AKADEMİK/BİLİM

Türkiye’de bir ilk: Dünyada 70 vakası bildirilen hastalıkta başarılı nakil

AFSÜ’de başarılı nakil

- AFSÜ Hastanesinde, nadir bir kan hastalığı ile doğan 4,5 yaşındaki Alperen’e bu hastalıkta ilk kez başarılı kemik iliği nakli yapıldı

- Yaklaşık 30 bin metrekarelik alanda hizmet veren AFSÜ Hastanesi, kemik iliği nakli, terapötik aferez ve kök hücre işleme gibi ileri düzey tedavi imkanlarıyla çocuk hematoloji-onkoloji alanında dikkat çekiyor

Dünyada 70 vakası bildirilen ve bir çeşit kan hastalığı olan “Piruvat kinaz” eksikliği ile mücadele eden 4,5 yaşındaki Alperen için umut ablasından geldi.

Kemik iliği nakli, terapötik aferez ve kök hücre işleme gibi ileri düzey tedavi imkanlarıyla çocuk hematoloji-onkoloji alanında dikkat çeken Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesinde (AFSÜ) gerçekleştirilen ve Türkiye’de bu hastalıkta ilk olma özelliği taşıyan kemik iliği nakli sayesinde Alperen artık düzenli kan nakline ihtiyaç duymuyor.

AFSÜ, sağlık alanındaki uzmanlaşmış yapısı, ileri teknolojiye sahip tedavi altyapısı ve multidisipliner yaklaşımıyla özellikle çocuk hematoloji-onkoloji alanında dikkat çeken merkezlerden biri haline geldi.

Yaklaşık 30 bin metrekarelik alanda hizmet veren merkezde, radyasyon onkolojisi, nükleer tıp, hematoloji-onkoloji alanları, yoğun bakımlar, ameliyathaneler, kemik iliği nakli üniteleri, terapötik aferez merkezi ile kök hücre işleme, dondurma ve saklama merkezi aynı kompleks içerisinde bulunuyor.

AFSÜ Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji Bilim Dalı Başkanı ve Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. İbrahim Eker, merkezin kuruluş sürecinden itibaren planlamada yer aldığını belirterek, “Bu bina inşaat halindeyken buraya atanmam hematoloji-onkoloji merkezi olarak planlanan bu kompleksin amacına uygun olarak yapılandırılmasına çok katkı sağladı.” dedi.

Merkezin yalnızca tıbbi tedaviye değil psikososyal desteğe de önem verdiğini vurgulayan Eker, “Çok şükür merkezimizin fiziki imkanları çok iyi. Merkezimizde çocuk yaşam odamız, anne yaşam odamız, ilköğretim sınıfımız, anestezi aldıkları işlem odası, kat mutfağı ve sinema salonu gibi çok güzel imkanlarla çocuklarımızı yaşam içerisinde tutarak onların ve ailelerin motivasyonlarını arttırarak düzenli yapılan etkinliklerle tedavilerini çok daha olumlu şekilde yürütmeye çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Eker, çocuklar, aileler ne kadar mutlu olurlarsa tedavinin de o şekilde daha olumlu seyrettiğini söyledi.

- “Çocuk hematoloji-onkoloji zor ama özel bir alan”

AFSÜ Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı Dr. Şifa Şahin, çocuk hematoloji-onkoloji branşının zorlu ancak manevi yönü güçlü bir alan olduğunu söyledi.

Şahin, “Hekimlerin artık maalesef kaçtığı, seçmediği, tercih etmediği bir alan ama içine girdiğiniz, hastanın hayatına dokunduğunuzda gerçekten ‘iyi ki bu branşı seçmişim’ dedirten bir alan.” dedi.

Merkezin güçlü altyapısına dikkat çeken Şahin, “Merkezimiz her hastalık için yerini, branşını, tedavisini bulabilen bir merkez.” ifadelerini kullandı.

