın yapıldığı yerde verilerin gizlenmiş veya şifrelenmiş olması dijital delillerin olay yerinden sağlıklı bir şekilde elde edilmesini zorlaştırabilir. Bu durumda etkin soruşturma açısından verilerin daha uygun ortamlarda güvenli bir şekilde elde edilerek depolanması ihtiyacı, el koyma tedbirini gerektirebilir. Bu bağlamda kuralların söz konusu meşru amaca ulaşma bakımından elverişli ve gerekli olmadığı söylenemez.</p>

<p>Kuralların kişisel verilerin işlenmesi sürecinin şeffaf bir şekilde gerçekleştirilmesi, şeffaflığın bir gereği olarak veri sahiplerine kişisel verilerine erişim imkânı tanınması, kişisel verilerin doğru ve güncel bir biçimde tutulması ve güvenliğinin sağlanması, veri sahibi hakkında ilke olarak otomatik sonuç çıkarılmaması, işlenecek veya herhangi bir şekilde yararlanılacak verilerin ulaşılmak istenen amaçla sınırlı olması, hakkın sağladığı güvencelerin ihlali hâlinde yargı yoluna başvurma imkânının varlığı şeklindeki güvenceleri sağladığı anlaşılmaktadır.</p>

<p>Bununla birlikte kuralların orantılı olduğunun söylenebilmesi için kurallar uyarınca elde edilen kişisel verilerin meşru amaç için gerekenden daha uzun süre saklanıp saklanmadığı hususu da değerlendirilmelidir.</p>

<p>Bu bağlamda kişisel verilerin bir ceza soruşturması ya da kovuşturması kapsamında yargı makamlarınca işlenmesi ve yargılamada delil olarak kullanılması hâlinde bu verilerin yargılama süresince saklanmasının adil yargılanma hakkı ile maddi gerçeğin ortaya konulması bakımından gerekli olduğu açıktır. Diğer yandan yargılamanın kesin bir hükümle sonuçlanmasından sonra bu verilerin delil niteliği gözetilerek veri sahibinin menfaatleri uyarınca veya infaz işlemlerine ilişkin olarak saklanması da gerekebilir. Nitekim yargılamanın yenilenmesi gibi olağanüstü kanun yollarına gidilen durumlarda da bu verilere delil olarak yeniden başvurma ihtiyacının doğması mümkündür. Bu ve benzeri gerekçelerle kişisel verilerin silinemediği durumlarda verilerin işlenmesinin sınırlandırılmasına ilişkin hususlar (verilerin saklanması, arşive aktarılması, sınırlandırma amacı dışında kullanımının engellenmesi gibi) değerlendirilmelidir.</p>

<p>Nitekim 27/4/2016 tarihli (AB) 2016/680 Sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konsey Direktifi’nin gerekçeler kısmının 26. paragrafında da kişisel verilerin işlendikleri amaç için gerekenden daha uzun süre saklanmaması, bu verilerin delil amacıyla tutulması gerektiği hâllerde ise veri işlemenin sınırlandırılması ve sınırlanan verinin sadece silmeyi engelleyen amaçla işlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Anılan Direktif’in 16. maddesinde kişisel verilerin düzeltilmesi veya silinmesi ile işlenmesinin sınırlandırılması hakkına yer verilmiş; söz konusu maddenin (3) numaralı fıkrasında ise kişisel verilerin delil oluşturması amacıyla korunmuş olması, verilerin işlenmesinin sınırlandırılmasını gerektiren hâllerden biri olarak sayılmıştır.</p>

<p>İtiraz konusu kurallar uyarınca elde edilen kişisel verilerin yargılamanın kesin bir hükümle sonuçlanmasından sonra saklanmasına, silinmesine, buna ilişkin süre ve usule, silinmediği takdirde verilerin işlenmesinin sınırlandırılmasına ilişkin gerekçe ve yönteme, ilgili kişinin bu verilerin silinmesine veya sınırlandırılmasına ilişkin olarak sahip olduğu haklara dair herhangi bir yasal düzenlemeye yer verilmemiştir. Benzer şekilde kişisel verilerin bir ceza soruşturması ya da kovuşturmasında veya infaz işlemlerine yönelik olarak işlenmesi hâlinde gerek kişisel verilerin gerekse de bu bilgi ve belgelerin yer aldığı dava dosyalarının saklanma şartlarına ve süresine ilişkin olarak kanun düzeyinde başkaca bir düzenleme de öngörülmemiştir. Yine kurallar uyarınca elde edilecek kişisel verilerin saklanması hâlinde bunun kapsam ve şartları ile yetkili merciyi belirlemeye yönelik bir düzenleme de bulunmamaktadır. Bu bağlamda kurallar uyarınca elde edilecek kişisel verilerle ilgili olarak söz konusu güvencelerin oluşturulmadığı anlaşılmıştır.</p>

<p>Bu itibarla kurallarla özel hayata saygı gösterilmesini ve kişisel verilerin korunmasını isteme haklarına getirilen sınırlamanın orantısız olduğu sonucuna varılmıştır.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralların Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.</p>

<p>25.5.2026</p>

<p>ND 15/26</p>

<p><strong>Bilgisayar, Bilgisayar Programları ve Kütüklerinde Arama, Kopyalama ve Elkoyma İşlemlerine Yönelik Düzenlemeler İçeren Kurallara İlişkin İtiraz Başvurusu Hakkında Karar</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p></p>

   <p>Anayasa Mahkemesi 12/2/2026 tarihinde <a href="https://normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/ND/2026/36" rel="noopener" target="_blank">E.2023/128</a> numaralı dosyada, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 134. maddesinin; (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin “<em>Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim … tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir.</em>” bölümü ve (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin <em>“Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması … halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir.” </em>bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.</p>

   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>İtiraz Konusu Kurallar</strong></p>

<p>İtiraz konusu kurallarda; bilgisayar, bilgisayar programları ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma işlemlerine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.</p>

<p><strong>Başvuru Gerekçesi</strong></p>

<p>Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kurallarda bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde yapılan arama ve elkoyma işlemleri sonucunda elde edilen dijital verilerin hangi adli makam tarafından inceleneceğine dair bir düzenlemenin yer almadığı, el konulan veya arama sonucunda kopyası alınan dijital veri üzerinde değişiklik yapılmasını engelleyen, delil güvenliğini ve kişisel verilerin korunmasını sağlayan güvencelere de yer verilmediği, adli kopyası alınan dijital verinin saklanması ve imha edilmesi konusunda bir düzenleme olmadığı, arama ve elkoyma kararına karşı itiraz ve tazminat yolunun öngörülmemesinin temel hakların ölçüsüz şekilde sınırlanmasına neden olduğu belirtilerek kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.</p>

<p><strong>Mahkemenin Değerlendirmesi</strong></p>

<p>İtiraz konusu kurallar uyarınca şüphelinin aranan ve/veya el koyulan bilgisayarı ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde yer alan dijital bilgi ve materyallerin her türlü kişisel veriyi barındırması söz konusu olabilir. Bu husus gözönünde bulundurulduğunda kurallar; bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerinde arama yapılabilmesine ve anılan eşyalara el konulabilmesine imkân tanımak suretiyle kişilerin özel hayatına saygı gösterilmesini ve kişisel verilerin korunmasını isteme haklarına sınırlama getirmektedir.</p>

<p>Kurallar uyarınca söz konusu eşyalardaki kayıtların kopyalanarak çözümlenmesi ve metin hâline getirilmesinin suça konu olayı aydınlatacak olan delillerin sağlıklı bir şekilde elde edilmesine, soruşturmaların etkin ve verimli olarak yürütülmesine, suçla etkin bir şekilde mücadele edilmesine ve bu suretle Anayasa’nın 20. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen kamu düzeninin sağlanmasına katkıda bulunacağı açıktır. Bu itibarla kuralların anayasal anlamda meşru bir amaç taşıdığı ve demokratik bir toplumda zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamaya yönelik olduğu görülmektedir.</p>

<p>Klasik anlamdaki delillerden farklılık gösteren dijital materyallerin doğası gereği bu materyaller üzerinde delillerin araştırılması yöntemi farklılık gösterebilir. Özellikle bu materyallerde yer alan verilerin şifrelenmesi veya verilerin gizlenmesi durumunda materyallerin derhâl incelenerek verilere ulaşılması ve arama anında bu verilerin kopyalanarak ilgilisine teslim edilmesi mümkün olmayabilir. Dolayısıyla aramanın yapıldığı yerde verilerin gizlenmiş veya şifrelenmiş olması dijital delillerin olay yerinden sağlıklı bir şekilde elde edilmesini zorlaştırabilir. Bu durumda etkin soruşturma açısından verilerin daha uygun ortamlarda güvenli bir şekilde elde edilerek depolanması ihtiyacı, el koyma tedbirini gerektirebilir. Bu bağlamda kuralların söz konusu meşru amaca ulaşma bakımından elverişli ve gerekli olmadığı söylenemez.</p>

<p>Kuralların kişisel verilerin işlenmesi sürecinin şeffaf bir şekilde gerçekleştirilmesi, şeffaflığın bir gereği olarak veri sahiplerine kişisel verilerine erişim imkânı tanınması, kişisel verilerin doğru ve güncel bir biçimde tutulması ve güvenliğinin sağlanması, veri sahibi hakkında ilke olarak otomatik sonuç çıkarılmaması, işlenecek veya herhangi bir şekilde yararlanılacak verilerin ulaşılmak istenen amaçla sınırlı olması, hakkın sağladığı güvencelerin ihlali hâlinde yargı yoluna başvurma imkânının varlığı şeklindeki güvenceleri sağladığı anlaşılmaktadır.</p>

<p>Bununla birlikte kuralların orantılı olduğunun söylenebilmesi için kurallar uyarınca elde edilen kişisel verilerin meşru amaç için gerekenden daha uzun süre saklanıp saklanmadığı hususu da değerlendirilmelidir.</p>

<p>Bu bağlamda kişisel verilerin bir ceza soruşturması ya da kovuşturması kapsamında yargı makamlarınca işlenmesi ve yargılamada delil olarak kullanılması hâlinde bu verilerin yargılama süresince saklanmasının adil yargılanma hakkı ile maddi gerçeğin ortaya konulması bakımından gerekli olduğu açıktır. Diğer yandan yargılamanın kesin bir hükümle sonuçlanmasından sonra bu verilerin delil niteliği gözetilerek veri sahibinin menfaatleri uyarınca veya infaz işlemlerine ilişkin olarak saklanması da gerekebilir. Nitekim yargılamanın yenilenmesi gibi olağanüstü kanun yollarına gidilen durumlarda da bu verilere delil olarak yeniden başvurma ihtiyacının doğması mümkündür. Bu ve benzeri gerekçelerle kişisel verilerin silinemediği durumlarda verilerin işlenmesinin sınırlandırılmasına ilişkin hususlar (verilerin saklanması, arşive aktarılması, sınırlandırma amacı dışında kullanımının engellenmesi gibi) değerlendirilmelidir.</p>

<p>Nitekim 27/4/2016 tarihli (AB) 2016/680 Sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konsey Direktifi’nin gerekçeler kısmının 26. paragrafında da kişisel verilerin işlendikleri amaç için gerekenden daha uzun süre saklanmaması, bu verilerin delil amacıyla tutulması gerektiği hâllerde ise veri işlemenin sınırlandırılması ve sınırlanan verinin sadece silmeyi engelleyen amaçla işlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Anılan Direktif’in 16. maddesinde kişisel verilerin düzeltilmesi veya silinmesi ile işlenmesinin sınırlandırılması hakkına yer verilmiş; söz konusu maddenin (3) numaralı fıkrasında ise kişisel verilerin delil oluşturması amacıyla korunmuş olması, verilerin işlenmesinin sınırlandırılmasını gerektiren hâllerden biri olarak sayılmıştır.</p>

<p>İtiraz konusu kurallar uyarınca elde edilen kişisel verilerin yargılamanın kesin bir hükümle sonuçlanmasından sonra saklanmasına, silinmesine, buna ilişkin süre ve usule, silinmediği takdirde verilerin işlenmesinin sınırlandırılmasına ilişkin gerekçe ve yönteme, ilgili kişinin bu verilerin silinmesine veya sınırlandırılmasına ilişkin olarak sahip olduğu haklara dair herhangi bir yasal düzenlemeye yer verilmemiştir. Benzer şekilde kişisel verilerin bir ceza soruşturması ya da kovuşturmasında veya infaz işlemlerine yönelik olarak işlenmesi hâlinde gerek kişisel verilerin gerekse de bu bilgi ve belgelerin yer aldığı dava dosyalarının saklanma şartlarına ve süresine ilişkin olarak kanun düzeyinde başkaca bir düzenleme de öngörülmemiştir. Yine kurallar uyarınca elde edilecek kişisel verilerin saklanması hâlinde bunun kapsam ve şartları ile yetkili merciyi belirlemeye yönelik bir düzenleme de bulunmamaktadır. Bu bağlamda kurallar uyarınca elde edilecek kişisel verilerle ilgili olarak söz konusu güvencelerin oluşturulmadığı anlaşılmıştır.</p>

<p>Bu itibarla kurallarla özel hayata saygı gösterilmesini ve kişisel verilerin korunmasını isteme haklarına getirilen sınırlamanın orantısız olduğu sonucuna varılmıştır.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralların Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.</p>

<p>22.5.2026</p>

<p>BB 5/26</p>

<p><strong>Ortaklığın Giderilmesi Davasında Taraf Teşkili Sağlanmadan Taşınmazın Satılması Sonucunda Uğranılan Zararın Karşılanmadığı İddiasıyla Yapılan Başvuruya İlişkin Karar</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p></p>

   <p>Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 16/12/2025 tarihinde, <a href="https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2020/36883" rel="noopener" target="_blank"><em>Aynur Ceylan ve diğerleri </em></a>(B. No: 2020/36883) başvurusunda Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.</p>

   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>Olaylar</strong></p>

<p>Başvurucuların 1985 yılından vefat eden murisinin hissedarı olduğu taşınmaz için taşınmazın diğer paylı malikleri 1998 yılında ortaklığın giderilmesi davası açmıştır. Söz konusu davada muris hayattaymış gibi kendisine tebligat yapılarak yargılama sonuçlandırılmış ve taşınmaz 19/6/2000 tarihinde ihale edilerek satılmıştır.</p>

<p>Başvurucular satış tarihinin üzerinden on yıl geçtikten sonra temyiz dilekçesi sunmuş ve taraf teşkili sağlanmaksızın yargılama yapılarak taşınmazın satılması nedeniyle kararın bozulmasını talep etmiştir. Temyiz talebini inceleyen Yargıtay dairesi 19/1/2011 tarihinde, başvurucuların murisi davadan evvel öldüğü hâlde başvurucular davaya dâhil edilmeksizin karar verilmesi nedeniyle kararı bozmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılamada bilirkişilerce taşınmaz hissesi için belirlenen bedelin başvuruculara ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Sulh hukuk mahkemesi ise taraf teşkilinin sağlandığı, dava konusu parselin başka parselle tefrik edilerek tapu kaydından silindiği ve temyiz edenlerin parasını aldığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Başvurucular kararı temyiz etmiş, bozmaya uygun şekilde davanın esası hakkında bir karar verilmediğini ve bilirkişi raporunda belirlenen bedel dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Anılan temyiz talebi, Yargıtayın farklı bir dairesince incelenmiş ve karar hukuka uygun bulunarak onanmıştır.</p>

<p><strong>İddialar</strong></p>

<p>Başvurucular; ortaklığın giderilmesi davasında taraf teşkili sağlanmadan taşınmazın satılması sonucunda uğranılan zararın karşılanmaması ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.</p>

<p><strong>Mahkemenin Değerlendirmesi</strong></p>

<p>Somut olayda başvurucular, yaklaşık on yıl sonra ortaklığın giderilmesi davasından ve taşınmazın satışından haberdar olup ortaklığın giderilmesi davasında verilen karara karşı kanun yoluna başvurabilmiştir. Söz konusu başvuru üzerine Yargıtay, mahkemenin ilk kararının usule aykırı olduğunu tespit etmiş, böylece ihalenin dayanağı olan mahkeme kararı ortadan kalkmıştır.</p>

<p>Bununla birlikte bozma sonrasında sulh hukuk mahkemesince ortaklığın giderilmesi talebine yönelik verilmiş yeni bir karar yoktur. Başvurucuların taraf olarak ortaklığın giderilmesi davasına şeklî olarak katılımı sağlanmış olsa da bu süreçte ileri sürdükleri iddia ve itirazların davanın esasına yönelik hiçbir etkisi olmamıştır. Dolayısıyla satış kararının dayanağı olan sulh hukuk mahkemesi kararının usule aykırı olduğuna ilişkin hukuki tespit de anılan kararın bozularak teorik olarak satış işleminin dayanağının ortadan kalkması da bozma sonrası verilen karar nedeniyle pratikte başvurucuların mağduriyetini giderme noktasında bir sonuç doğurmamıştır.</p>

<p>Devletin pozitif yükümlülükleri kapsamında davanın lehe sonuçlanmasını sağlama yönünde bir yükümlülüğü bulunduğundan söz edilemeyeceği açıktır. Bununla birlikte bir davada taraf olabilmeye ve dava sonunda verilecek kararın uyuşmazlığın çözümünü sağlamasına imkân tanıyan uygun hukuki mekanizmaların kurulması, bu hukuksal yol ve mekanizmaların somut olarak işlerliğinin sağlanması devletin pozitif yükümlülüklerinin bir gereğidir.</p>

<p>Ortaklığın giderilmesi davasının teorik olarak paylı veya el birliği hâlinde malik olunan mallardaki ortaklığın giderilmesi için etkili giderim sağlama kapasitesi bulunduğu açıktır. Ancak somut olayda, dava tarihinden önce öldüğü anlaşılan muris hayattaymış gibi tebliğ yapılarak taşınmazın satıldığı, bu süreçte başvuruculara dava ve satışa ilişkin işlemlere herhangi bir itiraz hakkı da tanınmaksızın dava ve satış işlemlerinin sonuçlandırıldığı görülmüştür. Başvurucuların lehine verilen bozma kararı ise somut bir sonuç doğurmamıştır. Ayrıca davadan haberdar edilmeyen başvuruculara ait taşınmazın satıldığı ve bedelin hesaba yatırıldığı ifade edilmekle birlikte başvurucuların kararı temyiz ettiği tarihe kadar bu bedeli aldıkları da ortaya konulmamıştır. Dolayısıyla davada taraf olarak iddia ve itirazlarını sunma imkânından yoksun bırakılan başvurucular bir de bedeli zamanında tahsil edebilme imkânından mahrum bırakılmıştır. Teorik olarak taşınmazlardaki ortaklığın giderilmesi için etkili bir giderim sağlama kapasitesi bulunan ortaklığın giderilmesi davası hukuk yolu başvurucuların zararlarının giderilmesi açısından pratikte başarı şansı sunmamıştır.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.</p>

<p>21.5.2026</p>

<p>ND 14/26</p>

<p><strong>Kamulaştırma İşlemlerinde Gerçek Değerin Belirlenmesine Yönelik Süreç Devam Ederken Taşınmazın İdare Adına Tesciline İmkân Tanıyan Kurala İlişkin İtiraz Başvurusu Hakkında Karar</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p></p>

   <p>Anayasa Mahkemesi 12/2/2026 tarihinde <a href="https://normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/ND/2026/38" rel="noopener" target="_blank">E.2025/190</a> numaralı dosyada, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 4650 sayılı Kanun’un 5. maddesiyle değiştirilen 10. maddesinin 7139 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle değiştirilen sekizinci fıkrasının sekizinci cümlesinde yer alan <em>“Tescil hükmü kesin olup,…”</em> ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.</p>

   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>İtiraz Konusu Kural</strong></p>

<p>İtiraz konusu kuralda, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili talebiyle açılan davalarda mahkemece idare adına verilen tescil kararının kesin nitelikte olduğu öngörülmektedir.</p>

<p><strong>Başvuru Gerekçesi</strong></p>

<p>Başvuru kararında özetle; kamulaştırma bedelinin tespitine ve tescile ilişkin davalarda kamulaştırma bedelinin yatırıldığına ilişkin makbuzun sunulması hâlinde mahkemece taşınmazın idare adına tesciline kesin olarak karar verilmesinin uygulamada sorunlara yol açtığı, tescil hükmünün kesin olması nedeniyle kamulaştırma işleminin iptal edilmesine karşın taşınmazın tapusunun idare üzerinde kaldığı, ayrıca kamulaştırmada gerçek bedelin ödenmesi ilkesine aykırı olarak taşınmaz malikinin taşınmazın bedelini tam olarak almaksızın mülkiyet hakkından yoksun bırakıldığı, taşınmaz maliki tarafından yolsuz tescile dayalı olarak iptal ve tescil davası ya da kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasının açılması mümkün ise de malikin bu şekilde dava açmaya zorlanmasının davaların en az giderle ve makul bir süre içinde bitirilmesi ilkesiyle çeliştiği belirtilerek kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.</p>

