EĞİTİM/ÖĞRETİM

Vesayet duvarları her devirde bir başka surete büründü

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Karadeniz Teknik Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen 23. İmam Hatipliler Kurultayı'na katıldı. "O duvarlar her devirde bir başka surete büründü" Milletin bir asra yakındır kendi diliyle, inancıyla yetiştirme iradesi karşısına dikilmiş kaskatı vesayet duvarları ile imtihan olduğunu vurgulayan Tekin, şu değerlendirmelerde bulundu:

Yusuf Tekin

28 Şubat’ın tahakküm günlerinde imam hatipler kapanma raddesine kadar getirildi. Milletimizin duası, ailelerimizin sebatı ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı iradesiyle bu köklü müesseseler yeniden ayağa kalktı. Geçmişin mihnetini unutmadan, bize tevdi edilen bu emaneti aynı şuur, sebat ve vefa ile yarınlara taşıyacağız. 📍23. İmam Hatipliler Kurultayı

📍Trabzon ÖNDER İmam Hatipliler Derneği tarafından bu yıl 23’üncüsü düzenlenen İmam Hatipliler Kurultayı vesilesiyle kıymetli katılımcılarla bir araya geldik. İmam hatip okullarımız, doğrudan bu toprakların hafızasından ve bu milletin inanç köklerinden neşet eden, tarihimizin en özgün maarif tecrübelerinden biridir. Bu okullarımız, aziz milletimizin kendi tarihî tecrübesinden süzerek ortaya koyduğu yerli ve millî, özgün bir maarif modelidir. İmam hatip okullarımızı kıymetli kılan ilim ile irfanı, akıl ile gönlü, köklü değerlerimiz ile çağın gerektirdiği bilgi ve becerileri aynı eğitim anlayışında buluşturmasıdır. Bu anlamlı buluşmaya vesile olan ÖNDER’e ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor, kurultayın hayırlı sonuçlara vesile olmasını diliyorum.

ÖNDER İmam Hatipliler Derneğince Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen 23. İmam Hatipliler Kurultayı, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in katılımıyla gerçekleşti.

Kurultaya video mesaj gönderen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ÖNDER'in yöneticilerini, programa katılan öğretmenleri, akademisyenleri ve gençleri selamladığı mesajında, "Sizlerin şahsında gerek 81 ilimizdeki gerekse dünyanın farklı ülkelerindeki imam hatipli kardeşlerimin tamamına selamlarımı iletiyorum." diye konuştu.

Kurultaya davet edilmesi dolayısıyla teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurultayın imam hatip camiası başta olmak üzere ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını diledi.

Erdoğan, gönüllü kuruluşlardan eğitim kurumlarına, akademisyenlerden öğrencilere, öğretmenlerden mezunlara, imam hatip davasına gönül verenleri Trabzon'da buluşturan ÖNDER'i tebrik ettiği mesajında, "Kurultay kapsamındaki panel ve oturumlarda ortaya konulacak fikir ve önerilerin geçmişle birlikte bugünü ve geleceği de kuşatan teklif ve değerlendirmelerin ortak vizyonumuza katkı sunmasını temenni ediyorum. İmam hatip okullarımızın kurulması, yaşatılması, güçlendirilmesi, bu güzide eğitim yuvalarının daha fazla gencimize ulaşması için mücadele vermiş tüm büyüklerimizi rahmetle, minnetle yad ediyorum. 75 yıllık bu mücadelenin bugünkü neferleri, taşıyıcıları ve sancaktarları olan siz değerli kardeşlerime Allah'tan muvaffakiyetler niyaz ediyorum." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, video mesajında şunları kaydetti:

