ESKİŞEHİR'in Seyitgazi ilçesinde işçileri taşıyan servis otobüsü ile otomobilin çarpışması sonucu tekvando sporcuları ve antrenörün de aralarında olduğu 4 kişinin öldüğü kazanın ardından tutuklanan otobüs şoförü Ercan Aydın'ın (46) yargılanmasına başlandı.

Ercan yaptığı savunmada, "İki araç yol üzerinde durdukları için kaza meydana geldi. Kazada benim kusurum yok. Bilerek, isteyerek yapmadım. Beraatimi ve tahliyemi talep ederim" dedi.
Kaza, 7 Mart günü Eskişehir-Afyonkarahisar kara yolu 54'üncü kilometrede meydana geldi. Okul Sporları İller Arası Tekvando Gençler Grup Eleme müsabakaları için Afyonkarahisar'a giden tekvando antrenörü Nadir Özsoy'un (51) kullandığı 26 ABH 156 plakalı otomobil, Ercan Aydın yönetimindeki 26 S 6055 plakalı işçi servis otobüsüyle çarpıştı. Kazada Nadir Özsoy ile tekvandocu kızı Semanur Özsoy (22) ve şampiyonada oğlu yarışan Hüseyin Kaplan (41) hayatını kaybetti. Yaralanan milli tekvandocu Taha Görkem Sarı (16) ise Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Taha Görkem Sarı 77 gün sonra tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
Kazanın ardından 'taksirle ölüme neden olma' suçundan tutuklanan servis otobüsü şoförü Ercan Aydın, ilk kez hakim karşısına çıktı. 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuklu sanık Ercan Aydın ile kazada hayatını kaybedenlerin yakınları katıldı. Ercan yaptığı savunmada, kazaya yol üzerinde duran 2 servis aracının neden olduğunu iddia ederek, kusurunun olmadığını söyledi. Beraatini isteyen Ercan şunları söyledi:
"Ben olay tarihinde şirkette şoför olarak çalışmaya başladım. İşçileri şehir merkezine getirmek için 8-9 servis aracı ile fabrikadan yola çıktık. Diğerleri beni yolda geçti. Ben en sondan geliyordum. Kaza yerine 8-9 kilometre kala hafif yağmur başlayınca hızımı azalttım. Alınan raporda da hızım 55 kilometre çıkmış. Önümde hafif rampa vardı. Rampayı çıktım, sağa doğru virajı döndüm ve servis otobüslerinden 2'sinin yolun sağ tarafında park etmiş olduklarını gördüm. Biri orta şerit çizgisine doğru durmuştu. Aramızda 15-20 metre mesafe kala bu araçlara çarpmamak için sert fren yaptım. Fren yapmamın etkisi ile araç kontrolden çıkarak sola doğru hareket etti. Karşı şeritten gelen aracı görünce çarpmamak için sola doğru kırdım. Karşı şeritten gelen araç da bana çarpmamak için sağa kırdı. Yoldan çıktık ve tarlada çarpıştık. Önde olan 2 servis aracının dörtlüleri yanmıyordu. Kaza olduktan sonra yakmış olabilirler." 
'ÖNDEKİ 2 ARACIN DURMASI NEDENİYLE KAZA MEYDANA GELDİ'
Bu yolda daha öncesinde 2 aya yakın süre servis taşımacılığı yaptığını anlatan Ercan, "Ben öndeki araçlarda araçtan inmiş kimse görmedim. Yolda yangın tüpü de görmedim. Arkamda herhangi bir araç yoktu. Ben rampayı çıkarken hızımın 70 kilometre olduğunu hatırlıyorum. Virajı dönerken hızımı azaltmıştım. Kazanın öndeki 2 aracın durması nedeniyle meydana geldiğini düşünüyorum. Bu araçlar isteselerdi yol kenarında bulunan ceplere çekebilirlerdi. Buna zaman ve imkanları vardı. Yol üzerinde durdukları için kaza meydana geldi. Kazada benim kusurum yok. Uzun süredir tutukluyum. Bilerek, isteyerek yapmadım. Beraatimi ve tahliyemi talep ederim." 
Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı 10 Kasım'a erteledi.

Polis kılıktan kılığa giriyor, suçluları yakalıyor Polis kılıktan kılığa giriyor, suçluları yakalıyor