ÖĞRETMEN

Yaşam Hakkı Engellenemez: Üyemiz İçin Hayati Karar

Türk Eğitim-Sen, üyemiz bir öğretmenin yaşam hakkını doğrudan ilgilendiren kritik bir süreçte verilen önemli yargı kararını kamuoyuyla paylaşırken, bu kararın yalnızca bireysel değil, tüm eğitim çalışanları açısından emsal niteliği taşıdığına dikkat çekmektedir. Bursa 2. İdare Mahkemesi tarafından verilen kararla, kanser tedavisi gören üyemizin hekimlerce zorunlu görülen “Enhertu” isimli ilacın bedelinin karşılanmamasına ilişkin idari işlemin yürütmesi durdurulmuş; mahkeme, söz konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç ve imkânsız zararların doğabileceğini açıkça ortaya koymuştur.

Yargı kararı, hukuk düzeninin en temel değerlerinden biri olan yaşam hakkını koruma yükümlülüğünün idari işlemler karşısında üstün tutulduğunu göstermektedir. Mahkeme değerlendirmesinde; tedavinin kesintiye uğramasının hayati risk doğuracağı, ilacın hekimler tarafından zorunlu görüldüğü ve idari işlemin uygulanmasının geri dönüşü olmayan sonuçlar yaratabileceği hususları açıkça tespit edilmiştir. Bu çerçevede, hukuka aykırılık ve telafisi güç zarar şartlarının birlikte gerçekleştiği kabul edilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.

Bu gelişme, aynı zamanda sosyal devlet ilkesinin ve kamu idaresinin sorumluluğunun somut bir yansımasıdır. Sağlık hakkı anayasal güvence altındadır ve sosyal güvenlik sistemi bireylerin yaşam hakkını koruyacak şekilde işletilmek zorundadır. Kamu idaresinin, hayati tedavilere erişimi bürokratik gerekçelerle sınırlaması kabul edilemez. Bu karar, sosyal devlet anlayışının yalnızca teorik bir ilke olmadığını, uygulamada da hayata geçirilmesi gereken bir yükümlülük olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

Türk Eğitim-Sen, bu süreçte bir kez daha üyelerinin yaşam hakkını tehdit eden her türlü uygulamanın karşısında duracağını, hukuka aykırı işlemlere karşı yargı yolunu etkin biçimde kullanmaya devam edeceğini ve eğitim çalışanlarının sosyal ile özlük haklarını kararlılıkla savunacağını vurgulamaktadır.

Gelinen noktada yetkili kurumlara açık çağrımızdır: Hayati tedavilere erişim önündeki engeller kaldırılmalı, sosyal güvenlik uygulamaları insan odaklı bir anlayışla yeniden ele alınmalı ve eğitim çalışanlarının sağlık hakkı eksiksiz biçimde güvence altına alınmalıdır. Zira insan hayatı, hiçbir idari tasarrufun konusu olamayacak kadar değerlidir.

İlgili Yürütmeyi Durdurma Kararı İçin Tıklayınız

{ "vars": { "account": "G-DWD9KP42D3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } < type="adsense" data-ad-client="ca-pub-7735276658433681">