<p><strong>Mahkemenin Değerlendirmesi</strong></p>

<p>Anayasa’nın 46. maddesine göre kamulaştırmanın devlet ve kamu tüzel kişileri tarafından yapılabilmesi için kamu yararının bulunması, kamulaştırma kararının kanunda gösterilen esas ve usullere uygun alınması, gerçek karşılığın ilke olarak peşin ve nakden ödenmesi gerekir. Anayasa'nın anılan maddesinin birinci fıkrasında kamulaştırmanın taşınmazın gerçek karşılığının ödenmesi şartıyla kullanılabilecek bir yetki olduğu hükme bağlanmıştır. Gerçek karşılığın ödenmesi Anayasa’da malikler lehine getirilen özel bir güvencedir. Dolayısıyla taşınmazın gerçek karşılığı ödenmeden yapılan kamulaştırma işlemleri söz konusu fıkradaki gerçek karşılığın ödenmesi güvencesinin yanı sıra peşin ödeme güvencesine de aykırılık oluşturacaktır. Kamulaştırma suretiyle mülkiyet hakkına getirilen sınırlamada, hedeflenen kamu yararı ile malikin bireysel yararı arasında gözetilmesi gereken adil denge ancak malike taşınmazın gerçek karşılığının peşin ödenmesi suretiyle sağlanabilir.</p>

<p>Peşin ödeme güvencesi, gerçek karşılığın taksitli olarak ödenmemesinin ötesinde kamulaştırma bedeli ve kesin hükme bağlanan artırım bedelinden oluşan gerçek karşılığın en geç taşınmazın idare adına tescil edildiği tarihte ödenmesi gerektiğini ifade eder. Dolayısıyla Anayasa’nın 46. maddesinde belirtilen kamulaştırmanın anayasal ögelerine uygun bir kamulaştırma işleminden bahsedilebilmesi için taşınmazın gerçek karşılığının ve kesin hükme bağlanan artırım bedelinin yalnızca tek seferde ödenmesi yeterli olmayıp bu ödemenin en geç taşınmazın idare adına tescil edildiği anda yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda Anayasa’nın anılan maddesinde yer alan taksitlendirme hâlleri bulunmamasına rağmen kamulaştırma bedeli ve kesin hükme bağlanan artırım bedelinden oluşan gerçek karşılığın taşınmazın mülkiyetinin idareye geçtikten sonra ödenmesi peşin ödeme güvencesine aykırılık oluşturacaktır.</p>

<p>İtiraz konusu kural uyarınca kamulaştırılan taşınmazın idare adına tesciline ilişkin hüküm kesin nitelikte olup kanun yolu denetimine tabi olmamaktadır. Bu itibarla bedel tespiti ve tescil davasında sadece kamulaştırma bedeli yönünden kanun yoluna başvurulabilmektedir.</p>

<p>Mahkemelerin dava konusu yapılan taşınmazın mülkiyetinin idareye devredilmesi sonucunu doğuran kesin nitelikteki tescil hükmü üzerine kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili gerçekleştirilmektedir. Böylece mahkeme kararıyla belirlenen kamulaştırma bedelinin taşınmazın gerçek değerini oluşturup oluşturmadığı kesin olarak tespit edilmeksizin taşınmazın mülkiyeti idareye geçmektedir. Zira kanun yolu incelemesinde mahkemece tespit edilen kamulaştırma bedelinin taşınmazın gerçek karşılığını yansıtmadığının ve daha fazla olması gerektiğinin belirlenmesi mümkündür. Bu durumda kamulaştırılan taşınmazın gerçek değeri malike ödenmeden taşınmazın mülkiyetinin idareye devri sonucu ortaya çıkacaktır.</p>

<p>Bu değerlendirmeler ışığında, kural kapsamında kamulaştırma sürecinde mahkemece idare adına verilen tescil kararının kesin nitelikte olmasının mahkeme kararıyla belirlenen kamulaştırma bedelinin taşınmazın gerçek değerini oluşturup oluşturmadığı kesin olarak tespit edilmeksizin taşınmazın mülkiyetinin idareye geçmesine neden olduğu, bu yönüyle kuralla Anayasa'nın 46. maddesinin birinci fıkrasında yer alan peşin ödeme güvencesi yerine getirilmeksizin mülkiyet hakkına getirilen sınırlamanın Anayasa’nın 13. maddesinde belirtilen Anayasa’nın sözüne uygunluk ölçütünü karşılamadığı sonucuna ulaşılmıştır.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p><em>Bu basın duyurusu Genel Sekreterlik tarafından kamuoyunu bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup bağlayıcı değildir. </em></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>4.5.2026</p>

<p>ND 13/26</p>

<p><strong>Kamu Görevlisine Karşı Görevinden Dolayı Hakaret Suçunda Cezanın Alt Sınırını ve Soruşturma Usulünü Düzenleyen Kurallara İlişkin İtiraz Başvurusu Hakkında Karar</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p></p>

   <p>Anayasa Mahkemesi 25/12/2025 tarihinde <a href="https://normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/ND/2025/277" rel="noopener" target="_blank">E.2024/173</a> numaralı dosyada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinin (3) numaralı fıkrasının (a) bendinin ve 131. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alan <em>“Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç;…”</em> ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadıklarına ve itirazın reddine karar vermiştir.</p>

   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>İtiraz Konusu Kurallar</strong></p>

<p>İtiraz konusu kurallarda; hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırının bir yıldan az olamayacağı, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenenler hariç olmak üzere hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının mağdurun şikâyetine bağlı olduğu öngörülmüştür.</p>

<p><strong>Başvuru Gerekçesi</strong></p>

<p>Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kurallarda öngörülen soruşturma usulü ve cezanın kişilerin ifade özgürlüğü üzerinde caydırıcı bir etki doğurduğu ve kamunun vatandaşlar tarafından denetlenmesi imkânını ortadan kaldırdığı, kurallarla hakaret suçunda kamu görevlilerine diğer kişilere göre daha fazla koruma sağlanmasının ve söz konusu suçun şikâyet aranmaksızın soruşturulmasının hukuk devleti ve kanun önünde eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığı, anılan suç bakımından hapis cezası öngörülmesinin suç ve ceza arasında orantısızlığa neden olduğu belirtilerek kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.</p>

<p><strong>Mahkemenin Değerlendirmesi</strong></p>

<p><strong>A. Kanun’un 125. Maddesinin (3) Numaralı Fıkrasının (a) Bendinin İncelenmesi</strong></p>

<p>İtiraz konusu kuralla kamu görevlisine karşı görevinden dolayı onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi ya da sövmek suretiyle onur, şeref ve saygınlığına saldırılması fiilleri cezai yaptırıma bağlanmak suretiyle ifade özgürlüğüne sınırlama getirilmektedir.</p>

<p>Kural kapsamında suçun yalnızca mağdurun sıfatına bağlı olmadığı, hakaret fiili ile kamu görevinin yerine getirilmesi arasında bir bağ bulunmasının gerektiği anlaşılmaktadır. Ayrıca suçun unsurları ile yaptırımın niteliği ve miktarının açık ve net şekilde düzenlendiği göz önünde bulundurulduğunda kuralın belirli ve öngörülebilir olduğu değerlendirilmektedir.</p>

<p>Kuralla kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret fiilinin cezai yaptırıma bağlanmasının kamu görevlilerinin şeref ve itibarının korunması ile kamu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde yerine getirilmesi sağlanarak kamu düzeninin korunmasına katkı sunduğu açıktır. Bu kapsamda kuralın ifade özgürlüğü bakımından ulaşılmak istenen amaçla bağlantılı olduğu kabul edilmiştir.</p>

<p>Kural kapsamında kişilerin kamu görevlilerine karşı görevinden dolayı hakaret suçunu işledikleri takdirde cezanın alt sınırının bir yıldan az olamayacak şekilde hapis veya adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle ifade özgürlüğüne getirilen sınırlamada daha hafif bir sınırlama aracının bulunup bulunmadığının gereklilik ilkesi yönünden değerlendirilmesi gerekir.</p>

<p>Hukuk devletinde, ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerine ilişkin kurallar, Anayasa’ya aykırı olmamak kaydıyla ülkenin sosyal, kültürel yapısı, ahlaki değerleri ve ekonomik hayatın gereksinimleri dikkate alınarak kanun koyucunun oluşturacağı suç siyasetine göre belirlenir. Kanun koyucu, izlediği suç politikası gereği bazı fiilleri ceza hukuku alanından çıkarabileceği gibi korunan hukuki değerler ile bunun sonuçlarını esas alarak bazı suçlar için farklı yaptırımlar öngörebilir. Bu konudaki tercih ve takdirin yerindeliği anayasal denetimin kapsamı dışında kalmaktadır. Bu itibarla kuralda düzenlenen suçun ve yaptırımın kanun koyucunun suç ve suçlulukla mücadelede suç siyasetinin bir gereği olarak takdir yetkisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Dolayısıyla kuralla ifade özgürlüğüne getirilen sınırlamanın ulaşılmak istenen meşru amaç bakımından gerekli olmadığı söylenemez.</p>

<p>Orantılılık incelemesinde ise kuralda şeref ve itibarın korunması hakkı ile diğer tarafın Anayasa’da güvence altına alınan ifade özgürlüğünden yararlanma hakkı arasında adil bir dengenin sağlanıp sağlanmadığı değerlendirilmelidir. Bu itibarla öncelikle mahkemelerin hukuk kurallarını yorumlama yetkisinin, bunların Anayasa hükümleri ışığında yorumlanması yükümlülüğünü de beraberinde getirdiği gözetilmelidir. Bir mevzuat hükmünün birden farklı şekilde yorumlanmasının mümkün olduğu hâllerde Anayasa’ya aykırı olan yorumdan kaçınılması Anayasa’nın üstünlüğü ilkesinin bir gereğidir. Dolayısıyla hâkimin bir hukuk kuralının anlam ve kapsamını tespit ederken Anayasa’yı ve anayasal ilkeleri hesaba katmaması Anayasa’nın normlar hiyerarşisinin en üstünde yer almasını anlamsız hâle getirir. Bu bağlamda Anayasa, kâğıt üzerinde kalan bir metin değil yaşayan, hukuk sistemini yönlendiren, her türlü kamusal tasarrufta gözetilmesi gereken hukuki bir belgedir.</p>

<p>Nitekim Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuruda verdiği kararlarında itiraz konusu kuralda olduğu gibi çatışan haklar söz konusu olduğunda ne surette dengeleme yapılacağına dair genel ilkeleri ortaya koymuştur. Bu kapsamda kuralla ilgili yargılamalarda; ifadelerin kim tarafından dile getirildiği, hedef alınan kişinin kim olduğu, tanınmışlık düzeyi, ilgili kişinin önceki davranışları, katlanılması gereken ve kabul edilebilir eleştiri sınırlarının sade bir vatandaş ile karşılaştırıldığında daha geniş olup olmadığı, ifadelerin genel yarara ilişkin bir tartışmaya katkı sağlayıp sağlamadığı, kamuoyu ile diğer kişilerin düşünce açıklamaları karşısında sahip oldukları hakların ağırlığı, kamuyu bilgilendirme değeri, toplumsal ilginin varlığı ve konunun güncel olup olmadığı, müştekinin kendisine yöneltilen ifadelere cevap verme olanağının bulunup bulunmadığı, ifadelerin hedef alınan kişinin hayatı üzerindeki etkisi, ifadelerin, kullanıldıkları bağlamından kopartılıp kopartılmadığı gibi hususların değerlendirilmesi gerekmektedir.</p>

<p>Öte yandan kuralın uygulanmasında ifade özgürlüğü ile şeref ve itibarın korunması arasında dengeleme yapılmasını sağlayan çeşitli güvencelere yer verildiği de görülmektedir. 5237 sayılı Kanun’un 127. maddesinde isnadın ispatı hâlinde cezasızlık öngörülmüş, 128. maddesinde yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan başvuru ve savunmalar kapsamında cezasızlık hâlleri düzenlenmiş, 129. maddesinde ise hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi durumunda cezada indirim veya cezasızlık imkânı tanınmıştır.</p>

<p>Ayrıca kuralın da yer aldığı maddede basamaklı ve seçenekli ceza sisteminin benimsenmesi suretiyle cezanın faile göre bireyselleştirilebilmesine imkân sağlandığı, verilen hükümlerin istinaf ve temyiz denetimine açık olduğu anlaşılmaktadır.</p>

<p>Bu itibarla kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde temel cezanın bir yıldan az olamayacağının öngörülmesinin suça konu fiil ile ceza arasında bulunması gereken adil dengeyi bozmadığı, kuralın amacına uygun ve orantılı bir şekilde uygulanmasını sağlayacak yasal güvencelere de yer verildiği gözetildiğinde kuralla ifade özgürlüğüne getirilen sınırlamada elde edilmek istenen kamu yararı ile bireylerin hakları arasında olması gereken makul dengenin sağlandığı, dolayısıyla kuralın orantılı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar vermiştir.</p>

<p><strong>B. Kanun’un 131. Maddesinin (1) Numaralı Fıkrasında Yer Alan “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç;…” İbaresinin İncelenmesi</strong></p>

<p>Ceza davasının kamusallığı ilkesi gereği kural olarak adli makamların suç şüphesini öğrenmeleri ile birlikte kendiliğinden soruşturmaya başlamaları gerekir. Bununla birlikte kanun koyucu; suçların ağırlığı, kamu düzeni açısından önemi gibi unsurları gözeterek doğrudan takip edilmesi gereken suçlarla soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçları birbirinden ayırabilir.</p>

<p>Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret suçunda kamu görevlilerinin şeref ve itibarının yanı sıra kamu görevlileri eliyle yürütülen hizmetin etkin ve verimli bir şekilde yerine getirilmesi sağlanarak kamu düzeninin korunması amaçlanmaktadır. Bu bağlamda takibinde yalnızca mağdurun değil kamunun da hukuki menfaatinin söz konusu olduğu durumlarda suçun şikâyet şartı aranmaksızın doğrudan soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmasının suç işlenmesinin önlenmesine ve kamu düzeninin sağlanmasına katkı sunduğu açıktır. Bu itibarla kamu görevlilerine karşı görevinden dolayı işlenecek hakaret suçunda soruşturma ve kovuşturma usulüyle ilgili düzenleme yapan itiraz konusu kural, kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamındadır.</p>

<p>Öte yandan kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunu işleyen fail ile suçun basit veya diğer nitelikli hâllerini işleyen faillerin aynı hukuksal durumda bulunmadıkları açıktır. Farklı hukuksal konumda olanların farklı hukuksal düzenlemelere tabi tutulmalarının eşitsizliğe yol açtığı söylenemez. Bu itibarla kuralın eşitlik ilkesiyle çelişen bir yönü de bulunmamaktadır.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar vermiştir.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p><em>Bu basın duyurusu Genel Sekreterlik tarafından kamuoyunu bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup bağlayıcı değildir. </em></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>17.4.2026</p>

<p>ND 12/26</p>

<p><strong>Ortak Hayatın Yeniden Kurulamaması Nedeniyle Boşanmaya Karar Verilebilmesi İçin Önceki Boşanma Davasının Reddine Yönelik Kararın Kesinleşmesinin Üzerinden Bir Yıl Geçmesi Gerektiğini Öngören Kurala İlişkin İtiraz Başvurusu Hakkında Karar</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p></p>

   <p>Anayasa Mahkemesi 12/2/2026 tarihinde <a href="https://normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/ND/2026/39" rel="noopener" target="_blank">E.2025/203</a> numaralı dosyada, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 166. maddesinin 7532 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle değiştirilen dördüncü fıkrasında yer alan <em>“…bir yıl…”</em> ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar vermiştir.</p>

   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>İtiraz Konusu Kural</strong></p>

<p>İtiraz konusu kuralda, boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliğinin temelden sarsılmış sayılacağı ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verileceği öngörülmüştür.</p>

<p><strong>Başvuru Gerekçesi</strong></p>

<p>Başvuru kararında özetle, itiraz konusu kuralda öngörülen sürenin ilgililerin boşanma kararı elde etmelerini önemli oranda güçleştirdiği ve ölçülülük ilkesiyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.</p>

<p><strong>Mahkemenin Değerlendirmesi</strong></p>

<p>İtiraz konusu kuralda evlilik birliğinin temelden sarsılmış sayılmasına ilişkin bir karine öngörülmüştür. Buna göre boşanma davasının reddine dair kararın kesinleştiği tarihten itibaren itiraz konusu kural uyarınca bir yıl içinde ortak hayatın yeniden kurulamadığı ortaya konulduğunda evlilik birliğinin temelden sarsıldığı kabul edilecek ve eşlerden birinin talebi üzerine boşanma kararı verilecektir.</p>

<p>Bu itibarla anılan kural kapsamında evlilik birliğinin temelden sarsılmış sayılmasına ilişkin karinenin işlerlik kazanmasına yönelik bir şart olarak önceki boşanma davasının reddine dair kararın kesinleşmesinden itibaren geçmesi gereken bir yıllık süreyi düzenleyen kural, özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sınırlama getirmektedir.</p>

<p>Anayasa’nın 41. maddesinde ailenin Türk toplumunun temeli olduğu belirtilmiş ve devlete ailenin korunmasına yönelik ödev yüklenmiştir. Boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra ortak hayatın yeniden kurulamaması nedeniyle evlilik birliğinin temelden sarsıldığından söz edebilmek için kesinleşmeden itibaren geçmesi gereken bir yıllık sürenin Türk toplumunun temeli olarak kabul edilen aile kurumunun mümkün olduğu kadar ayakta tutulması amacına yönelik olmadığı söylenemez. Bu itibarla kuralla özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına getirilen sınırlamanın Anayasa’nın 41. maddesinde devlete yüklenen aileyi koruma ödevi bağlamında meşru bir amacının bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.</p>

<p>Boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra ortak hayatın yeniden kurulamaması nedeniyle evlilik birliğinin temelden sarsılmış sayılması için bir yıl beklenmesinin aile kurumunun mümkün olduğu ölçüde ayakta tutulmasına katkı sunacağı açıktır. Bu itibarla kuralla özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına getirilen sınırlamanın aileyi koruma amacına ulaşma bakımından elverişli olmadığı söylenemez.</p>

<p>Aile kurumunun anayasal önemini gözönünde bulundurmak suretiyle boşanmaya ilişkin usul ile esasları düzenlemek ve bu bağlamda boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren hangi süre içinde ortak hayatın yeniden kurulamamasının evlilik birliğinin temelden sarsılmış sayılmasını gerektireceğini belirlemek kanun koyucunun takdirindedir. Bu itibarla kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında kalan kuralla özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına getirilen sınırlamanın aileyi koruma amacına ulaşma bakımından gerekli olmadığı da söylenemez.</p>

<p>Ortak hayatın yeniden kurulamaması nedeniyle evlilik birliğinin temelden sarsılmış sayılmasına ilişkin şartların belirlenmesi kanun koyucunun takdirinde ise de bu kapsamda öngörülen kuralın orantılılık alt ilkesi gereğince ilgililere katlanamayacakları bir külfet yüklememesi gerekir.</p>

<p>Anayasa Mahkemesinin daha önce verdiği iptal kararında (AYM, E.2023/116, K.2024/56, 22/2/2024) söz konusu fıkrada düzenlenen süreç bir bütün olarak değerlendirildiğinde ortak hayatın yeniden kurulamadığı hâllerde makul olmayan bir süre boyunca ilgililerin boşanma kararı elde etmelerine imkân tanınmadığı ve ilgililere katlanamayacakları bir külfet yüklendiği belirtilmiştir.</p>

<p>Anılan iptal kararının ardından yapılan değişiklikle boşanma hakkını kullanmak isteyen tarafların menfaatleri ile ailenin korunmasından kaynaklanan kamusal yarar arasında bir denge sağlanabilmesi amacıyla ortak hayatın yeniden kurulamaması nedeniyle evlilik birliğinin temelden sarsılmış sayılması için boşanma davasının reddine yönelik kararın kesinleşmesinden itibaren geçmesi gereken sürenin üç yıldan bir yıla indirildiği anlaşılmaktadır.</p>

