HAYSİYETLİ YERDE DURUYOR, SAVAŞA HAYIR DİYORUZ
Bugün, ABD Büyükelçiliği önüne siyah çelenk bırakarak coğrafyamızı ateşe veren bu cinnet haline itirazımızı haykırdık. Siyonizmin ve İsrail’in azgınlığına, çocukları hedef alan, aileleri parçalayan, kadınları çaresiz bırakan bu vahşete “hayır” dedik. Epstein çukurunda debelenenlerin gündem saptırmak için İran’ı hedef alıp, devamında coğrafyamızı ateşe atmasına da, bu kirli akla da “hayır” dedik. Biz; emeğin, vicdanın ve insanlığın tarafındayız. Savaşa hayır, zulme hayır, adaletsizliğe hayır!
Emperyalizme, Siyonizme SAVAŞA HAYIR !
Amerikan Büyükelçiliği önüne bıraktığımız siyah çelenk, bir sembolik jest değildir; o çelenk, bu çağın üzerine çöken karanlığın, çocukların kanıyla büyüyen bir düzenin, demokrasi ve özgürlük söylemiyle süslenmiş bir yıkım siyasetinin ifşa edilmesidir.
Savaşa Hayır! Basın Açıklaması ve Siyah Çelenk Bırakma Eylemi https://t.co/pgOv3oL11z
— Memur-Sen (@MemurSenKonf) March 27, 2026
Çünkü artık açıkça görüyoruz: Bu dünyada savaşlar gerekçelerle başlamıyor. Savaşlar, gerekçeler üretilerek başlatılıyor. bugün İran’a yönelen saldırı, işte böyle bir düzenin devamıdır. Üstelik Emperyalizmin ve Siyonizmin oluşturduğu Bu Kanlı Anafor; Lübnan’ı, Gazze’yi, Azerbaycan’ı, Suriye’yi, Irak’ı, Katar’ı, Bayreyn’i, Kuveyt’i, Ürdün’ü, Umman’ı, Güney Kıbrıs’ı, Birleşik Arap Emirliği’ni, Yemen’i Suudi Arabistan’ı hasılı tüm bölgeyi de içine çekerek adım adım ateşe veriyor. Doğu Akdeniz’den Basra Körfezi’ne, Kıbrıs’tan Yemen’e uzanan bu hat, kontrollü biçimde genişletilen bir kuşatma düzenidir.
Zulüm sürdükçe isyanımız dinmeyecek, Savaşa Hayır! haykırışımız sürecek ABD Büyükelçiliği önünde gerçekleştirdiğimiz siyah çelenk bırakma eylemi ve basın açıklamamızla; zulmü, işgali ve insanlık dışı saldırıları bir kez daha lanetledik. Zulüm sürdükçe haykırışımız dinmeyecek, bu itirazımız susmayacak. Memur-Sen olarak bu eylemimizle; kan ve yıkım üzerinden güç devşiren, acıyı siyasetin malzemesi hâline getiren o karanlık zihniyeti bir kez daha güçlü şekilde telin ettik. Soykırımcı İsrail ve onun arkalayıcısı emperyalist Amerika Birleşik Devletleri tarafından yürütülen bu vahşet; sadece bir coğrafyayı değil, insanlığın vicdanını hedef almaktadır. Çocukların göz göre göre katledildiği, annelerin feryadının göğe yükseldiği, masumların hayatının yok sayıldığı bu zulmü asla kabul etmeyeceğiz. Babasının gözleri önünde el kadar bebeğin bacağında sigara söndüren vahşiliğe, asla razı gelmeyeceğiz asla razı gelmeyeceğiz. #SavaşaHayır
BOMBA DÜŞMEYEN ÜLKE KALDI MI ? Bu kanlı anafor; Lübnan’ı, Gazze’yi, Azerbaycan’ı, Suriye’yi, Irak’ı, Katar’ı, Bahreyn’i, Kuveyt’i, Ürdün’ü, Umman’ı, Güney Kıbrıs’ı, Birleşik Arap Emirlikleri’ni, Yemen’i, Suudi Arabistan’ı; hasılı tüm bölgeyi içine çekerek adım adım ateşe vermektedir. Ülkemiz dahil bomba düşmeyen toprak kalmadı neredeyse. Biliyoruz… Ortadoğu’da akan her damla kanın, dökülen her gözyaşının ardında; merhametsiz, hakkı tanımayan bu zalim zihniyet vardır. Sözüm ona demokrasi ve özgürlük söylemleriyle üzeri örtülmeye çalışılan bu kirli savaş; milyonlarca insanın hayatına mal olmuş, milyonları yurdundan, ocağından, sevdiklerinden koparmıştır. Bugün bıraktığımız siyah çelenk; sadece bir tepki değil, aynı zamanda tarihe düşülen bir kayıttır. İnsanlık vicdanına bırakılan bir şahitliktir. Biliyoruz… Zulüm ile abad olunmaz. Mazlumun ahı, er ya da geç zalimi kuşatacaktır. Onun için; mazlumun yanında durmaktan, hakkı haykırmaktan, adaleti savunmaktan asla geri durmayacağız. İlanımızdır: Susmayacağız. Geri durmayacağız. Vazgeçmeyeceğiz. Bu katil düzen hesap verecek. SAVAŞA HAYIR! ZULME HAYIR! #SavaşaHayır