“Şiddete Hayır !” Eyleminde Odağı Saptıranların Hedefi Şiddet Değil Hükümettir!
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan menfur saldırılarda, digital dünyanın dehlizlerinde kaybolmuş ve zombileştirilmiş katillerin öğretmen ve öğrencilerimizi şehit etmesine tepki koymak için iş bıraktık. Sesimizi yükselttik. Okul güvenliğinin güçlendirilmemesi, rehberlik hizmetlerinin artırılmaması, sanal dünyanın tuzaklarına erişimin sınırlanmaması, okulların ve öğretmenlerin gereksiz yüklerden kurtulamaması, öğrenciye odaklanmaya fırsat vermeyen angaryalar gibi tartışılması gerekirken hususlara odaklanırken; bazı sendika (!) ve marjinal guruplarca bu olayda da odak saptırılmış ve tartışma siyasal bir zemine çekilmiştir. Ait oldukları sosyal tabanın siyasal bilinçaltına mesaj vermek için saçmalayan sendikalar; sınırı korumak gerekirken, kapsamın dışına çıkmış, sapla samanı karıştırmış, dün ve bugünleri çelişmiş, adeta tutarsızlığın resmini çizmişlerdir. 1 Ay Önce: “Okullar karakol değildir, eğitim polis nezaretinde sürdürülemez." diyen sendika, 1 Ay Sonra: Bakanlığın önünde polis var, X ray var. Okulların önünde polis yok. Güvenlik neden polis tarafından sağlanmıyor diyor. Bunun biri doğru biri yanlıştır. Doğru alan; okulun güvenliği elinde plastik cop bulunan ve kendi güvenliğini sağlamakta zorlanacak bir personel tarafından değil, silahlı baskınlar da göstermiştir ki polis tarafından sağlanmalıdır. Sendikacılığı ideolojik saplantılarına meze yapanların derdi başka.
Ramazan Etkinliklerinden rahatsız olanlar,
Okullarda tahtaları mora boyamaya kalkıp, çocuklara LGBT propagandası yapmaya yeltenenler,
Okul çağındaki çocuklarımızı terör örgütüne sermaye yapamazsınız diye isyan eden, teröre karşı bayrak açan Diyarbakır Annelerini desteğe giden üyelerini sendikadan ihraç edenler,
Devletimiz teröre karşı operasyon başlatınca Terör örgütüne canlı kalkan olmak isteyenler,
Yaralanan teröristleri sendika merkezlerinde tedavi etmeye yeltendikleri için polis tarafından sendika bürosu basılanlar,
Şehit Öğretmen Aybüke Yalçın için mesaj yayınlıyor görünüp terör örgütüne bir çift laf bile söyleyemeyenler kalkmışlar kitle konsolide etmeye, marjinal yapılarla motive olmaya, sapla samanı karıştırıp; üzüm yeme değil bağcı dövmeye yelteniyorlar. Derdi derdimiz olmayanlardan uzağız biz. İş bırakma eyleminde maksat hasıl olmuş, bu vesileyle devlet digital dünyanın karanlık dehlizlerine girilmiş, tehlike görülmüş, gözaltılar ve müdahalelerle bazı tehlikeler önlenmiştir. Okulların güvenliği konusuna dikkatler toplanmıştır. Bu saatten sonra okul ve güvenlik konusu, siber tuzaklar mevzusu asla eskisi gibi değerlendirilmeyecektir. Bizim derdimiz sorun çıkarmak değil sorunu göstermek, çözüme vesile olmaktır. Derdimiz üzüm yemektir, bağcı dövmek değildir. Maksat hasıl olmuştur. Pazartesi günü bayrağımızla okullarımızda olacak, dua ile şehitlerimizi anacak, oluşturulmak istenen iklime asla teslim olmayacak, her zaman olduğu gibi kaos peşinde koşan felaket tellallarına yine fırsat vermeyeceğiz.