İstanbul Şile Ayet Azer Aran Savunma Sanayi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisemizin açılışını gerçekleştirerek gençlerimizin kabiliyetlerini ülkemizin üretim gücüyle buluşturacak kıymetli bir eğitim kurumunu daha eğitim ailemize kazandırdık. Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayiinde kaydettiği ilerleme, ülkemizin uluslararası alandaki hareket kabiliyetini ve stratejik gücünü artırmaktadır. Bakanlık olarak ülkemizin güvenliği açısından büyük önem taşıyan bu alanda gençlerimizi daha lise çağında sektörün ihtiyaç duyduğu bilgi, beceri ve üretim kültürüyle buluşturuyoruz. Bu kıymetli esere katkı sunan Sayın Ayet Azer Aran’a ve okulun kuruluşundan bugüne emeği geçen yöneticilerimize, öğretmenlerimize ve çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Yeni okulumuz Şile’mize, İstanbul’umuza ve ülkemize hayırlı olsun.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın programının uygun olduğu bir anda bu kurumların açılışlarını yapacaklarını belirten Bakan Tekin, "Bu bahsettiğim okullar kamu kaynaklarından yaptığımız okullar. Yani genel bütçeden, il özel idarelerinden, YİKOB'dan yaptığımız okullar. Bunların açılışları için biz Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle ayrı bir program organize etmek istiyoruz ama ben Millî Eğitim Bakanı olarak sadece hayırseverlerimizin yaptığı okulların açılışına gidiyorum. Gitme sebebim de şu: Hayırseverimize öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin, velilerimizin ve katılımcıların huzurunda teşekkür etmek... Allah razı olsun, demek..." diye konuştu.
Tekin, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in "Cumhuriyet'in 100. yılına mektup yazalım. Cumhuriyet'in 100. yılına herkes nasıl bir Türkiye Cumhuriyeti hayal ettiğini anlatsın.' düşüncesiyle bir kampanya başlattığını anlattı.
PTT'nin bu kampanyayı yönettiğini dile getiren Tekin, şunları kaydetti:
"Bu kampanyada eğitim için yazılan talepler, öneriler, Türkiye hayalleriyle ilgili mektuplar var. 2023'ün 29 Ekim günü PTT tarafından bunlar Millî Eğitim Bakanı olarak şahsıma ulaştırıldı, getirildi. Bu mektupları tek tek okuduk. 2002 öncesi Türkiye'yle ilgili o mektuplarda çok enteresan anekdotlar var. Maalesef Türkiye Cumhuriyeti devletine, Türkiye Cumhuriyeti'nin genç nesline hiç yakışmayan bir eğitim öğretim ortamı söz konusu. Fiziki kapasite açısından baktığımızda o mektuplarda öğretmenlerimiz şöyle bir şeyi hayal ediyorlar: 'İnşallah, cumhuriyetin 100. yılında 45-50 kişilik sınıflarda ders yapabiliriz.' Bakın, öğretmenimiz 45-50 kişilik sınıflarda ders yapmayı hayal ediyor. Muhtemelen 70-80 kişilik sınıflarda ders yapılıyor. Bir başka öğretmenimiz 'İnşallah, cumhuriyetin 100. yılında içinde çocuklarımızın tuvalet ihtiyacını giderebileceği okullarımız olur.' diyor. Okul binalarımızın hangi fiziki kriterlere sahip olduğunu görelim."
Bakan Tekin, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından uygulanan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025'e de değindi.
Türkiye'nin 2003 yılında ilk defa katıldığı PISA döngüsünde 38 OECD üyesi ülke arasında hiçbir alanda ilk 30'un içerisine giremediğini aktaran Tekin, "Dersliklerinde 45-50 kişiden daha fazla öğrencinin olduğu bir ortalama var. Okul binalarının hiç ergonomik ve sağlıklı olmadığı, akademik başarının OECD üyesi ülkeler arasında 38 ülke içinde bile ilk 30'a giremeyen bir Türkiye'den bahsediyorum." değerlendirmesini yaptı.
Tekin, bugünün Türkiyesi'nde eğitim sisteminin geldiği noktanın üst seviyelere çıktığına dikkati çekerek, "Bundan on gün önce, Bratislava'da OECD'nin 2025 Değerlendirme Toplantısı yapıldı. Orada OECD ve PISA yöneticileri Türkiye'yle ilgili şu ifadeleri kullandılar: 'Türkiye son 20 yılda olağanüstü bir eğitim devrimi yaşadı.' Fiziki kapasite, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı, insan kaynağı ve teknolojik altyapı açısından önemli." dedi.