<p>Süreç bir bütün olarak gözetildiğinde kural kapsamında ortak hayatın yeniden kurulamaması nedeniyle evlilik birliğinin temelden sarsılmış sayılmasına dair karinenin işlerlik kazanması için öngörülen bir yıllık sürenin ilgililere katlanamayacakları bir külfet yüklediği savunulamaz.</p>

<p>Bu itibarla özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkı ile aileyi koruma amacı arasında makul bir denge sağlayan kuralın ölçülülük ilkesini ihlal etmediği sonucuna ulaşılmıştır.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine karar vermiştir.</p>

<p>16.4.2026</p>

<p>BB 4/26</p>

<p><strong>Kamulaştırma Bedelinin Taşınmazın Kültürel Varlığına İlişkin Değerler Dikkate Alınmaksızın Düşük Belirlendiği İddiasıyla Yapılan Başvuruya İlişkin Karar</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p></p>

   <p>Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 18/9/2025 tarihinde, <em><a href="https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2020/27651" rel="noopener" target="_blank">Hürmet Alpay ve diğerleri</a> </em>(B. No: 2020/27651) başvurusunda Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.</p>

   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>Olaylar</strong></p>

<p>Vakıflar Genel Müdürlüğü (İdare) tarafından, başvuruculara ait olan taşınmazların korunması gereken kültür varlığı olduğuna karar verilmesi sebebiyle 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 15. maddesi gereği kamulaştırılmasına karar verilmiştir. İdare, başvuruculara karşı asliye hukuk mahkemelerinde kamulaştırma bedeli ve tescil davaları açmıştır. Yargılamayı yürüten mahkemelerce keşif yapılmış ve bilirkişi raporları alınmıştır. Mahkemelerce hükme esas alınan bilirkişi raporlarında taşınmazların arsa vasfında olduğu belirlenmiş, kamulaştırma bedelleri emsal taşınmazla kıyaslanarak tespit edilmiştir. Bilirkişi raporlarında kamulaştırılan taşınmazların dükkân olarak kullanılması nedeniyle taşıdığı ticari vasıf sebebiyle %150 objektif değer artış oranının uygulanması gerektiği ifade edilmiş, bir taşınmaza ilişkin olarak hazırlanan ek bilirkişi raporunda ise belirtilen özelliklerin yanı sıra taşınmazın üzerindeki yapının sanat, eskilik ve enderlik değeri dikkate alındığında aynı oranda objektif değer artışı uygulanması gerektiği belirtilmiştir.</p>

<p>Asliye hukuk mahkemeleri, kararlarında kamulaştırma bedeli tespit edilirken objektif değer artışı uygulanmaması gerektiğine de yer vererek davaların kabulüne hükmetmiştir. Mahkemelerin kararlarına karşı başvurucular ve İdare, istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf başvurularını inceleyen bölge adliye mahkemesi, hükümde düzeltilen bazı hususlar hariç olmak üzere başvurucuların istinaf itirazlarının yerinde olmadığına kesin olarak karar vermiştir.</p>

<p><strong>İddialar</strong></p>

<p>Başvurucular; kamulaştırma bedelinin taşınmazın kültürel varlığına ilişkin eskilik, enderlik ve sanat değeri dikkate alınmaksızın düşük belirlenmesi nedeniyle mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.</p>

<p><strong>Mahkemenin Değerlendirmesi</strong></p>

<p>Somut olayda başvurucular, öncelikle kamulaştırma bedellerinin emsal nitelikteki taşınmazlar için açılan bedel ve tescil davalarında tespit edilen kamulaştırma bedellerine göre daha düşük belirlendiğinden yakınmıştır. Başvurucuların diğer şikâyeti ise kamulaştırma bedeli tespit edilirken 2863 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince eskilik, enderlik ve sanat değerinin dikkate alınmaması nedeniyle kamulaştırma bedelinin gerçek değerin altında belirlendiğine ilişkindir.</p>

<p>Anayasa’nın 46. maddesinin birinci fıkrasında kamulaştırmada gerçek karşılığın ödeneceği hükme bağlanarak kamu yararı ile malikin menfaatleri arasındaki dengeyi kuracak bedelin taşınmazın gerçek karşılığı olduğu ifade edilmiştir. Bu bağlamda bedel üzerinde uzlaşmanın sağlanamaması üzerine açılan kamulaştırma bedeli ve tescil davasına ilişkin yargılama sürecinden beklenen, mahkemelerce gerçek bedele denk gelen kamulaştırma bedelinin tespit edilerek malike ödenmesinin sağlanmasıdır. Anayasa'nın 46. maddesi gereğince gerçek değere tekabül etmesi gereken kamulaştırma bedelinin taşınmazın değerini etkileyen tüm özellik ve niteliklerinin dikkate alınmasıyla belirlenmesi gerektiği açıktır. Aksi durumda malike gerçek karşılık güvencesine aykırı olarak gerçek değeri karşılamayan bir kamulaştırma bedelinin ödenmesi ihtimali doğacaktır. Ancak 2863 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan düzenleme gereği, kamulaştırılan taşınmazın eskilik, enderlik ve sanat değerinin taşınmazın gerçek değerini etkilediği tespit edilse dahi kamulaştırma bedeline yansıtılması mümkün değildir. Dolayısıyla belirtilen düzenleme taşınmazın değerine etki etmesi hâlinde kamulaştırma bedeli belirlenirken gözetilmesi gereken eskilik, enderlik ve sanat değerinin dikkate alınmasını Anayasa'nın 46. maddesinde öngörülen gerçek karşılık güvencesine aykırı olarak bütünüyle engellemektedir.</p>

<p>Somut olaya konu kamulaştırma bedel ve tescil davalarında alınan bilirkişi raporunda taşınmazın ticari vasfıyla birlikte sanat değeri sebebiyle %150 oranında objektif değer artışı uygulanması gerektiği belirlenmiş ancak belirtilen tespite ilişkin olarak Mahkemelerce bir değerlendirme yapılmadan kamulaştırma bedelleri objektif değer artışı uygulanmaksızın tespit edilmiştir. Öte yandan 2863 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan düzenleme kamulaştırma bedeli belirlenirken taşınmazların açıklanan özelliklerinin dikkate alınmasını kesin olarak engellemektedir. Dolayısıyla 2863 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan hüküm karşısında, dava konusu taşınmazların eskilik, enderlik ve sanat değerinin kamulaştırma bedelinin tespitinde dikkate alınması mümkün değildir.</p>

<p>Sonuç olarak taşınmazların değerine etki etse dahi eskilik, enderlik ve sanat değerinin kamulaştırma bedelinin tespitinde dikkate alınması ihtimalini ortadan kaldıran düzenleme nedeniyle başvurucular, Anayasa'nın 46. maddesinin birinci fıkrasında yer alan gerçek bedel güvencesinden mahrum bırakılmıştır. Dolayısıyla başvurucuların mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddeleri çerçevesinde Anayasa'nın sözüne uygunluk ölçütünü karşılamadığı sonucuna ulaşılmıştır.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.</p>

<p>2.4.2026</p>

<p>ND 9/26</p>

<p><strong>Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu Üyelerinin Yönetim Kurulu Tarafından Seçilmesini Öngören Kuralların İptal Talebine İlişkin Karar</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p></p>

   <p>Anayasa Mahkemesi 17/6/2025 tarihinde <a href="https://normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/ND/2025/131" rel="noopener" target="_blank">E.2022/85</a> numaralı dosyada 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu’nun 53. maddesiyle 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un değiştirilen 6. maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan <em>“...Yönetim Kurulu tarafından...” </em>ile ikinci cümlesinde yer alan <em>“...Yönetim Kurulu kararı...”</em> ibarelerinin Anayasa’ya aykırı olduklarına ve iptallerine, iptal hükümlerinin kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.</p>

   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>Dava Konusu Kurallar</strong></p>

<p>Dava konusu kuralların yer aldığı fıkrada, Tahkim Kurulu (Kurul) üyelerinin Yönetim Kurulu tarafından seçileceği ve görevlendirilen üyelerin görevlendirilmelerine dair Yönetim Kurulu kararı tarihinden itibaren en geç bir hafta içinde yemin ederek göreve başlayacağı öngörülmüştür. Fıkrada yer alan “<em>…Yönetim Kurulu tarafından…</em>” ve “<em>…Yönetim Kurulu kararı…</em>” ibareleri dava konusu kuralları oluşturmaktadır.</p>

<p><strong>Başvuru Gerekçesi</strong></p>

<p>Dava dilekçesinde özetle; dava konusu kuralların Kurulun bağımsızlık ve tarafsızlığının sağlanması bakımından yeterli güvenceleri içermediği, nitekim kurallara göre Kurulun bütün üyelerinin Yönetim Kurulu tarafından seçildiği, üyelerin yemin ederek göreve başlamaları ve görev süresine ilişkin düzenlemelerin bağımsızlık ve dolayısıyla tarafsızlık sorununu çözmediği, Kurul üyelerine ödenecek ödeneklerin Yönetim Kurulu tarafından belirlendiği ve üyelerin tarafsızlığından şüphe duyulması hâlinde takip edilecek usulün kanunlarla açıkça düzenlendiğinin söylenemeyeceği belirtilerek kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.</p>

<p><strong>Mahkemenin Değerlendirmesi</strong></p>

<p>Anayasa’nın 59. maddesinin üçüncü fıkrasında federasyonların spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabileceği, tahkim kurulu kararlarının kesin olduğu ve bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamayacağı düzenlenmiştir. 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’da ise Tahkim Kurulunun, Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) futbol faaliyetlerinin yönetimi ve disiplinine ilişkin talimatları ile ilk derece hukuk kurullarının futbol faaliyetlerinin yönetimi ve disiplinine ilişkin kararları bakımından denetim ve itiraz mercii olarak görev yapacağı belirtilmiştir.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları kapsamında Tahkim Kurulu, hukuki uyuşmazlıkların karara bağlandığı, yargı işlevi yerine getiren kanunla kurulmuş bir mahkeme niteliği taşımaktadır. Tahkim yolunun Anayasa’nın anılan maddesince zorunlu kılındığı da gözetildiğinde Anayasa’nın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasında düzenlenen güvenceleri sağlaması gerektiği açıktır.</p>

<p>5894 sayılı Kanun’da Yönetim Kurulunun oluşumuna ve yapısına ilişkin olarak herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Yönetim Kurulunun oluşumu, yapısı ve işleyişine ilişkin düzenlemelerin Kanun’un ilgili hükümleri uyarınca TFF Genel Kurulu tarafından hazırlanan TFF Statüsü’ne bırakıldığı anlaşılmaktadır. 5894 sayılı Kanun’un 4. maddesinde TFF’nin Genel Kurulu, oluşturulacak asgari organlar arasında sayılmıştır. Ancak Genel Kurulun oluşumuna ve delegelerin belirlenmesine dair anılan Kanun’da herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla 5894 sayılı Kanun’da veya kanun düzeyinde diğer mevzuatta gerek Genel Kurulun gerekse Yönetim Kurulunun yapısına, oluşumuna ve delegelerin kimlerden oluşacağına ilişkin herhangi bir çerçeve bulunmadığı anlaşılmaktadır.</p>

<p>Bu kapsamda zorunlu tahkim mercii olan Kurulun, uyuşmazlığın taraflarınca seçilmeyip Kanun’da belirtilen niteliklere sahip kişiler arasından TFF Yönetim Kurulu tarafından atandıkları açıktır. Kurulun çözmekle yetkili olduğu uyuşmazlıkların taraflarının kulüpler, futbolcular, teknik direktörler, hakemler olacağı; öte yandan Kurulun Yönetim Kurulu tarafından alınan kararlar nedeniyle TFF ile hakemler, futbolcular, teknik direktörler, antrenörler arasındaki uyuşmazlıklar hakkında da karar verebileceği noktasında kuşku bulunmamaktadır. Ancak uyuşmazlıkların Yönetim Kurulu dışındaki diğer taraflarının Kurul üyelerinin belirlenmesinde herhangi bir etkisi söz konusu değildir.</p>

<p>Yönetim Kurulunun TFF Statüsü kuralları uyarınca Genel Kurul tarafından seçildiği, ancak Kurulun incelediği uyuşmazlıkların tarafları bakımından Kurulda yeterli bir temsilin sağlanması için Kanun’da herhangi bir güvencenin oluşturulmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla Kanun’da, Genel Kurulun ve Yönetim Kurulunun oluşumunda tarafların temsiline ilişkin olarak ilkesel düzeyde dahi bir çerçevenin belirlenmemesi, uyuşmazlıkların taraflarının Kurul’da adil bir şekilde temsil edilmesi imkânını ortadan kaldırmaktadır.</p>

<p>Sonuç olarak Kanun’da Genel Kurulun oluşumu ve yapısında futbolun tüm paydaşları arasında adil dengeyi sağlayacak güvenceler öngörülmeden kurallar kapsamında Kurul üyelerinin Yönetim Kurulu tarafından seçilmesinin bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkıyla bağdaştığı söylenemez.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralların Anayasa’ya aykırı olduklarına ve iptallerine karar vermiştir.</p>

<p>3.4.2026</p>

<p>ND 10/26</p>

<p><strong>Vergi Mükelleflerine Yapılacak Elektronik Tebligatın Usul ve Esaslarını Belirleme Yetkisini Düzenleyen Kurala İlişkin İtiraz Başvurusu Hakkında Karar</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p></p>

   <p>Anayasa Mahkemesi 15/1/2026 tarihinde <a href="https://normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/ND/2026/11" rel="noopener" target="_blank">E.2025/94</a> numaralı dosyada, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na 6009 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle eklenen 107/A maddesinin üçüncü fıkrasının<em> “...tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye...”</em> bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.</p>

   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>İtiraz Konusu Kural</strong></p>

<p>İtiraz konusu kuralda; Hazine ve Maliye Bakanlığının (Bakanlık) elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili olarak tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye, kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.</p>

<p><strong>Başvuru Gerekçesi</strong></p>

<p>Başvuru kararında özetle; vergi dairesi tarafından vergi kaydı resen terk ettirilen tüzel kişi mükelleflerin ticaret sicilinden silinene kadar elektronik tebligat sisteminden itiraz konusu kural nedeniyle çıkamadığı ve her beş günde bir elektronik tebligatı kontrol etmek zorunda kaldığı, elektronik ortamda yapılan tebligata rağmen defter ve belgeleri incelemeye ibraz etmeyenlerin hürriyeti bağlayıcı cezayla cezalandırıldığı, bu durumun ilgililere aşırı külfet yüklediği, idari düzenlemelerde elektronik tebligat kapsamındaki mükelleflerin çok geniş tanımlandığı, suç ve cezaların kanuniliği ilkesi gereğince bu hususların idarenin düzenleyici işlemleriyle değil kanunla düzenlenmesi gerektiği, ayrıca diğer resmî elektronik tebligatın Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi altyapısında gerçekleştirilmesine karşılık 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamındaki elektronik tebligatlara ilişkin kayıtların vergi idaresi tarafından tutulmasının silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.</p>

<p><strong>Mahkemenin Değerlendirmesi</strong></p>

<p>Hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından biri mahkemeye erişim hakkıdır. Kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zarara karşı kendisini savunabilmesinin ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesinin, zararını giderebilmesinin en etkili ve güvenceli yolu yargı mercileri önünde dava hakkını kullanabilmesidir.</p>

<p>İdari mercilerin ilgililere tebligat yapmasıyla birlikte tebliğe konu işleme karşı hak düşürücü nitelikte olan dava açma süresi işlemeye başlamakta ve bu süre geçirildikten sonra yargı mercileri nezdinde dava açma hakkı yitirilmektedir.</p>

<p>İdarece elektronik tebligat adresi alma zorunluluğu getirilen ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılanlar -213 sayılı Kanun’un 107/A maddesinin ikinci fıkrasında belirlenen beş günlük sürenin sonundan başlamak üzere- ancak kanunda belirtilen süreler içinde dava açabilirler. Bu süre vergi mahkemelerinde genel olarak otuz gün olmakla birlikte, ödeme emrine karşı açılan davalarda on beş gündür. Anılan sürelerden sonra açılan davalar süre aşımı nedeniyle reddedilir. Dolayısıyla mükelleflerin elektronik adres kullanmaya ve vergi idaresince yapılacak tebligatları elektronik posta yoluyla kabule zorlanması ve elektronik posta adresine yapılan tebligata hukuki sonuç bağlanması mahkemeye erişim hakkına sınırlama getirmektedir.</p>

<p>Kanun koyucunun mahkemeye erişim hakkına ilişkin güvencelere aykırı olmamak kaydıyla tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirme, kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirleme hususunda takdir yetkisinin bulunduğu açıktır. Kuralla vergilendirmeye ilişkin olarak hüküm ifade eden işlemlerin tebliği konusunda kimlerin elektronik adres alma zorunluluğuna tabi olacağını, kimlere elektronik ortamda tebliğ yapılacağını, elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirleme hususunda Bakanlık yetkili kılınmıştır.</p>

<p>Vergilendirme geniş bir düzenleme alanını ilgilendirmektedir. Vergilendirmeye ilişkin olarak hüküm ifade eden işlemlerin elektronik ortamda tebliği konusunda kimlere elektronik ortamda tebligat yapılabileceği, elektronik adres kullanma imkânının geniş olmadığı yer, faaliyet ve sektörlerin durumunun gözetilip gözetilmeyeceği, elektronik adres kullanma zorunluluğunun hangi koşullarda başlayacağı ve sona ereceği gibi hususların Kanun’da açıkça düzenlenmediği görülmektedir.</p>

<p>Kanun, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğunu getirme ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirleme hususlarında Bakanlığın yetkili olduğunu hüküm altına almakta ancak bu yetkinin sınırlarına ilişkin temel ilkeleri ortaya koymamaktadır.</p>

<p>Bu itibarla temel ilke ve esaslar kanunda belirlenmeksizin elektronik adres kullanma zorunluluğu getirme, kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirleme hususlarında idareye yetki tanınmasının mahkemeye erişim hakkının kanunla sınırlanması ilkesiyle bağdaşmadığı sonucuna varılmıştır.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.</p>

<p>1.4.2026</p>

<p>ND 8/26</p>

<p><strong>İsim Değişikliklerinin Basın İlan Kurumunun Portalinde İlan Edilmesini Öngören Kurala İlişkin İtiraz Başvurusu Hakkında Karar</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p></p>

   <p>Anayasa Mahkemesi 25/12/2025 tarihinde <a href="https://normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/ND/2025/270" rel="noopener" target="_blank">E.2025/120</a> numaralı dosyada, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 27. maddesinin 7532 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle değiştirilen ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan<em> “…ve Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan…”</em> ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.</p>

   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>İtiraz Konusu Kural</strong></p>

<p>İtiraz konusu kuralda, adın değiştirilmesinin Basın İlan Kurumunun portalinde ilan edilmesi öngörülmüştür.</p>

<p><strong>Başvuru Gerekçesi</strong></p>

<p>Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kural kapsamında mahkemece verilen adın değiştirilmesine yönelik kararla ilgili olarak Basın İlan Kurumunun internet sitesinde yapılan ilanın herkese açık olduğu, ilanın bu şekilde yapılmasıyla adı değiştirilen kişinin önceki ve mevcut adı, anne ve baba adı, nüfusa kayıtlı olduğu yer ve doğum tarihi gibi kişisel verilerinin herkes tarafından bilinebilir hâle geldiği, adı değiştirilen kişinin kişisel verilerinin aleni hâle getirilmesinin bu ismin kullanılarak suç işlenmesini mümkün hâle getirdiği, ilana herhangi bir hukuki sonucun bağlanmadığı, nitekim adın değiştirilmesinden zarar görenlerin dava hakkının ilandan değil öğrenme tarihinden itibaren başladığı, günümüzde tüm işlemlerin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasıyla yapıldığı, dolayısıyla ilanın gerekli olmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.</p>

<p><strong>Mahkemenin Değerlendirmesi</strong></p>

<p>Kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı, bireyin hak ve özgürlüklerini kişisel verilerin sadece işleme şeklindeki sınırlamaya karşı değil kişisel verilere yönelik her türlü sınırlamalara karşı güvence altına aldığı anlaşılmaktadır. İtiraz konusu kural, kişisel veri niteliğinde olan adın değiştirilmesinin Basın İlan Kurumunun portalinde ilan edilmesini öngörmek suretiyle kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sınırlama getirmektedir.</p>

<p>Kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına yönelik sınırlamanın veri sahibi üzerinde bir külfete yol açacağı kuşkusuzdur. Bu sınırlamanın ulaşılmak istenen meşru amaca göre bireylere aşırı bir külfet yüklediğinin tespiti hâlinde orantısız olduğu sonucuna varılması gerekir. Bu bağlamda kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına yönelik sınırlamanın orantılı kabul edilebilmesi için işlenecek veya herhangi bir şekilde yararlanılacak verilerin ulaşılmak istenen amaçla sınırlı olması ve kişisel verilerin sınırlama amacı için gerektiğinden daha uzun süre ilanda kalmaması gerekmektedir.</p>

