Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Bazı sosyal medya hesaplarında paylaşılan, “savaş başlayacağı” iddiasıyla vatandaşların çeşitli hazırlıklar yapması gerektiğine yönelik ifadeler dezenformasyon içermektedir. Türkiye’nin güvenlik ve savunma süreçleri, ilgili kurumların koordinasyonunda etkin bir kapasiteyle yürütülmekte olup; kamuoyunda paniğe neden olacak herhangi bir durum söz konusu değildir. Toplumu korku, endişe ve kaosa sürükleme hedefiyle hareket eden bu hesaplara yönelik adli süreçler kararlılıkla sürdürülmektedir. Kamuoyunun asılsız iddialara itibar etmemesi, yalnızca resmi açıklamaları dikkate alması önemle rica olunur.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Bazı sosyal medya hesaplarında, İran sınırından Türkiye’ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntüler dezenformasyon içermektedir. Görüntülerin, zamanı ve yeri belirsiz eski çekimler olduğu; son yaşanan bölgesel gelişmeler sonrası yeniden kasıtlı olarak dolaşıma sokulduğu tespit edilmiştir. Türkiye sınır hattıyla bağlantısına dair herhangi bir somut veri bulunmamaktadır. Bu tür paylaşımlar sınır güvenliğini hedef alarak kamuoyunda olumsuz algı oluşturmayı amaçlamaktadır. Türkiye’nin hudut güvenliği 7/24 esasına dayalı olarak çok katmanlı sistemlerle kesintisiz şekilde sağlanmaktadır. Asılsız iddialara itibar edilmemesi, yalnızca resmi makamların açıklamalarının dikkate alınması önemle rica olunur.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Bazı sosyal medya mecralarında yer alan ve Türkiye’nin İran’a yönelik son saldırılara destek verdiği yönündeki iddialar tamamen asılsızdır ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik dezenformasyon niteliği taşımaktadır. Türkiye Cumhuriyeti, tarafı olmadığı herhangi bir çatışma veya savaşta; taraflar lehine olacak şekilde hava sahası dâhil olmak üzere hava, kara ve deniz unsurlarının hiçbirini operasyonel amaçlarla kullandırmaz. Bu husus, ülkemizin temel dış politika ve güvenlik prensipleri arasında yer almaktadır. Türkiye’nin hava, kara ve deniz sahası üzerindeki egemenlik hakları tam ve tartışmasızdır. Egemenlik alanlarımıza ilişkin tüm faaliyetler yalnızca Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal güvenlik değerlendirmeleri doğrultusunda ve yetkili makamların denetim ve kontrolü altında yürütülmektedir. Kamuoyunun, spekülatif ve mesnetsiz iddialara itibar etmemesi; sadece resmi makamlarca yapılan açıklamaları dikkate alması önemle rica olunur.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Bazı basın yayın organları ve sosyal medya paylaşımlarında, Hakkâri’de yaşayan bir ailenin “vatansız bırakıldığı” yönündeki iddialar dezenformasyon içermektedir. İlgili kişilerin Türk vatandaşlığına ilişkin resmi herhangi bir başvuruları olmadığından, vatandaşlık konusunda bir süreç işletilmemiştir. Sadece vatansız kişi statüsüne dair başvuruları olmuş ve sonuçlandırılmıştır. Böylece Türkiye’de yasal bir statü kapsamına erişmişlerdir. Vatandaşlığa ilişkin başvuru ve diğer hususlar için de kendilerine bilgilendirme yapılmıştır. Kamuoyunun dezenformasyon içeren paylaşımlara karşı hassas ve dikkatli olması rica olunur.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Bazı sosyal medya hesaplarında yer alan “Şehit Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’ın cenaze töreninin cemevinde yapılmasına izin verilmeyip camide gerçekleştirildiği” yönündeki iddialar doğru değildir. Şehitlerimizin cenaze törenleri, değerli ailelerinin talepleri doğrultusunda gerçekleştirilmektedir. Şehit pilotumuzun ailesi tarafından cenaze töreninin cemevinde gerçekleştirilmesine dair herhangi bir talep söz konusu olmamıştır. Ayrıca daha önce şehitlerimiz için ailelerinin talepleriyle cemevlerinde törenler düzenlenmiştir. Konuya dair dolaşıma sokulan asılsız içerikler, kamuoyunu yanıltmaya; birlik ve beraberliğimize zarar vermeye yönelik kasıtlı dezenformasyonlardır. Provokasyon yapan ve halkı yanıltıcı bilgi yayan bu hesaplara yönelik yasal işlemler başlatılmıştır.