- Yapay zekâ artık tek bir sektörün değil bütün sektörlerin ortak dili
- Öğrenciler daha mezun olmadan farklı şirketlerde görev alıyor
- Sektörden gençlere: “Öğrenciler bu ülkenin en önemli sermayesi. Belki beş yıl sonra, on yıl sonra bu arkadaşlarla birlikte çalışıyor olacağız”
- Mezunlar ASELSAN, HAVELSAN ve TUSAŞ başta olmak üzere pek çok farklı alanda stratejik kurumlarda görev alıyor
Yapay zekâ artık yalnızca teknoloji şirketlerinin değil savunmadan sağlığa, finanstan eğitime, üretimden kamu hizmetlerine kadar bütün sektörlerin üretim, karar alma ve hizmet süreçlerini dönüştüren temel teknolojilerden biri hâline geliyor. Dünyada şirketler yapay zekâyı kullanan değil onu geliştiren, veriyi anlamlandıran ve gerçek problemlere çözüm üreten mühendisler arıyor.
Türkiye de Yükseköğretim Kurulunun attığı yeni adımlarla bu dönüşümün ihtiyaç duyduğu insan kaynağını yetiştiriyor. Geleceğin meslekleri arasında yer alan Yapay Zekâ Mühendisliği, yalnızca yeni bir mühendislik alanı olmanın ötesinde, ülkenin dijital dönüşümüne yön verecek insan kaynağını yetiştiren stratejik programlar arasında yer alıyor.
Öğrenciler daha eğitimleri devam ederken savunma sanayisi ve teknoloji şirketlerinde görev almaya başlıyor. Mezunlar ise ASELSAN, HAVELSAN, TUSAŞ başta olmak üzere Türkiye'nin stratejik kurumlarının yanı sıra pek çok farklı alanda yapay zekâ tabanlı kritik projelerde çalışıyor. Akademisyenler yapay zekânın artık bütün sektörlerin ortak teknolojisi olduğu konusunda görüş birliğine varırken, sektör temsilcileri de nitelikli yapay zekâ mühendislerine olan ihtiyacın her geçen gün arttığını vurguluyor.
Hacettepe Üniversitesi Yapay Zekâ Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tunca Doğan, yapay zekâ mühendislerinin yalnızca algoritma geliştiren kişiler olmadığını, veriyi işleyen, karar destek sistemleri tasarlayan ve üretim süreçlerini dönüştüren mühendisler olarak yetiştirildiğini söyledi. Öğrencilerin eğitim sürecinde kodlama, algoritma geliştirme, veri işleme ve yapay zekâ modelleme gibi alanlarda güçlü bir altyapı kazandığını belirten Doğan, mezunların savunma sanayisinden sağlığa, üretimden finansa kadar çok geniş bir yelpazede çalışma imkânına sahip olduğunu ifade etti.
- “Hammaddesi insan, çalışma alanı dünya”
Yapay zekâ alanında yaşanan hızlı dönüşümün merkezinde nitelikli insan kaynağının bulunduğunu belirten akademisyenler, Türkiye'nin sahip olduğu güçlü yazılım, savunma sanayisi ve sağlık teknolojileri ekosistemi sayesinde genç mühendisler için önemli fırsatlar sunduğuna dikkat çekiyor.
Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Akçapınar Sezer yapay zekânın dokunamadığı hiçbir sektör kalmadığına dikkat çekerek sağlıktan savunma sanayisine, eğitimden tarıma, sanayiden turizme kadar çok farklı alanlarda yapay zekâ tabanlı çözümler geliştirildiğini kaydetti.
- “Nitelikli insan kaynağı belirleyici olacak”
Bu dönüşümün yapay zekâ mühendislerine olan ihtiyacı her geçen gün artırdığını ifade eden Sezer, “Yapay zekâ mühendisliği gençlere yalnızca yüksek istihdam değil aynı zamanda küresel ölçekte çalışma imkânı sunuyor. Bu meslek belirli bir fiziksel mekâna bağlı çalışmaya zorlamıyor. Değişen çalışma modellerine uyum sağlayabilen, dünyanın her yerine hizmet üretebilen bir meslek." dedi.
Türkiye'nin yalnızca yapay zekâ teknolojilerini kullanan değil geliştiren ülkeler arasında yer alabilmesi için nitelikli insan kaynağının belirleyici olacağını vurgulayan Sezer, "Bizim en değerli hammaddemiz insan. Öğrencilerimizi yalnızca bugünün değil önümüzdeki 30-35 yılın teknolojilerine yön verecek mühendisler olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz." dedi.
- Savunma sanayisinde yapay zekâ yatırımları yeni kariyer alanları oluşturuyor
Roketsan Yapay Zekâ Müdürü Bilge Kağan Görür, yapay zekânın artık stratejik bir teknoloji hâline geldiğini belirterek, "Yapay zekâyı hayatımızın her alanında kullanmaya başladık. Problemlerimiz geleneksel yöntemlerle çözemeyeceğimiz kadar karmaşık hâle geliyor. Bu tür durumlarda yapay zekâ veriyle çözüm üretebildiğimiz yaklaşımlar sunuyor." dedi. Savunma sanayisinde yapay zekâ yatırımlarının hızla arttığını vurgulayan Görür, "Haliyle özellikle yeni mezunlar için yeni iş alanları oluşmaya başladı. Yerli ve millî yapay zekâ çözümleri geliştirmek zorundayız." ifadelerini kullandı.
