- “Yükseköğretime erişimi genişleterek kitleselleşme aşamasını büyük ölçüde tamamladık. Şimdi kalite, uzmanlaşma, uygulamalı öğrenme ve uluslararası rekabet gücü konularda sistemimizi daha da güçlendirmeye odaklandık”
- “Üniversiteler, bilgi üretimi, ekonomik kalkınma, toplumsal dönüşüm, bilim diplomasisi ve küresel rekabetin merkezinde yer alan stratejik kurumlar haline gelmiştir”
- EURAS Başkanı Prof. Dr. Aydın: “Uluslararası iş birliği trend değil zorunluluk”
Avrasya Yükseköğretim Zirvesi (EURIE) 2026, 60’ı aşkın ülkeden 300 kurumun katılımıyla İstanbul’da başladı.
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayında gerçekleştirilen zirvenin açılışında yaptığı konuşmaya, Gazze’de uzun süredir devam eden derin insani trajediye dikkat çekerek başladı.
İsrail’in soykırım niteliğindeki saldırılarında 70 bini aşkın kişinin yaşamını yitirdiğini; okullar, hastaneler ve ibadethaneler dahil Gazze’nin fiziki ve sosyal altyapısının neredeyse tamamen tahrip olduğunu belirten Özvar, Filistin’in koca bir neslinin yükseköğrenim imkanından fiilen mahrum kaldığını vurguladı.
Türkiye’nin bu trajediye kayıtsız kalmadığını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Gazze’den gelen öğrencilere kapılarını açtığını belirten Özvar, Filistinli öğrencilerden öğrenim ücreti de alınmadığını kaydetti. Özvar, küresel yükseköğretim camiasının da Gazze halkıyla dayanışma içinde olmaya devam etmesi ve ahlaki sorumluluğu üstlenmesi gerektiğini ifade etti.
İran merkezli çatışmalara da değinen Özvar, “Gelişmeleri derin bir endişeyle yakından takip ediyoruz. Can kayıpları, sivil altyapıya ve özellikle eğitim kurumlarına verilen zarar, son derece endişe vericidir. Aynı şekilde, Körfez bölgesindeki dost ve kardeş ülkelerin altyapısını hedef alan saldırılar da ciddi bir endişe kaynağıdır. Bu çatışmaların daha fazla tırmanmadan bir an önce sona ermesini içtenlikle umuyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Özvar, Avrasya Yükseköğretim Zirvesi’nin on yılı aşkın süredir uluslararası yükseköğretim camiasına önemli katkılarda bulunduğunu belirterek, 2026 Zirvesi'nin de yeni ortaklıklar kurmak, diyalogları teşvik etmek ve kurumlar arasında kalıcı iş birliğini desteklemek için büyük fırsat sunduğunu vurguladı.
- “Türkiye yükseköğretim sistemindeki dönüşüme aktif olarak yanıt vermektedir”
Yükseköğretimin dünya çapında, yalnızca kendi iç dinamikleri tarafından değil aynı zamanda güçlü ve geniş kapsamlı küresel eğilimler tarafından da yeniden şekillenmekte olduğunu anlatan Özvar, şöyle devam etti:
“Şu anda dünya çapında yaklaşık 250 milyon öğrenci yükseköğrenim görmektedir ve bu rakamın 2040 yılına kadar 600 milyona ulaşması öngörülmektedir. Böylesine dikkate değer bir büyüme, yükseköğretim sistemlerinin sadece erişim açısından değil aynı zamanda kalite, sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve kapsayıcılık açısından da kapsamlı bir şekilde yeniden gözden geçirilmesini gerektirmektedir.
Türkiye bu dönüşüme aktif olarak yanıt vermektedir. Yükseköğretime erişimi önemli ölçüde genişleten kitleselleşme aşamasını büyük ölçüde tamamlamış olan ülkemiz, şu anda kalite, uzmanlaşma, uygulamalı öğrenme ve uluslararası rekabet gücü boyutlarında sistemimizi daha da güçlendirmeye odaklanmaktadır.”
- “Odağımız; kalite, sektör ihtiyaçlarına uyum, toplumsal katkı, uluslararası görünürlük”
Üniversitelerin günümüzde, bilgi üretimi, ekonomik kalkınma, toplumsal dönüşüm, bilim diplomasisi ve küresel rekabetin merkezinde yer alan stratejik kurumlar haline geldiğini vurgulayan Özvar, “Türkiye’deki yükseköğretim alanında atılan her adım, yalnızca günümüzün zorluklarını yönetme ihtiyacını değil aynı zamanda geleceği şekillendirme konusundaki kararlılığımızı da yansıtmaktadır.” dedi.
Özvar, Yükseköğretim Kurulunun son yıllarda, kalite güvencesi, işgücü piyasasının ihtiyaçlarına uyum, topluma katkı ve uluslararası görünürlüğün artırılmasına odaklanan kapsamlı bir dönüşüm yaklaşımı benimsediğini aktardı.
Yükseköğretimdeki dönüşüme “2030’a Doğru Türkiye Yükseköğretim Vizyonu”nun rehberlik ettiğini kaydeden Özvar, tüm üniversitelerle kapsamlı istişareler sonucunda oluşturulan bu vizyonun, “Kalite odaklı süreç yönetimi ve etkin liderlik”, “Dijital dönüşüm ve veriye dayalı yönetişim”, “Ulusal ve uluslararası itibar ve görünürlük”, “Girişimci ve yenilikçi üniversite” olmak üzere dört temel sütuna dayandığını ifade etti.
Türkiye’nin, çok çeşitli bakış açılarıyla zenginleştirilmiş, dinamik ve rekabetçi bir yükseköğretim ekosistemine sahip olduğunu vurgulayan Özvar, “Bu sistem, açıklık, kalite ve küresel katılım gibi temel ilkeler üzerine inşa edilmiştir. Süregelen reformlar, genişleyen uluslararası iş birlikleri ve mükemmelliğe olan güçlü bağlılığımız sayesinde, kaliteli eğitim sunmaya, araştırmayı ilerletmeye ve yeniliği teşvik etmeye yüksek öncelik veriyoruz.” diye konuştu.
- EURAS Başkanı Aydın: “Uluslararası iş birliği trend değil zorunluluk”
EURAS Kurucu Başkanı ve İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Mustafa Aydın da konuşmasında üniversiteler için uluslararası iş birliğinin trend değil bir zorunluluk olduğunu vurguladı.
Küresel sorunlara çözüm üretebilmek için farklı bakış açılarına, kültürler arasında köprüler kurmaya, küresel vatandaşlara ve stratejik ortaklıklara ihtiyaçları olduğunun altını çizen Prof. Dr. Aydın, uluslararası stratejik iş birliği yapmayan hiçbir kurumun tek başına fark yaratmasının mümkün olmadığını ifade etti.
Protokol konuşmalarının ardından Yükseköğretim Kurulu Başkanı Özvar, beraberinde EURAS Başkanı Prof. Dr. Aydın, Yükseköğretim Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Naci Gündoğan, Yürütme Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Hüseyin Karaman, Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Prof. Dr. Mahmut Ak, Prof. Dr. Arif Bilgin, rektörler ve diğer katılımcılarla birlikte fuar alanının açılışını yaptı.
Özvar daha sonra farklı ülkelerden üniversitelerin ve kurumların standlarını ziyaret etti.