"Şunu bugün bir kez daha ve büyük bir gururla ifade etmek isterim: Milletimizin kurduğu, yaşattığı ve bugünlere getirdiği imam hatipler, başarı çıtasını sürekli daha yükseğe taşıyarak yoluna devam ediyor. Savunma sanayisinden bürokrasiye, akademiden siyasete, özel sektörden sivil topluma kadar hemen her yerde imam hatip mezunu kardeşlerimiz büyük bir adanmışlıkla ülkemize hizmet ediyor. Önlerindeki suni engeller kaldırıldığında imam hatip mezunlarının neler başarabildiğine işte en son harp okullarımızın mezuniyet töreninde bir kere daha gururla şahit olduk. Liselere geçiş ve yükseköğretim kurumları sınavlarında okullarımız, aynı şekilde elde ettikleri başarılarla göz dolduruyor. Tüm bunları yasaklardan ve vesayetçi prangalardan kurtulan Türkiye'nin artık normalleştiğinin birer işareti olarak görüyoruz. Hangi okuldan mezun olursa olsun şuurlu, özgüvenli, donanımlı, millî ve manevi değerlerine bağlı bir neslin yetişmesinden ülkemiz ve geleceğimiz adına bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak büyük bahtiyarlık duyuyorum."

İstiklal Marşı şairi merhum Mehmet Akif Ersoy'un, "Asım'ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek / İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek." mısralarıyla müjdesini verdiği bu gençliğin Türkiye'nin ve ümmetin teminatı olacağına yürekten inandığını belirten Erdoğan, "Sizlerden de nerede okursa okusun; hangi görüşe, kökene, kültüre sahip olursa olsun hiçbir ayrım yapmadan Türkiye'nin bütün gençlerini kardeşçe kucaklamanızı, tüm gençlerimizi bağrınıza basmanızı rica ediyorum." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin 86 milyon vatandaşıyla bir, beraber ve kardeş bir ülke olduğunun unutulmaması gerektiğini vurgulayarak, "İnşallah, bu topraklarda nice asırlar boyunca kardeşçe yaşamaya devam edeceğiz. Rabb'im emeklerinizi zayi etmesin. Mücadele ve mücahede azminizi mukavim eylesin diyorum. Bu düşüncelerle ÖNDER 23. İmam Hatipliler Kurultayı'nın tekrar hayırlara vesile olmasını diliyor, sizleri Allah'a emanet ediyorum." ifadelerini kullandı.

Programda konuşan Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise konuşmasında, 28 Şubat'ta kapatılan imam hatip okullarının ikinci kurucusu olma vasfı taşıyan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, imam hatip mezunu olarak teşekkür ettiğini dile getirdi.

İmam hatip okullarının yeniden 28 Şubat'tan önceki noktaya geldiğini belirten Tekin, "O yüzden Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı iradesi, milletimizin duası ve teveccühüyle birleşince söndürülmek istenen bu kandil, çok şükür yeniden tutuştu. Kesilmek istenen köke can suyu yeniden yürüdü.

Rabbim bu davayı milletimizle beraber yeniden göğe yükselten kendisine, bu yolda omuz veren ona, bütün yol ve dava arkadaşlarına teşekkür ediyorum. Allah kendilerinden razı olsun." diye konuştu.

Tekin; imam hatipli olmayı, benliklerine nakşolunmuş bir mensubiyet olarak ifade ederek, "Elhamdülillah, ben de bu mensubiyeti onurla taşıyan bir kardeşinizim. Zira imam hatipten mezun olmak ömür sermayemizden bir güne yazılmış bir kayıttır, gelir geçer fakat imam hatipli olmak, ömrümüzün istikametine vurulmuş bir mühür misalidir. Bir kere vuruldu mu, hayatımızın her safhasına sirayet eder. Mezuniyet bir müessesenin kapısından dışarı adım atma şeklimiz, anımızdır. İmam hatipli olmak ise o kapının ardından kuşandığımız bir duruş, o eşikten sonra bir daha hiç çıkarmamak üzere ömre yoldaş etmemizin adıdır. Öyle ki aradan kaç yıl geçerse geçsin, insan hangi makama gelirse gelsin... O mühür, onu kendi ölçüsünden şaşmamakla mükellef kılar." dedi.

Bakan Tekin, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu şuurladır ki milletimiz en ağır imtihanlarından geçerken bu neslin evlatları da ülkenin yeniden imarındaki yerini almaktan, o ortak yükün altına omuz vermekten bir an geri durmadı, durmadık. Kimimiz siyasetin çetin sorumlulukları altında yükler üstlendik, kimimiz bürokrasinin kılcal damarlarında devletimize hizmet etmeyi şiar edindik, kimimiz ilmin ve akademinin kürsülerinde hakikatin peşine düştük, kimimiz ekonomiden teknolojiye, savunma sanayinden sağlığa bu memleketin istikbalini örenler arasında yer aldık, üstümüze düşeni yerine getirmeye çalıştık. Nitekim bu hakikatin en yüksekten görülen timsali, bugün milletimizin mukadderatını omuzlayan iradenin ta kendisi yani Sayın Cumhurbaşkanımız... Bu okulların sıralarından geçip bu aziz milletin en yüce makamına kadar yürümüş bir dava adamı olarak imam hatipli olmanın engin ufuklara açılan kök sağlamlığı olduğunu bütün bir cihana göstermiştir.

