Bu tablonun bir kader değil; siyasi tercihlerle yaratılmış sınıfsal bir sömürü düzeninin sonucu olduğunu biliyoruz.
Çocukların ucuz iş gücü olarak sermayenin çarkları arasında can vermediği; eğitimin bir hak olarak kamusal biçimde sunulduğu, eğitim emekçilerinin yoksulluğa mahkûm edilmediği, meslek onuruna yaraşır ücret ve çalışma koşullarına sahip olduğu bir yıl, ancak laik ve bilimsel eğitim mücadelesiyle mümkündür.
Eğitim-İş olarak yeni yılda da rotamız nettir:
Cumhuriyet’in aydınlanma meşalesini taşıyan eğitim emekçileri olarak, laik ve bilimsel eğitim mücadelemizle; çocuk işçiliğine, emek sömürüsüne ve eğitimdeki adaletsizliklere karşı örgütlü mücadeleyi büyütecek; eğitim emekçilerinin insanca yaşam ve meslek onuruna yaraşır çalışma koşulları için her alanda mücadele etmeye devam edeceğiz.
Tüm eğitim emekçilerinin ve halkımızın yeni yılını kutluyoruz.





