Dünyanın önde gelen finans ve ekonomi yayın kuruluşlarından Japonya merkezli Nikkei, yayımladığı analizde, Türk yükseköğretimini odağına aldı.

Nikkei Asya’da yayımlanan haberde, Türkiye’nin özellikle Müslüman çoğunluklu ülkelerden gelen öğrenciler için güçlü bir yükseköğretim merkezi haline geldiği belirtilirken, son on yılda uluslararası öğrenci sayısındaki artışa vurgu yapıldı.

Türkiye’deki üniversiteleri gezerek, uluslararası öğrencilerle röportajlar yapan, Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar’dan da görüş alan Nikkei’nin, yayımladığı kapsamlı haber, Türkiye’nin yükseköğretimde son yıllarda yürüttüğü “uluslararasılaşma” stratejisinin küresel ölçekte takdir görmesini ve başarısını ortaya koyuyor.

Haberde, Türkiye'deki uluslararası öğrencilerin yaklaşık yüzde 80'inin Müslüman çoğunluklu ülkelerden geldiği, bunların yüzde 65'inin Orta Doğu dahil Asya, yüzde 14'ünün ise Afrika kıtasından olduğu kaydedildi.

Analizde, Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar ile Türkiye’de okuyan uluslararası öğrencilerin görüşlerine de yer verildi.

Özvar gazeteye verdiği demeçte, Türkiye'nin Asyalı öğrenciler için Malezya, Çin, ABD, İngiltere ve Avustralya ile yoğun bir rekabet içinde olduğunu söyledi. “Ortak inanç, tarihi ve kültürel yakınlık bu rakamların temel dayanağı.” diyen Özvar, yüksek eğitim kalitesi, coğrafi yakınlık ve ekonomik uygunluğun, öğrencileri Türkiye'yi tercih etmeye ittiğini dile getirdi.

Türkiye'nin Güney Asya, Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) ve Doğu Asya'dan daha fazla öğrenci alarak öğrenci alımını çeşitlendirmek istediğini belirten Özvar, Türkiye'nin Endonezya, Afganistan, Bangladeş, Pakistan, Brunei, Malezya, Filipinler, Tayland ve Vietnam ile yükseköğretim iş birliği anlaşmaları imzaladığını hatırlattı.

Türkiye'nin, Avrupa yükseköğretim alanının bir parçası olduğunu vurgulayan Özvar, “Trump'ın göç ve vize politikalarından etkilenebilecek öğrencilerin ilgilerini güvenli ve kaliteli bir alternatif olan Türkiye'ye yöneltmelerini bekliyoruz.” dedi.

Özvar, bu amaçla, Türk üniversitelerinin uluslararası fuarlara katılımını artıracağını ve daha fazla uluslararası öğrenci çekmek için sosyal medya ve diğer dijital iletişim kanallarını güçlendireceğini söyledi.

Yükseköğretim Kurulunun, öğrenci kalitesini artırmak için kendi yurt dışı öğrenci kabul sınavı olan TR-YÖS'ün kullanımını teşvik etmek üzere üniversitelerle görüşmede olduğunu söyleyen Özvar, ancak birçok kurumun halihazırda Uluslararası Bakalorya, Abitur (Alman yeterlilik belgesi) ve SAT (ABD üniversite giriş sınavları) gibi uluslararası kabul görmüş kriterleri kullanarak adayları değerlendirdiğini de vurguladı.

Endonezyalı öğrenci Muda: “ODTÜ'nün tesisleri, imkanları daha üstün”

Nikkei haberinde, Koç Üniversitesi'nde yüksek lisans eğitimi gören Endonezya’lı Azka Maula Iskandar Muda ile yaptığı röportaja da yer verdi. Bilgisayar biliminin geleceğini değiştirmek istediğini, bu hayali gerçekleştirmek için Nvidia, Intel ve Microsoft gibi şirketlerde çalışmayı hedeflediğini belirten Muda, lisans fizik eğitimini Avrupa'daki bir kurum yerine Ankara'nın önde gelen devlet üniversitesi olan ODTÜ’de almayı tercih ettiğini kaydetti ve “Aynı düzeyde öğrenim ücretine rağmen, ODTÜ'nün tesisleri, imkanları ve araştırma olanakları daha üstündü.” dedi.

Muda, Türkiye'deki 5 bin 460'tan fazla Endonezyalı üniversite öğrencisinden biri. Bu rakam, son on yılda yaklaşık yüzde 655 artış göstererek, Güneydoğu Asya ülkesini en büyük 16. uluslararası öğrenci kaynağı haline getirdi. Aynı dönemde Pakistanlı öğrenci sayısı neredeyse dört kat artarak 6 bin 75'in üzerine çıktı. Haberde, şu ifadelere yer verildi:

“Türk Yükseköğretim Kurulu verilerine göre, genel olarak uluslararası öğrenci sayısı on yılda yüzde 251 artış göstererek, 2025-2026 akademik yılında 379 bini aşarak rekor seviyeye ulaştı.