<p>İtiraz konusu kuralda ya da kanun düzeyinde farklı bir mevzuatta ilanın ne kadar süreyle Basın İlan Kurumunun portalinde yayımlanacağına ilişkin olarak herhangi bir düzenleme bulunmadığı görülmüş ve ad değişikliği kararlarının Basın İlan Kurumunun portalinde makul süreyle ilan edilmesini sağlayan güvencelere kanunda yer verilmediği anlaşılmıştır. Bu itibarla ad değişikliğine ilişkin kararın süresiz bir şekilde ilan edilmesinin, kişisel verileri herkesçe bilinir hâle gelen kişinin menfaatleri üzerinde ağır sonuçlar meydana getirebileceği kanaatine varılmıştır.</p>

<p>Öte yandan kuralda, ad değiştirme kararlarının kategorik olarak tamamının ilan edilmesi öngörülmekte; belli durumlarda söz konusu kararların ilan edilip edilmemesi hususunda hâkime takdir yetkisi tanınmamaktadır. Diğer bir ifadeyle somut olayın özelliğine göre ad değiştirme sebepleri de dikkate alınarak adın değiştirilmesi kararını veren hâkimin bu konuda değerlendirme yapma imkânı bulunmamaktadır. Nitekim bazı durumlarda ad değişikliği kararlarının ilan edilmemesinde üstün bir hukuki yararın bulunması mümkündür. Dolayısıyla ad değişikliği kararlarının tamamının ilan edilmesi öngörülerek bu konuda hâkime takdir yetkisi tanınmamasının da kişiler açısından ağır sonuçlar doğurabilecek nitelikte olduğu değerlendirilmiştir.</p>

<p>Bu itibarla kuralla ulaşılmak istenen meşru amaçtan kaynaklanan kamusal yarar ile bireylerin menfaatleri arasındaki makul dengenin bozulduğu, bu yönüyle kuralın kişisel verilerin korumasını isteme hakkına orantısız bir sınırlama getirdiği sonucuna ulaşılmıştır</p>

<p>Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.</p>

<p>6.4.2026</p>

<p>ND 11/26</p>

<p><strong>Nüfusu 2.000’in Altına Düşen Belediyelerin Köye Dönüştürülmesini Öngören Kuralın İptal Talebine İlişkin Karar</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p></p>

   <p>Anayasa Mahkemesi 15/1/2026 tarihinde <a href="https://normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/kbb/ND/2026/9" rel="noopener" target="_blank">E.2025/182</a> numaralı dosyada, 7551 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 14. maddesiyle 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 11. maddesinin ikinci fıkrasının yeniden düzenlenen birinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine karar vermiştir.</p>

   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>Dava Konusu Kural</strong></p>

<p>Dava konusu kuralda, nüfusu 2.000’in altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesi öngörülmektedir.</p>

<p><strong>Başvuru Gerekçesi</strong></p>

<p>Dava dilekçesinde özetle; kuralın kamu yararına yönelik olmadığı, yapılacak dönüşümün belde ya da köylerdeki nüfus kaybını artıracağı ve nüfusun büyükşehirler gibi daha kalabalık idari birimlerde yoğunlaşmasına neden olacağı, dinamik bir yapıya sahip olan nüfus sayım sistemi verilerine dayalı olarak idari yapıların ani değişimlere uğramasının hukuki belirlilik ve güvenlik ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.</p>

<p><strong>Mahkemenin Değerlendirmesi</strong></p>

<p>5393 sayılı Belediye Kanunu’nda ya da kanun düzeyinde farklı bir mevzuatta belediyelerin veya köylerin kurulması ile tüzel kişiliklerinin kaldırılmasına hangi makam tarafından hangi usulde karar verileceğine ilişkin olarak herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bununla birlikte belediyelerin kurulması ve tüzel kişiliklerinin kaldırılmasının kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle (CBK) yapılması anayasal bir zorunluluk olduğundan kural uyarınca nüfusu 2.000’in altına düşen belediyelerin köye dönüştürülme usulü de kanunla veya CBK’yla gerçekleştirilecektir. Bu itibarla kuralda Anayasa’nın 123. maddesine aykırı bir yön bulunmamaktadır.</p>

<p>Mahallî idarelerden olan belediyenin köye dönüştürülmesine ilişkin düzenlemeler içeren kuralın mahallî idarelerin özerkliği ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Kural kapsamında belediyelerin tüzel kişilikleri kaldırılırken yöre halkının beş yıllık seçim dönemi için ortaya çıkan iradesinin dönem sonuna kadar geçerliliğine dokunulmadığı gibi tüzel kişiliği kaldırılan belediye halkının yeni seçim döneminde yine yerinden yönetim birimi olan köy tüzel kişiliğinin organlarını oluşturmak üzere seçme hakkını kullanmasına imkân tanındığı da görülmektedir. Dolayısıyla kuralla belediyelerin tüzel kişilikleri sona erdirilirken Anayasa’nın 127. maddesinde belirtilen özerkliğin korunduğu anlaşılmıştır.</p>

<p>5393 sayılı Kanun’un 11. maddesinin ikinci fıkrasının iki ila beşinci cümleleri ile anılan maddenin üçüncü fıkrasında belediyelerin köye dönüştürülmesine ilişkin usul ve esasa ayrıntılı olarak yer verildiği görülmüştür. Kuralın bu yönüyle kapsamının açık, net ve anlaşılır bir şekilde düzenlendiği sonucuna ulaşılmıştır.</p>

<p>Bununla birlikte hukuk devletinde kanunların kamu yararı gözetilerek çıkarılması zorunludur. Kanun koyucu, mahallî idarenin oluşumu ve nitelendirilmesi konusunda takdir yetkisine sahiptir. Bu bağlamda kanun koyucu, mahallî idarelerin kuruluş esaslarını, maddi ve usule ilişkin çerçeveyi belirlemek koşuluyla ölçek sorununu dikkate alarak daha etkin ve verimli bir kamusal hizmet sağlamak amacıyla bir belediyenin ya da köyün tüzel kişiliğini kaldırabilir; belediyeyi köye, köyü belediyeye dönüştürebilir. Dolayısıyla kuralla daha etkin ve verimli bir kamusal hizmet sağlamak amacıyla nüfusu 2.000’in altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesinde kamu yararı dışında bir amaç gözetildiği söylenemez.</p>

<p>Sonuç olarak nüfusu 2.000’in altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesinin usul ve esaslarının kanunda düzenlendiği ve belediyelerin tüzel kişiliğinin kaldırılmasının ilk mahallî idareler seçimlerinde uygulanmasının öngörüldüğü gözetildiğinde kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında ihdas edildiği anlaşılan kuralın hukuk devleti ilkesi ile kamu tüzel kişiliğinin kanunla kaldırılması ve mahallî idarelerin özerkliği ilkeleriyle çelişen bir yönü bulunmadığı kanaatine varılmıştır.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine karar vermiştir.</p>

<p><strong>Bir Suça İlişkin Olarak Elde Edilen Genetik İnceleme Sonuçlarının Saklanmasına Belli Durumlarda İmkân Tanıyan Kurala İlişkin İtiraz Başvurusu Hakkında Karar</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p></p>

   <p>Anayasa Mahkemesi 25/12/2025 tarihinde <a href="https://normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/ND/2025/274" rel="noopener" target="_blank">E.2025/141</a> numaralı dosyada, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5353 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle değiştirilen 80. maddesinin (2) numaralı fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.</p>

   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>İtiraz Konusu Kural</strong></p>

<p>İtiraz konusu kuralda; bir suça ilişkin olarak delil elde etmek amacıyla yapılan genetik inceleme sonucunda ulaşılan bilgilerin kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip bu kararların kesinleşmesi hâllerinde derhâl yok edilmesi öngörülmektedir.</p>

<p><strong>Başvuru Gerekçesi</strong></p>

<p>Başvuru kararında özetle; genetik inceleme sonuçlarının özel nitelikli kişisel veri olduğu, söz konusu kuralda kişisel verilerin korunması için yeterli güvencelerin öngörülmediği, bazı kararların verilmesi ve kesinleşmesi durumunda genetik inceleme sonuçlarının imha edileceğinin düzenlendiği, bu itibarla söz konusu kararlar haricinde bir kararın verilmesi hâlinde veya bu kararların henüz verilmediği durumlarda elde edilen inceleme sonuçlarının saklanmasına ve bu suretle DNA veri tabanının oluşturulmasına imkân tanındığı şeklinde yorumlanabileceği belirtilerek kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.</p>

<p><strong>Mahkemenin Değerlendirmesi</strong></p>

<p>İtiraz konusu kural, ceza soruşturması ya da kovuşturması sırasında elde edilen kişisel veri niteliğindeki genetik inceleme sonuçlarının saklanmasına belli durumlarda imkân tanımak suretiyle kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sınırlama getirmektedir.</p>

<p>Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine göre bu hakka sınırlama getiren düzenlemelerin kanunla yapılması, keyfîliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte bulunması, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine uygun olması gerekir.</p>

<p>6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda; kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları veya infaz mercileri tarafından işlenmesinin Kanun hükümlerinin uygulanmayacağı hâller arasında sayıldığı görülmektedir. Dolayısıyla soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemleri sırasında yargı makamları veya infaz mercileri tarafından elde edilen kişisel verilerin işlenmesinde Kanun hükümlerinde yer alan güvenceler geçerli olmayacaktır. Bu itibarla kural kapsamında elde edilen kişisel verilerle ilgili olarak yeterli anayasal güvencelerin sağlanıp sağlanmadığının incelenmesi gerekir.</p>

<p>Bu bağlamda kişisel verilerin işlenmesi sürecinde bu verilerin işlenmesinin hukuki dayanağı ve işlemenin amaçları, işlenecek verilerin kapsamı, verilerin saklanacağı süre, veri sahibinin hakları, işlemenin sonuçları ve verilerin muhtemel yararlanıcıları hususlarında ilgilisine bilgilendirme yapılarak verilerinin işlendiğinden haberdar edilmesi ve sürecin şeffaflığının sağlanması zorunludur. Bu sebeple kişisel verilerin gerçeğe uygun surette tutulması, ilgilisinin bu veriye erişiminin sağlanması, hukuka aykırı olarak tutulan kişisel verilerin gecikmeksizin düzeltilmesi veya silinmesi için tedbirlerin alınması, bu konuda kişilere talep hakkının tanınması ve kişisel verilerin gizliliğinin sağlanarak yetkisiz veya kanuna aykırı olarak işlenmemesi gerekir.</p>

<p>Ayrıca bu kişisel verilerin kaybolmaması, imha edilmemesi ya da zarar görmemesi için uygun teknik ve yapısal tedbirler öngörülmelidir. Kişisel veriler sınırlama ya da müdahale amacı için gerekenden daha uzun süre saklanmamalı, sınırlama amacına uygun olarak işlenmeli ve bu amacı aşan sınırlamalara karşı kişilere yargı yollarına etkin başvuru imkânı tanınmalıdır.</p>

<p>Öte yandan genetik veriler gibi özel nitelikli kişisel verilerin söz konusu olduğu durumlarda kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı ilke olarak sınırlanmamalı ancak zorunlu olduğu istisnai hâllerde bunun kişiler üzerinde ortaya çıkaracağı sonuçların ağırlığı ve kişiler hakkında ayrımcı uygulamalara yol açma tehlikesi dikkate alınarak kişisel verilerin korunmasına ilişkin güvenceler daha katı uygulanmalıdır. Bu çerçevede bir suç soruşturması ya da kovuşturması sırasında elde edilen genetik verilerin özel nitelikli kişisel veri olduğu da gözetilerek bu verilere ilişkin güvenceler katı bir şekilde uygulanmalıdır.</p>

<p>Suç fiillerinin açıklığa kavuşturulması ve suçun faillerinin tespit edilmesinin suçların önlenmesi ve kamu düzeninin sağlanması amacına hizmet ettiği açıktır. Bununla birlikte genetik verilerin suçun türü ya da ağırlığı veya soruşturma ve kovuşturma sonucunda verilen kararın niteliği gibi belli ölçütler öngörülmeksizin kategorik olarak süresiz bir şekilde saklanmasına imkân tanınması özel nitelikli kişisel verilerin korunmasına ilişkin anayasal güvencelerle bağdaşmayabilir.</p>

<p>Bu nedenle söz konusu genetik verilerin amacına uygun bir şekilde saklanması, sonraki soruşturma ve kovuşturmalarda kullanılmasının mümkün olup olmadığı, kullanılacaksa bunun hangi şartlarda gerçekleşeceği hususlarının kanunda açıkça düzenlenmesi gerekir. Ayrıca biyolojik örneklerin alındığı kişinin dosyadaki sıfatı, soruşturma veya kovuşturma konusu suçun türü ve ağırlığı, süreç sonunda fail hakkında verilen kararın niteliği ve failin yaşı gibi faktörler de dikkate alınarak belirlenecek sürelerin geçmesiyle verilerin imha edilmesine yönelik güvencelerin öngörülmesi gerektiği açıktır.</p>

<p>Kuralda genetik inceleme sonucunda elde edilen bilgilerin bazı kararların kesinleşmesi hâlinde yok edileceği öngörülmekle birlikte söz konusu kararların verilmesi ve kesinleşmesine kadarki süreç ile bu kararlar dışında kalan mahkûmiyet, davanın reddi veya düşmesi gibi kararların verilmesi hâlinde genetik inceleme sonucunda elde edilen bilgilerin ne kadar süreyle ve ne şekilde saklanacağı, imha edilip edilmeyeceği ve ilgililerin bu bilgilerin silinmesini isteyip isteyemeyeceği gibi konularda kanunda herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu itibarla moleküler genetik inceleme sonucunda elde edilen verilerin korunmasına yönelik yeterli güvenceler ve temel ilkeler öngörülmeksizin kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sınırlama getiren kuralın kanunilik şartını sağlamadığı sonucuna ulaşılmıştır.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.</p>

<p><strong>İki Ortaklı Limited Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarılma İşlemi ile İlgili Düzenlemeler İçeren Kurallara İlişkin İtiraz Başvurusu Hakkında Karar</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p></p>

   <p>Anayasa Mahkemesi 25/12/2025 tarihinde <a href="https://normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/ND/2025/273" rel="noopener" target="_blank">E.2025/128</a> numaralı dosyada, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 616. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (h) bendinin <em>“iki ortaklı limited şirketler”</em> yönünden ve 621. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (h) bendinde yer alan <em>“Bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması…”</em> ibaresinin<em> “iki ortaklı limited şirketler”</em> yönünden Anayasa’ya aykırı olduklarına ve iptallerine karar vermiştir.</p>

   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>İtiraz Konusu Kurallar</strong></p>

<p>İtiraz konusu kurallarda, iki ortaklı limited şirketlerde, bir ortağın şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi talebiyle dava açılabilmesinin yeterli çoğunluğun sağlandığı bir genel kurul kararının varlığıyla mümkün olması öngörülmektedir.</p>

<p><strong>Başvuru Gerekçesi</strong></p>

<p>Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kurallar nedeniyle iki ortaklı limited şirketler yönünden bir ortağın ortaklıktan çıkarılmasının imkânsız hâle geldiği, kollektif şirketler yönünden tek bir ortağa tanınan çıkarma davası açma hakkının iki ortaklı limited şirket ortaklarına tanınmamasının eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralların Anayasa’ya aykırı oldukları ileri sürülmüştür.</p>

<p><strong>Mahkemenin Değerlendirmesi</strong></p>

<p>Anayasa’nın 48. maddesinde güvence altına alınan teşebbüs özgürlüğü devlete, teşebbüslerin ortakların fiillerine karşı korunmasını sağlama pozitif yükümlülüğünü yüklemekle birlikte bu yükümlülük, şirket ortaklarına şirketin hukuki varlığını sona erdirmeden diğer bir ortağı ortaklıktan çıkarabilme imkânının sağlanmasını güvence altına almamaktadır. Şirketlerde ortaklık ilişkisinin ne şekilde sonlandırılacağının tespitinde, kanun koyucunun belirli ölçüde takdir yetkisi bulunmaktadır. Bununla birlikte ortakların birbirlerinin fiillerine karşı korunması pozitif yükümlülüğü kapsamında getirilen mekanizmalar da Anayasa’nın 48. maddesi kapsamında kalmaktadır.</p>

<p>6102 sayılı Kanun’un 640. maddesinin (3) numaralı fıkrasında limited şirket ortaklarına haklı sebeplerle -şirketin hukuki varlığı sona ermeden- diğer bir ortağın ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini mahkemeden isteme hakkının tanındığı görülmektedir. Bu hükümle limited şirketin ve ortakların şirket bünyesindeki faaliyetlerinin devamlılığının sağlanması amaçlanmıştır. Bir şirket ortağının haklı sebeple şirketten çıkarılması mekanizmasının şirketin hem hukuki varlığının sona ermesini önleyen hem de ticari alandaki faaliyetlerine daha etkin ve verimli bir şekilde devam etmesini sağlayan bir çare olduğu açıktır. Zira şirket çatısı altında belli hedeflerin yerine getirilebilmesi uyumlu bir iş birliğini gerektirmekte, çıkarma kurumu da bir yandan iş birliğini bozan durumu ortadan kaldırmakta diğer yandan da şirketin hukuki varlığını sürdürmesini sağlamaktadır. Bu itibarla kanun koyucunun şirketin faaliyetlerinin devamlılığını sağlama amacı doğrultusunda oluşturduğu çıkarma mekanizması çerçevesinde talepte bulunulabilmesi teşebbüs özgürlüğü kapsamında değerlendirilmelidir.</p>

<p>İtiraz konusu kurallarda şirketin mahkemeden bu yönde talepte bulunabilmesinde temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun sağlandığı bir genel kurul kararının olması şartı aranmıştır.</p>

<p>Kurallarda öngörülen şartlar dikkate alındığında eşit pay sahibi iki ortağın olduğu limited şirketlerde haklı sebeplerin varlığı hâlinde bir ortağın diğer ortağın şirketten çıkarılması için talepte bulunmasının, bu konuda genel kurulun karar almasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca ortaklardan birinin esas sermayenin salt çoğunluğunu elinde bulundurmaması durumunda haklı nedenle bir ortağın şirketten çıkarılması da mümkün değildir.</p>

<p>Öte yandan anılan Kanun’un 636. maddesinin (3) numaralı fıkrasına göre haklı sebeplerin varlığı hâlinde şirket ortağının mahkemeden şirketin feshini talep etmesi durumunda mahkemenin istem yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği düzenlenmiştir. Dolayısıyla limited şirkette bir ortağın şirketten çıkarılması ancak şirketin feshinin talep edilmesiyle mümkün olacaktır. Ancak bu durumda ortağın şirketten çıkarılması ya da başka bir çözüm yoluna başvurulması doğrudan mahkemenin takdirine bırakılmıştır. Ayrıca bu kapsamda ortağa tanınan şirketin feshini talep etme hakkı doğrudan şirketin faaliyetlerinin devam etmesini engelleyen diğer ortağın şirketten çıkarılması sonucunu doğurmamakta, bilakis fesih talebi haklı nedene dayanan davacı ortağın şirketten çıkarılmasına neden olabilmektedir.</p>

<p>Bu itibarla itiraz konusu kurallarla, iki ortaklı limited şirketlerde şirketin faaliyetine devam etmesini engelleyen ortağın şirketten çıkarılması için diğer ortağa doğrudan ya da genel kurul vasıtasıyla talepte bulunma imkânının tanınmaması suretiyle iki ortaklı limited şirketlerin devletin, teşebbüs özgürlüğünün korunması pozitif yükümlülüğü kapsamında getirilen bir imkân olduğu anlaşılan çıkarma mekanizmasının kapsamı dışında tutulması, pozitif yükümlülükler kapsamında sağlanan hakların ihlal edildiği iddialarına karşı etkili başvuru mekanizması sağlama yükümlülüğüyle bağdaşmamaktadır.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralların “<em>iki ortaklı limited şirketler yönünden</em>” Anayasa’ya aykırı olduklarına ve iptallerine karar vermiştir.</p>

<p><strong>Duruşma Düzeninin Bozulduğu Gerekçesiyle Disiplin Hapsi Kararı Verilmesine Yönelik Başvuruya İlişkin Karar</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p></p>

   <p>Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 18/9/2025 tarihinde, <a href="https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2018/313" rel="noopener" target="_blank"><em>Özgür Arıkan (2) </em></a>(B. No: 2018/313) başvurusunda Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hükmün denetlenmesini talep etme hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.</p>