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Bazı basın ve yayın organlarında yer alan “ABD’nin İran’a saldırması durumunda Türkiye’nin de güvenlik gerekçesiyle İran topraklarını işgal etmeyi planladığı” yönündeki iddialar dezenformasyon içermektedir. Komşu ülkelerin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine her zaman saygı gösteren devletimiz, sınır güvenliğimizi sağlamak için de krizler olsun ya da olmasın 7 gün 24 saat esasına göre gerekli önlemleri almaktadır. Kamuoyunun, doğruluğu teyit edilmemiş iddialara itibar etmemesi ve resmi kurumların açıklamalarını dikkate alması önem arz etmektedir.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Haber sitesi görünümü verilerek “devlet destekli yatırım programı”, “yüksek kazanç” veya “ek gelir fırsatı” başlıklarıyla paylaşılan site ve içerikler dolandırıcılık girişimidir. Hiçbir kamu kurumu adına internet üzerinden yatırım toplama veya garanti kazanç vaadiyle bir program yürütülmemektedir. Resmi kurum adları, devlet büyüklerine ait görüntüler ile basın kuruluşlarının logo ve tasarımları kullanılarak oluşturulan bu tür sahte içeriklere itibar edilmemesi, herhangi bir kişisel ve finansal bilginin paylaşılmaması önemle rica olunur.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Bazı sosyal medya hesaplarında yer alan “Diyarbakır'da bir hastanede vatandaşlara ihtiyaç olmadığı halde ameliyatla platin takıldığına” dair paylaşımların çarpıtılarak yeni bir gelişmeymiş gibi dolaşıma sokulduğu tespit edilmiştir. Söz konusu hususlara ilişkin olarak 2024 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından resen inceleme başlatılmış; yürütülen soruşturmalar kapsamında da ilgililer hakkında devlet memurluğundan çıkarılma dahil gerekli ceza ve yaptırımlar uygulanmıştır. Dolayısıyla göz ardı edilen ya da yeni ortaya çıkan bir durum bulunmamaktadır. Tamamlanmış bir sürecin çarpıtılarak yeniden servis edilmesi kamuoyunu yanıltmaya yönelik kasıtlı bir manipülasyondur.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Bazı sosyal medya hesaplarında Türkiye’yi Somali’deki petrol aramaları başta olmak üzere enerji alanında tek taraflı kazanç elde eden bir ülke gibi konumlandırmaya çalışan iddialar açık bir dezenformasyon olup Türkiye–Somali arasındaki karşılıklı iş birliğini hedef alan kasıtlı bir çarpıtmadır. TPAO ile Somali Petrol Otoritesi arasında imzalanan anlaşma, doğal kaynakların Somali halkına ait olduğunu açıkça hükme bağlamaktadır. Türkiye–Somali ilişkileri iki egemen, dost ve kardeş ülke arasında karşılıklı iş birliğiyle devam etmektedir. Her geçen gün birçok alanda güçlenmekte olan bu dayanışmayı hedef alan kara propaganda niteliğindeki dezenformasyonlara itibar edilmemesi önemle rica olunur.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Bazı sosyal medya hesaplarında yer alan “CİMER’de 90 bin kişinin görev yaptığı” iddiası doğru değildir. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’nde 90 bin kamu personeli istihdamı söz konusu değildir. Ortaya atılan iddialar, sistemin işleyişine dair yanlış yorumdan kaynaklanmakta ve kamuoyunu yanıltıcı nitelik taşımaktadır. CİMER, başvuruların ilgili kurumlara yönlendirildiği bir mekanizma olup, her kamu kurumunda bu sürece de destek veren o kurumdan sorumlu bir personel bulunmaktadır. Kamuoyunun kasıtlı oluşturulan yanıltıcı içerik ve paylaşımlara karşı dikkatli olması önem arz etmektedir.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya mecralarında yer alan, CİMER başvurularının kamu çalışanları üzerinde “baskı aracı” oluşturduğu ve sistemin “ihbar kültürü” yarattığı yönündeki iddialar doğru değildir. