MEMUR DEMEK DEVLET DEMEKTİR
GÜÇLÜ DEVLET GÜÇLÜ MEMURLA HAYAT BULUR. MEMUR VE MEMUR EMEKLİLERİMİZİN TALEPLERİ DAHA FAZLA ÖTELENMEMELİ
İNSANI YAŞAT Kİ DEVLET YAŞASIN
Genel Merkez yöneticilerimiz, Şube Başkanlarımız, İl Temsilcilerimiz ve Prof. Dr. Erkan Göksu hocamızın değerli katkılarıyla “Kızılcahamam Şube Başkanları ve İl Temsilcileri İstişare-Değerlendirme Toplantımızı” büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik.
Türk Büro-Sen Şube Başkanları ve İl Temsilcileri Toplantımızda; memurlarımızın yıllardan beri çözüm bekleyen sorun ve taleplerini ele almış, yapılan istişare toplantısı sonucu aşağıdaki hususların kamuoyu ile paylaşılmasına karar vermiştir.
34 Yıl önce “Bizim ilkemiz, Önce ülkemiz” diyerek yola çıkan sendikamız Türk Büro-Sen kuruluşunun 34 yılını gurur ve onurla kutluyoruz.
34 Yıl önce bir avuç inanmış kamu çalışanının yaktığı meşale, bugün yüzbinlerce kamu görevlisinin umudu, hak mücadelesinin en güçlü sesi haline gelmiştir.
Türkiye Kamu-Sen ve Türk Büro-Sen kuruluşundan bugüne kadar milli ve manevi değerlerinden taviz vermeden, kamu çalışanlarının haklarını korumak, emeğin itibarını yükseltmek ve adaletin hakim olduğu bir çalışma hayatı oluşturmak için kararlılıkla mücadele etmiştir.
Kamu çalışanlarının grevli toplu sözleşme hakkına kavuşması, adil bir ücret sisteminin hayata geçirilmesi, emeklilerimizin hak ettikleri refah seviyesine ulaşması ve çalışma hayatında liyakat ve hakikatin hakim olması için yürüttüğümüz mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Bu vesile ile başta kurucu genel başkanımız Ali Işıklar olmak üzere sendikamızın bugünlere gelmesinde emeği bulunan çizgisini bozmamış tüm teşkilat mensuplarımıza şükranlarımızı sunuyor, hakkın rahmetine kavuşanların da makamlarının âli olmasını diliyoruz.
Bilindiği üzere 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunun 31. Maddesi gereği; Sonu tek sayı ile biten yıllarda kamu işvereni dediğimiz hükümet ile üye sayısı en fazla olan sendikalarla yapılmaktadır. Geçtiğimiz Ağustos ayında da 8. Dönem Toplu Sözleşme gerçekleştirilmiştir. Önümüzdeki (2027 yılı) Ağustos ayında 9. Dönem Toplu Sözleşme gerçekleştirilecektir.
Yetkili sendika toplu sözleşme masasındaki başarısızlığını perdelemek adına sorumluluğu 4688 Sayılı yasaya atma yolunu seçmiş, akabinde kurul yapısını ve kararlarını eleştirdiğimiz, ancak halihazırda meşru zemin olan hakem kurulunu, hakeme başvurmayacağız beyanı ile tartışma açmış; ancak hakem heyeti toplantısına en erken kendileri gitmişlerdir.
Diğer yandan 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecine giderken kamudaki işçilerin sözleşme süreci gerçekleşmiş, kamuda eğitim, diploma, nitelik, görevin yetki sorumluluğu bakımından kıyas dahi yapılmayacak, kamu personel rejiminin yardımcı unsur kabul ettiği işçilerin ücretleri, rejimin asli unsuru olan devlet memurları ve kamu görevlilerinin maaşlarının önüne geçmiş, kamuda çalışma barışı bozulmuş, moral motivasyon düşmüştür.
Kamu işvereni dediğimiz hükümetle masaya oturan işçi sendikaları temsil ettikleri işçilerin haklarını alırken, aynı hükümetle masaya oturan memurları temsil eden yetkili sendika neden memurların hakkını alamamaktadır?