   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>Olaylar</strong></p>

<p>Başvurucu hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından iddianame düzenlenmiş, asliye ceza mahkemesinin iddianameyi kabul etmesiyle kovuşturma evresi başlamıştır. Anılan yargılamaya ait duruşmanın ikinci celsesinde duruşmanın düzenini bozduğu gerekçesiyle başvurucu hakkında 1 gün disiplin hapsi uygulanmasına karar verilmiştir. Asliye ceza mahkemesi aynı tarihte disiplin hapsi kararına ilişkin duruşma zaptını başsavcılığa göndererek infazını talep etmiş; başvurucu, disiplin hapsinin infazından sonra serbest bırakılmıştır.</p>

<p><strong>İddialar</strong></p>

<p>Başvurucu; duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle hakkında kesin olarak bir gün disiplin hapsi kararı verilmesi nedeniyle hükmün denetlenmesini talep etme hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.</p>

<p><strong>Mahkemenin Değerlendirmesi</strong></p>

<p>Duruşmanın düzen ve disiplinini sağlamak amacıyla verilen disiplin hapsi, mahkeme kararı niteliğinde olup 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca kural olarak bu kararlara karşı itiraz yoluna başvurulması mümkün değildir. Anılan Kanun’da, duruşma düzeninin bozulması nedeniyle verilen disiplin hapsi kararlarına karşı itiraz yolunun açık olduğuna ilişkin olarak istisnai bir düzenlemeye de yer verilmemiştir.</p>

<p>Hükmün denetlenmesini talep etme hakkının sınırlanması için seçilen aracın öngörülen amaca ulaşılabilmesi bakımından elverişli ve bu hakkı en az zedeleyici nitelikte olması gerekir. Hakkı daha az zedeleyen aracın tercih edilmesi gerektiğinin söylenebilmesi için söz konusu araç aynı amacı gerçekleştirmeye elverişli olmalıdır. Daha hafif sınırlama teşkil eden aracın tercih edilmesi hâlinde öngörülen amaç gerçekleşmeyecek ise daha ağır sınırlama oluşturan aracın seçimi hususundaki tercih Anayasa’ya aykırı olmaz. Bunun dışında hangi müdahale veya sınırlama aracının tercih edileceği hususunda kanun koyucunun takdir yetkisi bulunmaktadır.</p>

<p>Ayrıca hükmün denetlenmesini talep etme hakkına yönelik müdahaleler orantılı olmalıdır. Orantılılık, amaç ile araç arasında adil bir denge kurulmasını gerektirmektedir. Buna göre müdahaleyle ulaşılmak istenen meşru amaç ile aleyhine hüküm kurulan kişinin bu hükmü denetlettirebilmesindeki bireysel yarar arasında makul bir orantı kurulmalıdır. Sınırlama ile kişiye yüklenen külfetin aşırı ve orantısız olmaması gerekir.</p>

<p>Hâkimin adil bir yargılamanın yapılabilmesi için duruşmayı belli bir düzen ve disiplin içinde yürütme konusundaki otoritesinin kesintisiz olarak korunması amacına ulaşma yönünden disiplin hapsi kararına karşı bir kanun yolu öngörülmemesinin elverişli bir araç olduğu anlaşılmaktadır. Ancak belirtilen aracın gerekli olup olmadığı da incelenmelidir. Gereklilik, hedeflenen amaca ulaşılması için hakka en az müdahale teşkil eden aracın seçilmesini ifade etmektedir. Yargı mercilerinin otoritelerinin kesintisiz korunması amacıyla hangi tedbirlerin gerekli olduğunun değerlendirilmesinde kanun koyucunun takdir yetkisi bulunmaktadır. Bununla birlikte kişinin özgürlüğünün sınırlandırılması sonucunu doğuran kararların denetime tabi tutulmasının önemi inkâr edilemez.</p>

<p>Hürriyeti bağlayıcı niteliği olan yaptırımların hafif nitelikte olduğunun değerlendirilmesi mümkün değildir. Hâkimin otoritesinin kesintisiz korunması amacı, söz konusu kararın derhâl yerine getirilmesi dışındaki seçeneklerle de sağlanabilir. Bu tür kararlara karşı acele kanun yollarının açılması ve incelemenin kısa sürede yapılmasının öngörülmesi yoluyla da bu amaca ulaşılabilir. Diğer alternatifler değerlendirilmeden disiplin hapsi kararına karşı denetim imkânının tanınmaması nedeniyle hükmün denetlenmesini talep etme hakkına yönelik müdahalenin gerekli olmadığı sonucuna varılmıştır.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle hükmün denetlenmesini talep etme hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.</p>

<p><strong>Çeşitli Sağlık Kuruluşlarında Belirli Sürelerin Üzerinde Tutulan Nöbetler İçin Ücret Ödenmemesini Öngören Kurala İlişkin İtiraz Başvurusu Hakkında Karar</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p></p>

   <p>Anayasa Mahkemesi 26/11/2025 tarihinde <a href="https://normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/ND/2025/243" rel="noopener" target="_blank">E.2025/89</a> numaralı dosyada, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 5947 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle değiştirilen ek 33. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.</p>

   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>İtiraz Konusu Kural</strong></p>

<p>İtiraz konusu kuralda, çeşitli sağlık kuruluşları itibarıyla ancak belirli saatlere kadar tutulan nöbetler bakımından ücret ödeneceği, bu sürelerin üzerinde nöbet tutulmasının gerekli olması durumunda ücret ödenmeyeceği öngörülmektedir.</p>

<p><strong>Başvuru Gerekçesi</strong></p>

<p>Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kuralla, ilgili sağlık personelinin tuttuğu nöbete ilişkin olarak yapılacak ücret ödemesinin belirli bir süreyle sınırlandığı, bu süre üzerinde nöbet tutulsa dahi sağlık personeline buna ilişkin bir ücret ödenmeyeceğinin öngörüldüğü, bu durumun hukuk devleti ilkesini, zorla çalıştırma yasağını ve mülkiyet hakkını ihlal ettiği belirtilerek kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.</p>

<p><strong>Mahkemenin Değerlendirmesi</strong></p>

<p>Anayasa Mahkemesi 25/1/2023 tarihli ve E.2022/97, K.2023/13 sayılı kararında, 657 sayılı Kanun’un ek 33. maddesinin üçüncü fıkrasının, ücretlendirilebilecek toplam icap nöbeti süresini aylık 120 saatle sınırlayan ikinci cümlesini Anayasa’nın 18. maddesine aykırı görerek iptal etmiştir.</p>

<p>Anılan kararda, alanında uzman olan kişilerin uzmanlık alanlarıyla ilgili olmak ve aşırı külfet yüklememek kaydıyla birtakım hizmetlerle yükümlü kılınmasının zorla çalışma veya angarya olarak değerlendirilemeyeceği ancak bu kişilere ölçüsüz külfet yüklenmesi durumunda Anayasa’nın 18. maddesinin sınırlarının aşıldığı sonucuna varılabileği belirtilmiştir. Ölçüsüz külfet yüklenip yüklenmediğinin tespitinde ise kişilere ücret ve benzeri menfaatlerin sağlanıp sağlanmadığının ve yapılması zorunlu kılınan hizmetin mesleki gelişim ve kariyerlerine katkısının bulunup bulunmadığının gözönünde bulundurulması gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>Bu kapsamda ilk olarak icap nöbetinin, statü hukukuna tabi olarak çalışan kamu görevlilerinin bulundukları statünün gereği olarak yerine getirdikleri bir görev olması nedeniyle makul kabul edilebileceği; mesai saatleri dışında, gece boyunca ve hafta sonlarında görev icabı çağrılabileceklerinin öngörülebilir olduğu ve bu hizmetlerin memurların ve sözleşmeli personelin mesleki faaliyetlerinin kapsamı dışında sayılamayacağı tespit edilmiştir.</p>

<p>Söz konusu kararda ayrıca sağlık hizmetlerinin kesintisiz yürütülmesinin Anayasa’nın 56. maddesi kapsamında devlete yüklenen pozitif yükümlülüklerden olduğu, sağlık çalışanlarının icap nöbeti tutma ödevi altında bulunmasının tek başına Anayasa’nın 18. maddesine aykırı olmadığı belirtilmiştir. Ancak bu hizmetlerin dinlenme hakkını ortadan kaldırmaması gerektiği, zorunlu hâllerde getirilen nöbet yükümlülüğünün uygun bir ücretle telafi edilmesinin kamu yararı ile sağlık personelinin menfaatlerinin dengelenmesi bakımından uygun bir yol olduğu ifade edilmiştir. Bu kapsamda icap nöbetine üst sınır getirmeyen ve söz konusu sınırın zorunlu hâllerde aşılması durumunda bu fazla çalışmayı telafi edecek bir ücret ödenmesini güvence altına almayan hükmün Anayasa’nın 18. maddesine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.</p>

<p>İtiraz konusu kuralla da çeşitli sağlık kuruluşları itibarıyla ancak belirli saatlere kadar tutulan nöbetler bakımından ücret ödeneceği, bu hâliyle kuralın Anayasa’nın 18. maddesinin gerekliliklerini karşılamadığı ve sağlık çalışanlarına orantısız bir külfet yüklediği anlaşılmıştır. Bu itibarla kural yönünden Anayasa Mahkemesinin anılan kararından ayrılmayı gerektirir bir husus bulunmadığı belirtilmiştir.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.</p>

<p><strong>Sürekli İşçi Kadrosuna Geçirilen İşçilerin Yer Değiştirmelerine İmkân Tanımayan Kurala İlişkin İtiraz Başvurusu Hakkında Karar</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p></p>

   <p>Anayasa Mahkemesi 26/11/2025 tarihinde <a href="https://normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/ND/2025/242" rel="noopener" target="_blank">E.2025/100</a> numaralı dosyada, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye 7079 sayılı Kanun’un 118. maddesiyle eklenen geçici 23. maddenin beşinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan <em>“…çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde…”</em> ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.</p>

   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>İtiraz Konusu Kural</strong></p>

<p>İtiraz konusu kuralın da yer aldığı maddenin beşinci fıkrasının birinci cümlesinde, sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerin birinci fıkrada öngörülen şartları taşıdıkları sürece ve çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilecekleri öngörülmüştür. Söz konusu cümlede yer alan “<em>…çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde…</em>” ibaresi itiraz konusu kuralı oluşturmaktadır.</p>

<p><strong>Başvuru Gerekçesi</strong></p>

<p>Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kuralla sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin yer değiştirmelerinin kategorik olarak engellendiği, başka bir ifadeyle anılan işçilerin farklı bir il veya bölgeye nakillerine imkân tanınmadığı, bu nedenle yer değişikliği taleplerine ilişkin olarak verilen kararlar bağlamında işverenin yönetim yetkisinin yargı mercilerince denetlenemediği, ayrıca kuralla 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) geçici 23. maddesine göre istihdam edilen işçilerin sürekli işçi kadrosunda çalışan diğer işçilere göre güvencesiz duruma getirildiği ve bu suretle eşitlik ilkesinin ihlal edildiği belirtilerek kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.</p>

<p><strong>Mahkemenin Değerlendirmesi</strong></p>

<p>Anayasa’nın 49. maddesinde sosyal devlet ilkesinin çalışma hayatındaki görünümü olan devletin çalışanları koruma yükümlülüğüne ilişkin özel bir güvence öngörülmüştür. Bu kapsamda iş sözleşmesinin zayıf tarafı olan işçinin korunmasına yönelik düzenlemelerin öngörülmesi suretiyle işçi-işveren ilişkilerinde dengenin sağlanması devletin çalışma hakkına ilişkin pozitif yükümlülüklerinin bir gereğidir.</p>

<p>İtiraz konusu kuralda söz konusu işçilerin sürekli işçi kadrosuna geçiş işlemi yapılmadan önce çalıştırıldıkları teşkilat ve birim dışında görevlendirilmelerine imkân tanınmadığı anlaşılmaktadır. Başka bir ifadeyle kural uyarınca anılan işçilerin yer değişikliğine ilişkin taleplerinin işverence kabul edilmesi mümkün değildir.</p>

<p>375 sayılı KHK’nın geçici 23. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kurum, kuruluş ve idareler ile söz konusu madde uyarınca sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçiler arasında özel hukuk ilişkisinin bulunduğu ve bu ilişki kapsamında ilgili kurum, kuruluş ile idarelerin işveren sıfatını haiz olduğu açıktır. Madde uyarınca sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin bu kadroda istihdam edildikleri süreçte yer değişikliği talep etmelerini gerektirecek belirli nedenlerin ortaya çıkabileceği açıktır. Genel anlamda işçilerin yer değişikliği taleplerinin değerlendirilmesi işverenlerin iş hukuku bağlamında sahip oldukları yönetim yetkisi kapsamında kalmaktadır.</p>

<p>4721 sayılı Türk Medenî Kanunu ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca işverenin işçinin yer değişikliğini değerlendirme bağlamında sahip olduğu yönetim yetkisini dürüstlük kurallarına uygun şekilde kullanması ve bu kapsamda alacağı kararda işçiyi gözetme borcunu gözönünde bulundurması gerektiği kuşkusuzdur. Bu itibarla iş ve kadro durumunun imkân tanıması durumunda işçinin makul görülebilecek nedenlere dayanan yer değişikliği talebinin ilgili işverence karşılanmasının mümkün olmadığı söylenemez.</p>

<p>Diğer yandan kamu kurum, kuruluş ve idarelerinde çalıştırılan işçilerin yer değişikliği taleplerinin reddedilmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda işverenin yönetim yetkisini dürüstlük kuralı ve işçiyi gözetme borcuna uygun şekilde kullanıp kullanmadığının yargı mercilerince denetlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay uygulamasında yargı mercilerinde işçinin yer değişikliği talebinin reddine yönelik işlemin iptal edilmesinin ya da yer değişikliğinin sağlanması gibi icrai nitelikte karar verilmesinin mümkün olmadığı ancak söz konusu işlemin hukuka aykırı olup olmadığının tespitine ilişkin karar verilebileceği ve işçinin yer değişikliği talebinin reddine yönelik işlemin hukuka aykırılığının tespit edilmesini talep etmekte hukuki yararının bulunduğu kabul edilmektedir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2024/14198, K.2025/1316, 10/2/2025).</p>

<p>Bununla birlikte kural söz konusu KHK’nın geçici 23. maddesi kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin herhangi bir nedenle yer değiştirmelerine imkân tanımamakta, başka bir deyişle anılan işçilerin yerlerinin değiştirilmesine mutlak bir yasak getirmektedir.</p>

<p>Kural, ilgili teşkilat ve birimdeki işleyişin aksamasını önlemek amacıyla öngörülmüş ise de işçilerin yer değişikliği taleplerinin karşılanmasının her durumda anılan işleyişin bozulmasına neden olacağı söylenemez. Başka bir ifadeyle ilgili teşkilat veya birimin iş ve kadro durumunun işçinin yer değişikliği talebinin karşılanmasına engel oluşturmaması mümkündür.</p>

<p>Bu itibarla işçilerin makul nedenlere dayanan yer değişikliği taleplerinin işverence iş ile kadro durumu çerçevesinde değerlendirilmesine ve bu kapsamda alınacak kararların hukuka uygunluğunun yargı mercilerince denetlenmesine imkân tanımayan kuralın devletin çalışanların korunmasına yönelik yükümlülükleriyle bağdaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.</p>

<p><strong>FETÖ/PDY ile İltisakları ve İrtibatları Oldukları Değerlendirilerek Kamu Görevinden ya da Meslekten Çıkarılmaları Nedeniyle Yapılan Başvurulara İlişkin Kararlar</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p></p>

   <p>Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 20/11/2025 tarihinde <a href="https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2023/38927" rel="noopener" target="_blank"><em>B.K.</em></a> (B. No: 2023/38927) başvurusunda Anayasa'nın 15. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine, 25/9/2025 tarihinde <a href="https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2023/57158" rel="noopener" target="_blank"><em>Sinan Ulu</em></a> (B. No: 2023/57158) ve 20/11/2025 tarihinde <a href="https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2023/46215" rel="noopener" target="_blank"><em>Sümeyra Bakla </em></a>(B. No: 2023/46215) başvurularında Anayasa'nın 15. maddesiyle birlikte değerlendirildiğinde Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edilmediğine; başvuruların masumiyet karinesine yönelik kısımlarının ise açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.</p>

   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>Olaylar</strong></p>

<p>Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen Fetullahçı Terör Örgütü ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) ile iltisakları yahut irtibatları olduklarından bahisle kamu görevinden ya da meslekten çıkarılmasına karar verilen başvurucuların, bu kararların kaldırılmasına yönelik talepleri reddedilmiştir. Bunun üzerine başvurucular, söz konusu işlemlerin iptali talebiyle idari yargıda dava açmıştır. İdari yargı mercileri, işlemlerin iptali talebiyle açılan davaların reddine karar vermiş, bu kararlara ilişkin temyiz başvurularının reddedilmesi üzerine kararlar kesinleşmiştir.</p>

<p><strong>İddialar</strong></p>

<p>Başvurucular; devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatları oldukları gerekçesiyle kamu görevinden ya da meslekten çıkarılmaları nedeniyle özel hayata saygı haklarının, idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararına dayanılarak davanın reddine karar verilmesi/kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı olmadan kamu görevinden çıkarma kararı verilmesi nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.</p>

<p><strong>Mahkemenin Değerlendirmesi</strong></p>

<p><strong>A. Özel Hayata Saygı Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddiaların İncelenmesi</strong></p>

<p><strong>1. B.K. Başvurusu Yönünden</strong></p>

<p>Kişiler hakkında ortaya konulan farklı nitelikteki olay, olgu, bilgi veya belgeler idari ve yargısal makamlar tarafından dikkate alınıp FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat bağlamında bir sonuca varılırken şüphesiz ilgililer hakkındaki beyanlardan ya da tanık ifadelerinden yola çıkılabilir. FETÖ/PDY'nin yapısal olarak çok sayıda kişiyi sistemine dâhil ettiği ve FETÖ/PDY ile iltisaklı kişilerin küçük gruplar hâlinde de olsa etkileşim hâlinde oldukları, ayrıca zaman zaman eylemleri ve tutumlarıyla FETÖ/PDY ile irtibatlı oldukları konusunda dış dünyada görünür olabildikleri, bu durumun ilgililerin yakın ve sosyal çevresi tarafından gözlemlenebilir hâle gelebildiği dikkate alındığında tanık ifadelerinin önemi daha da artmaktadır.</p>

<p>Diğer yandan FETÖ/PDY ile iltisaklı ve irtibatlı olma durumundan hareketle anayasal düzene sadakat bağının ortadan kalkmasıyla ilgili olarak duyulan şüphenin ilgili kişiden kaynaklanan bir sebebe dayanan, ciddi, önemli ve somut nitelikteki objektif olay ve vakıalarla desteklenmiş olduğunun söylenebilmesi için anılan beyanlara dair bir nitelik incelemesi yapılması gerekmektedir. Öyle ki bu konuda beyanda bulunan ifade sahiplerinin hakkında beyanda bulundukları kişilere yönelik görgüye ve bilgiye dayanmayan duyumlarının somut ve objektif nitelikte olduğu kural olarak söylenemeyecektir. Görgüye ve bilgiye dayanan beyanlar söz konusu olduğunda ise bu nevi beyanların içeriği dikkate alınmalıdır. Bunun yanında söz konusu beyanlar tutarlı olmalı, varsa diğer delillerle karşılaştırıldığında çelişki içermemelidir. Nitekim tesadüfi sayılabilecek ya da iltisak ve irtibatın varlığını ortaya koyabilecek niteliği haiz olmayan bir olayın ya da vakıanın, ilgili kişinin anayasal düzene sadakat bağının ortadan kalktığına ilişkin ciddi, önemli ve somut nitelikteki objektif deliller kapsamında nitelendirilemeyeceği kabul edilmelidir.</p>

<p>Bununla birlikte özel hayata saygı hakkına yönelik müdahalenin Anayasa'nın 15. maddesi bağlamında durumun gerektirdiği ölçüde olabilmesi için FETÖ/PDY ile irtibatlı veya iltisaklı olmanın ve bu suretle demokratik anayasal düzene sadakat bağının ortadan kalkmasının ciddi ve objektif nedenlerinin başvurucunun ve kamunun menfaatlerini de dengeleyecek şekilde yeterli gerekçeyle idari ve yargısal makamlar tarafından ortaya konulması gerekir. Anılan gereklilik irtibat ve iltisak kavramlarının içeriğinin kişiye ilişkin bir profilin çıkarılmasıyla doldurulabilir, somutlaştırılabilir olmasının da bir sonucudur. Nitekim Danıştayın konu ile ilgili olarak verdiği bazı kararlarda kişilerin FETÖ/PDY ile bağlantı hususunda somut verilere dayanmayan, yalnızca kişisel kanaat ve tahmine dayalı tanık beyanlarını FETÖ/PDY ile iltisakı ve irtibatı ortaya koymak konusunda yeterli bulmadığı görülmüştür.</p>