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER), vatandaşların talep, öneri ve şikayetlerini doğrudan kamu kurumlarına iletebildiği bir başvuru ve geri bildirim mekanizmasıdır. CİMER’e yapılan her başvuru otomatik olarak disiplin işlemi ya da yaptırım anlamına gelmemektedir. Başvurular, ilgili kurumlarca mevzuat çerçevesinde değerlendirilir ve sonuçlandırılır. 5690 sayılı CİMER Yönetmeliği uyarınca “yalnızca tahmine veya zanna dayalı ifadeler içeren ve başvuru içeriğinde herhangi bir somut bilgi ya da belge bulunmayanlar” ile “başvuru amacı ve konusu anlaşılır nitelikte olmayan” başvurular ise işleme alınmamaktadır. Dünyanın en büyük katılımcı demokrasi mekanizmalarından birisi olan CİMER’in işlevsiz ya da baskı aracı gibi gösterilmesi açık bir manipülasyon amacı taşımaktadır. Kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür iddialara itibar edilmemesi rica olunur.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya mecralarında yer alan, CİMER başvurularının kamu çalışanları üzerinde “baskı aracı” oluşturduğu ve sistemin “ihbar kültürü” yarattığı yönündeki iddialar doğru değildir. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER), vatandaşların talep, öneri ve şikayetlerini doğrudan kamu kurumlarına iletebildiği bir başvuru ve geri bildirim mekanizmasıdır. CİMER’e yapılan her başvuru otomatik olarak disiplin işlemi ya da yaptırım anlamına gelmemektedir. Başvurular, ilgili kurumlarca mevzuat çerçevesinde değerlendirilir ve sonuçlandırılır. 5690 sayılı CİMER Yönetmeliği uyarınca “yalnızca tahmine veya zanna dayalı ifadeler içeren ve başvuru içeriğinde herhangi bir somut bilgi ya da belge bulunmayanlar” ile “başvuru amacı ve konusu anlaşılır nitelikte olmayan” başvurular ise işleme alınmamaktadır. Dünyanın en büyük katılımcı demokrasi mekanizmalarından birisi olan CİMER’in işlevsiz ya da baskı aracı gibi gösterilmesi açık bir manipülasyon amacı taşımaktadır. Kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür iddialara itibar edilmemesi rica olunur.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Bazı sosyal medya paylaşımlarında, TÜİK ile Göç İdaresi Başkanlığı verileri arasında “kayıp yabancı nüfus bulunduğu” ve çok sayıda kişinin kayıt dışı olduğu yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Aradaki sayısal fark, herhangi bir “kayıp nüfus” durumundan değil; veri kapsamı ve istatistik üretim yöntemlerindeki farklılıktan kaynaklanmaktadır. İddia edildiği gibi bir kayıp nüfus söz konusu değildir. TÜİK’in Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’ne (ADNKS) dayalı olarak yayımladığı istatistikler, yasal olarak ikamet eden yabancı uyruklu kişileri kapsamaktadır. Bu kapsamda ikamet izni ve çalışma izni ülkemizde bulunan yabancılara ek olarak; uluslararası koruma altında bulunan yabancılar ile izinle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkıp ülkede ikamet eden kişiler de değerlendirilmektedir. Göç İdaresi Başkanlığı tarafından açıklanan istatistikler ise sadece ikamet izni sahibi yabancılara aittir. Bu nedenle söz konusu karşılaştırmada kullanılan veriler, kapsam ve uygulama yöntemi açısından farklılık göstermektedir. Resmi verilerin üretim sürecinde var olan kapsam ve yöntem farkları dikkate alınmaksızın oluşturulan gerçek dışı ve yanıltıcı paylaşımlara kamuoyunun itibar etmemesi önemle rica olunur.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya mecralarında yer alan, büyükbaş hayvan sayısına ilişkin “hayalet artış” yapıldığı iddiası açık bir dezenformasyondur. Hayvan varlığına ilişkin istatistikler, Resmi İstatistik Programı kapsamında; Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından idari kayıtlara dayalı olarak yılda iki kez derlenmekte; söz konusu veriler Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanmaktadır. Bu bağlamda 2025 yıl sonu itibarıyla büyükbaş hayvan varlığı bir önceki yıla göre yüzde 4,3 artarak 17 milyon 709 bin baş olarak açıklanmıştır. İddiaya konu karşılaştırma unsuru yapılan Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği verileri ise tüm hayvan varlığını kapsayan ulusal kayıtlar değil; suni tohumlama, soy takibi ve verimlilik gibi amaçlarla tutulan özel amaçlı soy ve ön soy kütüğü kayıtlarına dayanmaktadır. Kamuoyunun, bağlamından koparılarak servis edilen manipülatif iddialara itibar etmemesi önemle rica olunur.