Uluslararası öğrenciler, yükseköğretim kayıtlarının yüzde 5,5'ini oluşturuyor. Bu oran 2013 yılında yüzde 0,9 idi. Türkiye'nin hedefi, bu sayıyı 2028 yılına kadar yarım milyona çıkarmak ve sonra da bunun da iki katına yükseltmek.

Mühendislik öğrencisi Muda için Türkiye'nin sunduğu fiyat-fayda oranı en önemli cazibe noktasıydı. ODTÜ’de yayınladığı bir araştırma makalesi Koç Üniversitesinin dikkatini çekti ve ona sadece öğrenim ve yurt ücretlerini değil aylık maaşını da karşılayan tam bir yüksek lisans bursu kazandırdı. Fotonik sinir ağı üzerinde çalışan Muda, ‘Optik çipler tasarlıyorum ve genellikle dünyanın diğer yerlerinde, bunları tasarlar ve başka bir yerde üretirsiniz. Burada ise, aşağı kata inip saatte 150 lira karşılığında litografi makinesiyle üretebiliyorum.’ dedi. Üretim süreci ona sadece 2.000 liraya mal oldu. Avrupa'da bunun binlerce avroya mal olabileceğini söylüyor.”

- “En çok uluslararası öğrenci Türkmenistan’dan”

Haberde, 4 Türk üniversitesinin, Times Higher Education Dünya Üniversite Sıralaması 2026'da ilk 500'de yer aldığı, toplamda ise 15 Türk üniversitesinin ilk 1000'e girdiği vurgulandı.

65 bin 884 öğrenciyle Türkmenistan’ın, Türkiye’ye gelen yabancı öğrenciler arasında ilk sırada yer aldığı ve toplam 379 bin 507 öğrencinin yüzde 17’sinden fazlasını oluşturduğu belirtilen analizde, Türkmenistan'ı Suriye, Azerbaycan, İran, Özbekistan ve Kazakistan’ın izlediği aktarıldı. Haberde, şöyle denildi:

“Öte yandan Türk üniversiteleri ve sivil toplum kuruluşları da Azerbaycan, Özbekistan ve Kazakistan'da akademik birimler açtı. Erol Özvar, Irak ve Pakistan için de benzer planlar olduğunu belirtti. Ekim ayında, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yabancı öğrencilerin yüzde 95'inin kendi öğrenim, barınma ve diğer masraflarını kendileri karşıladığını ve bu sayede ekonomiye yıllık 3 milyar dolar katkı sağladığını söyledi.”

“İngilizce öğrenim oranını artırmak istiyorlar”

Nikkei haberinde, uluslararası öğrencilerin yaklaşık yüzde 75'inin Türkçe, yüzde 23'ünün İngilizce öğrenim gördüğünü ve yetkililerin bu oranı artırmak istediğini belirtti.

Haberde, “Türkçe ve diğer Türk dilleri ve lehçeleri Güney Kafkasya, Orta Asya, Balkanlar ve Orta Doğu'da konuşuluyor. Türk dizilerinin dünya çapında popülerliği de Türkçeye biraz aşina olan öğrencilerin gelmesine katkıda bulundu. Orta Asya'nın Türkiye'ye olan güçlü ilgisinin yanı sıra, ülke Orta Doğu'dan, özellikle komşu Suriye'den, İran, Irak, Mısır ve diğer ülkelerden önemli sayıda öğrenci çekiyor.” ifadelerine yer verildi.

2026-MSÜ giriş belgeleri erişime açıldı
2026-MSÜ giriş belgeleri erişime açıldı
İçeriği Görüntüle

- İranlı öğrenci Kazeminezhad: “Türkiye benim için vatan gibi”

Yıldız Teknik Üniversitesi'nde inşaat mühendisliği okuyan 21 yaşındaki Pakistanlı Muhammed Bilal Hassan ile yapılan röportaja da yer verilen haberde, Hassan için en büyük zorluğun dil engeli olduğu belirtilerek, “Derslerim İngilizce olmasına rağmen, bazı hocalar ders sırasında Türkçeye geçiyor. Türkçe bilmek gerekiyor.” görüşü aktarıldı. Aynı üniversitede işletme okuyan İranlı üçüncü sınıf öğrencisi Samar Kazeminezhad ile ilgili de bilgilere yer verilen haber şöyle sonlandırıldı:

“Kazeminezhad, komşu İran'ın büyük Azerbaycan Türk topluluğunun üyesi ve bu topluluğun çoğu Türk dizileri izliyor ve Türkiye'de akrabaları bulunuyor. Sertifikalı finansal analist olmak için okuyan Kazeminezhad, yıllık 50 bin lira öğrenim ücreti ödüyor ve barınma hariç aylık 250-300 dolar harcıyor. ‘Türkiye benim için bir vatan gibi.’ diyor.”

Habere şu linkten ulaşılabilir:

https://asia.nikkei.com/business/education/turkey-positions-itself-as-universities-hub-for-muslim-students

Güncelleme Tarihi: 23.02.2026

Resimler