Bakan Tekin, İstanbul'da düzenlenen Maarif Vakfı 16. Ülke Temsilcileri İstişare Toplantısı Kapanış Programı'na katılarak bir konuşma yaptı. Türkiye Maarif Vakfında kendisini misafir olarak görmediğini belirten Tekin, vakfın kendisi açısından çok farklı bir kuruluş olduğunu söyledi.
Millî Eğitim Bakanlığında 2013 yılında müsteşar olarak göreve başladığını hatırlatan Tekin, o dönemde 17-25 Aralık sürecinin yaşandığını anlattı.
Tekin, anayasanın Türkiye Cumhuriyeti devletini sosyal devlet olarak tanımladığını ifade ederek ders kitaplarından eğitim öğretim süreçlerinin tamamına zorunlu eğitim çağındaki çocuklara ücretsiz eğitim vermeyi bu sosyal devletin bir parçası olarak kabul ettiklerini dile getirdi.
Hükûmetin de bu konuda adımlar attığını belirten Tekin, şunları söyledi:
"Diyor ki 'Ben eğitimi ücretsiz veriyorum. Ders kitaplarını bedava dağıtıyorum.' ama seçilmiş siyasi otoritenin bu kararına, siyaset bilimi literatüründe vesayet dediğimiz bir müdahale var. Nasıl? Hükûmet diyor ki, '12 yıl boyunca ben bedava yetiştiriyorum çocuğu, üniversiteye hazırlıyorum.' ama biri diyor ki 'Yok, 12 yıl boyunca okula gidiyor ama çocuklar orayla kazanmıyor ki üniversite sınavını. 6 ay bizim merdiven altı kursa geliyor, o geldiği kursta biz kazandırtıyoruz.'
Millî Eğitim Bakanlığı diyor ki 'Size bedava kitap dağıtıyoruz, bütün kitaplarınızı bedava veriyoruz.' Diyor ki 'Ya o kitapların kapağını açmanıza gerek yok. Benim kitabımı satın alacaksın.' Şimdi bunun literatürdeki adı, siyasal karar alma mekanizmasının üzerinde antidemokratik, yani seçilmiş olmayan, meşru olmayan bir otoritenin vesayet uygulamasıdır."
Bakan Tekin, "Bu devletin başındaki Cumhurbaşkanı, 'Vatandaşlara eğitimi ücretsiz veriyorum.' diyorsa, 'Ders kitaplarını bedava dağıtıyorum.' diyorsa, 'Çocuklar başka bir şeye ihtiyacı olmadan eğitim öğretim hayatlarını devam ettirsin.' diyorsa bu bir siyasi taahhüttür. Bunun gerçekleşmesini engellemeye çalışmak antidemokratik bir tavırdır. Siyaset diliyle vesayettir." ifadelerini kullandı.
"Aynı amaca hizmet eden bir kardeşler topluluğuyuz"
Türkiye Maarif Vakfının Türkiye Cumhuriyeti devleti adına eğitim öğretimle ilgili, kendi gönül coğrafyasında öncelikli olarak çocuklara, gençlere eğitim verme yolculuğunda önüne çıkabilecek engelleri aşmak üzere kurulduğunu söyleyen Tekin, "2024 TIMSS skorlarında biz şu anda OECD üyesi ülkeler arasında ilk üç içerisindeyiz." şeklinde konuştu.
Tekin, 2025 yılı bahar ayında PISA'nın (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) uygulandığını, eylül ayının başında da sonuçlarının açıklanmasını beklediklerini aktararak, PISA'da da bütün ölçme grupları içerisinde çok iyi bir yerde olacaklarını ifade etti.
FATİH Projesi'nin yaklaşık 10 milyar dolar civarında bütçesi olan bir proje olduğunu anlatan Tekin, "Toplam 30 milyon tablet dağıtmaktan tutun bütün sınıflara bu etkileşimli tahtaların kurulduğu ve 65 bin okulumuzun her birisine internet ağının çekildiği, internet erişim hizmetinin verildiği ve bu internet erişim hizmetiyle dünyanın en büyük eğitim içerik ağı dediğimiz EBA'nın oluşturulduğu inanılmaz bir ekosistem kurulmuştur." dedi.
Eğitimde vesayet sürecini bitirir bitirmez FATİH Projesi'nin birdenbire şaha kalktığını, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın (UNDP) 2023 raporuna göre şu anda neredeyse bütün dersliklerinde etkileşimli tahta olan tek ülkenin Türkiye olduğunu ifade eden Tekin, eğitimde teknoloji kullanımı konusunda da FETÖ vesayeti kırıldıktan sonra çok ciddi bir mesafe katettiklerini vurguladı.
Bakan Tekin, "Yurt dışındaki vesayet mekanizması da kalktıktan sonra Türkiye Maarif Vakfı özgürlüğüne kavuşmuş ve hızla büyüyor. Ben bu büyümeyi sağlayan Birol Hoca'ma, ardından Mahmut Bey'e ve buradaki bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum. İnsanın bu kadar büyük hayaller besleyerek, bu kadar büyük bir siyasal projeksiyon çizerek kurguladığı bir mekanizmanın amaçlandığı şekilde, kurgulandığı şekilde sağlıklı bir yere doğru evrildiğini görmesi çok mutluluk verici bir şey." ifadelerini kullandı.
Türkiye Maarif Vakfı ve Millî Eğitim Bakanlığının Türkiye Cumhuriyeti devletini temsil ettiğini belirten Tekin, şöyle konuştu:
"Birimiz yurt içinde bu etkinlikleri yapıyoruz. Diğeri yurt dışında bahsettiğim çerçevede, Türkiye Cumhuriyeti'ni onurlu bir biçimde, Müslüman'a yakışır bir biçimde temsil etmeye çalışan bir mekanizma. Dolayısıyla biz hepimiz aynı amaca yönelen, aynı amaca hizmet eden bir kardeşler topluluğuyuz. Ben öyle bakıyorum. Şimdi bu anlamda iş birliği diye bir kavramdan bile bahsetmekten utanırım. Öyle bir şey olmaz, iş birliği iki farklı kurum arasında olur. Biz beraberiz zaten. İnşallah hep beraber bu söylediğim çerçevede güzel şeyleri yapacağız diyorum."
Programa Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut Mustafa Özdil, Türkiye'nin Bakü Büyükelçisi Birol Akgün ile vakfın ülke temsilcileri katıldı.