Cumhuriyet öncesinde başlayan mesleki eğitim hareketlerinin ülkeye gerçekten çok ciddi şekilde ivme kazandırdığını vurgulayan Tekin, şöyle devam etti:
"1980'li, 1990'lı yıllara geldiğimizde, bu ülkede mesleki ve teknik eğitim veren okullar ülkenin sınavla öğrenci alan okullarıydı. Maalesef Türkiye'de 28 Şubat 1997'de bundan rahatsız olan birileri çıktı. Siyasetin başarılı olmasından rahatsız olan, ülkenin gelişmesinden rahatsız olan birileri çıktı. 'İmam hatip liseleri ile meslek liselerinin önünü nasıl kesebiliriz?' diye bir bildiri yayınladılar, hükûmete dayattılar. Hükûmet bunu yapmaktan imtina edince onu yıkıp yeni bir hükûmet kuruldu. Akabinde de Türkiye'de mesleki ve teknik eğitim veren okullarımızdaki öğrenci sayıları, ortalamaları yüzde 17'lere kadar düştü. Meslek liselerinin orta kısımları kapatıldı imam hatiplerle beraber. Meslek lisesine giden çocukların önüne katsayı engeli getirildi. Meslek lisesi mezunları maalesef bu ülkede ikinci sınıf çocuk, ikinci sınıf genç pozisyonuna sürüklendi."
Bakan Tekin, 2002'den itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlı iradesiyle yeniden 28 Şubat darbesinin tahribatını ortadan kaldıracak adımlar atmaya başlandığını anlattı.
2013'ten itibaren mesleki ve teknik eğitimin hem itibarını yükseltmek hem de mesleki ve teknik eğitimdeki öğrencilerin mağduriyetlerini gidermek için çok önemli adımlar attıklarının altını çizen Tekin, bu yıl ortaokulu bitiren 100 öğrencinin 45'inin meslek lisesine gittiğini aktardı. Bakan Tekin, buradaki toplam ortalamanın da yüzde 43 olduğunu dile getirdi.
Türkiye'de nisan ayında OECD Beceriler Zirvesi'nin yapıldığını belirten Tekin, "OECD Genel Sekreteri, Türkiye'nin bilhassa 2013 sonrası mesleki ve teknik eğitimde attığı adımlarla ilgili olarak şu cümleyi kullandı: 'Bu konudaki tecrübenizi ve gelişmeleri diğer ülkelerle paylaşmanızı istiyoruz.' Bakın, bunlar çok önemli şeyler. Hem öğrenci sayısını artırdık. Yetmedi, bütün mesleki ve teknik eğitim veren okullarımızdaki programları, müfredatı, hepsini gözden geçirdik. Çağın ihtiyaçlarına göre, çağın muadilleriyle rekabet edebilecek şekilde yetişmesini istediğimiz çocuklarımızın çağın gerektirdiği şekilde mesleki ve teknik eğitim alması için müfredatları revize ettik." diye konuştu.
Tekin, Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) diye bir model ürettiklerini, bunları 12 yıllık zorunlu eğitimin bir parçası hâline dönüştürdüklerini söyledi.
Bunlar sayesinde mesleki ve teknik eğitimde devrim niteliğinde işler olduğuna dikkati çeken Tekin, "Tekrar 28 Şubat sürecinin öncesine dönmeye başladık. 2023 yılında Millî Eğitim Bakanlığına yeniden döndükten sonra sektörle istişarelerimizi devam ettirdik. Sektörle bu konuda hangi alanda yetişmiş elemana ihtiyaç var, hangi yeni alanlar geleceğin meslekleri olarak öngörülüyor, bunları tespit ettik. Başka modeller de ürettik, şu an Türkiye'de üç tane açtık, 'sektör içi okul' ve 'sektöre entegre okul' adlarıyla. Büyük iş yerlerinde eğitim öğretim imkânları da uygun ise sektör içi okullar açmaya başladık." ifadelerini kullandı.
Programa İstanbul Valisi Davut Gül, İl Millî Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, Şile Kaymakamı Mustafa Çit, Şile Belediye Başkan Vekili Sacit Terzi, hayırsever iş insanı Ayet Azer Aran, öğrenciler ve öğretmenler de katıldı.
Millî Eğitim Bakanı Tekin, açılış töreninden önce Şile Belediye Başkanlığını da ziyaret etti.