ÜNİVERSİTE

Üniversitelerden COP31’e güçlü bilimsel katkı: 3 bin 373 başvuru

Üniversitelerden COP31’e güçlü bilimsel katkı: 3 bin 373 başvuru

- Yükseköğretim Kurulunun, Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek COP31 sürecine akademinin bilimsel katkısını artırmak amacıyla başlattığı başvuru sürecine ulusal ve uluslararası 2 bin 767 farklı katılımcıdan 3 bin 373 başvuru geldi

- Yükseköğretim Kurulu Başkanı Özvar: “COP31’i güçlü bir bilim ve iş birliği platformuna dönüştürmek istiyoruz”

19 Ağustos 2026

Yükseköğretim Kurulunun, Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde yükseköğretim kurumlarının sürece bilimsel katkısını güçlendirmek amacıyla başlattığı başvuru süreci yoğun ilgi gördü.

Ulusal ve uluslararası yükseköğretim kurumlarından 2 bin 767 farklı katılımcı, COP31 sürecinde yer almak üzere proje, araştırma, iş birliği ve etkinlik önerileriyle başvuruda bulundu. Süreç kapsamında toplam 3 bin 373 başvuru alındı.

Başvurular, araştırma, teknoloji ve inovasyondan üniversite-sanayi iş birliğine, uluslararası akademik iş birliklerinden etkinlik ve çalıştaylara, COP31 öncesi hazırlık ve farkındalık çalışmalarına kadar geniş bir alana yayıldı.

- Araştırma, teknoloji ve inovasyon ilk sırada

Toplam 3 bin 373 başvurunun 1670’i Araştırma, Teknoloji ve İnovasyon alanında yapıldı. Bu alanı 867 başvuruyla Etkinlik, Panel ve Çalıştay, 490 başvuruyla COP31 Öncesi Hazırlık ve Farkındalık, 180 başvuruyla Uluslararası Akademik İş Birliği, 166 başvuruyla ise Üniversite-Sanayi ve İnovasyon İş Birliği izledi.

Başvuruların farklı alanlarda yoğunlaşması, yükseköğretim kurumlarının COP31 sürecine araştırma ve teknoloji çalışmalarının yanı sıra akademik iş birlikleri, üniversite-sanayi etkileşimi ve farkındalık faaliyetleriyle katkı sunmaya hazır olduğunu ortaya koydu.

- Akademinin bilimsel birikimi COP31 gündemine taşınacak

Başvuruların değerlendirilmesinde COP31’in 10 öncelikli teması dikkate alınacak. Bu kapsamda Sıfır Atık, Okyanuslar ve Denizler, Gıda Güvenliği, İklim Dirençli Şehirler, İklim Eylemini Güçlendirmek, Gençlik ve Eğitim, Yeşil Sanayileşme, Temiz Enerji Dönüşümü, Rio Sinerjisi ile Dinamik ve Dayanıklı Sağlık Sistemleri başlıkları öne çıkıyor.

Yükseköğretim Kurulu, başvuruların değerlendirilmesinin ardından ulusal ve uluslararası akademik çevrelerin bilimsel bilgi birikimi, projeleri ve çözüm önerilerinin COP31 kapsamında görünür kılınmasına yönelik çalışmalarını sürdürecek.

Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 sürecinde yükseköğretim kurumlarının araştırma, teknoloji, inovasyon ve akademik iş birliği kapasitesinin iklim eylemine yönelik çalışmalara daha güçlü biçimde yansıtılması hedefleniyor.

- Özvar: “208 üniversitenin tamamını sürece dahil ettik”

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, COP31 sürecinde Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarının bilimsel birikimini geniş ve bütüncül bir akademik katılıma dönüştürdüklerini belirterek, Türkiye’deki 208 üniversitenin tamamını sürece dahil ettiklerini ifade etti.

Özvar, ulusal ve uluslararası düzeyde 2 bin 767 farklı katılımcıdan gelen 3 bin 373 başvurunun, COP31’in akademik çevrelerde oluşturduğu güçlü ilginin göstergesi olduğunu belirtti.

Özvar, başvuruların farklı ülkelerden ve farklı bilim alanlarından araştırmacıların, üniversitelerin ve akademik paydaşların iklim değişikliğiyle mücadele konusunda ortak bir zeminde buluşmasına imkan sağladığını ifade ederek, “Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31’i, ülkemizdeki 208 üniversitenin bilimsel birikiminin yanı sıra uluslararası akademik çevrelerin de katkı sunduğu güçlü bir bilim ve iş birliği platformuna dönüştürmek istiyoruz.” dedi.

Üniversitelerin COP31’in öncelikli alanları doğrultusunda ortaya koyduğu proje, araştırma, teknoloji ve iş birliği önerilerinin bilimsel birikimin görünürlüğünü artırmanın yanı sıra uygulanabilir iklim çözümlerine dönüşmesi için önemli bir zemin oluşturduğunu ifade eden Özvar, “Türkiye’nin farklı alanlardaki akademik ve teknolojik yetkinliğini görünür kılmak, ulusal ve uluslararası düzeyde birbirini tamamlayan ekipleri bir araya getirmek ve bu birikimi uygulanabilir çıktılara dönüştürmek istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Özvar, özellikle araştırma, teknoloji ve inovasyon alanındaki başvuruların yükseköğretim kurumlarının COP31’e bilimsel çözüm üretme kapasitesiyle katkı sunma iradesini ortaya koyduğunu belirterek, farklı disiplinlerden araştırmacıların ortak hedefler etrafında buluşmasının önemine dikkati çekti.

İklim değişikliğiyle mücadelenin farklı bilim alanlarının ortak katkısını gerektirdiğini vurgulayan Özvar, “Mühendislik ve doğa bilimleriyle sosyal bilimleri, sağlık bilimleriyle hukuku, ekonomiyle eğitimi, iletişimle sanat ve tasarımı sorunlara ortak çözümler sunmak için buluşturmalıyız.” dedi.

Türkiye’nin uluslararası akademik ağlarının da COP31 sürecinde etkin biçimde kullanılacağını belirten Özvar, COP-SCIENCE platformuyla farklı ülkelerden üniversiteler, araştırma merkezleri, akademik ağlar ve bilim insanlarının ortak çalışmalar geliştirmesine imkan sağlandığını kaydetti.

Güncelleme Tarihi: 19.08.2026

Resimler

{ "vars": { "account": "G-DWD9KP42D3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } < type="adsense" data-ad-client="ca-pub-7735276658433681">