Mehmet Nuri Ersoy

Türkçemiz milletimizin hafızası, kimliği, ortak değerlerimizin ve istiklalimizin taşıyıcısıdır. Türkçemize emek veren kıymetli isimlerle Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumumuzda bugün düzenlenen "94. Dil Bayramı'nda Türk Diline Hizmet Ödülleri" programında bir araya geldik ve ödüllerini takdim ettik. 26 Eylül Dil Bayramı’nın 94. yılında, Türkçemizin sesini dünyanın dört bir yanına ulaştırmanın; onu çağın imkânlarıyla geliştirerek geleceğe taşımanın sorumluluğunu bir kez daha hatırlıyoruz. Ortak Türk Alfabesi konusunda sağlanan mutabakatı, ortak dil ve ortak gelecek idealimizin en anlamlı adımlarından biri olarak görüyoruz. Türk Diline Hizmet Ödülleri’ne layık görülen Doç. Dr. Sayın Menent Shukrieva’yı, Prof. Dr. Sayın Gülsün Leyla Uzun’u, Türkmeneli Televizyonunu ve Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesini gönülden kutluyorum. Türkçeye sahip çıkmak, millî hafızamıza ve geleceğimize sahip çıkmaktır.

İsrail, BM’de de Protesto Edildi
İsrail, BM’de de Protesto Edildi
İçeriği Görüntüle

Türk Dil Kurumu

94. Dil Bayramı’nda 2026 yılı “Türk Diline Hizmet Ödülleri” sahiplerine takdim edildi. 25 Eylül 2026 Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yerleşkesi Mehmet Nuri ERSOY: “Dil, bir milletin hafızasıdır, kimliğidir; varlık ve istiklal sebebidir. Türkçe bizim için yalnızca bir lisan değil binlerce yıllık tarihimizin, medeniyetimizin ve ortak değerlerimizin taşıyıcısıdır.” Prof. Dr. BE Derya ÖRS: “94 yıl önce bugün, 26 Eylül 1932’de toplanan Birinci Türk Dil Kurultayı, milletimizin kendi kaynaklarına dönme, kendi kimliğini inşa etme ve dilini muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarma kararlılığının bir beyanıdır.” Prof. Dr. Osman MERT: “Türkçe, Kâşgar’dan Bosna’ya, Kerkük’ten Bakü’ye, Ankara’dan Girne’ye geniş bir coğrafyada yankılanan devasa bir senfonidir. Bu senfoninin tek bir notası bile zayıflarsa ruhumuz eksilir. 94. Dil Bayramı vesilesiyle bir kez daha ilan ediyoruz ki; Türk Dil Kurumu, bu senfoninin kıyamete kadar aynı gürlükte ve durulukta çalınması için nöbetinin başındadır.”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün riyasetindeki I. Türk Dili Kurultayı’nın açış günü olan 26 Eylül’ün “Dil Bayramı” olarak kabul edilmesiyle Türkçenin millî kimliğimizin temel unsurlarından biri olduğu bir kez daha vurgulanmış; dilimizin korunması, geliştirilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması yönündeki ortak sorumluluğumuz tarihî bir anlam kazanmıştır.

Bu anlayış ve kararlılıkla binlerce yılık bir medeniyet birikimini bağrında taşıyan Türkçemizi korumak, bilim ve kültür dili kimliğini güçlendirerek yarınlara aktarmak ortak millî sorumluluğumuzdur. Türkçenin en önemli kalesi olan Türk Dil Kurumu, kuruluşundan bu yana dilimizin korunması, geliştirilmesi ve kültürel mirasımızın yaşatılması için yürüttüğü çalışmaları sürdürmeye devam edecektir.

26 Eylül Dil Bayramı vesilesiyle Türk Dil Kurumunun kurulmasına öncülük eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, Türk dilinin korunması ve gelişmesine emek veren herkesi saygı ve şükranla anıyoruz.

Prof. Dr. Osman MERT
Türk Dil Kurumu Başkanı

T.C. Millî Eğitim Bakanlığı

Türkçemiz; geçmişten geleceğe, gönlümüzden sözümüze uzanan ve bizi ulus yapan en güçlü bağımızdır. Millî Eğitim Bakanlığı olarak çocuklarımızın Türkçemizi doğru ve etkin kullanmaları, zenginliklerini tanımaları ve bu kutlu iletişim mirasını yarınlara taşımalarını temel sorumluluklarımız arasında görüyor,

Dört Beceride Türkçe Dil Sınavı,

Öğrencilerin Söz Varlığının Tespiti, Geliştirilmesi ve İzlenmesi,

Ortak Yazılı Sınavlarda Açık Uçlu Sorular,

Türkçe Dil Yerlikleri Sınavı,

Türkçe ve Türk Kültürü Ders Kitapları gibi kıymetli proje ve çalışmalarımızla dilimize hizmeti borç biliyoruz. 26 Eylül 1932’de toplanan I. Türk Dili Kurultayı’nın açılış gününü “Türk Dil Bayramı” olarak kutlamanın kıvancıyla, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Türkçemize emek ve gönül veren herkesi minnet ve şükranla anıyoruz…

Resim