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Bazı sosyal medya hesaplarından paylaşılan, “Darphane 1 ve 5 kuruş madeni para basmayı durdurdu” iddiası dezenformasyon içermektedir. Merkez Bankası stoklarında yeterli miktarda basılmış 1 ve 5 kuruşluk madeni paralar mevcut olup, ilave talep gelmediği için yeni basım yapılmamaktadır. Söz konusu paralar tedavüldedir; talep oluşması halinde basımları yeniden yapılabilmektedir. Kamuoyunun kasıtlı olarak dolaşıma sokulan manipülatif içeriklere itibar etmemesi rica olunur.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Bazı sosyal medya hesaplarından Türkiye’de bir huzurevinde kaydedildiği iddiasıyla paylaşılan görüntüler dezenformasyon içermektedir. İddia edilen görüntülerin Türkiye’de çekilmediği; olayın Kasım 2022’de Kosova’nın kuzeyinde yer alan İpek (Peja) kentindeki Orenda Yaşlı Bakımevi’nde meydana geldiği tespit edilmiştir. Görüntülerin ortaya çıkmasının ardından iki çalışan gözaltına alınmış, bakımevinin sahibi ise tutuklanmıştır. Söz konusu paylaşım ve içerikler, daha önce de Dezenformasyonla Mücadele Merkezimiz tarafından yalanlanmış olmasına rağmen kasıtlı olarak tekrar dolaşıma sokulmuştur. Kamuoyunun, Türkiye’de yaşandığı izlenimi verilerek servis edilen ve bağlamından koparılan bu tür yanıltıcı paylaşımlara itibar etmemesi önemle rica olunur.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Bazı sosyal medya hesaplarından, “10 TL değerinde madeni para olduğu” yönünde paylaşılan görseller gerçek değildir. Tedavüle çıkarılmış 10 TL değerinde herhangi bir madeni para bulunmamaktadır. Kamuoyunun, yapay zeka destekli yanıltıcı paylaşımlara itibar etmemesi önemle rica olunur.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya mecralarında yer alan; “İletişim Başkanlığı’ndan Epstein'le ilgili paylaşımlara erişim engeli getirildiği" iddiası dezenformasyon içermektedir. Uygulanan erişim tedbiri, kamuoyunu yanıltmaya yönelik kirli bilgileri dolaşıma sokan hesaplar için alınmıştır. İddiaya konu haber başlığı ile verilen içerik arasında açık bir çelişki bulunmakta; haber metni doğruyu ortaya koymasına rağmen kullanılan başlık kasıtlı bir çarpıtma içermektedir. Kamuoyunun, bağlamından koparılarak servis edilen bu tür yanıltıcı içeriklere itibar etmemesi önemle rica olunur.
Bazı basın yayın organları ve sosyal medya hesaplarında yer alan, “Adıyaman’da 6 Şubat depremlerinden bu yana 04.17’yi gösteren saat kulesinin çevresindeki inşaatların hâlâ tamamlanmadığı” yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Söz konusu paylaşımlarda kullanılan görüntülerin güncel olmadığı ve 2023 yılı içerisinde servis edildiği tespit edilmiştir. Adıyaman Atatürk Bulvarı’nda saat kulesi çevresinde yer alan binaların inşaat ve çevre düzenleme çalışmaları tamamlanmış, bölge aktif olarak vatandaşlarımız tarafından kullanılmaktadır. Kamuoyunda yanlış algı oluşturmaya ve devlet-vatandaş güvenini sarsmaya yönelik oluşturulan asılsız ve yanıltıcı iddialara itibar edilmemesi önemle rica olunur.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Bazı sosyal medya paylaşımlarında yer alan, "Kandilli Rasathanesi'nin İstanbul’daki jeomanyetik istasyonunun 'kapatıldığı' ve deprem tahminleri için İstanbul ve İznik'teki iki istasyona da ihtiyaç olduğu" yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Bahse konu işlem bir kapatma değil; İstanbul'da artan manyetik gürültü ve kirlilik nedeniyle uluslararası ölçüm standartlarının korunması için ölçümlerin daha izole bir alan olan İznik İstasyonu'na aktarılmasından ibaret teknik bir modernizasyon ve yer değişikliğidir. Jeomanyetik veri akışında hiçbir zaman kesinti olmamıştır. Yalnızca geçiş sürecinde İstanbul-Kandilli (ISK) ve İznik (IZN) istasyonları bir süre eş zamanlı çalıştırılmıştır. Ayrıca jeomanyetik veriler, tek başına deprem yerini, zamanını ve büyüklüğünü önceden belirlemeye yeterli değildir. Bu yöndeki iddiaların bilimsel bir dayanağı bulunmamaktadır. Kamuoyunun; spekülasyon içeren, korku ve panik oluşturma amacı güden paylaşımlara itibar etmemesi rica olunur.