- "Sektör analitik düşünen ve proje üreten mühendisler arıyor"
Yapay zekâ ile birlikte işe alım kriterlerinin de değiştiğini belirten Görür, "Artık biraz iş değişti. Bir programlama dilini bilmeyen birisi bile çok hızlı adapte olabiliyor. Onun için biz daha çok sistematik düşünme, analitik düşünme ve problem çözme gibi yetenekleri arıyoruz." diye konuştu. Öğrencilerin üniversite yıllarında gerçek projelerde yer almalarının önemli avantaj sağladığını vurgulayan Görür, mülakatlarda öğrenciliğinde bazı projeleri hayata geçirmiş kişilerin bir adım öne çıktığını söyledi.
Gençlere yüksek teknoloji alanlarına yatırım yapmaları çağrısında bulunan Görür, "Roketsan yüksek teknoloji üreten ve bu teknolojiyi ürünlerinde kullanan bir firma. Buna sadece Roketsan'ın değil, bütün savunma sanayisinin ihtiyacı var. Öğrencilerimizin de ileride buralarda çalışabileceğini düşünerek yüksek teknolojiye yatırım yapmalarını bekleriz." dedi.
Öğrencilerin gelecekte Türkiye'nin teknoloji ekosisteminin en önemli insan kaynağını oluşturacağını belirten Görür, "Öğrenciler bu ülkenin en önemli sermayesi. Belki beş yıl sonra, on yıl sonra bu arkadaşlarla birlikte çalışıyor olacağız." ifadelerini kullandı.
- Mezunlar stratejik kurumlarda görev alıyor
Yapay Zekâ Mühendisliği programlarının uygulama odaklı eğitim anlayışı mezunların kariyerine de doğrudan yansıyor. Daha öğrencilik yıllarında kazandıkları teorik bilgi ve uygulama deneyimini çalışma hayatına taşıyan mezunlar, savunma sanayisi başta olmak üzere Türkiye'nin stratejik kurumlarında görev alıyor. Yapay Zekâ Mühendisliği mezunu Muhammed Görkem Kola, mezuniyetinin ardından önce HAVELSAN'da, ardından ASELSAN'da görev aldığını söyledi.
Yapay zekâ mühendislerinin yalnızca savunma sanayisinde değil telekomünikasyon, bankacılık, havacılık ve teknoloji şirketleri başta olmak üzere veriye dayalı karar alma süreçlerinin bulunduğu çok sayıda sektörde görev alabildiğini belirten Kola, dijital dönüşüm hızlandıkça bu alandaki uzman ihtiyacının da sürekli arttığını söyledi.
- Öğrenciler daha mezun olmadan geleceğin teknolojilerini geliştiriyor-
Yapay Zekâ Mühendisliği öğrencileri de bölümü tercih ederken en önemli motivasyonlarının geleceğin teknolojilerini geliştiren ekiplerin içinde yer almak olduğunu ifade ediyor. Öğrencilerden Yusuf Emir Cömert, eğitim sürecinde TUSAŞ'ta aday mühendis olarak görev aldığını, savunma sanayisinin büyük ölçekli projelerinde çalışma fırsatı bulduğunu söyledi. Mezuniyet sonrasında da yüksek katma değerli teknolojiler geliştirmeyi hedeflediğini belirten Mert, yapay zekânın geleceği şekillendirecek en önemli alanlardan biri olduğunu ifade etti.
Nurşah Satılmış, tercih döneminde ailesinin tıp fakültesini istediğini ancak bilinçli şekilde Yapay Zekâ Mühendisliğini seçtiğini vurgularken Arya Zeynep Mete de bölümün sunduğu fırsatların tercihinde belirleyici olduğunu ifade etti.
- Özvar: "Dönüşüm süreci kararlılıkla sürdürülüyor”
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, yükseköğretim programlarının Türkiye'nin istihdam planlaması, iş gücü ihtiyacı, gelecekte öne çıkacak meslekler ve teknolojik dönüşüm dikkate alınarak yeniden planlandığını belirtti. Özvar, bu kapsamda başta yapay zekâ ve dijital tabanlı programlar olmak üzere yeni programlar açıldığını, yeni kontenjanlar oluşturulduğunu ve üniversitelerin sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirecek şekilde dönüşüm sürecinin kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti. Özvar, geleceğin becerilerini öngören, teknolojik gelişmeleri yakından takip eden ve ülkenin kalkınma önceliklerini esas alan bu yaklaşımın, Türkiye'nin yapay zekâ alanındaki rekabet gücünü artıracak önemli adımlardan biri olduğunu vurguladı.




