SİVAS'ta hayatını, evlendikten bir yıl sonra terör saldırısı sonucu felç geçirerek gazi olan eşi Veysel Yıldırım'a (58) adayan ve 5 çocuk büyüten Mevlüde Yıldırım (55), 2020 yılında koronavirüsten ölen gelini Şeyda Yıldırım'dan (26) geriye kalan 2 torununa da annelik yapıyor.

Gözden kaçırmayın

İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ilk mezunlarını verdi İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ilk mezunlarını verdi

Arife Defne ARSLAN- Alperen YILDIZ/SİVAS'ta hayatını, evlendikten bir yıl sonra terör saldırısı sonucu felç geçirerek gazi olan eşi Veysel Yıldırım'a (58) adayan ve 5 çocuk büyüten Mevlüde Yıldırım (55), 2020 yılında koronavirüsten ölen gelini Şeyda Yıldırım'dan (26) geriye kalan 2 torununa da annelik yapıyor.
Emek Mahallesi'nde yaşayan Mevlüde Yıldırım evlendikten bir yıl sonra eşi Veysel Yıldırım 1984 yılında Şırnak Karageçit'te er olarak askerliğini yaparken terör saldırısında başına şarapnel parçası isabet etti. Yıldırım yıllarca sol tarafı felçli olarak yaşamını sürdürdü. Mevlüde Yıldırım ise yıllarca eşinin bakımıyla ilgilendi. Eşi ve 5 çocuğuna bakan Yıldırım, onların bütün ihtiyaçlarına koştu. Mevlüde Yıldırım'ın en küçük oğlu Mehmet Ali'nin eşi Şeyda Yıldırım ise 2020 yılında doğumdan sonra koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti. Bunun üzerine Mevlüde Yıldırım, 4 yaşındaki torunu Melike Yıldırım ve 12 günlük torunu Yiğit Efe Yıldırım'ın da bakımını üstlendi. Torunlarına annelerini aratmayan Yıldırım, onların her ihtiyacını karşılıyor. 
'ANNELİK ÇOK ZOR'
Çocukları ve eşi mutluysa kendisinin de çok mutlu olduğunu söyleyen Mevlüde Yıldırım, şunları söyledi:
"Hayatım çocuklarımla ve eşimle ilgilenmekle geçiyor. Eşim gazi olduğunda 16 yaşımdaydım ve ilk çocuğuma hamileydim. 8 ay boyunca hastanelerde uğraştık. Sol tarafı felç kaldı. Sonrası dünya meşakkati işte. Kendi geçimimize düştük. 16 yaşımdan itibaren eşime ve çocuklarıma bakıyordum ama 2020'de en küçük gelinim doğum yaptıktan hemen sonra koronavirüsten vefat etti. Geride 12 günlük bebeğini ve 4 yaşındaki kızını bıraktı. Şimdi torunlarımı bırakamıyorum. Nasıl bırakılır ki? Onları asla bırakamam. Annelik çok zor. Sabah namazını kılarım daha da yatmam. İşlerimi anca yetiştiriyorum. Gelinim doğum yapmadan önce başıma bir şey gelse çocuklarımı anneme bırakırım, demiş. Emanetimiz onlar bizim. Eşim de çocuk gibi zaten. Onunla da ben ilgileniyorum. Çocukluğumu bilmem, gençliğimi bilmem. Dizlerim ağrıyor biraz zorlanıyorum. Hiçbir zaman karşılık beklemedim. Her zaman onlar mutlu olsun isterim. Eşim ve çocuklarımla çok mutluyum" dedi.
'EŞİM BENİM SOL YANIM OLDU'
Gazi olması üzerine sol tarafından felç kalan Veysel Yıldırım, eşinin sol yanı olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
"Eşimin hakkını hiçbir zaman ödeyemem. Eşim benim sol yanım; sol kolum oldu. 1984 yılında Şırnak'ta görevde olduğum sırada 100 teröristle girdiğim çatışmada gazi oldum. Diyarbakır'da bir hastaneye kaldırılmışım ve beni öldü, diye morga koymuşlar. Bir hemşirenin yaşadığımı fark etmesi üzerine buradayım. 8 ay boyunca ameliyatlar ve tedavilerle uğraştım. Bu süreçte de eşim en büyük destekçimdi. Gazi olduktan sonra dışarı çıkamaz oldum. Sol tarafımdan felç kaldım. Dışarı çıkmak beni çok zorluyor. Ayağım kasıyor, sıcak ve soğuk hava aşırı derecede olumsuz etkiliyor. Eşimden hiçbir şey istemedim. Ben istemeden o her şeyimi hazır eder. Ben gazi olduğumda eşim 16 yaşındaydı. O yaştan itibaren hep bana baktı. Şimdi de hem benimle hem torunlarımla hem de çocuklarımızla ve evle uğraşıyor. Hanımımın hakkını hiçbirimiz ödeyemeyiz. Torunlarım da bize Allah'ın emaneti. Ben annem ve eşim başta olmak üzere tüm annelerimizin Anneler Gününü kutluyorum" diye konuştu.