<p>Bahse konu tedbirlerin Anayasa'nın 15. maddesine göre durumun gerektirdiği ölçüde olup olmadığı yargısal makamlar tarafından açıklanan gerekçelerden hareketle incelenmiştir. Bu bağlamda somut başvuruda; davanın reddine gerekçe olarak alınan ifadelerden biri başvurucunun savcıların abisi olarak bahsedilen Y.B.nin evine sıklıkla gelip gittiğine, diğeri ise açığa alınan üç kişi ile samimiyetinin bulunduğuna yöneliktir. Öncelikle ifade sahibinin bahse konu samimiyetin örgütsel bir bağdan kaynaklanıp kaynaklanmadığını bilmediğini dile getirdiğini belirtmek gerekir. Bunun yanında Y.B.nin savcıların abisi ya da FETÖ/PDY yapısı içinde savcılardan sorumlu kişi olduğuna ilişkin bir belirleme söz konusu olmadığı gibi Y.B.nin evinde örneğin sohbet adı altında iltisak ve irtibatın varlığını ortaya koyabilecek nitelikteki toplantıların yapıldığına yönelik de beyanın bulunmadığı görülmektedir. Bu bağlamda yukarıda aktarılan ilkelerden hareketle söz konusu beyanların içeriği gözönüne alındığında beyanlarda yer alan olay, olgu ve bilgilerin iltisak ve irtibatın varlığını ortaya koyabilecek ve tesadüfi olma ihtimalini bertaraf edecek niteliği haiz olduğu söylenemez.</p>

<p>Netice itibarıyla idari ve yargısal makamların başvurucunun darbe teşebbüsünün faili olan FETÖ/PDY ile irtibatlı ve iltisaklı olduğunu, bu suretle anayasal düzene sadakatinin ortadan kalktığını ilgili ve yeterli gerekçelerle ortaya koyduğu söylenemez. Dolayısıyla başvurucunun meslekten çıkarılması ile ortaya çıkan özel hayata saygı hakkına yönelik müdahalenin olağanüstü hâl (OHAL) koşullarında durumun gerektirdiği ölçüde olmadığı sonucuna varılmıştır.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi, açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkına yönelik müdahalenin Anayasa'nın OHAL döneminde temel hak ve özgürlüklerin kullanımının durdurulmasını ve sınırlandırılmasını düzenleyen 15. maddesindeki ölçütlere uygun olmadığına, başvurucunun özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.</p>

<p><strong>2. Sümeyra Bakla ve Sinan Ulu Başvuruları Yönünden</strong></p>

<p>Danıştay ve Yargıtay kararlarında da ortaya konulduğu üzere FETÖ/PDY yapılanmasında sohbet olarak tanımlanan toplantılarda örgüt lideri Fetullah Gülen'in kitaplarını okuma, sesli ve görüntülü kayıtlarını dinleme ve izleme, yine örgüte ait yayın ve yayımlardaki yazıları okuma ve videoları izleme, ayrıca örgüt içi talimat ve telkinlerin iletilmesi şeklinde birtakım faaliyetlerin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Bu konuda beyanlarda bulunanların ifadelerine ve bu doğrultuda yargısal makamlar tarafından yapılan tespitlere göre FETÖ/PDY tarafından organize edilen sohbet adı altındaki bu toplantıların örgüt liderine ilişkin olağanüstü kişilik bilincinin aşılanması, katılanlarda kutsal dava fikrinin yerleştirilmesi, kişilerin bu doğrultuda yetiştirilmesi, grup aidiyetinin sağlanması, bağlılık, güven ve örgüte sadakatin oluşturulması gibi bazı fonksiyonel özellikleri vardır. Yine bu toplantıya katılanlardan himmet adı altında örgüte finansal destek temin edildiği de bazı ifadelere yansımıştır. Netice itibarıyla yargısal makamlar tarafından yapılan tespitlerden hareketle örgüt tarafından sohbet olarak adlandırılan ve belirtilen nitelikte düzenlenen toplantıların tertibine iştirakin veya olayın özelliğine göre salt katılımın FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı ortaya koyabilecek nitelikte olabileceği sonucuna ulaşılmıştır.</p>

<p>Bu durumda sohbet adı altında düzenlenen bu toplantıların niteliği gözönüne alındığında olgusal olarak bahse konu toplantılara yönelik olarak belirtilen faaliyetler kişilerin FETÖ/PDY ile iltisaklı ve irtibatlı olduğuna ilişkin bir unsur olarak değerlendirilebilir. Bu kabulle birlikte söz konusu toplantıları organize etme şeklindeki eylemin ise kişilerin FETÖ/PDY ile iltisaklı ve irtibatlı olduğuna yönelik bir unsur olarak değerlendirilmesi evleviyetle mümkündür.</p>

<p>Diğer yandan FETÖ/PDY ile iltisaklı ve irtibatlı olma durumundan hareketle anayasal düzene sadakat bağının ortadan kalkması bağlamında bir kamu görevlisinden duyulan şüphenin kamu görevlisinden kaynaklanan bir sebebe dayanan, ciddi, önemli ve somut nitelikteki objektif olay ve vakıalarla desteklenmiş olabilmesi için anılan toplantılara katılıma yönelik de bir nitelik incelemesi yapılmalıdır. Öyle ki bu konuda beyanda bulunan ifade sahiplerinin hakkında beyanda bulundukları kişilerin toplantılara katıldığına veya bu toplantıları organize ettiğine yönelik görgüye ve bilgiye dayanmayan duyumlarının somut ve objektif nitelikte olduğu kural olarak söylenemeyecektir. Görgüye ve bilgiye dayanan beyanlar söz konusu olduğunda ise bu nevi beyanların içeriği dikkate alınmalıdır. Bunun yanında söz konusu beyanlar tutarlı olmalı, varsa diğer delillerle çelişmemelidir. Nitekim bahse konu toplantılara katılım bağlamında tesadüfi sayılabilecek bir olayın ya da vakıanın, kamu görevlisinin anayasal düzene sadakat bağının ortadan kalktığına ilişkin ciddi, önemli ve somut nitelikteki objektif deliller kapsamında nitelendirilemeyeceği kabul edilmelidir.</p>

<p>Öte yandan ceza mahkemeleri bir suçun maddi ve manevi tüm unsurlarının oluşması, sanığın her türlü şüpheden uzak şekilde eylemi gerçekleştirmesi hâlinde mahkûmiyete karar vermektedir. İdare mahkemeleri ise bir idari işleme ilişkin yargılamada yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden inceleme yaparak işlemin hukuka uygun olup olmadığıyla ilgili bir sonuca ulaşmaktadır. Aynı olgudan hareketle her mahkemenin kendi yargı kolunun yargılama ilkeleri ve delil standardı kapsamında farklı değerlendirme yapabilmesi mümkündür. Bu bağlamda ilgililer hakkında bir suçtan verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ya da beraat kararı, ilgilinin FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına engel teşkil etmemektedir. Öte yandan FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat yönünden inceleme yapacak olan idari yargı düzenindeki yargısal makamların, adli yargı düzeninde tespit edilmiş birtakım verileri veya olay, olgu, bilgi ya da belgeleri inceleyerek bunları iltisak ve irtibat kavramları bağlamında değerlendirmeye alması ve ceza yargısından farklı yorumlaması olağandır.</p>

<p>Bununla birlikte ceza yargılaması yürütülürken ilgili kişiler hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmış olmasının bu kişilerin FETÖ/PDY ile iltisaklı ve irtibatlı olması durumunu otomatik olarak ortadan kaldırmadığı belirtilmelidir. Başka bir anlatımla 5237 sayılı Kanun'da yer alan etkin pişmanlık müessesesi, belli suçlar yönünden failin pişmanlık göstermesi durumunda, hükmedilecek cezada indirim yapılması ya da cezaya hükmedilmemesi hâli olarak düzenlenmiştir. FETÖ/PDY yönünden örgüte üye olma, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme gibi suçlardan hakkında ceza kovuşturması yürütülmüş, pişmanlık göstermiş ve yargılama sonucunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanmış kişilere ilişkin bu durumun örgütle iltisaklı ve irtibatlı olmadıklarına ilişkin bir sonuç doğurduğu kural olarak söylenemez. Nitekim FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatın bulunması nedeniyle tesis edilen kamu görevinden çıkarma işlemi, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan olağanüstü tedbir niteliğinde bir yaptırımdır. Bu bağlamda ilgili kişilerin etkin pişmanlık göstermesinin ve eylemlerine yönelik olarak ikrarda bulunmasının bir sonucu olarak FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunması nedeniyle ortadan kalkmış olan anayasal düzene sadakat bağının tekrar kurulduğu doğrudan söylenemez. Bununla birlikte bu hususun yargısal makamlar tarafından ilgili ve yeterli gerekçelerle değerlendirilebileceği konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Netice itibarıyla geçmişteki eylemlerini ikrar eden kişilerin beyanlarından hareketle FETÖ/PDY ile irtibatlı ve iltisaklı oldukları ve demokratik anayasal düzene sadakat bağlarının ortadan kalktığı sonucuna ulaşan ve OHAL koşullarında işlem tesis eden kamusal makamların keyfî bir yaklaşım içinde olmadığı, ayrıca bu yönde uygulanan tedbirin durumun gerektirdiği ölçüde olduğu kabul edilebilir.</p>

<p>Somut olaylarda, idare mahkemeleri kararlarının gerekçelerinde yer alan ve başvurucular hakkındaki beyanlarla ortaya çıkmış olan eylemlerin ifade sahiplerinin beyanları bağlamında bölge adliye mahkemeleri kararlarında yer alan tespitlerle somutlaştığı görülmektedir.</p>

<p>Buna göre başvurucu <em>Sümeyra Bakla</em>’nın sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katıldığına ilişkin olarak S.U.nun beyanları, bu toplantıları organize ederek başkalarının da katılımını sağladığına dair N.K.K., N.A.Y., H.T. ve E.A.nın ifadeleri bu tespitin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bunun yanında bölge adliye mahkemesi kararında yer aldığı üzere iki gizli tanığın başvurucunun abla olarak görev yaptığına ve himmet adı altında örgüte yardım topladığı hususundaki beyanlarına ilişkin tespit de yer almaktadır.</p>

<p>Başvurucu <em>Sinan Ulu</em> hakkındaki tanık beyanlarında ise başvurucunun sohbet adı altındaki örgütsel toplantılara katıldığı, ayrıca ilgilileri bu toplantılara çağırdığı, bu anlamda grup sorumlusu olarak görev yaptığı, bu toplantılarda burs, gazete aboneliği gibi isimler altında örgüte finansal destek sağlamaya çalıştığı şeklindeki hususlara yer verilmiştir.</p>

<p>Her iki başvurucu açısından da görgüye ve bilgiye dayalı olan bahse konu beyanlarda aktarılan olay ve vakıaların tesadüfi nitelikte olmadığı ve tutarlı olduğu gözönüne alınarak bunların anayasal düzene sadakat bağının ortadan kalktığına ilişkin ciddi, önemli ve somut nitelikteki objektif deliller olarak değerlendirilmesi kabul edilebilir.</p>

<p>Başvurucular hakkında ortaya konulan tespitler gözönüne alındığında, başvurucuların darbe teşebbüsünün faili olan FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak içinde olduğunu, bu suretle sadakat bağının ortadan kalktığını ilgili ve yeterli gerekçelerle kabul eden yargı mercilerince ulaşılan sonucun durumun gerektirdiği ölçüyle bağdaşmadığı söylenemez.</p>

<p>Somut olaylarda başvurucular, demokratik anayasal düzenin korunması bakımından kamu görevinden ilgili ve yeterli somut gerekçelerle çıkarılmış ancak özel sektörde çalışmalarını engelleyen herhangi bir ilave kısıtlamaya tabi tutulmamıştır. Bu konuda bir kısıtlamanın getirilmeyerek somut tehlikenin bertaraf edilmesi amacıyla hareket edildiği değerlendirilmektedir. Dolayısıyla bu tedbirin öngörülen amaç doğrultusunda ölçülü olmadığı da söylenemez.</p>

<p>Diğer taraftan AİHM'in rejim değişikliği gibi radikal bir dönüşümün olmadığı durumlarda da Sözleşme'deki güvencelere riayet edilmesi koşuluyla kamu görevlilerine yönelik olarak meslekten çıkarma ve kamu görevinden yasaklama dâhil bazı tedbirlerin alınabileceğini kabul ettiği vurgulanmalıdır. Nitekim <em>Xhoxhaj/Arnavutluk </em>ve <em>Naidin/Romanya</em> kararlarında AİHM, başvurucular hakkında tesis edilen kamu hizmetinden süresiz şekilde yasaklanmalarına ilişkin tedbirlerin ortaya konulan meşru amaçlarla uyumsuz ve orantısız olmadığı sonucuna varmıştır.</p>

<p>Öte yandan somut olaylarda ortaya çıkan uyuşmazlığın çözümüne imkân sağlamaya uygun yasal düzenlemelerin mevcut olduğu ve etkili şekilde işlediği görülmektedir. Nitekim yargılamalar safahatında dava dosyalarına sunulan ve başvurulara konu kararların gerekçelerini oluşturan tüm bilgi ve belgelerin başvuruculara tebliğ edildiği, bu bilgi ve belgelere karşı etkin bir şekilde beyanda bulunma imkânının sağlandığı görülmektedir. Bu bağlamda olağanüstü şartlarda hızlı ve basit usulde kamu görevinden çıkarma tedbirinin uygulanması gerekliliği dikkate alındığında somut olaylarda yargısal denetimin etkili bir şekilde işlemediği ve yargılamayı yürüten mahkemelerin bağımsız ve tarafsız olmadığı söylenemez. Sonuç olarak başvurucuların yargısal makamlar önünde delillerini sunduğu, iddiada bulunma ve savunma haklarını herhangi bir engellemeyle karşı karşıya kalmadan kullandığı, dolayısıyla yargılamalarda usule ilişkin güvencelerin sağlandığı anlaşılmıştır.</p>

<p>Neticede darbe teşebbüsünün faili olan FETÖ/PDY ile irtibat veya iltisak içinde olunduğunu göstermesi açısından yeterli kabul edilen gerekçelerin ilgili ve yeterli olduğu, somut başvuruların koşullarında alınan tedbirin OHAL’in ilanına neden olan tehdit veya tehlikeyi bertaraf etmeye elverişli, bunun için gerekli, ulaşılmak istenen amaç ile orantılı olduğu ve keyfîlik içermediği değerlendirilmiştir. Dolayısıyla eldeki başvurularda OHAL koşullarında durumun gerektirdiği ölçünün korunduğu sonucuna varılmıştır.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi, açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkına yönelik müdahalenin OHAL döneminde temel hak ve özgürlüklerin kullanımının durdurulmasını ve sınırlandırılmasını düzenleyen Anayasa'nın 15. maddesindeki ölçütlere uygun olduğuna ve başvurucuların özel hayata saygı hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir.</p>

<p><strong>B. Masumiyet Karinesinin İhlal Edildiğine İlişkin İddiaların İncelenmesi</strong></p>

<p>Somut olaylarda adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan olağanüstü tedbir niteliğinde meslekten çıkarma işlemleri tesis edilmiştir. İdari yargı mercilerince eldeki başvurulardan önce verilen kararlarda, bahse konu meslekten çıkarma işlemlerinin nedeni olarak kabul edilen devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen FETÖ ve/veya PDY ile iltisak ve irtibat içinde olma ölçütü çerçevesinde ve idare hukuku ilkeleri kapsamında değerlendirmelerde bulunulmuştur.</p>

<p>Ayrıca başvurucu <em>Sümeyra Bakla</em>’nın temyiz talebinin reddine hükmedilen Danıştay kararında, başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve anılan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verildiği ve itiraz edilmemesi üzerine söz konusu cezanın kesinleştiği hususu aktarılmıştır. Aktarılan hususun yeni ya da ek bir gerekçe olmadığı, ceza yargılamasındaki durumun Danıştay tarafından anılan karara aktarılmasından ibaret olduğu, ayrıca başvurucunun Danıştay kararında yer alan bu hususa yönelik bir şikâyetinin olmadığı vurgulanmalıdır. Kaldı ki başvurucunun masumiyet karinesi bağlamındaki şikâyetlerinin yargısal makamların kullandığı dile ilişkin değil, ceza yargılaması sonucunda verilen HAGB kararına dayanılarak idari yargılama safahatında davasının reddedildiği iddiasına yönelik olduğu akılda tutulmalıdır.</p>

<p>Sonuç itibarıyla kararlarda başvurucuların ceza yargılamalarında kendilerine isnat edilen eylemleri işlediği ve suçlu olduğu yönünde bir çıkarımda bulunulmadığı, kararlarda geçen ifadelerin gerek kullanılan dil gerekse bağlamı itibarıyla ceza hukuku anlamında ve teknik unsurlarıyla yargılamaya konu suça ya da bu suçun işlendiğine işaret etmediği anlaşılmıştır.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi, açıklanan gerekçelerle başvuruların bu kısımlarının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.</p>

<p><strong>Anayasa'yı İhlal Suçu Kapsamında Yürütülen Yargılamada Tatbik Edilen Hukuk Kurallarının Öngörülemez Nitelikte Uygulandığı İddiasıyla Yapılan Başvuruya İlişkin Karar</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p></p>

   <p>Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 18/9/2025 tarihinde, <em><a href="https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2023/16452" rel="noopener" target="_blank">Fatih Bozkurt</a> </em>(B. No: 2023/16452) başvurusunda Anayasa'nın 38. maddesinde güvence altına alınan suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edilmediğine karar vermiştir.</p>

   <p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>Olaylar</strong></p>

<p>Başvurucu, bireysel başvuruya konu olayların geçtiği tarihte Kara Harp Okuluna (KHO) bağlı Dekanlık Öğretim Destek Şube Müdürlüğünde astsubay başçavuş olarak görev yapmaktadır.</p>

<p>Cumhuriyet Başsavcılığının (Başsavcılık) darbe teşebbüsü sırasında KHO’da gerçekleştirilen eylemlerle ilgili olarak yürüttüğü soruşturma kapsamında Anayasa’yı ihlal suçundan gözaltına alınan başvurucu, tutuklanmış ve daha sonra salıverilmiştir. İddianamede başvurucunun darbe girişimine yönelik faaliyetler kapsamında saat 23.00 sonrasında KHO’da gerçekleştirilen eylemleri organize eden İ.P. ve K.A.nın talimatı üzerine darbe faaliyetlerinde yer almak amacıyla KHO’ya gelmek, darbeye teşebbüs kapsamında başka birimlere nakillerin sağlandığı ve içinde herhangi bir güvenlik problemi olmayan KHO’ya yönelik nakiller esnasında dışarıdan gelecek sivil halka, polise ve darbe karşıtı askerlere karşı koymak için kendisine rastgele tevdi edilen silahı teslim almak ve okul içinde bulunup darbeyi yöneten grubun talimatları doğrultusunda darbeye kalkışma faaliyeti kapsamında kendisine tevdi edilecek görevleri (nizamiyelerde takviye kuvvet olarak görevlendirilme, nizamiyelerde nöbet tutma, okul içerisinde verilecek olası başka görevleri yerine getirme) beklemeye başlamak suretiyle üzerine atılı suçları işlediği belirtilmiştir.</p>

<p>Yapılan yargılama sonucunda ağır ceza mahkemesi (mahkeme), başvurucuya atılı eylemlerin bir bütün olarak Anayasa’yı ihlal suçuna yardım etme niteliğinde olduğu sonucuna ulaşmış ve başvurucuyu 12 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm etmiştir. Mahkeme kararına yönelik olarak aralarında başvurucunun da olduğu taraflar ile Başsavcılığın istinaf talepleri bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddedilmiştir. Anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay, verilen esastan ret kararını onamıştır.</p>

<p><strong>İddialar</strong></p>

<p>Başvurucu, Anayasa'yı ihlal suçundan hakkında yapılan yargılamada tatbik edilen hukuk kurallarının öngörülemez nitelikte uygulanması nedeniyle suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.</p>

