15 Temmuz, milletimizin birlik ruhuyla darbeci zihniyeti tarihe gömdüğü, bağımsızlığına ve demokrasisine sahip çıktığı kutlu bir dönüm noktasıdır.
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.
Genel Başkan Geylan, “O unutulmaz tarihi gecede vatan, millet, bayrak için sağına soluna bakmadan fedakârca, kahramanca can veren tüm şehitlerimizi rahmet ve şükranla anıyor; gazilerimize en derin saygılarımızı sunuyor, milletimizin de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nü canı gönülden kutluyorum.” dedi.
Genel Başkan Geylan açıklamasında şunları kaydetti:
“İçimize sızmış hainler, binlerce insanımız üzerinden inanç hırsızlığı yaparak, gerek kamuyu, gerekse sosyal yaşamın her alanını sarmıştı. Dış güçlerin yapamadığı yıkımı, içeriden yapmaya istekli olan hainler, kaos ortamı oluşturarak devletimizi çökertmeye ant içmişler; hukuku, güvenliği, adaleti yok saymak isteyerek, entrikalar üzerinden ülkemizi parçalamaya çalışmışlardır. Öyle ki; eşsiz Türk tarihimiz birçok ihaneti, saldırıyı, kumpası gördü ancak böylesi bir hainliğe az denk gelmiştir.
Yüzlerce yıldır üzerinde güvenle yaşadığımız eşsiz coğrafyamızda yüce Türk milleti sayısız husumeti defetmiş, başımıza her türlü bela örülmek istense de ‘Ya İstiklal Ya ölüm’ anlayışıyla büyük zaferler kazanmayı başarmıştır. Tarihin her döneminde sayısız övüncün sahibi olan Türk milleti, 15 Temmuz 2016’da bir kez daha mazlum milletlere ve emperyalizmin hedefindeki ülkelere emsal teşkil edecek şerefli bir kıyamın asil bir duruşu göstermiştir.
Fetö teröristleri tarafından TBMM binası defalarca bombalanmış, ülkemizin güvenliği önemli olan kritik noktalar hainler tarafından kurşun yağmuruna tutulmuştur. Özel Hareket Başkanlığımız, Emniyet Genel Müdürlüğümüz, Genelkurmay Başkanlığımız, Milli İstihbarat Teşkilatımız bombaların hedefi olmuştur. Sinsi planlarını bir gecede hayata geçirmeye çalışan hainlerin hesaba katmadığı ise Türk milletinin korkusuzluğu, yiğitliği, bağımsızlığa ve demokrasiye düşkünlüğü olmuştur.
15 Temmuz gecesi can veren 253 yiğide ve canını adayan binlerce gazimize hürmet ve saygıyla selam olsun. Tarih, varlığını milletin varlığına adayan, ülkenin selameti için devletin yanında saf tutan yiğitleri unutmayacaktır.
15 Temmuz, milletimizin iradesine ve devletimizin bağımsızlığına yöneltilen hain saldırının, milletimizin kararlı duruşuyla bertaraf edildiği tarihi bir dönüm noktasıdır. O gece, milyonlarca vatandaşımız siyasi görüşü, dünya görüşü ya da yaşam tarzı ne olursa olsun aynı hedefte birleşmiş; bayrağına, demokrasisine ve devletine sahip çıkarak tarihe altın harflerle yazılan büyük bir direnişe imza atmıştır.
Devletlerin en büyük gücü; güçlü kurumları, adalet anlayışı ve milletiyle kurduğu sarsılmaz güven bağıdır. Tarih göstermiştir ki, devlet yapısının ehliyet ve liyakatten uzaklaşmasına, belirli yapıların kamu kurumlarında ayrıcalıklı alanlar oluşturmasına göz yumulduğu dönemler, yalnızca kurumları değil, milletin geleceğini de ağır tehditlerle karşı karşıya bırakmaktadır.
15 Temmuz’dan çıkarılması gereken en önemli ders, benzer tehditlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan şartların bir daha oluşmasına asla izin vermemektir. Devlet yönetiminde hukukun üstünlüğünü, şeffaflığı, hesap verebilirliği, ehliyet ve liyakati tavizsiz şekilde hâkim kılmak; kamu yönetiminde hiçbir kişi ya da yapıya ayrıcalık tanımamak, milli güvenliğimizin de en önemli teminatıdır. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte yapılması gereken tüm kurumların liyakat, ehliyet ve adalet temelinde oluşturulmasıdır.
Geçmişin acılarından ders çıkararak, ortak değerlerimiz etrafında kenetlenen, adaleti esas alan ve millet iradesini her türlü vesayetin üzerinde gören bir anlayışı yaşatmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği; güçlü kurumları, milli birlik ruhu ve milletimizin sarsılmaz iradesiyle daima güvence altında olacaktır.
Öte yandan ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilen NATO Zirvesi, başarılı organizasyonu ve ortaya koyduğu diplomatik vizyonla uluslararası kamuoyundan takdir toplamıştır. Türkiye, bölgesel ve küresel barışın tesisi, güvenliğin güçlendirilmesi ve istikrarın korunması noktasında üstlendiği kritik rolü bir kez daha güçlü şekilde ortaya koymuştur. Bu önemli zirvenin ülkemize ve milletimize hayırlı sonuçlar getirmesini temenni ediyoruz.
NATO Zirvesi’nde alınan kararların, ülkemizin güvenliği, bölgesel istikrar ve uluslararası barış açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Türkiye, tarihi sorumluluğu ve stratejik konumuyla ittifak içerisinde önemli bir yere sahiptir. Milli menfaatlerimizin korunması, terörle mücadelede kararlı duruşun sürdürülmesi ve bağımsız dış politika anlayışımızın güçlenerek devam etmesi en temel beklentimizdir.
Bu duygu ve düşüncelerle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, 15 Temmuz şehitlerimizi, Türk milletinin kaderini değiştiren tüm kahraman vatan evlatlarını minnet, saygı ve dualarla anıyoruz.
Ve herkes emin olsun ki,
Türk Eğitim-Sen olarak devletimizin her türlü teröre karşı yürüttüğü asil, kararlı ve azimli mücadeleyi samimiyetle, yürekten, amasız fakatsız destekliyoruz.
Allah birliğimizi, dirliğimizi korusun.”