Sevgili Gençler,

Sizlerin de asıl talip olmanız gereken şey, bu ruh hâlidir. Bir gün bu sıralardan mezun olacak, diplomanızı alıp kendi yolunuza karar vereceksiniz ancak hangi mesleği seçerseniz seçin; bu ruhtan, bu mensubiyetten asla ayrılmadan dimdik durmak size bizlerin mirasıdır. Siz de bu mirasa inanıyorum ki sahip çıkacaksınız."

"O duvarlar her devirde bir başka surete büründü"

Milletin bir asra yakındır kendi diliyle, inancıyla yetiştirme iradesi karşısına dikilmiş kaskatı vesayet duvarları ile imtihan olduğunu vurgulayan Tekin, şu değerlendirmelerde bulundu:

"O duvarlar her devirde bir başka surete büründü. Kâh bir yasağın soğuk yüzüyle karşımıza çıktı kâh bir darbenin çizme sesleriyle karşımıza çıktı kâh milletin bağrına sokulmuş hain bir şebekenin maskesiyle karşımıza çıktı. 28 Şubat'ın o ağır ikliminde gördüğümüz çehreyle, 15 Temmuz gecesi tankların gölgesinde gördüğümüz çehre aslında aynı köhne zihniyetin farklı zamanlardaki iki ayrı maskesiydi. 28 Şubat iradesi kendilerine en büyük paydaş olarak FETÖ'yü seçmişti. Bunun en büyük delili, o dönem FETÖ lideri, -hiç unutmuyorum- Yalçın Doğan'la yaptığı röportajda, 'Okullarımızın anahtarını eğer isterlerse 28 Şubat iradesine seve seve veririm.' demişti. Aynı şahıs, 12 Eylül darbesini de alkışlarla karşılamıştı. Şimdi bu örnekleri gördükten sonra 12 Eylül darbesiyle, 28 Şubat darbesiyle, 15 Temmuz'u yapan kişilerin aynı kişiler olmadığını iddia etmek mümkün müdür? İşte bu bedeli bize ödetenler, yani bütün bir asra yayılan bu kuşatma ortamını kuranlar, hesaplarını da sağlıklı tutmuşlar. Bir neslin hafızasını silmek üzere, bir milleti kendi köküne yabancılaştırmak üzere zamanın ve tahakkümün sabrıyla mümkün kıldıklarını sandılar bunu. Lakin gözden kaçırdıkları bir hakikat vardı. Kul hesap yapar ama nihai hükmü veren, hesapların en hayırlısını kuran Rabbülalemin'dir."

Tekin, dünyanın en önemli üniversitelerinden birinin en büyük teknoloji devleriyle el ele vererek insan davranışını birebir taklit eden, sayısı neredeyse bütün bir insanlık nüfusuna denk 8 milyarı aşkın yapay şahsiyet yaptığını ilan ettiğine dikkati çekti.

Bunun bir akademik çalışma olduğuna işaret eden Tekin, "8 milyar şahsiyet inşa ettik diyorlar. Üstelik bu suretler gelişigüzel de kurulmamış; her biri insanın mizacını, psikolojisini, inancını, gündelik alışkanlıklarına varıncaya dek binden fazla hususiyetini de ayrı ayrı tasnif eden bir şema ile üretilmiş. Karakterler üretiyorlar. Maksatları bu simülasyon insanları bir sistem yahut ürün karşısında deneyerek gerçek insanın davranışını daha o davranmadan öngörebilmektir." dedi.