<p><strong>Mahkemenin Değerlendirmesi</strong></p>

<p>Somut olayda mahkeme, nöbetçi olması nedeniyle KHO'da bulunan ya da çağrı üzerine gelen personelden darbe girişimi yaşandığını öğrenen ya da yaşadıkları sıra dışı olaylar itibarıyla bundan şüphelenenlerin bir kısmının kanunsuz emirlere muhatap olmamak için KHO'dan ayrıldığını tespit etmiştir. Diğer yandan mahkeme, darbe girişimi yaşandığının saat 03.00 ve sonrasında her yönüyle anlaşıldığını, buna karşın duyuru şeklinde ya da denk gelinen personele bizzat söylenmek suretiyle kanunsuz olarak silah alınması yönünde emir verildiğini, personelden bazılarının bu emri duymaması nedeniyle, emirden bilgisi olanlardan bazılarının ise inisiyatif kullanarak silah almadığını vurgulamıştır. Dolayısıyla KHO'dan ayrılan ya da söz konusu kanunsuz emir doğrultusunda silah almayan personelin darbe girişimi kapsamında icrai hareketlerde bulunmadığı sonucuna ulaşarak bu kişiler hakkında Anayasa'yı ihlal suçundan beraat kararları vermiştir.</p>

<p>Buna karşılık mahkeme, aralarında başvurucunun da olduğu sanıkların olayın darbe girişimi olduğunun anlaşıldığı saat itibarıyla mühimmatsız şekilde kendilerine dağıtılan tüfekleri alıp verilecek emirleri beklemek suretiyle söz konusu kanunsuz emre uydukları kanaatine ulaşmıştır. Dolayısıyla mahkeme; başvurucunun da darbe teşebbüsü yaşandığını öğrendikten sonra kanunsuz emre uyarak silah alma ve Dekanlıkta bekleme şeklinde, Anayasa'yı ihlal suçuna yardım etme fiili açısından kasta dayalı sorumluluğunu gerektiren faaliyetleri gerçekleştirdiğini değerlendirmiştir.</p>

<p>Dekanlık personeli olan başvurucunun rutin faaliyet olarak ya da acil durumlarda kışlanın emniyetiyle görevli bir birimde görev yapmadığının altı çizilmelidir. Diğer yandan başvurucunun aşamalardaki savunmalarına göre çağrı üzerine KHO'ya gelmesinden sonra saat 01.30 sıralarında sanık Ü.S.nin anlatımları ve izlediği televizyon yayınları itibarıyla darbe girişimi yaşandığı konusunda bilgi sahibi olduğu da anlaşılmıştır. Ayrıca başvurucunun darbe girişimini öğrendiği andan sonra sıralı amiri tarafından verilmiş olsa dahi rütbesi, tecrübesi ve konumu itibarıyla silah alma emrinin kanunsuz olduğunu değerlendirebileceği hâlde bu emre uyarak söz konusu silahı alma yönünde irade gösterdiği sonucuna ulaşmak mümkün görünmektedir. Böylelikle mahkemenin başvurucunun öngörülemez şekilde mahkûm edildiğine ilişkin savunmalarını ayrıntılı bir şekilde değerlendirdiği ve gerekçeli kararında belirttiği üzere başvurucunun eylemlerini değerlendirirken rütbesini, askerî hiyerarşideki konumunu, buna göre sahip olduğu mesleki bilgi düzeyini, yaşını ve somut olaydaki hareket tarzını da gözönünde bulundurduğu açıktır.</p>

<p>Başvurucu; teslim aldığı silahın mühimmatsız olduğunu, teslim edene kadar silahı sanık Ü.S.nin odasında bıraktığını ve yanında taşımadığını savunmuştur. Mahkeme ve bölge adliye mahkemesi ise darbe girişiminden haberdar olduktan ve KHO'da askerî usullere uygun olmayan olaylar yaşandığını öğrendikten sonra personelden bazısının KHO'yu terk ettiğine, bazısının da silah alma emrine uymadığına dikkat çekmiş, bununla birlikte aralarında başvurucunun da olduğu bazı sanıkların ise eğitim kıyafeti giyerek görev yerlerinde kaldıklarını, silah aldıktan sonra da kendilerine verilecek görevleri yerine getirmek için beklediklerini vurgulamıştır. Dolayısıyla silahın darbe girişimi yapıldığının açıkça anlaşıldığı bir saat diliminde alınması, korkutucu gücü itibarıyla dahi atılı suçun işlenmesi açısından söz konusu silahın varlığının tek başına elverişli araç olması ve başvurucunun icrai hareket olarak bu silahı teslim alıp yeni bir emir verilmesi hâlinde kendi ulaşabileceği bir yerde bulundurması olguları birlikte değerlendirildiğinde söz konusu itirazların mahkemenin ulaştığı kanaat açısından sonuca etkili olmadığı değerlendirilmiştir. Bu itibarla mahkemenin başvurucunun olay gecesi KHO'ya geldikten sonra faaliyetin bir darbe girişimi olduğunu öğrenmesine rağmen silah alınması şeklindeki kanunsuz emre uyarak silah alıp kendisine verilecek emirleri beklemek suretiyle Anayasa'yı ihlal suçunu işleyen diğer faillerin eylemlerine yardım ettiğine, bu suretle atılı suça ilişkin kasta dayalı kusurlu iradesini ortaya koyduğuna, yukarıda söz edilen yargılama konusu fiillerinin görevin ifası kapsamında bulunmadığına ve suçun unsurları itibarıyla oluştuğuna dair değerlendirmelerinin kuralı genişletici bir yoruma tabi tutan, temelsiz, suçun özü ile uyumsuz ve öngörülemez olduğu söylenemez.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edilmediğine karar vermiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT/KARARLAR</category>
      <guid>https://www.ogretmenler.net/emsal-aym-kararlari</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 22:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ogretmenlernet.teimg.com/crop/1280x720/ogretmenler-net/uploads/2026/03/aym-4.jpg" type="image/jpeg" length="64264"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bugünün Yalan Haberleri 2026 Mayıs]]></title>
      <link>https://www.ogretmenler.net/bugunun-yalan-haberleri-2026-mayis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ogretmenler.net/bugunun-yalan-haberleri-2026-mayis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafında dezenformasyon olduğu açıklanan yalan haberler]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 aria-level="2" dir="ltr" role="heading"><a aria-hidden="true" href="https://x.com/dmmiletisim" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1"><img alt="" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/1937130861184364544/uwcFvlbT_bigger.jpg" /></a></h2>

<p><a href="https://x.com/dmmiletisim" rel="nofollow" role="link">Dezenformasyonla Mücadele Merkezi</a></p>

<p>Bazı sosyal medya hesaplarında yer alan “Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) maçlarda İstiklal Marşı uygulamasını kaldırdı” yönündeki iddialar tamamen gerçek dışıdır. TFF tarafından alınan kararın, İstiklal Marşı’mızın okunmasıyla hiçbir ilgisi yoktur. Maçlardan önce İstiklal Marşı’mızın okunması uygulaması, TFF talimatlarında yer aldığı şekliyle hiçbir değişiklik yapılmaksızın aynen devam etmektedir. Söz konusu düzenleme, yalnızca maç öncesi seremoni kapsamında ve ısınma esnasında sahaya pankartla çıkılması uygulamasına son vermeye yöneliktir. Bu karar, UEFA ve FIFA’nın küresel stadyum ve maç operasyon uygulamalarına uyum sağlanması amacıyla hayata geçirilmiştir. Düzenlemede ayrıca kulüplerden ve futbolculardan gelen talepler de dikkate alınmıştır. Toplumsal hassasiyetleri istismar ederek kamuoyunda infial oluşturmayı amaçlayan manipülasyonlara itibar edilmemesi önemle rica olunur.</p>

<p><a href="https://x.com/dmmiletisim/status/2060410341234802862/photo/1" rel="nofollow" role="link"><img alt="Resim" draggable="true" height="379" src="https://pbs.twimg.com/media/HJgMP1wX0Ao3mic?format=jpg&amp;name=small" width="665" /></a></p>

<p><a aria-describedby="id__f1jualmv5h" aria-label="ÖS 8:18 · 29 May 2026" href="https://x.com/dmmiletisim/status/2060410341234802862" rel="nofollow" role="link"><time datetime="2026-05-29T17:18:00.000Z">ÖS 8:18 · 29 May 2026</time></a></p>

<h2 aria-level="2" dir="ltr" role="heading"><a aria-hidden="true" href="https://x.com/dmmiletisim" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1"><img alt="" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/1937130861184364544/uwcFvlbT_bigger.jpg" /></a></h2>

<p><a href="https://x.com/dmmiletisim" rel="nofollow" role="link">Dezenformasyonla Mücadele Merkezi</a></p>

<p>Bazı sosyal medya hesaplarında paylaşılan, “Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Sermaye piyasalarına yatırım yapmak risklidir’ dedi.” şeklindeki ifadeler, kasıtlı olarak bağlamından koparılarak tek başına dolaşıma sokulmuştur. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından Türkiye Finansal Okuryazarlık Günü Programı’nda yapılan konuşmada finansal okuryazarlığın önemi, yatırımcıların korunması, piyasalarda güven ortamının güçlendirilmesi ve manipülasyonla mücadele edilmesi gibi hususlara vurgular yapılmıştır. Paylaşımlarda çarpıtılarak kullanılan ifade ile finans piyasalarının doğasına ilişkin genel bir gerçeğe dikkat çekilirken; hemen devamında, sermaye piyasalarına güvenin artırılmasının önemine ve düzenleyici kurumların bu husustaki görevlerine özellikle dikkat çekilmiştir. Ekonomi üzerinden algı oluşturmaya yönelik çarpıtılmış paylaşımlara ve kara propaganda içeriklerine itibar edilmemesi önemle rica olunur.</p>

<p><a href="https://x.com/dmmiletisim/status/2058883983480357162/photo/1" rel="nofollow" role="link"><img alt="Resim" draggable="true" height="379" src="https://pbs.twimg.com/media/HJKgENgW8AA_NhF?format=jpg&amp;name=small" width="665" /></a></p>

<p><a aria-describedby="id__q1dc9xna3o" aria-label="ÖS 3:12 · 25 May 2026" href="https://x.com/dmmiletisim/status/2058883983480357162" rel="nofollow" role="link"><time datetime="2026-05-25T12:12:48.000Z">ÖS 3:12 · 25 May 2026</time></a></p>

<h2 aria-level="2" dir="ltr" role="heading"><a aria-hidden="true" href="https://x.com/dmmiletisim" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1"><img alt="" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/1937130861184364544/uwcFvlbT_bigger.jpg" /></a></h2>

<p><a href="https://x.com/dmmiletisim" rel="nofollow" role="link">Dezenformasyonla Mücadele Merkezi</a></p>

<p>Bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya mecralarında yer alan, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla 7 IŞİD bağlantılı kişinin mal varlığının dondurulması hükmü kaldırıldı” şeklindeki iddialar kamuoyunu yanıltmaya yönelik manipülasyon içerikli paylaşımlardır. Resmi Gazete’de yayımlanan karar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin ilgili yaptırım komitesinin 21 Mayıs 2026 tarihli listeden çıkarma kararına dayanılarak alınmıştır. Söz konusu kişiler, komite tarafından “ölüm” bilgisi doğrultusunda yaptırım listesinden çıkarılmıştır. Türkiye’nin aldığı karar, uluslararası yükümlülükler ve yürürlükteki mevzuat gereği BMGK kararlarının gecikmeksizin uygulanmasına yöneliktir. Kamuoyunu provoke etmeye dönük çarpıtılmış içeriklere itibar edilmemesi önemle rica olunur.</p>

<p><a href="https://x.com/dmmiletisim/status/2058893000718123508/photo/1" rel="nofollow" role="link"><img alt="Resim" draggable="true" height="379" src="https://pbs.twimg.com/media/HJKoRFrWIAAYV9T?format=jpg&amp;name=small" width="665" /></a></p>

<p><a aria-describedby="id__nfxutipwkwq" aria-label="ÖS 3:48 · 25 May 2026" href="https://x.com/dmmiletisim/status/2058893000718123508" rel="nofollow" role="link"><time datetime="2026-05-25T12:48:38.000Z">ÖS 3:48 · 25 May 2026</time></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 aria-level="2" dir="ltr" role="heading"><a aria-hidden="true" href="https://x.com/dmmiletisim" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1"><img alt="" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/1937130861184364544/uwcFvlbT_bigger.jpg" /></a></h2>

<p><a href="https://x.com/dmmiletisim" rel="nofollow" role="link">Dezenformasyonla Mücadele Merkezi</a></p>

<p>Kurban Bayramı öncesinde sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden; sahte kurban bağışı kampanyaları, sahte kurbanlık ilanları, sahte kapora talepleri ve sahte ödeme dekontlarıyla vatandaşlarımızın dini ve manevi değerlerini suistimal etmeye yönelik dolandırıcılık girişimlerinin arttığı tespit edilmektedir. Vatandaşlarımızın, yalnızca sosyal medya hesabı üzerinden satış yapan, piyasa değerinin çok altında ilan paylaşan, acele ödeme talebinde bulunan ve doğrulanmamış IBAN bilgileriyle işlem yapılmasını isteyen kişi ve hesaplara karşı dikkatli olması önem taşımaktadır. Ödeme işlemlerinde yalnızca gönderilen dekont görüntüsüne değil, banka hesabına paranın fiilen ulaşıp ulaşmadığına dikkat edilmelidir. Ödeme öncesinde satıcı ve hesap bilgilerinin mutlaka doğrulanması gerekmektedir. Şüpheli durumlarla karşılaşılması halinde ilgili mercilere gecikmeksizin bildirimde bulunulması önem arz etmektedir.</p>

<p><a href="https://x.com/dmmiletisim/status/2058566699717189967/photo/1" rel="nofollow" role="link"><img alt="Resim" draggable="true" height="379" src="https://pbs.twimg.com/media/HJF_f7xXEAA68XI?format=jpg&amp;name=small" width="665" /></a></p>

<p><a aria-describedby="id__aozvmm4gnip" aria-label="ÖS 6:12 · 24 May 2026" href="https://x.com/dmmiletisim/status/2058566699717189967" rel="nofollow" role="link"><time datetime="2026-05-24T15:12:02.000Z">ÖS 6:12 · 24 May 2026</time></a></p>

<h2 aria-level="2" dir="ltr" role="heading"><a aria-hidden="true" href="https://x.com/dmmiletisim" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1"><img alt="" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/1937130861184364544/uwcFvlbT_bigger.jpg" /></a></h2>

<p><a href="https://x.com/dmmiletisim" rel="nofollow" role="link">Dezenformasyonla Mücadele Merkezi</a></p>

<p>Bazı sosyal medya hesaplarından paylaşılan ve kamuoyunu manipüle etmeyi amaçlayan, “Türkiye’nin Somali’deki iç siyasi süreçlere müdahil olduğu, askeri unsurlarını Somali muhalefetini baskı altına almak ve belirli bir siyasi aktöre destek vermek amacıyla kullandığı” yönündeki iddialar tamamen gerçek dışıdır. Türkiye Cumhuriyeti, Somali’nin güvenliği, istikrarı ve kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla, Somali Federal Hükümeti ile uzun yıllardır meşru ve uluslararası hukuka uygun bir iş birliği yürütmektedir. Somali’deki Türk askeri varlığı ve eğitim faaliyetleri; Somali Milli Ordusu’nun yeniden yapılandırılması, güvenlik kurumlarının modernizasyonu ve terörle mücadele kapasitesinin artırılması hedeflerine odaklanmıştır. Türk askeri unsurlarının Somali’deki seçim süreçleri ve iç siyasi dinamiklerle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Türkiye, Somali’nin demokratik süreçlerinin barışçıl şekilde ilerlemesini desteklemekte; Somali halkının iradesine ve ülkenin egemenliğine tam saygı göstermektedir. Türkiye ile dost ve kardeş Somali halkı arasındaki köklü ilişkileri zedelemeyi amaçlayan bu tür kara propaganda faaliyetlerine ve dezenformasyon içerikli paylaşımlara itibar edilmemesi önemle rica olunur.</p>

<p><a href="https://x.com/dmmiletisim/status/2054475896140992791/photo/1" rel="nofollow" role="link"><img alt="Resim" draggable="true" height="379" src="https://pbs.twimg.com/media/HIL23XOXIAAX-Tv?format=png&amp;name=small" width="665" /></a></p>

<p><a aria-describedby="id__bw4iuniokw5" aria-label="ÖÖ 11:16 · 13 May 2026" href="https://x.com/dmmiletisim/status/2054475896140992791" rel="nofollow" role="link"><time datetime="2026-05-13T08:16:38.000Z">ÖÖ 11:16 · 13 May 2026</time></a></p>

<h2 aria-level="2" dir="ltr" role="heading"><a aria-hidden="true" href="https://x.com/dmmiletisim" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1"><img alt="" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/1937130861184364544/uwcFvlbT_bigger.jpg" /></a></h2>

<p><a href="https://x.com/dmmiletisim" rel="nofollow" role="link">Dezenformasyonla Mücadele Merkezi</a></p>

<p>Bazı medya organları ve sosyal medya mecralarında yer alan “çeşitli gruplara Türkiye’de silah ve iha eğitimleri verildiği” yönündeki iddialar tamamen asılsızdır. Söz konusu içerikler Türkiye’nin bölgede her zaman öncelediği barış, istikrar ve huzur ortamına yönelik kararlı duruşunu hedef alan bir kara propaganda faaliyetidir. Kaynağı açıkça belli olan bu tarz paylaşımlar; bölgedeki gerilimi tırmandırmayı, Türkiye’nin Filistin’in haklı davasına olan desteğini sekteye uğratmayı ve uluslararası kamuoyunu manipüle etmeyi hedefleyen beyhude birer çabadan ibarettir. Kamuoyunu yanıltmaya yönelik gerçek dışı iddialara itibar edilmemesi önemle rica olunur.</p>

<p><a href="https://x.com/dmmiletisim/status/2052725605095928280/photo/1" rel="nofollow" role="link"><img alt="Resim" draggable="true" height="379" src="https://pbs.twimg.com/media/HHy--ykWQAA2c2N?format=jpg&amp;name=small" width="665" /></a></p>

<p><a aria-describedby="id__cmwde7n7lpq" aria-label="ÖS 3:21 · 8 May 2026" href="https://x.com/dmmiletisim/status/2052725605095928280" rel="nofollow" role="link"><time datetime="2026-05-08T12:21:36.000Z">ÖS 3:21 · 8 May 2026</time></a></p>

<h2 aria-level="2" dir="ltr" role="heading"><a aria-hidden="true" href="https://x.com/dmmiletisim" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1"><img alt="" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/1937130861184364544/uwcFvlbT_bigger.jpg" /></a></h2>

<p><a href="https://x.com/dmmiletisim" rel="nofollow" role="link">Dezenformasyonla Mücadele Merkezi</a></p>

<p>Bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya mecralarında yer alan “Suriye Hükümeti’nin ithalata yönelik yaptığı ve hasat zamanına göre değişen aylık gümrük düzenlemelerini sadece Türkiye’ye yönelikmiş gibi yansıtan iddialar” dezenformasyon içermekte ve kamuoyunu yanlış yönlendirme amacı taşımaktadır. Suriye İthalat ve İhracat Ulusal Komitesi tarafından 2025’te alınan ve bazı art niyetli kesimlerce yeniymiş gibi sunulan kararlar, sadece Türkiye’ye özel bir uygulama olmayıp, tüm dünyadan yapılan ithalatı kapsamaktadır. İddiaların aksine, 2026 yılının Ocak-Nisan döneminde, ülkemiz ile Suriye arasındaki ticaret hacmi bir önceki yılın aynı dönemine göre %24 artış göstererek 1 milyar 350 milyon dolar seviyesini aşmıştır. Rakamlar, ticari ilişkilerin sekteye uğramadığını, aksine ivme kazandığını açıkça ispat etmektedir. 7 Nisan 2026 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen Türkiye – Suriye Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi (ETOK/JETCO) I. Dönem Toplantısı ile beraberindeki İş ve Yatırım Forumu da iki ülke iş dünyasının mevcut potansiyeli daha da geliştirme konusundaki kararlılığını bir kez daha teyit etmiştir. Kamuoyunun, dost ve komşu ülkelerle ilişkilerimizi hedef alan algı operasyonlarına ve kara propaganda faaliyetlerine karşı hassas olması; resmi verilerle ve açıklamalarla bağdaşmayan asılsız iddialara itibar etmemesi önemle rica olunur.</p>

<p><a href="https://x.com/dmmiletisim/status/2052384883368923497/photo/1" rel="nofollow" role="link"><img alt="Resim" draggable="true" height="379" src="https://pbs.twimg.com/media/HHuJK48XcAQB87o?format=jpg&amp;name=small" width="665" /></a></p>

