Amasya  Üniversitesi yönetimi sendikal başarıda(!) nasıl bir emek vermiş ki, teşekküre mazhar olmuş acaba?
Amasya Üniversitesi yönetimi sendikal başarıda(!) nasıl bir emek vermiş ki, teşekküre mazhar olmuş acaba?
İçeriği Görüntüle

SAYGIDEĞER KAMUOYUNA DUYURULUR

Yeditepe Üniversitesi Rektörlüğü’nden,

Üniversitemizde 07.07.2026 tarihinde gerçekleştirilen Hukuk Fakültesi Mezuniyet Töreni’ne ilişkin olarak, sosyal medyada kurumsal itibarımızı hedef alan iddialar nedeniyle kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür.

Üniversitemiz, tüm mezunlarımızın bu özel gününü sorunsuz ve onurlu bir şekilde kutlamayı hedeflerken, bazı öğrencilerimizin pankart açması, bazılarının ise buna gösterdiği tepki ve engelleme girişimi ile bunun yarattığı görüntüler, mezuniyet sevincimizi gölgelemiştir. Yeditepe Üniversitesi, kurulduğu günden bu yana Anayasamızın temel ilkelerine, milli ve manevi değerlere, inanç hürriyetine ve akademik özgürlüğe her zaman tam bir sadakatle bağlı kalmıştır. Üniversitemiz, öğrencilerimizin inanç özgürlüğünün teminatıdır. Bizler hiçbir öğrencimizin inancından dolayı baskı görmesini veya başka öğrencilerimiz tarafından temel haklarının engellenmesini doğru bulmuyoruz. Kurumumuzun adını inanç veya din karşıtlığıyla yan yana getirmeye çalışmak, köklü geçmişimize ve evrensel eğitim anlayışımıza yapılmış açık bir haksızlıktır.

Yeditepe Üniversitesi, Anayasamızın güvence altına aldığı inanç ve düşünce özgürlüğüne, akademik özgürlüğe ve ifade hürriyetine her zaman bağlı kalmıştır.
Kur’an-ı Kerim’den bir ayetin yer aldığı pankartın açılmasına kurumsal olarak herhangi bir engelleme yapılmamıştır. İlk değerlendirmelere göre törendeki fotoğraf çekimi esnasında öğrenciler arasında yaşanan durumun, pankartın içeriğinde yer alan Kur’an-ı Kerim ayetine yönelik olmadığı, kişiye yönelik olduğu yönündedir. Bununla birlikte, bu pankarta gösterilen tepki ve pankartın görünüşünü engelleme girişimi, üniversitemizin değerleriyle de bağdaşmamaktadır. Hiçbir kutsal değere veya inanca saygısızlık kabul edilemez.

Bazı sosyal medya mecralarında iftira edildiği şekilde, üniversitemizin İslam Dini karşıtı bir duruşu veya tutumu asla mevzubahis olmayıp, yerleşkemizdeki ana binaların giriş kapılarında, kurulduğumuz günden beri, Kufî harflerle ALLAH (C.C.) ve Muhammed (S.A.V.) yazmaktadır. Öte yandan, Üniversitemizin halen yargı aşamasında derdest olan bir ceza davasıyla ilgili herhangi bir görüşte ya da açıklamada bulunması da katiyen söz konusu değildir.

Olayla ilgili olarak:

Gerekli idari inceleme derhal başlatılmıştır.
Gelecekteki mezuniyet törenlerinde benzer olayların yaşanmaması için ilgili protokol ve kurallar gözden geçirilecektir.

Yeditepe Üniversitesi’nin, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da inanç ve düşünce özgürlüğünün en güçlü güvencelerinden biri olmaya devam edeceğini kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız.

Eğitim-Bir-Sen

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ HAK VE ÖZGÜRLÜKLERDEN YEDİ TEPE UZAKTA

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde bir öğrencinin taşıdığı “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” yazılı ayet mealine yönelik müdahale, inanç ve ifade özgürlüğü açısından son derece vahimdir. Kısa süre önce Yeditepe Üniversitesinde öğrencilerin Gazze’ye destek eylemlerinin engellendiğine, ibadet imkanlarının kısıtlandığına, mescit taleplerinin görmezden gelindiğine, Ramazan ayında iftar programlarına zorluk çıkarıldığına, haklı taleplerini dile getirdiklerinde disiplin soruşturmalarıyla tehdit edildiklerine dair iddialara dikkati çekmiş, üniversite yönetimini şeffaf, tatmin edici ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet etmiştik. O gün bu iddiaları reddetmekle yetinenlerin, bugün doğruluğu emreden bir Kur’an ayetinin hukuk fakültesinin mezuniyet töreninde mesaj olarak paylaşılmasına dahi tahammül edilmemesi ve öğretim üyelerinin bu tahammülsüzlüğü “İşte Yeditepe Üniversitesi ruhu” sözleriyle yüceltmesi karşısında atacakları adımı görmek istiyoruz. Aynı sahnede siyasi içerikli dövizlere alan açılırken, bir ayetin engellenmeye çalışılması tam anlamıyla şuursuzluktur. Bu tablo, her defasında özgürlük söyleminin arkasına saklanmaya çalışan yasakçı, tek tipçi ve İslamofobik zihniyeti bir kez daha deşifre etmiştir. Hukuk fakültesi öğrencilerinin mezuniyet töreninde hukukun, özgürlüğün ve insan onurunun ayaklar altına alınması göstermektedir ki bu üniversite, hak ve özgürlüklerden yedi tepe uzaktadır. Yeditepe Üniversitesi yönetiminin olayla ilgili inceleme başlattığını duyurması yetmez. Zira kamuoyuna yansıyan iddialar ve mükerrer hadiseler göstermektedir ki mesele münferit bir taşkınlık değil, kampüs içinde dindar öğrencilere yönelen sistematik bir tahammülsüzlük iklimidir. Yeditepe Üniversitesi yönetimini üniversite içinde dindar öğrencilere dönük baskı ortamını sonlandırmaya, çağ dışı İslamofobik eylemlere karşı açık ve net tavır alarak ağır yaptırımlar getirmeye ve mağdur edilen öğrenciden ve kamuoyundan özür dilemeye davet ediyoruz. YÖK’ün konuya ilişkin soruşturma başlatmasını önemli buluyor, soruşturmanın ivedilikle, titizlikle ve şeffaf biçimde sonuçlandırılmasını, sonucunun da kamuoyuyla paylaşılmasını bekliyoruz. Bu hadisenin üzerinin kapatılmasına, “münferit” denilerek geçiştirilmesine ve geride bıraktığımız 28 Şubat’ın karanlık dehlizlerinin yeni örneklerinin sergilenmesine ve İslamofobik dayatmaların normalleştirilmesine müsaade etmeyeceğiz. İnancına, değerlerine ve ifade özgürlüğüne sahip çıkan her bir gencimizin yanındayız.

Resim