EĞİTİM FAKÜLTESİNE ÖĞRETMEN OLMAK İÇİN GİDİLİR!
— Talip Geylan (@TalipGeylan06) August 5, 2026
Son 10 yılda eğitim fakültesi mezunlarının kamu ya da özel sektördeki istihdam alanları ile ilgili bir saha araştırması yapılsa, emin olun ki ilk sırada öğretmenlik mesleği gelmez!
Mezunlarımız, maalesef polis ya da sözleşmeli… pic.twitter.com/YL1c4bKhL3
EĞİTİM FAKÜLTESİNE ÖĞRETMEN OLMAK İÇİN GİDİLİR!
Son 10 yılda eğitim fakültesi mezunlarının kamu ya da özel sektördeki istihdam alanları ile ilgili bir saha araştırması yapılsa, emin olun ki ilk sırada öğretmenlik mesleği gelmez! Mezunlarımız, maalesef polis ya da sözleşmeli asker oluyorlar, hatta zincir marketlerde tezgâhtarlık yapıyorlar. Bu asla doğru değildir! Eğitim fakültesi mezunları öğretmen olmalıdır! Bu konuda gerekli tedbirlerin alınması lazım. Bu tedbirlerin başında da devlet okullarındaki öğretmen ihtiyacını gidermek gelmektedir. Velhasıl; Ücretli öğretmen çalıştırmaya gerek kalmayacak sayıda atama yapılmalıdır.
EĞİTİM FAKÜLTESİ MEZUNLARI ÖĞRETMEN OLMALIDIR!
Gençlerimiz eğitim fakültelerinde yıllarca emek veriyor, mezun oluyor, sınavlarda başarılı oluyor ancak atanamıyor. Bu çok acı bir tablodur.
Son 10 yılda eğitim fakültesi mezunlarının kamu ya da özel sektördeki istihdam alanları ile ilgili bir saha araştırması yapılsa, emin olun ki ilk sırada öğretmenlik mesleği gelmez! Öğretmenlerimiz, polis ya da sözleşmeli asker oluyorlar, zincir marketlerde tezgâhtarlık yapıyorlar. Bu doğru değildir.
Eğitim fakültesi mezunları öğretmen olmalıdır! Bu konuda gerekli tedbirlerin alınması lazım. Bu tedbirlerin başında da devlet okullarındaki öğretmen ihtiyacını gidermek gelmektedir.
2025 AGS’de yaşanan hayal kırıklığını 2026 AGS’de öğretmen adaylarımıza yaşatmayalım. En azından ücretli öğretmen çalıştırılmasına ihtiyaç bırakmayacak sayıda atama kontenjanı tahsis edelim.
Sadece 10 bin atamayla öğretmen ihtiyacını karşılamak mümkün değildir.
Geylan 2025 Akademi Giriş Sınavı sürecine değinerek, sınav sonuçlarına göre hükümetin yalnızca 10 bin öğretmen atama kontenjanı ayırmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Geçtiğimiz eğitim-öğretim yılında 62 ilden gelen resmî verilere göre 71 bin 757 ücretli öğretmenin görevlendirildiğini belirten Geylan, bu rakamın 81 ile yayıldığında yaklaşık 100 bine ulaştığınıifade etti. Öğretmen açığı nedeniyle öğrencilerin derslerinin boş geçmemesi için il ve ilçe millî eğitim müdürlüklerinin pansuman tedbir olarak ücretli öğretmen görevlendirdiğini söyleyen Geylan, sadece 55 ilde norm kadro açığının 80 bin 449 olduğunu söyledi. Son iki yılda emekli olan öğretmen sayısının da yaklaşık 20 bin olduğuna dikkat çeken Geylan, “Sadece 10 bin atamayla öğretmen ihtiyacını karşılamak mümkün değildir. Bu durum asla kabul edilemez.” dedi.
Hem 2024 KPSS’de kontenjan yetersizliği nedeniyle ataması yapılmayan öğretmenler hem de 2025 AGS’de yalnızca 10 bin kontenjan ayrılması nedeniyle mağdur olan genç kardeşlerimiz için ek atama kontenjanı verilmelidir.
Geylan, 25 Kasım 2025 tarihinde MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında öğretmen atamalarına ilişkin yaptığı değerlendirmeleri de hatırlattı. Bahçeli’nin, 2024 KPSS sonucuna göre yapılan 15 bin öğretmen atamasının yetersiz olduğunu dile getirdiğini belirten Geylan, kendi branşında ilk 30, 40 ya da 50’ye girmesine rağmen kontenjan yetersizliği nedeniyle atanamayan öğretmenlerin yaşadığı mağduriyete dikkat çektiğini söyledi. Geylan, “Bu kapsamda hem 2024 KPSS’de kontenjan yetersizliği nedeniyle ataması yapılmayan öğretmenler hem de 2025 AGS’de yalnızca 10 bin kontenjan ayrılması nedeniyle mağdur olan genç kardeşlerimiz için ek atama kontenjanı verilmelidir.” diye konuştu.