Artık insanoğlunun tercihlerinin, tereddütlerinin hatta en mahrem temayüllerinin bir makine tarafından önceden hesaplanabilir bir veriye dönüştüğünü vurgulayan Tekin, "İnsanın bizzat kendisinin ölçülüp biçildiği, sayısal bir kopyaya indirgendiği bir zamanı yaşıyoruz. Bu içinde yaşadığımız dünyada maalesef çocuklarımızı biz yetiştirmiyoruz. Maalesef çocuklarımızı bu algoritmaları yazan yapılar yetiştiriyor. O yüzden diyorum ki yapılacak gerçekten çok fazla iş var. Çocuklarımızın, kendi çocuklarımız olmasını istiyorsak, çocuklarımızın bu değerlere sahip çıkmasını istiyorsak, bir Müslüman'ın sahip olması gereken en hassas biçimde davranıp, bire bin katarak daha çok çalışarak bu mücadeleyi yürütmemiz gerekir." ifadelerini kullandı.

İmam hatip okullarının artık eskiden olduğu gibi tek düze bir okul olmaktan çıktığını belirten Tekin, "Şu anda 11-12 dilde dil eğitimi veren, güzel sanatlar, dinî musiki, İslam sanatları, fen programı, sosyal programlar, spor programları uygulayan imam hatip okullarımız var ve benim içimde bir ukdeydi. 'İmam hatip okuluna gidip Kur'an-ı Kerim dersi alan bir kardeşimiz niye hafız olamasın 8 yılda?' diye düşünüyorduk. Hafızlık programı uygulayan imam hatip okullarını da bu kapsamda 2014'teki yasa değişikliğinde yani proje okulu kavramıyla beraber hayata geçirdik." diye konuştu.

Tekin, 2024'te Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni hayata geçirdiklerine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Göreve başladığımdan itibaren de biraz önce ifade etmeye çalıştığım, insanın ruhuyla kalbiyle aklı arasına ayrım koyan; aklıyla vatan, millet sevgisi arasına ayrım koyan; milletin değerlerine çocuklarımızı uzaklaştıran, yabancılaştıran müfredatın yerine aklıselim, kalbiselim, zevkiselim bir müfredatı hayata geçirmek gerektiğini yıllardır hayal ediyordum. Çok şükür, 2024 yılı bahar aylarında inanılmaz bir karşı çıkışa rağmen, psikologdan tutun sendikalara kadar birçok kişinin karşı çıkmasına rağmen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adıyla bize özgü ama aynı zamanda modern gelişmeleri takip eden, gereksiz bilgilerden arındırılmış, çocuklarımızın millî ve manevi değerlerimize saygı duyduğu, milletin birliğine, beraberliğine sahip çıktığı... Atasıyla, dedesiyle ayrım gözetmeksizin gurur duyduğu bir eğitim öğretim ortamı inşa etmek için bu müfredatı hayata geçirdik."

Tekin, "Bu ülkenin birliğini ayrım gözetmeksizin amasız, fakatsız herkesin temel hak ve hürriyetlerini güvence altına alan; amasız, fakatsız herkesi bayrağımızın etrafında, devletimizin etrafında, milletimizin değerleriyle örtüşür bir biçimde bir arada tutmayı, bu bir arada tutacak değerleri gelecek kuşaklara aksettirecek bir çalışmayı yürütüyoruz sizlerin destekleriyle, dualarıyla..." dedi.

Bakan Tekin, gazetecilere açıklamalarda bulundu

Bakan Tekin, program öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada ise imam hatiplerin model olarak dünyada eşi benzeri olmadığını belirterek, "Hem pozitif bilimlerle ilgili eğitimi hem de İslami eğitimi aynı anda veren Türkiye'ye özgü, Türkiye'nin kendi koşullarına göre üretilen bir model. O yüzden bu modeli hayata geçiren rahmetli Tevfik İleri ve Adnan Menderes ile başlayan bütün bu süreçte emeği geçenlere de teşekkür etmek istiyorum. Model kurgulanmış. Biz de şimdi bu modeli daha ileriye taşıyabilecek adımlar atıyoruz Millî Eğitim Bakanlığı olarak." diye konuştu.