<p><a aria-describedby="id__ekrh0tiohv5" aria-label="ÖS 4:47 · 7 May 2026" href="https://x.com/dmmiletisim/status/2052384883368923497" rel="nofollow" role="link"><time datetime="2026-05-07T13:47:42.000Z">ÖS 4:47 · 7 May 2026</time></a></p>

<h2 aria-level="2" dir="ltr" role="heading"><a aria-hidden="true" href="https://x.com/dmmiletisim" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1"><img alt="" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/1937130861184364544/uwcFvlbT_bigger.jpg" /></a></h2>

<p><a href="https://x.com/dmmiletisim" rel="nofollow" role="link">Dezenformasyonla Mücadele Merkezi</a></p>

<p>Bazı sosyal medya mecralarında ve basın yayın organlarında yer alan, “Suudi Arabistan ile yapılan enerji santral anlaşmasının Türkiye lehine hiçbir maddesi bulunmadığı” iddiaları kamuoyunu manipüle etmeye yönelik açık bir dezenformasyon girişimidir. Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan anlaşma kapsamında; ülkemize yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırım yapılacak olup, Sivas ve Karaman’da kurulacak 2 bin megavatlık güneş enerjisi santralleriyle 2.1 milyona yakın hanenin elektrik ihtiyacı karşılanacaktır. Projelerin finansmanı yatırımcı şirket ve uluslararası kuruluşlar tarafından sağlanacak, Türkiye için herhangi bir yatırım maliyeti oluşmayacaktır. Projelerde en az yüzde 50 yerlilik şartı bulunmakta; Türkiye tarihinin en düşük elektrik alım fiyatlarından biri uygulanırken, santral arazilerinin mülkiyeti tamamen Türkiye’de olacaktır. Hem yapılan anlaşmalar hem de söz konusu projelerde Türk personellerle birlikte yer alacak yabancı personeller ülkemizdeki hukuka ve mer’i mevzuattaki düzenlemelere tâbi olacaktır. Resmi açıklamalar ve anlaşma detayları ortadayken; ülkemizin enerji arz güvenliğine, üretimine ve ekonomisine katkı sağlayacak yatırımları hedef alan kara propaganda faaliyetlerine itibar edilmemesi önemle rica olunur.</p>

<p><a href="https://x.com/dmmiletisim/status/2052097683389653330/photo/1" rel="nofollow" role="link"><img alt="Resim" draggable="true" height="379" src="https://pbs.twimg.com/media/HHqD9tNWIAIofeW?format=jpg&amp;name=small" width="665" /></a></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ogretmenler.net/bugunun-yalan-haberleri-2026-mayis</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 22:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ogretmenlernet.teimg.com/crop/1280x720/ogretmenler-net/uploads/2025/03/sabithaberresmi/haftaninyalanhaberleri1-2.jpg" type="image/jpeg" length="82985"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[30 Mayıs 2026 Cumartesi gününün önemli gündem başlıkları]]></title>
      <link>https://www.ogretmenler.net/gunun-onemli-gundem-basliklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ogretmenler.net/gunun-onemli-gundem-basliklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu Ajansı tarafından derlenen 30 Mayıs 2026 Cumartesi gününün önemli gündem başlıkları]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anadolu Ajansı tarafından derlenen <strong>30 Mayıs 2026 Cumartesi gününün önemli gündem başlıkları </strong>için<strong> </strong><a href="https://www.aa.com.tr/tr/p/gundem" rel="nofollow" target="_blank">tıklayınız</a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ogretmenler.net/gunun-onemli-gundem-basliklari</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 22:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ogretmenlernet.teimg.com/crop/1280x720/ogretmenler-net/uploads/2024/08/sabithaberresmi/yarinkigundem.jpg" type="image/jpeg" length="72806"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[60 saniyede bugün 29 Mayıs 2026 Türkiye ve dünya gündeminin 60 saniyelik özeti]]></title>
      <link>https://www.ogretmenler.net/60-saniyede-bugun-29-mayis-2026-turkiye-ve-dunya-gundeminin-60-saniyelik-ozeti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ogretmenler.net/60-saniyede-bugun-29-mayis-2026-turkiye-ve-dunya-gundeminin-60-saniyelik-ozeti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" src="https://www.youtube.com/embed/nVzb-7bPS44?rel=0" width="640"></iframe></h1>

<h1>• Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul'un fethi bir şehrin hayat bulmasıdır</h1>

<h1>• İstanbul'un fethinin 573. yıl dönümü kutlanıyor</h1>

<h1>• İsrail ordusu Lübnan'ın güneyinde bir sağlık merkezine hava saldırısı düzenledi</h1>

<p><img alt="Content media" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/05/29/thumbs_b_c_8cb535e15887523f8a42a1e184d009ff.jpg" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.ogretmenler.net/60-saniyede-bugun-29-mayis-2026-turkiye-ve-dunya-gundeminin-60-saniyelik-ozeti</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 22:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ogretmenlernet.teimg.com/crop/1280x720/ogretmenler-net/uploads/2024/08/sabithaberresmi/60saniyedebugun.jpg" type="image/jpeg" length="37640"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeşil Vatan Kısa Film Yarışması Birincileri]]></title>
      <link>https://www.ogretmenler.net/yesil-vatan-kisa-film-yarismasi-birincileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ogretmenler.net/yesil-vatan-kisa-film-yarismasi-birincileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 aria-level="2" dir="ltr" role="heading"><a aria-hidden="true" href="https://x.com/OGMgovtr" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1"><img alt="" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/1625555802902654976/58tcnhOl_bigger.jpg" /></a></h2>

<p><a href="https://x.com/OGMgovtr" rel="nofollow" role="link">Orman Genel Müdürlüğü</a></p>

<p>Yeşil Vatan Kısa Film Yarışması</p>

<p>Öğrenci Kategorisi - Belgesel Birincisi</p>

<p> Sazdan Örülen Hayat</p>

<p> Zeynep Aslı YONCU &amp; Zübeyde Melek ALGÜL</p>

<p>Yeşil Vatan bilinciyle kameralarını ormanlara çeviren öğrencilerimize teşekkür ederiz.</p>

<p> İkincilik, Üçüncülük, Yeşil Vatan Özel ve Mansiyon Ödülü kazanan filmlerimizi YouTube sayfamızdan izleyebilirsiniz. * YouTube/OrmanGM</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">🌿Yeşil Vatan Kısa Film Yarışması<br />
🏆Öğrenci Kategorisi - Belgesel Birincisi<br />
📽️ Sazdan Örülen Hayat<br />
🎬 Zeynep Aslı YONCU &amp; Zübeyde Melek ALGÜL<br />
<br />
👏🏻Yeşil Vatan bilinciyle kameralarını ormanlara çeviren öğrencilerimize teşekkür ederiz.<br />
<br />
▶️ İkincilik, Üçüncülük, Yeşil Vatan Özel ve… <a href="https://t.co/1bJKL0eJXR" rel="nofollow">pic.twitter.com/1bJKL0eJXR</a></p>
— Orman Genel Müdürlüğü (@OGMgovtr) <a href="https://twitter.com/OGMgovtr/status/2014707157271285797?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">January 23, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p>Yeşil Vatan Kısa Film Yarışması</p>

<p>Profesyonel Kategori - Belgesel Birincisi</p>

<p> Yeşile Adanan Ömür</p>

<p> Ahmet KUŞ</p>

<p>Yeşil Vatan bilinciyle kameralarını ormanlara çeviren sinema sanatçılarına teşekkür ederiz.</p>

<p> İkincilik, Üçüncülük, Yeşil Vatan Özel ve Mansiyon Ödülü kazanan filmlerimizi YouTube sayfamızdan izleyebilirsiniz. * YouTube/OrmanGM</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">🌿Yeşil Vatan Kısa Film Yarışması<br />
🏆Profesyonel Kategori - Belgesel Birincisi<br />
📽️ Yeşile Adanan Ömür<br />
🎬 Ahmet KUŞ<br />
<br />
👏🏻Yeşil Vatan bilinciyle kameralarını ormanlara çeviren sinema sanatçılarına teşekkür ederiz.<br />
<br />
▶️ İkincilik, Üçüncülük, Yeşil Vatan Özel ve Mansiyon Ödülü kazanan… <a href="https://t.co/jX9mPgf1Cx" rel="nofollow">pic.twitter.com/jX9mPgf1Cx</a></p>
— Orman Genel Müdürlüğü (@OGMgovtr) <a href="https://twitter.com/OGMgovtr/status/2015012909739561018?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">January 24, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p>Yeşil Vatan Kısa Film Yarışması Öğrenci Kategorisi - Kurmaca Birincisi  Gölgeden Öte Yol Yok  </p>

<p>Ramazan ARSLAN</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeşil Vatan bilinciyle kameralarını ormanlara çeviren öğrencilerimize teşekkür ederiz.</p>

<p> İkincilik, Üçüncülük, Yeşil Vatan Özel ve Mansiyon Ödülü kazanan filmlerimizi YouTube sayfamızdan izleyebilirsiniz.</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">🌿Yeşil Vatan Kısa Film Yarışması<br />
🏆Öğrenci Kategorisi - Kurmaca Birincisi<br />
📽️ Gölgeden Öte Yol Yok<br />
🎬 Ramazan ARSLAN<br />
<br />
👏🏻Yeşil Vatan bilinciyle kameralarını ormanlara çeviren öğrencilerimize teşekkür ederiz.<br />
<br />
▶️ İkincilik, Üçüncülük, Yeşil Vatan Özel ve Mansiyon Ödülü kazanan… <a href="https://t.co/qFGPqZW3WD" rel="nofollow">pic.twitter.com/qFGPqZW3WD</a></p>
— Orman Genel Müdürlüğü (@OGMgovtr) <a href="https://twitter.com/OGMgovtr/status/2014699451474944079?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">January 23, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p>

<p>Yeşil Vatan Kısa Film Yarışması</p>

<p>Profesyonel Kategori - Kurmaca Birincisi</p>

<p> Minare</p>

<p>Turan GÜNGÖR</p>

<p>Yeşil Vatan bilinciyle kameralarını ormanlara çeviren sinema sanatçılarına teşekkür ederiz.  İkincilik, Üçüncülük, Yeşil Vatan Özel ve Mansiyon Ödülü kazanan filmlerimizi YouTube sayfamızdan izleyebilirsiniz. * YouTube/OrmanGM</p>

<p></p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">🌿Yeşil Vatan Kısa Film Yarışması<br />
🏆Profesyonel Kategori - Kurmaca Birincisi<br />
📽️ Minare<br />
🎬 Turan GÜNGÖR<br />
<br />
👏🏻Yeşil Vatan bilinciyle kameralarını ormanlara çeviren sinema sanatçılarına teşekkür ederiz.<br />
<br />
▶️ İkincilik, Üçüncülük, Yeşil Vatan Özel ve Mansiyon Ödülü kazanan filmlerimizi… <a href="https://t.co/t7xOheH1lH" rel="nofollow">pic.twitter.com/t7xOheH1lH</a></p>
— Orman Genel Müdürlüğü (@OGMgovtr) <a href="https://twitter.com/OGMgovtr/status/2015018865390911889?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">January 24, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM/ÖĞRETİM</category>
      <guid>https://www.ogretmenler.net/yesil-vatan-kisa-film-yarismasi-birincileri</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 08:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ogretmenlernet.teimg.com/crop/1280x720/ogretmenler-net/uploads/2026/05/kisafilm-9.jpg" type="image/jpeg" length="20331"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eğitim Bilimleri Araştırma Sonuçları 17]]></title>
      <link>https://www.ogretmenler.net/egitim-bilimleri-arastirma-sonuclari-17</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ogretmenler.net/egitim-bilimleri-arastirma-sonuclari-17" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 aria-level="2" dir="ltr" role="heading"><a aria-hidden="true" href="https://x.com/egitim_bilimi_" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1"><img alt="" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/1982804837277294592/MN2SIyfx_bigger.jpg" /></a></h2>

<p><a href="https://x.com/egitim_bilimi_" rel="nofollow" role="link">Eğitim Bilimleri</a></p>

<p>Yapay Zekâ “Kişiselleştirilmiş Öğrenme” İddiasını Gerçekten Karşılıyor mu? 2025 yılında yayımlanan kapsamlı bir derleme çalışması, eğitimde yapay zekâ temelli kişiselleştirilmiş öğrenme uygulamalarını inceledi. Araştırmada 2015–2025 yılları arasında yayımlanan 125 çalışma analiz edildi. Bulgular, yapay zekânın eğitimde en çok öğrenciye özel içerik önerme, otomatik geri bildirim verme ve öğrenci performansını izleme amacıyla kullanıldığını gösterdi. Araştırmaya göre yapay zekâ destekli sistemler öğrencilerin öğrenme sürecini daha esnek ve kişiye uyarlanabilir hâle getiriyor. Ancak uygulamaların büyük bölümü, öğretim süreçlerini tamamen dönüştürmekten çok kişiselleştirilmiş içerik sunma, geri bildirim sağlama ve öğrenme sürecini destekleme işlevi görüyor. Kısacası: Yapay zekâ eğitimde kişiselleştirmeyi güçlendirse de öğrenme sürecinin niteliğini belirleyen temel unsur öğretim tasarımı olmaya devam ediyor. (Farhood H. ve ark., 2025, Discover Artificial Intelligence).</p>

<p><a href="https://x.com/egitim_bilimi_/status/2059375039414403303/photo/1" rel="nofollow" role="link"><img alt="Resim" draggable="true" height="379" src="https://pbs.twimg.com/media/HJRerjZWkAA5rFv?format=jpg&amp;name=900x900" width="665" /></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 aria-level="2" dir="ltr" role="heading"><a aria-hidden="true" href="https://x.com/egitim_bilimi_" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1"><img alt="" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/1982804837277294592/MN2SIyfx_bigger.jpg" /></a></h2>

<p><a href="https://x.com/egitim_bilimi_" rel="nofollow" role="link">Eğitim Bilimleri</a></p>

<p>Aile Sofralarında Telefon Kullanmak İlişkileri Zayıflatıyor mu? 2025 yılında yayımlanan bir çalışma, Amerika Birleşik Devletleri’nde ergenlik döneminde aile yemeklerinin ve bu süreçte teknoloji kullanımının aile ilişkileri üzerindeki etkisini inceledi. Bulgular, aile sofralarının büyük ölçüde aile üyelerinin bir araya gelerek kaliteli zaman geçirdiği ve iletişim kurduğu önemli bir ortam olduğunu gösterdi. Ancak özellikle etkileşimli teknolojilerin (telefon, sosyal medya vb.) bu süreci sık sık böldüğü ve yüz yüze iletişimi zayıflattığı ifade edildi. Buna karşılık televizyon veya müzik gibi daha pasif medya araçlarının, ortak deneyim yaratarak sohbeti destekleyebildiği ve aile içi yakınlığı artırabildiği görüldü. Araştırma ayrıca ailelerin büyük kısmının yemek sırasında teknoloji kullanımına yönelik kurallar koyduğunu ve bu kuralların iletişimi güçlendirmede önemli rol oynadığını ortaya koydu. Kısacası: Aile sofralarında önemli olan sadece birlikte olmak değil dikkatlerin birbirine yöneldiği kaliteli bir paylaşım ortamı oluşturmaktır. (Vaterlaus J. M., Tulane S., Douma K., 2025, Marriage &amp; Family Review).</p>

<p><a href="https://x.com/egitim_bilimi_/status/2048669904698544418/photo/1" rel="nofollow" role="link"><img alt="Resim" draggable="true" height="379" src="https://pbs.twimg.com/media/HG5WZ25bIAAnp8M?format=jpg&amp;name=900x900" width="665" /></a></p>

<h2 aria-level="2" dir="ltr" role="heading"><a aria-hidden="true" href="https://x.com/egitim_bilimi_" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1"><img alt="" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/1982804837277294592/MN2SIyfx_bigger.jpg" /></a></h2>

<p><a href="https://x.com/egitim_bilimi_" rel="nofollow" role="link">Eğitim Bilimleri</a></p>

<p>Sınıfta Övgünün Rolü: Öğrenci Motivasyonu Nasıl Şekillenir? 2025 yılında yayımlanan bir çalışma, ortaokul düzeyinde öğretmenlerin kullandığı övgü içeren ifadelerin ve olumlu pekiştirme stratejilerinin öğrencilerin motivasyonu üzerindeki etkisini inceledi. Bulgular, öğretmenlerin düzenli, samimi ve spesifik övgü içeren ifadeler kullanmasının öğrencilerin motivasyonunu, sınıf içi katılımını ve akademik performansını artırdığını gösterdi. Özellikle öğrencilerin çabalarının fark edilmesi, onların kendilerini değerli hissetmelerini sağladığı ve öğrenme isteklerini güçlendirdiği belirlendi. Ayrıca övgü içeren ifadelere eşlik eden küçük ödüller veya teşviklerin motivasyonu desteklediği görüldü. Araştırma, övgünün etkili olabilmesi için zamanında, özgün ve öğrencinin çabasına odaklı olması gerektiğini ortaya koydu. Kısacası: Övgü içeren ifadeler doğru kullanıldığında öğrencilerin motivasyonunu artıran ve öğrenme sürecini destekleyen güçlü bir öğretim aracıdır. (Yuhe X., Bhaumik A., 2025, Lex Localis-Journal of Local Self-Government).</p>

<p><a href="https://x.com/egitim_bilimi_/status/2051588749125898482/photo/1" rel="nofollow" role="link"><img alt="Resim" draggable="true" height="379" src="https://pbs.twimg.com/media/HHi1F0wW4AUMbst?format=jpg&amp;name=900x900" width="665" /></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM/ÖĞRETİM</category>
      <guid>https://www.ogretmenler.net/egitim-bilimleri-arastirma-sonuclari-17</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 08:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ogretmenlernet.teimg.com/crop/1280x720/ogretmenler-net/uploads/2026/05/egitimbilimleri3.jpg" type="image/jpeg" length="13881"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tercih Değil Zorunluluk Yapay Zeka Yönetişimi]]></title>
      <link>https://www.ogretmenler.net/tercih-degil-zorunluluk-yapay-zeka-yonetisimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ogretmenler.net/tercih-degil-zorunluluk-yapay-zeka-yonetisimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 aria-level="2" dir="ltr" role="heading"><a aria-hidden="true" href="https://x.com/DijitalHayatTV" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1"><img alt="" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/profile_images/949635122810310657/xuh93pMq_bigger.jpg" /></a></h2>

<section aria-labelledby="accessible-list-0" role="region">
<article aria-labelledby="id__s9ty9ey1ks id__qyn75txx2lj id__oou68jxeqhr id__i1264t1fqei id__mt2wgfdiau id__b89ld2k8ziu id__guinxzcjsy id__ec3xct9ax4d id__sphh8es605d id__45ymartnpz1 id__z2djbow1xl id__41mevhxu8mm id__waveq9yypib id__y3245qmfecc id__dglezqftxls id__0ok9g9b56jp id__nzz5q0kaa4q id__2esijrtkp48 id__d7e44u2sqts id__ocv6z789qh" role="article" tabindex="-1">
<p><a href="https://x.com/DijitalHayatTV" rel="nofollow" role="link">Dijital Hayat</a></p>

<p><a href="https://x.com/DijitalHayatTV" rel="nofollow" role="link" tabindex="-1">@DijitalHayatTV</a></p>

<p>Yapay Zeka Yönetişimi Nedir, Neden Önemli?</p>

<p>Güvenlik, Şeffaflık, Adalet gibi Temel Unsurlar Neler?  Yarın saat 15.30'da Dr. Bilal Eren ile <a dir="ltr" href="https://x.com/hashtag/DijitalHayat?src=hashtag_click" rel="nofollow" role="link">#DijitalHayat</a> programımızın canlı yayın konuğu Prof. Dr. Şahika Eroğlu</p>

<p> TRT Radyo1</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://x.com/DijitalHayatTV/status/2059975350583525533/photo/1" rel="nofollow" role="link"><img alt="Resim" draggable="true" src="https://pbs.twimg.com/media/HJaAqV2XEAcvdoO?format=jpg&amp;name=900x900" / width="665" height="379"></a></p>

<p><a dir="ltr" href="https://x.com/DijitalHayatTV/status/2059975350583525533/media_tags" rel="nofollow" role="link">Dr. Bilal EREN ve sahika eroglu</a></p>
</article>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM/ÖĞRETİM</category>
      <guid>https://www.ogretmenler.net/tercih-degil-zorunluluk-yapay-zeka-yonetisimi</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 00:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ogretmenlernet.teimg.com/crop/1280x720/ogretmenler-net/uploads/2026/05/zeka1.jpg" type="image/jpeg" length="55171"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