Çocuk hematoloji-onkoloji alanının desteklenmesi gerektiğini belirten Şahin, “Çünkü hayatın nabzının attığı yer burası. Çocuk hematoloji onkologları olarak hiç kimsenin çıkıp da ‘keşke bunu seçmeseydim’ dediğini görmezsiniz.” diye konuştu.

- “Sadece tıbbi bakım vermiyoruz”

Kemik İliği Nakil Ünitesi Sorumlu Hemşiresi Gamze Kıymık da çocuk hematoloji-onkoloji servisinde ekip çalışmasının önemine dikkat çekti.

11 yıldır merkezde görev yaptığını belirten Kıymık, “Hem hekim hem hemşire açısından zorlu bir branş. Ama hemşire açısından doyum sağlayabileceğimiz, kendimizi faydalı ve yararlı hissettiğimiz bir alan.” dedi.

Kıymık, çocuklara ve ailelerine psikolojik olarak da destek verdiklerini bildirdi.

- Alperen’in nakil başarısı

AFSÜ Çocuk Kemik İliği Nakli Merkezinde tedavi edilen 4,5 yaşındaki Alperen Karakuyu da merkezin dikkat çeken hastalarından biri oldu. Doğumundan itibaren ‘piruvat kinaz’ eksikliği adı verilen nadir bir kan hastalığıyla mücadele eden Alperen’e, 6 yaşındaki ablasından tam uyumlu kemik iliği nakli yapıldı.

Doç. Dr. İbrahim Eker, “Piruvat kinaz eksikliği dediğimiz rahatsızlık, kırmızı kan hücrelerini koruyan ve enerji veren enzimlerin eksikliğine bağlı olarak kırmızı kan hücrelerinin ömrünü kısaltan ve düzenli kan alınmasını gerektiren bir rahatsızlık.” dedi.

Alperen’deki mutasyonun farklı olduğuna dikkat çeken Eker, “Bu enzimin olmadığını, hiç fonksiyon görmediğini saptadık. Buna yönelik deneysel aşamada olan ilaçlara da cevap veremeyecek bir hasta olması nedeniyle ya tamamen ömrü boyunca düzenli kan alacaktı ya da kemik iliği nakli olması gerekiyordu.” ifadelerini kullandı.

Nakil kararını aileyle birlikte aldıklarını belirten Eker, “Tam uyumlu kardeş vericisi de vardı. Ablasından kemik iliği naklini yaptık ve çok şükür süreç çok başarılı geçti.” dedi.

Nakil sonrası sürecin olumlu ilerlediğini aktaran Eker, “Şu an nakil sonrasında dördüncü aydayız ve hiç kan almaya ihtiyacı kalmadı. Şu an tamamen ablasının kemik iliği çalışıyor, işlev görüyor. Alperen, ülkemizde bu hastalıktan dolayı yapılan ilk kemik iliği nakli hastası. Dünyada yaklaşık sadece 70’e yakın bildirilen vaka var.” bilgisini verdi.

- AML hastası Taha’nın ailesinden teşekkür

Akut Miyeloid Lösemi (AML) tanısıyla tedavi gören Taha Yasin’in annesi Zehra Öz süreç boyunca doktorlardan ve sağlık çalışanlarından büyük destek gördüklerini söyledi. Öz, “Kütahya’da çocuk onkoloji olmadığı için buraya sevk edildik. Hocamız kabul etti bizi. Tedavimiz burada devam etti.” dedi.

Tedavi sürecinin olumlu ilerlediğini belirten Öz, “İbrahim Hoca ve Şifa Hoca sayesinde sürecimiz iyi devam ediyor. Hastanenin ortamı da hemşirelerin tutumu da doktorlarımızın çabaları da bizim için çok kıymetli.” diye konuştu.

Güncelleme Tarihi: 12.05.2026

{ "vars": { "account": "G-DWD9KP42D3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } < type="adsense" data-ad-client="ca-pub-7735276658433681">