8 Nisan 2024 ve 15 Nisan 2025 tarihlerinde Ankara’da yapılan ilk iki çalıştayın devamı niteliğindeki bu buluşmada; konuşma dilinin söz varlığı, söyleyiş özellikleri ve günlük kullanım örnekleri üzerinden değerlendirmeler yapılarak ortak ilke ve öneriler ele alındı.
Çalıştayın açış konuşmaları Yüksek Kurum Başkanı BE Prof. Dr. Derya ÖRS ve Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman MERT ile Başspiker ve Türk Dil Kurumu Bilim Kurulu Üyesi Şener METE tarafından yapıldı.
Yüksek Kurum Başkanı BE Prof. Dr. Derya ÖRS yaptığı konuşmada, Türk Dil Kurumunun Türkçenin doğru ve etkili kullanımını yaygınlaştırma çalışmalarına değinerek düzenlenen bilimsel toplantılarla Türk dilinin gelişimine ivme kazandırdığını belirtti. Bu tür çalıştayların güncel meselelere bütüncül bir bakış açısı getirdiğini vurgulayan Prof. Dr. ÖRS, çalışmalarda kapsayıcı ve yönlendirici bir yaklaşımı temel ilke olarak işaret etti. Sürece, ilgili bakanlıkların aktif katılımının kritik önemde olduğunu da hatırlatan BE ÖRS, sorunların çözümünde iş birliğinin şart olduğunu, Türk Dil Kurumunun ise bu süreçte bilimsel zemini oluşturan çatı kuruluş rolünü devam ettireceğini kaydetti.
Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman MERT, dilin yaşayan ve sürekli değişim gösteren bir varlık olduğuna işaret ederek bu sürecin bilinçli bir yönlendirmeyle ele alınması gerektiğini belirtti. Konuşma dilinin yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda toplumun ortak hafızasını ve estetik anlayışını bünyesinde barındıran güçlü bir unsur olduğunu hatırlatan MERT, Türkçenin doğru, anlaşılır ve estetik kullanımını bir kültürel miras meselesi olarak nitelendirdi.
Çalıştayın temel hedefinin teorik tartışmaların ötesine geçerek sahada karşılık bulacak uygulanabilir öneriler geliştirmek olduğunu dile getiren Prof. Dr. Osman MERT, bilimsel birikim ile mesleki deneyimi harmanlayan bu sürecin geleceğe aktarılacak kalıcı bir çerçeve çizeceğini vurguladı. Söz konusu yaklaşımın, dilin korunması ve geliştirilmesi noktasında sağlam bir zemin oluşturacağı üzerinde durdu.
Prof. Dr. Osman MERT ayrıca, çalışma sonunda elde edilecek verilerin ve ortaya konulacak sonuçların, konuşma dili alanındaki akademik ve pratik çalışmalara rehberlik edecek somut bir yol haritası niteliği taşıyacağını kaydetti. Bu kapsamlı hazırlığın, dil politikalarının uygulama safhasına doğrudan katkı sunacağını belirterek konuşmasını tamamladı.
Programın ilk gününde “Diksiyon Kitapları” başlığı altında Billur Adalet İBRAHİMHAKKIOĞLU, Şener METE, Nurcihan ERGÜN, Seyhan KARAMAN ve Gülnur GÜNAY’ın bildirileri sunuldu. Sunumlarda diksiyon kitaplarında yer verilen konular, disiplinler arası yaklaşımın gerekliliği, Türkiye’de yayımlanan eserlerin karşılaştırmalı incelenmesi ve alandaki içerik standartları üzerinde duruldu. Ayrıca diksiyon kitapları ile eğitim uygulamaları arasındaki uyum, yapısal eksiklikler ve geliştirilmesi gereken yönler tartışıldı.
Aynı gün yapılan “Diksiyon Eğitimleri” başlıklı ikinci ve üçüncü oturumlarda ise Cüneyt GÜNDOĞDU, Cüneyt KIRAN, Gürsel KAYA, Halil Murat ATIL, Nedim ATAK ve Murat Can CANBAY görüşlerini paylaştı. Ardından Füsun ÜNSAL, Gözde BARANOĞLU, Nilgün DORUK, Erdoğan ARIKAN ve Şener METE söz aldı.
Oturumlarda eğitim süreçlerinin niteliği ayrıntılı biçimde ele alındı. Sosyal medya mecralarında verilen eğitimlerde yetkinlik sorunu, eğitim verenlerin alan yeterliliği, program içeriklerinin standartlaştırılması ihtiyacı ve denetim eksikliği gündeme getirildi. Diksiyon eğitiminin sosyal, kültürel ve ekonomik boyutu, dijital sistemlerin eğitim süreçlerine etkisi, hatalı uygulamaların yol açtığı sorunlar ve eğitim programlarının nasıl yapılandırılması gerektiği üzerinde değerlendirmeler yapıldı. Ayrıca eğitimde karşılaşılan zorluklar ve bu sorunların aşılmasına yönelik somut öneriler paylaşıldı.
Oturumlar sonunda yapılan tartışma bölümlerinde, diksiyon alanında yayın ve eğitim süreçlerinin içerik bütünlüğünün sağlanması ve ehliyet ilkesinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Çalıştayın ikinci gününde sonuç raporu yazıldı. Program, Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman MERT’in katılımıyla yapılan “Kapanış ve Değerlendirme” oturumuyla sona erdi. İki gün süren çalıştayda, konuşma dili olarak Türkçenin doğru, etkili ve nitelikli kullanımına katkı sunacak değerlendirme ve öneriler kayda geçirildi.