MEMUR

Bir milletin emeklisi, çalışanı açlık sınırı altında, memuru açlık sınırı çeperinde yaşayamaz!”

“Saniyede 495.658 lira vergi ödeyen bir milletin emeklisi, çalışanı açlık sınırı altında, memuru açlık sınırı çeperinde yaşayamaz!”

Kıymetli kardeşlerim!

Değerli emekçiler, memurlar, emekliler!

Bugün buradan bir gerçeği yüksek sesle söylüyoruz: Bu ülkede vatandaş saniyede 495 bin 658 lira vergi ödüyor! Tekrar ediyorum: Saniyede 495 bin 658 lira! Toplamda devlet, bizlerden 15 trilyon 631 milyar lira vergi toplayacak.

Bu para az mı? Devasa bir para! Peki bu devasa vergi yükü nasıl toplanıyor, kimden toplanıyor?

Bakın çok net:

Bu 15 trilyon 631 milyarın;

8,5 trilyon lirası sadece iki dolaylı vergiden geliyor: ÖTV ve KDV!
3,5 trilyon lirası Gelir Vergisi!
1,7 trilyon lirası Kurumlar Vergisi!
Kalan 2 trilyon lira ise diğer vergi ve harçlar!
Yani en büyük yük nerede?

Market fişinde… Benzinde…Faturada… Kirada… Eğitimde… Ulaşımda… Kısacası hayatın her yerinde!

Ve bitmedi!

Bu kadar vergi toplanıyor ama bütçe yine de dengeye gelmiyor. 2026 için öngörülen bütçe açığı 2,7 trilyon lira! Faiz ödemeleri de 2,7 trilyon lira!

Sorum şu:

Bu ülkenin alın teriyle toplanan para nereye gidiyor? Milletin cebinden çıkan para, neden milletin sofrasına refah olarak dönmüyor?

Rakamları Konuşalım: Maaş Var, Geçim Yok!
Kardeşlerim!

Bugün asgari ücret 28 bin lira.

En düşük emekli maaşı 20 bin lira.

En düşük Memur maaşı 55 bin lira seviyesinde.

Peki hayatın gerçeği ne? Büyük şehirlerde kira 25 bin lirayı aşmış, 30 bine doğru gidiyor. Açlık sınırı 34 bin lira. Yoksulluk sınırı 105 bin liraya dayanmış!

Şimdi buradan soruyorum:

Memur, Emekli, Çalışan maaşının tamamını kiraya verse… Ekmek nereden? Süt nereden? Ulaşım nereden? Çocuğun beslenmesi, okul masrafı, ayakkabısı nereden?

Emekli, yıllarca çalışmış…

Ama aldığı maaşla ay sonunu getiremiyor!

Memur, aldığı maaşla ailesinin barınmasını, ulaşımını, eğitimini, sağlığını karşılamakta zorlanıyor!

Bu tablo normal değil!

Bu tablo “kader” değil!

Bu tablo “düzelir” diye geçiştirilecek bir tablo hiç değil!

Asıl Cümle Şudur: Bu Toplum Böyle Yaşayamaz!
Kıymetli kardeşlerim!

Saniyede 495 bin 658 lira vergi ödeyen bir toplumun;

emeklisi de çalışanı da açlık sınırı altında yaşayamaz, yaşatılamaz! Memurlar açlık sınırına doğru itilemez! Çünkü yaşam dediğimiz şey tek kişilik değildir!

Maaş dediğin sadece bir kişiyi değil; aileyi taşır! Evi taşır, çocuğu taşır, geleceği taşır! Bir ailenin bu ücretlerle hayatta tutunması artık mucizeye döndü.

Çocukların beslenme sorunu yaşadığı…Gençlerin umudunun kırıldığı, ev kuramadığı… Çalışanın tek derdinin “ayın sonu gelsin” olduğu… Geleceğin, ışığı görünmeyen karanlık bir tünel gibi hissettirdiği bir hayatı;

bu ülkenin insanı hak etmiyor!

Biz buradan açıkça çağrı yapıyoruz:

Vergi yükü adil dağıtılacak! Dolaylı vergiyle, market fişiyle, akaryakıtla milletin boğazı sıkılmayacak! Çalışanın ücreti, emeklinin aylığı; açlık sınırının altında bırakılmayacak! Memurun, emekçinin, emeklinin maaşı; insan onuruna yakışır seviyeye çıkarılacak!
Çünkü bu ülke zengin bir ülkedir!

Bu ülkenin insanı çalışkandır! Bu ülkenin insanı vergi ödüyor, üretiyor, ayakta duruyor! O zaman karşılığını da alacak! Refahı da görecek! Adaleti de yaşayacak!

Kardeşlerim!

Biz sadaka istemiyoruz! Biz ayrıcalık istemiyoruz! Biz sadece adalet istiyoruz! Biz sadece insanca yaşam istiyoruz!

Saniyede 495 bin 658 lira vergi ödeyen bir milletin; sofrası küçülmez! geleceği karartılamaz! umudu söndürülemez!

Hakkımızı alana kadar, adalet gelene kadar mücadeleye devam edeceğiz.

Ümit DEMİREL -TEÇ-SEN GENEL BAŞKANI
DEVLET MEMURLARI KONFEDERASYONU

{ "vars": { "account": "G-DWD9KP42D3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } < type="adsense" data-ad-client="ca-pub-7735276658433681">