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Çeşitli sosyal medya paylaşımlarında yer alan, Milli Savunma Bakanlığı adına düzenlendiği ve Somali’ye ilişkin olduğu iddia edilen belge, tamamen gerçek dışıdır. Söz konusu belge; Milli Savunma Bakanlığı kurumsal yazışma formatı, dil ve usulleriyle örtüşmemektedir. Bakanlığın resmi herhangi bir açıklamasında veya paylaşımında yer almamaktadır. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler adına atıf yapılan imza ve benzeri hususlar da sahte nitelik taşımaktadır. Türkiye-Somali ilişkilerini hedef alan ve kamuoyunu yanıltmayı amaçlayan bu tür içerik ve paylaşımlara itibar edilmemesi önemle rica olunur.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
6 Şubat’ta yaşadığımız Asrın Felaketi’nde arama-kurtarma, iyileştirme ve kriz yönetiminin yanısıra bilgi kirliliğine, panik ve güvensizlik üretmeye yönelik dezenformasyona karşı da eş zamanlı bir mücadele yürütüldü. Birliğimizi, beraberliğimizi ve güçlü dayanışmamızı hedef alan bu asılsız iddiaların yalanlanmış olmasına rağmen zaman zaman kasıtlı olarak yeniden farklı metotlarla dolaşıma sokulduğu tespit edilmiştir. Kamuoyunun aldatma ve art niyet barındıran içerik ve paylaşımlara itibar etmemesi rica olunur.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Depremde askere çık emri geç verildi, asker arama kurtarma çalışmalarına katılamadı iddiası! İlgili resmi kaynaklardan ve arama kurtarma faaliyetlerinden de görüldüğü üzere TSK, depremin ilk yaşandığı andan itibaren depremzede vatandaşlarımızın yardımına koştu.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Hatay’da baraj patladı iddiası! Hatay’da herhangi bir baraj patlaması söz konusu olmadı.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Deprem bölgesinde vatandaşlar kaybettiği yakınlarını defnedemedi, savcılar mesai bitti diye işlem yapmadı iddiası! Deprem felaketinin ardından mevcut savcılara ilave olarak Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından deprem bölgesindeki illere 300'den fazla ilave savcı görevlendirildi; gerekli adli işlemler ivedilikle ve hassasiyetle yürütüldü.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Deprem sırasında nükleer santral patladı iddiası! Lübnan'ın Beyrut Limanı'ndaki bir patlama görüntüsüyle servis edilen iddia asılsız çıktı. Üstelik Akkuyu Nükleer Enerji Santrali faal durumda bile değildi. Herhangi bir patlama da yaşanmadı.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Suriye’den yüz binlerce yeni sığınmacı getirildi iddiası! Açık olan sınır kapılarından ülkemize geçişler tamamen Türkiye’nin kontrolündeydi ve herhangi bir sığınmacı akını söz konusu olmadı.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Hatay’da meydana gelen depremin ardından 112 Acil çöktü iddiası! Hatay’daki 112 Acil Çağrı Merkezi, depremin ardından gece boyunca faaliyetlerini aralıksız sürdürdü. Yoğun aramalar dolayısıyla bazı şehirlerdeki Acil Çağrı Merkezlerinden de destek alındı.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Deprem bölgesinde İnsansız Hava Araçları kullanılmadı iddiası! Depremin hemen ardından Şanlıurfa ve Batman’dan 2 adet AKINCI TİHA’nın görev aldığı, deprem bölgesinin ilk günden itibaren insansız hava araçlarıyla görüntülendiği ortaya çıktı. Ayrıca 50 insansız hava aracı
