TEÇ-SEN - Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası
DEMİREL: "Türkiye’nin stagflasyondan çıkış yolu bellidir: Üretim, adalet, güven ve adil ücret, insanca yaşam" Türkiye’de yaşanan ekonomik sıkışma, rakamların ötesinde bir toplumsal gerçekliğe dönüşmüştür. Market rafındaki etiket, kiralık ev ilanı, pazardaki fiyat, elektrik faturası, okul masrafı ve kredi kartı borcu, ekonomik krizin gündelik hayattaki dilidir. Türkiye’de mesele sadece enflasyonun kaç puan düştüğü ya da faizin hangi seviyede olduğu değildir. Mesele, milletin mutfağında yangının sönüp sönmediğidir. 2024’te sıkı para politikası başladı, 2025’te bu politikanın yükünü çalışan, emekli, esnaf ve dar gelirli daha ağır hissetti, 2026’da ise Türkiye’nin önünde kritik bir tercih duruyor: Ya sadece rakamları düzelten ama milleti rahatlatmayan bir ekonomi anlayışı sürecek ya da üretimi, emeği, adaleti ve insanca yaşamı merkeze alan yeni bir düzen kurulacak. Stagflasyon, ekonominin yavaşlaması kadar toplumun nefessiz kalmasıdır. Eğer fiyatlar hâlâ yüksekse, kiralar maaşları yutuyorsa, emekli pazara çıkamıyorsa, gençler gelecek kuramıyorsa, çalışan insan ay sonunu getiremiyorsa; orada sorun sadece ekonomik değil, ahlakidir, siyasidir, toplumsaldır. Türkiye bu krizden çıkar. Ama bunun yolu yükü yine milletin sırtına yıkmaktan değil; israfı kesmekten, vergide adaleti sağlamaktan, üreticiyi desteklemekten, çiftçiyi ayağa kaldırmaktan, KOBİ’yi yaşatmaktan ve çalışanın emeğine hakkını vermekten geçer. Rakamlarla oynayarak mutfaktaki yangını söndüremezsiniz. Güven olmadan yatırım, üretim olmadan refah, adalet olmadan huzur olmaz. Bizim ihtiyacımız olan şey; emeği ucuzlatan değil, çalışanı yaşatan bir düzendir. Tarımı bitiren değil, çiftçiyi ayağa kaldıran bir politikadır. Gençleri ülkeden gitmeye zorlayan değil, bu ülkede gelecek kurmaya inandıran bir yönetim anlayışıdır. Emekliyi açlığa mahkûm eden değil, onurlu yaşatan bir sosyal devlettir. "Türkiye’nin stagflasyondan çıkış yolu bellidir: Üretim, adalet, güven ve insanca yaşam" Çünkü milletin talebi lüks değil; emeğinin karşılığını aldığı, çocuğuna gelecek kurabildiği, insan onuruna yakışır bir hayattır. Rakamlar düzelirken millet yoksullaşıyorsa, orada başarı yoktur. Gerçek başarı, enflasyon düşerken halkın sofrasının büyümesi, emeğin değer kazanması ve geleceğe güvenin yeniden kurulmasıdır.