İmam hatip okullarını hem niteliği artıracak hem de program çeşitliliğini sağlayacak ve bütün bu yönleriyle de dünyada doldurduğu misyonu hakkıyla temsil edecek, farklı ülkelere örnek olacak hale dönüştürmeye çalıştıklarını aktaran Tekin, şu değerlendirmede bulundu:

"Bu süreçte de biz hem akademik çevrelerle hem Diyanet İşleri başta olmak üzere kamu kurumlarımızla hem de ÖNDER başta olmak üzere sivil toplum örgütleriyle yakın bir çalışma içerisindeyiz. Bu genel kurul da bizim bu anlamda imam hatip okullarıyla ilgili çizdiğimiz, tasarladığımız şeyler konusunda sivil toplumla hem bir dayanışma hem de bir istişare zemini oluşturuyor. O yüzden bugün burada hem arkadaşlarımızın heyecanını paylaşmış olacağız hem Diyanet İşleri Başkanımızla beraber karşılıklı iş birliği imkânlarımızı değerlendirmiş olacağız hem de ÖNDER gibi imam hatip camiasına, imam hatip davasına önderlik eden bir sivil toplum örgütüyle karşılıklı işbirliği imkanlarımızı istişare edeceğiz."

Bakan Tekin, öğretmenlerin kılık kıyafet düzenlemesinine ilişkin soru üzerine, şunları kaydetti:

"Bizim kültürümüzde, toplumsal yapımızda öğretmen, toplumun önderi olarak kabul edilir. Öğretmen, çocuklarımızın rol modeli olarak görülür. Öğretmen çocuklara anlattığı bilgilerle, yaşantısıyla örnek olur. Bu anlamda öğretmen arkadaşlarımızın kılık kıyafet açısından da öğrencilerimize örnek olacak şekilde giyinebileceklerini, giyinmelerini biz kendilerine hatırlatıyoruz. Bakın altını çizerek söylüyorum, bu bir hatırlatmadır çünkü zaten cari mevzuata göre öğretmenler kamu personeli olarak kabul edildiği için devlet memurlarının, kamu personelinin kılık kıyafetle ilgili olarak uymak zorunda oldukları mevzuata zaten uyacaklar. Şimdi birileri çıkıyor, sendikalar, siyasi partiler eleştirilerini dile getiriyorlar. Ben de onlara şunu soruyorum. Bizim genelgemizde, benim görmediğim, sizin sendikanızda nasıl giyineceğinize dair bir ifade mi var? Ben sizin sendikadaki çalışan kişilerin kılığına, kıyafetine karışmıyorum. Bu genelge de karışmıyor. Bu genelge ne bir siyasi partinin, partisinin içindeki insanların kılığını, kıyafetini düzenliyor ne de bir sendikanın içindeki insanların kılıklarına, kıyafetlerine karışıyor. Bu genelge sadece öğretmen arkadaşlarımıza ki öğretmen arkadaşlarımızla ilgili de şunu söyleyeyim, öğretmenlerimizin tamamına yakını zaten öğretmene yakışır şekilde giyiniyor. Ben hepsine teşekkür ediyorum. Orada problemimiz yok."

Bakan Yusuf Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ama bir tane kötü örnek, işte şurada herhangi bir ülkenin reklamını taşıyan, bayrağını taşıyan bir tişörtle sınıfa giren bir öğretmen otomatikman o çocuklara bir başka ülkenin reklamını yapmış oluyor, bir başka ülkenin tanıtımını yapmış oluyor ve çocuklarımıza kötü örnek oluyor. Bir tane örnek, bir tane öğretmen, 1,2 milyon öğretmenimizin hepsinin bir anda emeğinin önüne geçiyor. Bizim şu anda yaptığımız şey, ne sendikalardaki kılık kıyafete karışıyoruz ne de başka bir şeye karışıyoruz. Biz sadece devlet memuru olarak, kamu personeli olarak öğretmen arkadaşlarımızın toplumsal rollerine uygun olan, itibarlarını zedelemeyecek şekilde giyinmelerini, bu şekilde giyinen nadir bir, iki örneğin de öğretmen arkadaşlarımızın itibarına zarar vermemesi için bir tedbir aldık. Bu konuda kararlıyız. Dün itibarıyla da bunlarla ilgili bir kılavuz okullarda paylaştık. Bizim derdimiz, çocuklarımızın eğitim öğretim niteliğini artıracak tedbirler almak. Bu da öğretmenlerin itibarını korumaktan, öğretmen arkadaşlarımızın itibarına zarar verecek kötü uygulamaları ortadan kaldırmaktan geçiyor. Bu tedbirimiz de onunla alakalı."