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Kahramanmaraş’ta salgın hastalık başladı, şehrin tahliye edilmesi gerekiyordu iddiası! Kahramanmaraş ya da depremden etkilenen herhangi bir ilimizde herhangi bir salgın hastalık durumu yaşanmadı.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Avusturyalı arama kurtarma ekibi, enkaz altındaki bir çocuğu kurtaracakları esnada bir Türk ekibi gelip görevi durdurdu iddiası! Görüntülerdeki şahıs, arama kurtarma faaliyetinin nasıl işlediğini anlattı. Ancak kasıtlı bir şekilde yanlış tercüme yapılarak; ekibin çalışmalarına engel olunduğu iddiası ortaya atıldı.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Hatay’da ATM’ler yağmalandı iddiası! ATM’lerin herhangi bir dış müdahaleyle deformasyona uğramadığı, bazı ATM’lerin deprem sırasında hasar gördüğü için bazılarının ise banka görevlileri tarafından kontrollü olarak boşaltıldığı belirlendi.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Sosyal medya mecralarında yer alan, “Türkiye’de her yıl 10 binden fazla, son 8 yılda ise 100 bine yakın çocuğun kaybolduğu” iddiaları doğru değildir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan bilgiler, bağlamından koparılıp çarpıtılarak kamuoyuna servis edilmektedir. TÜİK istatistikleri, yalnızca hakkında resmi kayıp müracaatı yapılan ve daha sonra bulunan çocuklara ilişkindir. Bu verilerde de iddia edildiği oranlarda bir durum söz konusu değildir. Ayrıca kamu kurumları tarafından, “kayıp ve bulunamayan çocuk sayısı” başlığı altında yayımlanmış bir resmi istatistik de bulunmamaktadır. Bahse konu iddialar, 2024 yılında Dezenformasyonla Mücadele Merkezimiz tarafından açık ve net biçimde yalanlanmıştır. Buna rağmen, kamuoyunu yanıltma amacı taşıyan bu dezenformasyon içerikli paylaşımların kasıtlı olarak yeniden dolaşıma sokulduğu tespit edilmiştir. Kamuoyunun, dezenformasyon içerikli paylaşımlara itibar etmemesi önemle rica olunur.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Sosyal medya mecralarında dolaşıma sokulan, Türkiye’nin Afrin’de “2 milyondan fazla zeytin ağacını kestiği” yönündeki iddialar tamamen gerçek dışıdır. Bu içerikler, yıllardır terör örgütleri ve uzantıları tarafından Türkiye’yi hedef almak amacıyla üretilen sistematik kara propaganda faaliyetlerinin güncel bir tekrarından ibarettir. Türkiye’nin bölgedeki varlığı; terörle mücadeleye, huzur, güven, istikrar ve refah ortamının sağlanmasına çok ciddi katkılar sunmuştur. Suriye’nin toprak bütünlüğünün fiilen güçlendiği ve terör unsurlarının etkisiz hale getirildiği güncel süreçte, daha önce de çok kez ortaya atılan asılsız iddiaların yeniden servis edilmesi kasıtlı bir algı girişimidir. Söz konusu iddialar herhangi bir somut veya doğrulanabilir veriye dayanmamakta olup, bütünüyle dezenformasyon içermektedir.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Bazı sosyal medya hesaplarında, “İşkence gören Türk çocuk ‘özür dilerim Arthur’ diyor” iddiasıyla paylaşılan görüntüler gerçeği yansıtmamaktadır. İddiaya konu görüntüler, Ocak 2021 tarihinde Brezilya basınına yansıyan eski bir olaya aittir. Brezilya basınında yer alan haberlerde, olayın Mato Grosso do Sul eyaletinde bir babanın çocuğuna yönelik şiddet vakası olduğu belirtilmiş; çocuğun da Portekizce konuştuğu anlaşılmıştır. Bu görüntülerin Türkiye veya Türk bir çocukla ilgisi bulunmamaktadır. Söz konusu içerik daha önce de gündeme getirilmiş, Dezenformasyonla Mücadele Merkezimiz tarafından yalanlanmıştır. Kamuoyunu yanıltmaya yönelik, eski ve bağlamından koparılmış görüntülerin yeniden dolaşıma sokulması kasıtlı bir dezenformasyon girişimidir. Bu tarz asılsız iddialara karşı hassas ve dikkatli olunması rica olunur.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi
Bazı sosyal medya paylaşımlarında yer alan "6 Şubat depremleri sonrası kaçırılan bir Türk çocuğu Hollanda’da bulundu" iddiası doğru değildir. Bulunan çocuk bir Türk çocuğu değildir. Dönemin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık da Hollanda makamlarıyla kurulan temas