Sadece 8. Dönem değil, ondan önceki 7 toplu sözleşme döneminde başarısız olan yetkili sendikaya, 4688 Sayılı yasa ve hakem kurulu önceki dönemlerde gelmemiş, ancak mızrağın çuvala sığmadığı görüldüğü için, yani kamudaki işçilerin ücretleri kamu çalışanlarının önüne geçtiği için; kamuda yükselen sesler bastırılma imkanıkalmadığı için yetkili sendikanın topu taca atmaktan sorumluluğu 4688 Sayılı yasa ve hakem kuruluna atmaktan başka çaresi kalmamıştır.
Birinci Dereceye 3600 ek gösterge,
Yıllardır tartışılan Yardımcı Hizmetler Sınıfı,
Sendikamız tarafından Anayasa Mahkemesine taşınan İlave Ek Ödeme, mahkeme kararını beklemeden memur emekli maaşına yansıtılması,
Ek Zam ve Refah Payı
375 Sayılı KHK’ya ekli I sayılı cetvel kaldırılmalı, taşra kariyer uzmanları III, idareci yöneticiler II sayılı cetvelde düzenlenmeli, Vergi dilimlerinin %15’e sabitlenmesi,
Emeklilikte 2008 öncesi ve sonrası ayrımı,
Büyükşehir Tazminatı ve kira yardımı,
Kreş, yemek ve ulaşım bedelleri,
Harcırah ve fazla mesai tutarları,
Kadrolu ve güvenceli istihdam,
Enflasyon Farkının aylık ödenmesi,
1970 yılında dondurulan Sınıflandırma ilkesi derin dondurucudan çıkarılmalı, yeni hizmet sınıfları ihdas edilmeli,
Memurlarımızı bekleyen en önemli tehlike barınma sorunudur. Memurlarımızın %89’u son dört yılda ev alamamışlardır. Maaşlarının ¼ taksit tutarı ile TOKİ eliyle konut sahibi olmaları sağlanmalı konusu; başta olmak üzere memurumuzun can yakıcı hiçbir sorununa çözüm bulamamıştır.
Sendikal barajın kalkması nedeniyle yaşanılan sendika enflasyonu; başka bir deyişle meslek ve işyeri esaslı sendikal anlayış; Sendikalar, sadece belirli bir meslek grubunun çıkarlarını koruyan yapılar değil, tüm kamu çalışanlarını kapsayan, kapsamı daraldığında gücü ve etkisi zayıflayan yapılar haline gelir. Her meslek grubunun kendi dar talepleri etrafında ayrışması, zamanla meslekler arası gerilimleri artırabilir ve bu da çalışma barışını zorlayan bir zemine dönüşebilir.
Ucuz ve gayri ahlaki eşantiyon dağıtımı; 8 dönem 15 yıl yetkili olan sendikanın toplu sözleşme süreçlerindeki yetersizliği, memurların sendikal mücadeleye olan güvenini sarsmış, emek mücadelesini parçalayan, zayıflatan meslek ve kurum sendikalarının artması, kamu görevlilerinin haklarını korumakla yükümlü sendikaların, promosyon, çanta veya termos gibi eşantiyonlar dağıtarak üye toplamaya çalışması, asil hak arama mücadelesine zarar vermiş, bu yüzeysel yaklaşım memurun enflasyon ve özlük hakları gibi gerçek sorunlarının üstünü örtmüştür.
Sonuçta Türk Büro-Sen olarak; sendikal alanı kirletmeden, sendikal mücadeleyi amacından saptırmadan, kamu görevlilerimizin insanca yapabileceği ekonomik ve sosyal haklar sağlanana kadar gerçek sendikacılığın hakkını verecek, mücadelesini yürüteceğiz. “İnsanı Yaşat Ki Devlet Yaşasın”
Toplantımızın sonuç bildirgesinin tüm teşkilatımız için hayırlara vesile olmasını diliyoruz.