2026 AGS kapsamında en azından ücretli öğretmen çalıştırılmasına ihtiyaç bırakmayacak sayıda atama kontenjanı tahsis edilsin.
2026 Akademi Giriş Sınavı sürecine de değinen Geylan, henüz kontenjan sayısının açıklanmadığına vurgu yaparak, “2025 AGS’de yaşanan hayal kırıklığını 2026 AGS’de öğretmen adaylarımıza yaşatmayalım. En azından ücretli öğretmen çalıştırılmasına ihtiyaç bırakmayacak sayıda atama kontenjanı tahsis edelim.” dedi.
Eğitim fakültesi mezunları öğretmen olmalıdır!
Eğitim fakültelerinin öğretmen yetiştirmek amacıyla var olduğunu vurgulayan Geylan, şunları kaydetti: “Gençlerimiz eğitim fakültelerinde yıllarca emek veriyor, mezun oluyor, sınavlarda başarılı oluyor ancak atanamıyor. Bu çok acı bir tablodur. Son 10 yılda eğitim fakültesi mezunlarının kamu ya da özel sektördeki istihdam alanları ile ilgili bir saha araştırması yapılsa, emin olun ki ilk sırada öğretmenlik mesleği gelmez! Öğretmenlerimiz, polis ya da sözleşmeli asker oluyorlar, zincir marketlerde tezgâhtarlık yapıyorlar. Bu doğru değildir. Eğitim fakültesi mezunları öğretmen olmalıdır! Bu konuda gerekli tedbirlerin alınması lazım. Bu tedbirlerin başında da devlet okullarındaki öğretmen ihtiyacını gidermek gelmektedir. Az önce de ifade ettiğim gibi ücretli öğretmen çalıştırmaya gerek kalmayacak sayıda atama yapılmalıdır.”
MEB, özel öğretim kurumlarındaki öğretmenlerin ücret politikalarını ve özlük haklarını öğretmenlik mesleğinin onuruna yakışır hale getirmek için gerekli düzenlemeleri yapmalıdır.
Özel öğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin çalışma koşullarına da değinen Geylan, bu okullarda görev yapan öğretmenlerin meslek onuruna yakışmayan şartlarda çalıştırıldığını söyledi.
Bazı öğretmenlerin asgari ücretle, hatta bazı özel okullarda asgari ücretin altında çalıştırıldığını belirten Geylan, “Bir öğretmeni asgari ücretle ya da bunun altında çalıştırmak utançtır.” ifadelerini kullandı.
Millî Eğitim Bakanlığına çağrıda bulunan Geylan, özel okulların daha sıkı denetlenmesi gerektiğini belirtti. Bakan Yusuf Tekin’in “Mağdur edilen öğretmenler bize ulaşsın, gereğini yapalım.” açıklamasını hatırlatan Geylan, “Bakanlığın öğretmenlerin kendilerine ulaşmasını beklemesine gerek yok. Devletimiz denetim mekanizmalarını etkin şekilde kullanarak öğretmenlik haysiyetine yakışmayan ücret politikalarına müdahale etmelidir. Özel öğretim kurumlarında görev yapan öğretmenler kamudaki meslektaşlarıyla benzer mali ve özlük haklara sahip olmalıdır.” diye konuştu. Geylan, özel okullarda görev yapan birçok öğretmenin hafta sonu ve tatil günlerinde de çalıştırıldığını, eğitim-öğretim dışındaki pek çok faaliyette görev almak zorunda bırakıldığını belirterek, çalışma koşullarının öğretmenlik mesleğinin onuruna yakışmadığını ifade etti.
Geylan yaklaşık 500 bin öğretmeninkamuda görev beklediğini belirterek, bunun en önemli nedenlerinden birinin özel okullardaki çalışma koşulları olduğunu söyledi. Geylan, “Özel okullarda görev yapan öğretmenlerin mali ve özlük haklarının, kamuda görev yapan öğretmenlerin sahip olduğu haklarla mütenasip hale getirilmesi, bu kurumlarda görev yapan öğretmenlerin motivasyonunu artıracaktır. Millî Eğitim Bakanlığı, özel öğretim kurumlarındaki öğretmenlerin ücret politikalarını ve özlük haklarını öğretmenlik mesleğinin onuruna yakışır hale getirmek için gerekli düzenlemeleri ivedilikle yapmalıdır.”