Kurultaya Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Milletvekili Yılmaz Büyükaydın, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, Trabzon Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Aşıkkutlu, ÖNDER Genel Başkanı Abdullah Ceylan, diğer ilgililer, imam hatip mezunları ve öğrenciler katıldı.

Kurultay, Bakan Tekin'e hediye takdiminin ardından fotoğraf çekimi ile sona erdi.

ÖNDER İmam Hatipliler Derneği ev sahipliğinde Trabzon'da düzenlenen "23. İmam Hatipliler Kurultayı" Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın video mesajıyla başladı. Millî Eğitim Bakanımız Prof. Dr. Yusuf Tekin'in açılış konferansıyla devam eden programda, Din Öğretimi Genel Müdürümüz Dr. Ahmet İşleyen de "Anahtar Konuşma" gerçekleştirdi.

Kurultaya; Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, ÖNDER Genel Başkanı Abdullah Ceylan, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı ile Filistin Yüksek Gençlik ve Spor Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Abdusselam Heniyye katıldı.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Video Mesaj

Kurultayın açılışında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından gönderilen video mesaj yayımlandı.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan, mesajında imam hatip neslinin ülkemizin eğitim, kültür ve sosyal hayatına sunduğu katkıya dikkat çekerek "İmam hatip mezunu kardeşlerimiz büyük bir adanmışlıkla ülkemize hizmet ediyor." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanımız Erdoğan, kurultayın düzenlenmesinde emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür ederek programın hayırlı olmasını diledi.

Bakan Tekin: "İmam Hatip Okulları Bu Toprakların En Özgün Maarif Tecrübelerinden Biridir"

Kurultayın açılış konferansını gerçekleştiren Millî Eğitim Bakanımız Prof. Dr. Yusuf Tekin, eğitimin dünü, bugünü ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Eğitim politikaları, gençlik çalışmaları ve imam hatip okullarının eğitim sistemindeki yeri üzerinde duran Bakan Tekin, imam hatiplerin Türkiye'nin özgün eğitim tecrübelerinden biri olduğunu şu sözlerle vurguladı:

"İmam hatip okullarımız doğrudan bu toprakların hafızasından ve bu milletin inanç köklerinden neşet eden tarihimizin en özgün maarif tecrübelerinden biridir. Bu okullarımız, aziz milletimizin kendi tarihî tecrübesinden süzerek ortaya koyduğu yerli ve millî, özgün bir maarif modelidir. İmam hatip okullarımızı kıymetli kılan da ilim ile irfanı, akıl ile gönlü, köklü değerlerimiz ile çağın gerektirdiği bilgi ve becerileri aynı eğitim anlayışında buluşturmasıdır."

Genel Müdürümüz Dr. Ahmet İşleyen'den Anahtar Konuşma

Programın öğleden sonraki oturumunda "Anahtar Konuşmalar" kapsamında katılımcılara hitap eden Genel Müdürümüz Dr. Ahmet İşleyen, din öğretiminde niteliğin artırılması, millî ve manevi değerlerle donanmış nesillerin yetiştirilmesi ve imam hatip okullarının vizyonuna dair önemli paylaşımlarda bulundu. Din Öğretimi Genel Müdürlüğü olarak yürütülen projelere ve gelecek hedeflerine değinen Dr. Ahmet İşleyen, imam hatip camiasının köklü geçmişinden aldığı güçle yarınlara çok daha kararlı adımlarla yürüdüğünü vurguladı.

Kurultay Programı Çeşitli Etkinliklerle Devam Etti

Kur'an-ı Kerim tilaveti, ÖNDER tanıtım filmi ve selamlama konuşmalarıyla başlayan programda ÖNDER Genel Başkanı Abdullah Ceylan'ın kurultayın yeni dönem şiarını açıklamasının ardından Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş da açılış konuşmasını gerçekleştirdi.

Kurultayın kapanış konferansı Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu tarafından gerçekleştirildi. Program kapsamında ayrıca Ömer Karaoğlu konseri ve KTÜ Futbol Stadyumu'nda Şöhretler Maçı düzenlendi.

{ "vars": { "account": "G-DWD9KP42D3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } < type="adsense" data-ad-client="ca-pub-7735276658433681">